Gezgin bir keşişin Himalayar yolculuğu

Pozitif - - DENEYİM - DAMLA SELİN TOMRU

Üstat denince zihninizde neler canlanıyor? Bilge bir adam, süper güçleri olan gizemli bir varlık ya da Star Wars’un unutulmaz repliklerinin sahibi Üstat Yoda… Kendine özgü bir şifa tekniği olan şifacı ve Vedik Astrolog Yash Shekhar, uzun yıllardır üstatlarla görüşüyor, onların öğrettiklerinden yola çıkarak kendini var ediyor. Shekhar ile Himalayalar’a yaptığı yolculukları ve üstat kavramını konuştuk.

Kendini gezgin bir keşiş olarak tanımlayan Yash Shekhar, küçük yaşlarında çıktığı spiritüel yolculuğa şifacı olarak devam ediyor. Ashtanga yoga, kundalini yoga, vigyan ve mantra yoganın geleneksel sistemlerini takip ettikten sonra kriya yoga üzerine yoğunlaşan Shekhar, önce yaşadığı şehirlerdeki üstatlardan ardından da Himalayalar’daki üstatlardan yüksek seviyedeki meditasyon ve şifa tekniklerini öğrendi. 2007 yılından bu yana Himalayalar’a düzenli olarak gidiyor ve orada uzun süre üstatların yanında kalıyor. Himalayalar’a yapılan yolculuğun iki yönlü olduğunu belirten Shekhar, “Himalayalar’da gerçek huzurla buluşursunuz, bu sadece dış dünyada yaptığınız bir yolculuk değil, aynı zamanda kendi iç dünyanıza doğru da bir yolculuk yaparsınız” diyor.

Yaşam amacının mutlu olmak ve mümkün olduğunda insanların mutlu olmasına yardım etmek olduğunu söylüyor. 2002’de reiki ile başladığı şifa çalışmalarına 2009 yılında odaklanıyor. Kendine özgü bir şifa titreşimine sahip ve Hindistan’daki kliniklerde hastalarla şifa çalışmaları yapmasına izin verilen ender şifacılardan. Birkaç yıldır Türkiye’de de şifa seansları veriyor ve seminerler düzenliyor. Shekhar, Himalayalar’da kendini evinde gibi hissettiğini söylüyor ve ekliyor; “İnsanların şifalanması için onlara yardım ediyorum ve Himalayalar’dayken doğa da beni şarj ediyor”.

Kendisiyle yaptığımız sohbette üstatöğrenci ilişkisini, Himalayalar’ın önemini ve hatta üstatların sihirli güçlere sahip olduğuna dair yayılan şehir efsanelerinin gerçek olup olmadığını konuştuk.

Himalayalar’a yaptığınız ilk yolculuk nasıldı?

İlk yolculuğum sadece Himalayalar’ı keşfetmek içindi, 2001 yılında gittim. O tarihe kadar spiritüel yolculuğum kişisel gelişim anlamında kendi kendime attığım adımlar ve şehirde yaşayan üstatlarla yaptığım buluşmalardan ibaretti. Bu üstatlar bana spiritüalitenin felsefesini, derinliğini anlattı. Daha derin meditasyonu mümkün kılan teknikleri onlardan öğrendim. Ardından da Himalayalar’daki üstatlarla tanışmama vesile oldular. Gerçek anlamda Himalayalar yolculuğum 2007 yılında başladı. Önceleri kısa süreler için gidiyordum. 2011 itibariyle ise kalış sürem bir ay ve üzerine çıktı.

Şehirlerde yaşayan üstatlarla, Himalayalar’da yaşayan üstatlar arasında fark var mı?

Pek çok fark var, Himalayalar’da yaşayan üstatlar tamamen meditasyona odaklanmış durumdalar. Dünyevi bağlardan ayrılmışlar. Kendilerini sadece Tanrı birliğine, Tanrı ile bir olmaya adamışlar. Genelde hayatın her alanını, her anını spiritüel gelişim için kullanıyorlar. Arzu seviyeleri, şehirdeki üstatların arzu seviyelerine göre çok çok düşük. Tanrı birliğine daha çok odaklandıkları için, onların yanındayken sizin odağınız da yükseliyor. Tıpkı güçlü bir mıknatısın demiri çekmesi gibi...

Eğer Himalayalar’daki üstatlar bu kadar yüksek bir seviyedeyse, o zaman hepimizin hedefi Himalayalar’a gidip bu tarz bir yaşamı deneyimlemek mi olmalı?

Bazı insanlar tamamen dünyevi ihtiyaçlarını karşılayarak mutlu olurlar. Elbette onların hedefi bu olmamalı. Ancak meditasyon için dağlara ya da tenha yerlere giden kişilerin zamanla bu çalışmalara ayırdıkları zaman artar. Tanrı’ya dair arayışları ve spiritüalite yolculukları seviyelerini yükseltir. İlk başta günde bir saat meditasyon yaparken, zamanla 10 hatta 12 saat meditasyon yapmaya başlarlar. Tanrı birliğine ve bilincine ulaşma isteği gün geçtikçe artar, artık şehirde yapmak zorunda oldukları şeyleri yapmaktan vazgeçerler, temel gıda, su ve birkaç parça kıyafet dışında bir şeye ihtiyaç duymamaya başlarlar. Sonunda Himalayalar’a yerleşirler. Bu kendiliğinden oluşan bir süreçtir. Tıpkı uyku gibi. Kişi uyumak için kendini hazırlayabilir ama uykuya geçiş kendiliğinden olur. Uzandığınızda kendinizi hazırlarsınız ancak kimi zaman 10, kimi zaman 30 dakika sonra uyumaya başlarsınız çünkü uyku kendiliğinden olur. Dolayısıyla Himalayalar’da yaşamak da kendi kendine oluşan bir süreçtir. Tanrı sevgisi artıkça, diğerlerinin önemi azalmaya başlar. Bu bilinçaltının yaptığı bir seçimdir.

Üstat nedir?

Üstat, spiritüel alandaki öğretmendir. Nasıl ki fizik öğrencisi bir gün fizik öğretmenine dönüşür, iyi bir öğrenci olmayı hedefleyen ve bu süreçte ilerleyen spiritüel öğrenci de bir gün üstat olur. Bu durum kendiliğinden oluşur, tıpkı suyun buza, buzun kristale dönüşmesi gibi.

Herkesin üstat olabileceğini mi söylüyorsunuz?

Evet, bu alana sadık bir şekilde odaklanan her öğrenci bir gün üstat olur. Elbette bu aynı zamanda kadersel bir durumdur da. Eğer kişi gerçekten çok çalışıp yaptığı şeyden zevk alırsa bir gün üstada dönüşür. Siz de bir gün üstat olacak mısınız?

Bilmiyorum, iyi bir öğrenciyim ve daha iyi bir öğrenci olmak istiyorum hepsi bu. Ayrıca kendimi geliştirmeye devam etmek, kendi spiritüel gerçekliğimi artırmak istiyorum. İnsanların bana spiritüel üstat ya da öğrenci demeleri benim için önemli değil. Önemli olan hayatımdaki her gün, bir önceki güne göre daha yüksek bir spiritüel gerçeklik yaratabilmem. Bir üstadın temel özellikleri nelerdir?

Sürekli olarak yüksek bir zihinsel huzur seviyesinde olmaları. Ayrıca çevresinde olup bitenlere sadece tanıklık etmeleri.

Üstat denildiğinde akla ilk anda Master Yoda ya da Avatar çizgi filmindeki üstatlar geliyor. Bu karakterlerin doğa üstü bazı güçleri var. Gerçek hayattaki üstatlar da böyle mi?

Zihnin sabit huzur seviyesinde kalma kapasitesi geliştikçe kişi içsel yaratımlarda bulunur. Bu yaratımlar, psişik bir seviyeye çıkmalarına yardımcı olur. Deneyimledikleri içsel sükunet ve huzur durumu mucize ya da sihirle de bağdaşlaştırılabilen bir takım psişik yeteneklere sahip olmalarını sağlar. Ancak altını çizmek isterim ki bu süreç uzun bir zaman ve disiplinli bir çalışmadan sonra mümkün olur. Bu noktada esas olan zihindeki sessizlik ve teslimiyettir. Psişik yetenekler ise sadece yan üründür. ve” konuda örnekler rebilir misiniz? Bu yetenekler zamanla artış gösterir. Kişiden kişiye değişir. Gerçekleştirilen zihinsel pratikler, bir süre sonra zihnin madde üzerine çıkmasını sağlar. Dynamo Jack, Master Zhou gibi üstatların hepsinde zihin maddenin ötesine geçmiştir. Bir üstadın yaşam amacı ve yaşam dersi nedir?

Uzmanlaştığı alana bağlı olarak değişir ama sonuç itibariyle tamamen Tanrı’nın sureti olmak hedeftir. Pek çok üstat buna ulaşmak ister. Yaşam dersleri de üstatların kendi yaşamları ve seçimleriyle ilgilidir. Ancak deneyimlerimden yola çıkarak şunu söyleyebilirim ki hepimiz sadece olana tanıklık edebilmeye odaklanıyoruz. Kendimizi izlemek, kendimize tanıklık etmek, daha derin bir şekilde tanrı birliğinden gelen huzura dahil olmak hedeflerimiz. Böylelikle kendi içimizde hissettiğimiz huzur ve mutluluk artıyor. Bu artış zihin sabit bir mutluluk noktasına ulaşıncaya dek devam ediyor. Buna ulaşan üstatlar var, hatta bir çoğunun minimum hedefi bu noktaya ulaşmak. Dolayısıyla bunun ötesine geçen pek çok üstat da var. bulu” üstadını nasıl r?

Kendini ruhsal olarak gerçekleştirme isteği, zihinsel ve fiziksel seviyede üstat arayışını tetikler. Bu ruhsal ateş seni arındırırken, hazır olduğunda doğru üstat seni bulur. Üstadın bir kişi olduğunu düşünmüyorum, bence üstat kişinin yüksek benliğidir. Kişi yüksek benliğine; insanlar, olaylar, fırsatlar ya da Himalayalar’daki üstatlar üzerinden ulaşır. Ne tarz bir üstada ihtiyacınız varsa, o hayatınızda beliriverir. Bu ailenizden ya da arkadaş çevrenizden biri bile olabilir. Sizdeki bilinci özel bir alanda aktive etmeniz konusunda sizi eğiten kişi sizin üstadınızdır.

Aslında her şey kolektif bilincin bir parçasıdır, dolayısıyla benim tek bir üstadım yok. Ailem, öğretmenlerim, spiritüel alanda benden daha çok bilgiye sahip olan tanıdıklarım, deneyimlediklerim, üstatlarım ve Himalayalar’daki üstatlarım… Bu figürlerden oluşan kolektif bilinci kendi üstat bilincim olarak kabul ediyorum. Bu bilinç şu anda hayatımda tek bir varlık olarak, Himalayalar’daki üstadımın bedeninde kendini gösteriyor. Siz üstadınızı nasıl buldunuz? Bence o beni buldu. Ben sadece ismini ve yaşadığı alanı öğrendim. Yıllarca aradıktan sonra onu buldum. Neredeyse ulaşılmaz biri çünkü çok yüksekte yaşıyor. O yüksekliğe ulaştığımda biliyordum ki burada ondan başkası olamaz. Önce beni sabır ve olgunluk testine tabi tuttu. Sonrasında öğrenci olarak kabul etti. O zamandan beri her yıl belli bir süre boyunca onu ziyaret ediyorum. Üstadınızın yanında bir gününüz nasıl geçer?

Şehirdeyken bana öğrettiklerini uyguluyorum bu sırada ortaya çıkan sorularımı not ediyorum. Üstadımlayken bu soruları ona soruyorum ve bana öğrettiği tekniklere dair uygulamalar yapıyorum. Ayrıca onunla kalırken, bulaşık yıkamak, yemek hazırlamak gibi bazı temel işleri de yapıyorum. Ancak bu bir zorunluluk değil, üstadım bunları kendisi yapabilecek güçte. Ancak bunları ben yaptığımda onunla sohbet ederek ve öğrenerek geçirebileceğim süre daha uzun oluyor. Üstadın yanındayken dikkat edilmesi gereken durumlar var mı?

Üstatla beraberken pozitif düşünmek, değişim için hazır olmak, disiplinli olmak, duygu hakimiyeti ve bağlardan arınmak gerekir. Ve elbette çok çalışmak. Onunlayken, çok konuşmazsın, az soru sorarsın. Soru sormadan önce meditasyonla cevabını bulmaya çalışırsın, bu konuda derin düşünceye dalarsın ardından sorunu sorarsın. Çok disiplinli olmalı, meditasyona odaklanmalı ve pratiklerini tüm samimiyetinle gerçekleştirmelisin. Bir öğrenci üstadına itaat etmeli mi?

Himalayalar’daki üstatlar bu konuda çok netler. Eğer onların söylediklerine şehre indiğinde uymazsanız alacağınız sonuç etkilenir ve daha düşük seviyedeki bilgiyle yetinmek zorunda kalırsınız. Üstadın bu konuda bir beklentisi yoktur. Çünkü ona itaat edilmediğinde kaybeden üstat değil, öğrencidir. Üstatlar ceza verir mi? En büyük cezaları seninle bir daha görüşmemeleri olur. Şehirdeyken üstadınızla iletişime geçebilir misiniz?

Sadece iç sesine ve hissine güvenebilirsin, yani cevap hem evet hem de hayır. Bedenli bir üstada sahip olmanın yararı ne? Niteliksel ve niceliksel olarak optimum zamanda iyi bir seviyeye gelirsin.

Esas olan zihindeki sessizlik ve teslimiyettir. Psişik yetenekler ise sadece yan üründür.Bu Üstadın bir kişi olduğunu düşünmüyorum, bence üstat kişinin yüksek benliğidir.Kişi

Himalayalar’ı nasıl tarif edersiniz?

Size doğa ve kendinizle bir olma şansı veren çok özel bir yer. Daha yüksek yerlere çıktıkça nüfus azalır ve hatta sıfıra iner. Belli bir noktada kendiniz ve doğayla baş başa kalırsınız. Kendinizle tamamen uyumlanırsınız ve anda kalışa hızlı bir şekilde geçersiniz. Zihinsel olarak anda kalma seviyesine çıktığınızda, spiritüel gelişiminiz de hız kazanır. Zihinsel ve fiziksel yaratım seviyeniz içsel huzur ve statik rahatlamanız çok hızlı olur. Himalayalar’ı bu kadar özel kılan ne?

Himalayalar hem fiziki hem de spiritüel anlamda çok önemli bir yere sahip. Fiziksel olarak dünyanın iklimini dengeliyor. Sahip olduğu buzullar, dünyanın aşırı ısınmasını engelliyor. Ayrıca eriyen buzullar, bir yıllık su ihtiyacının karşılanmasını sağlıyor. Spiritüel anlamda ise yüksek seviyedeki üstatlara evsahipliği yapıyor. Dünyanın farklı yerlerinden insanlar buraya geliyor. Buradan öğrendiklerini, yaşadıkları yerlerde paylaşıyorlar ve böylelikle farkındalık artıyor.

Himalayalar’dayken kendimi ait olduğum yerde hissediyorum. Himalayalar’ın kendine has bir kokusu vardır. Önce bölgedeki ağaçların kokusunu duyarsınız. Ardından buzla temiz havanın karışımından oluşan kendine has kokusuyla buluşursunuz. O kokuyu bir kere aldığınızda hep hatırlarsınız. Oradaki ilk deneyiminiz nasıldı? İlkinde şehirdeki iklimle, dağlardaki iklim arasındaki farktan ötürü oluşan sıcaklık değişimine uyumlanmaya çalıştım. Bunun için bedeninizi ve zihninizi eğitmek gerekiyor. Sonrasında sadece kendin olmak ve sadece kendine tanıklık etmek konusunda kendini eğitmeye başlıyorsun. Ardından yemek ve su bulmak gibi insani ihtiyaçlara odaklanıyorsun. Orada kaldıkça, insan zihninin pek çok farklı uca alışabildiğini görüyorsun. Çok lüks bir ortama da, çok ilkel bir ortama da hızlı bir şekilde alışabiliyor. İnsanlar farklı uç noktalarda bile zihinsel dengeyi yakalamayı öğreniyor. Ben de farklı çevresel koşullarda, zihinsel olarak aynı huzur noktasında kalmayı öğrendim. Oraya giderken çantanızda neler oluyor?

Birkaç tişört, birkaç pantolon ve bir ceket. Hepsi bu. Oradaki yaşam oldukça basit; bu nedenle sabun, şampuan gibi ürünler kullanmıyoruz. Yolculuk nedeniyle de çok fazla eşya taşıyamıyorsun zaten. Karar veren herkes Himalayalar’a gidebilir mi?

Herkes Himalayalar’a gidebilir ama önce aşağı kısma gitmelisin. Zamanla bedenin buradaki düzene alışır ve ne kadar yükseğe çıkabileceğini kendin hissedersin. Bu zamanla gelişecek olan bir süreç. Bedeninin ve zihninin bu deneyime ne kadar hazır olduğu, bedeninin geçmişten taşıdıkları da bu durumu etkileyen faktörlerden. Ben fizikselden çok zihinsel bir durum olduğuna inanıyorum. Herkes her şeyi başarabilir. Yolculuk için işe nereden başlamalı? Nerede kalmalı?

En alttan başlamalı. Genelde insanlar aşrama gider, aşramların kendi ritüelleri, kuralları ve takvimleri vardır. Ben kime hangi aşramın uygun olduğu konusunda yardımcı olamam. Tüm düşüncelerden ve kalıplardan arınarak hatta mümkünse çok plan yapmadan gitmek, Himalayalar’ı hissetmek, bir süre orada bir otelde kalmak, kişinin bu yolculuğu ne şekilde gerçekleştirmesinin daha uygun olacağına karar vermesinde yardım eder. Böylelikle kişi rotasını belirler.

Yash Shekhar-Damla Selin Tomru

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.