Pullardaki İstanbul!.. Ya da “İstanbul’un 100 Pulu!..”

Sabah - - EKONOMI-FINANS -

“Dünyanın en güzel şehirlerinden biri olan İstanbul’u bu güne kadar çıplak gözle görmemizin dışında fotoğraflarda, kartpostallarda, gravürlerde, filmlerde izliyoruz, izledik... Peki pullarda izlemek nasıl olur?”

Bu soruyu soran kadim dostum, müthiş pul koleksiyoncusu ve de soyadından belli, hemşehrim, Şerif Antepli..

Koleksiyonlarını kendisine saklamayan ve “Konulu” sergileri ve kitaplarıyla sizlere de açan, Antepli Üstattan çok söz ettim size.. En son da, daha geçen ay, Pera Palas’ta Sinema Divaları sergisiyle.. bu soruyu sorunca kendi kendisine, kollarını sıvamış ve

İstanbul’un semtlerinin, meydanlarının, saraylarının, köşklerinin, abidelerinin, köprülerinin, statlarının 103 yıldır kare kare pullara yansıyan görüntülerini izleme fırsatınız oldu mu?

İstanbul’un 100 Pulu kitabında bu güzellikleri görmeniz mümkün... İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş.’nin 2010’dan beri devam ettirdiği İstanbul’un Yüzleri Serisinin 83’üncüsü, Şerif Antepli’nin çalışması olarak yayınlandı.

“Pul koleksiyonerlerinden araştırmacılara, posta tarihçilerinden ekonomistlere, İstanbul tutkunlarına kadar birçok kişi için bir kaynak kitap” diyor Antepli ama çok eksik diyor..

Bu şehirde yaşayan, bu şehri seven, bu şehri gezmeye gelen, gelmeyi düşünen herkesin eline aldı mı bırakamayacağı meraklı bir eser yaratmış, Antepli.. Ben

En bildiğimi sandığım yerlerde bile bilmediğim neler varmış..

Kitabın sunuşundan İstanbul’un bu güne kadar 135 farklı adı olduğunu öğreniyoruz. Birkaçını sayalım: Ağrandone, Alyana, Âsitane, Bizantion, Constantinople, Dârü’l-İslam, Dârü’sSaltana, Der-i Devlet, Dersaadet, Estambol, İslâmbol, Konstantiniyye, Megalipolis, Pozantyam, Sitanbûl, Tekfuriye gibi... Binlerce yıllık geçmişi olan güzeller güzeli İstanbul için kitabın yazarı Şerif Antepli bakın ne diyor: “İstanbul, binlerce yıllık geçmişi, doğal güzellikleri, konumu gibi özellikleri ile dünyada eşine az rastlanabilecek şehirlerin başında gelir. Boğaziçi’nin olağanüstü kıvrımları arasında, Haliç’in iki kenarı, Marmara Denizi’nin sahilleri ve üzerinde birer inci tanesi gibi yer alan adaları, tepeleri ve mesire yerleri ile muhteşem bir cazibe merkezi olan İstanbul... Bu güzelliği elde etmek için kurulan hayaller, uğruna verilen savaşlar, korumak için dökülen kanlar uzun geçmişinde hep onun gündeminde olmuştur. Üzerinde yüzlerce efsane üretilen bu masalsı şehir, onun değerini bilen genç bir padişahın ülkemiz topraklarına kazandırdığı kıskanılası bir beldedir... Bu imparatorluklar başkenti, doğal güzellikleri ve üzerinde bulundurduğu tarihi yapıtlarıyla birlikte bizlerin yanı sıra ziyarete gelenlerin âşık oldukları, gelemeyenlerin anlatı ve tasvirlerden öğrendikleri ile büyülendikleri bir şehirdir. Görülesi yerlerini adım adım gezmeye kalksak kaç ay süreceğini kestiremeyiz bu eşsiz şehrin. Okuyup tanımaya kalksak bir ömür yetmez.” Antepli’nin bu anlatımını kitabın sayfalarındaki pullar ve onları destekleyen kartpostallar, fotoğraflar, gravürler tamamlıyor. Şerif Antepli kitabı nasıl hazırladığını şöyle anlatıyor:

Bugüne gelinceye kadar gerek tarihi, gerekse doğal güzelliklerinin yansıtıldığı yüzün üzerinde pul basılmıştır. Bu kitabı hazırlarken her pul için titiz bir inceleme yaptım. Olması gerekenleri belirlerken aynı yerle ilgili birden fazla pulun çeşitli zamanlarda farklı şekilde basıldıklarını gördüm. Seçimlerde zorlansam da vazgeçemeyeceklerimi yine ilgili bölümlerde kullandım. Gravürlerle, eski kartpostallarla, günümüz fotoğraflarıyla bölümleri görsel bakımdan zenginleştirmeye çalıştım. Yazdığım bilgiler doğal olarak çok kısadır. Ancak, özet bilgiler ve görseller İstanbul’u tanımanıza katkıda bulunacaktır kanısındayım.

Kitabın ilk maddesi olarak “İstanbul”u, ikinci maddesi olarak “İstanbul’un Fethi”ni seçtim. Daha sonra pulun üzerindeki bilgilere veya yayınlandıkları tarihlerde kullanıldıkları adlara göre alfabetik olarak sıralama yaptım.” Kitaptaki 100 maddeyi incelerken pulların fiyatları da dikkatinizi çekecektir. İlk basılan pullarda tutar olarak “Para /Piastres” olarak görülüyor.

O pulu görünce gülerek hatırladım. Beş yaşında Van’da yaşarken babamın verdiği 10 para (1 kuruş, 40 paraydı) ilk paramdı benim. Onunla hemen sokağın başındaki bakkala gider çikolata alır, yer, sonra gene gidip paramı geri isterdim. Bakkal da verirdi. Ben sonra o para ile yeniden çikolata alır, sonra paramı geri isterdim.. Yıllar sonra öğrendim gerçeği. Bakkal deftere yazar, her ay başı babamdan tahsil edermiş..

Bilmem.. O on para, hayattaki en bereketli paramdı.. Hiç bitmeyen..

Örneğin 1914’te basılan Çemberlitaş pulunun değeri 4 para. 1941’deki Barbaros Türbesi, 20 para. 1953 yılının Fatih pulunda ise 30 kuruş görüyoruz. 1987’deki Sosyal Sigortalar Kurumu Binası 200 lira. 1995’teki Sultanahmet Meydanı pulu 25 bin lira. 2003’deki İnönü stadı pulu 700 bin lira. 2007’deki Haseki Hürrem Sultan Hamamı pulu 70 yeni kuruş. 2012’de basılan Pertevniyal Lisesi pulu 1 lira. Pullardaki değerler o günlerin posta ile mektup gönderme fiyatlarını da göstermiş oluyor.

Yine pulların tanıtım bölümlerinde basım yılları, basıldıkları yerleri ve tiraj denilen basım sayıları da yer alıyor. Örneğin bazı pullar 15 bin adet basılırken bazıları 1 milyon basılmış.

Dünyada ilk pulun görülmesinden 22 yıl sonra, 1862’de Türk pulları piyasaya çıkmış.. Uzun yıllar tuğralar pullarımızın üzerinde kullanılmış. İlerleyen yıllarda resimler yer almaya başlamış..

Kitabı koleksiyonundaki pullarla hazırlayıp sunan Şerif Antepli, pul sevgisini kendisine çocukluk yıllarında babasının aşıladığını, yıllarca pulların yaşamında hep olduğunu söylüyor..

“Çocukluk yıllarımdan beri pula olan tutkumu, düzenlediğim sergiler ve yayınladığım kitaplarla, değerli koleksiyoner arkadaşlarımla kurduğum Collection Club ile, Collection dergim ile sürdürüyorum. Bu güzeller güzeli şehrin pulları ile de bir kitap yapmak istiyordum. Birkaç yıl önce İstanbul’un 100’leri serisinde yer alan

Bu serinin içinde yeni bir kitabımla yer almamı sağlayan Kültür A.Ş. Yöneticilerine teşekkür ediyorum.”

İstanbul’da gezinirken kitabı yanınızda bulundurun. Önünde durduğunuz bir anıtın, sarayın, ortasında durduğunuz bir meydanın resmini hem pullarda hem de tarihi kartpostallarda göreceksiniz. Gördüğünüz o yerin tarihini, özelliklerini, belki de bir efsanesini okuyacaksınız.

Bu kitap mutlak evinizde, elinizde olmalı..

Ayrıca.. Harika da bir armağan olur!.

ULUd

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.