Rekabet gücünün korunması adına Ar-ge ve markalaşmaya yatırım yapılmalı

Sektör Ekleri - - ANASAYFA -

Son dönemde ABD ile Çin arasında yaşanan krizin diğer ülkelere de yayılarak küresel ticareti etkileme riski; İran, Irak, Suriye gibi komşu ülkelerde yaşanan gelişmeler Türkiye kimya sanayiini ve dolayısıyla ihracatını ekliyor. Böyle bir ortamda rekabet gücünü koruyabilmek için yerli üreticinin potansiyel pazarlara yönelmesi, Ar-ge ve markalaşmaya yatırım yapması gerekiyor. Yapılacak yatırımlarla ihracatta kayda değer oranda artış bekliyoruz.

Türkiye'nin stratejik öneme sahip sektörlerinden kimya, pek çok sektöre ara mal ve hammadde temin eden bir sanayi dalı olarak hem üretim, hem de dış ticarette yurt ekonomisine kayda değer katkı sağlıyor. Yaklaşık 300 bin kişiye istihdam sağlayan kimya sektörü, Türkiye'nin hedeflerineulaşmasındaenfazlakatkıyapacak sektörlerin başında geliyor. Kimya sanayii küresel ticaret hacminden yüzde 25, Türkiye'nin ticaret hacminden yüzde 10 pay alıyor. Yıllık cirosu yaklaşık 120 milyar TL olan Türkiye kimya sektörü, 2017 yılında miktarda 18.3 milyon ton, değerde ise 16.1 milyar dolarlık ihracat yaptı.

Türkiye ihracatında stratejik konumda bulunan kimya sanayii, küresel ticarette pay almak için büyük bir potansiyeli sahip. Ancak son dönemde ABD ile Çin arasında yaşanan krizin diğer ülkelere de yayılarak küresel ticareti etkileme riski, küresel ekono- mi üzerinde etkili olan jeopolitik ve siyasi riskler ile İran, Irak, Suriye gibi komşu ülkelerde yaşanan gelişmeler Türkiye kimya sanayiine ve dolayısıyla ihracatına etki ediyor. Böyle bir ortamda rekabet gücünü koruyabilmek adına yerli üreticinin potansiyel pazarlara yönelmesi, Ar-ge ve markalaşmaya yatırım yapması gerekiyor. Bu alanlara yönelik yatırımlar sonucu imal edilecek yüksek katma değerli ürünlerle sektör ihracatında kayda değer artış bekliyoruz. İhracatın artırılması adına İKMİB olarak pek çok çalışma yürütüyoruz. Kimya sanayiinde faaliyet gösteren firmaların ihracatlarını artırmalarına ve yeni pazarlara açılmalarına katkı sağlamak amacıyla başta yurtdışı milli katılım organizasyonları, sektörel alım heyetleri ve ticaret heyetleri, fuar katılımları olmak üzere birçok etkinlik, eğitim ve seminer gerçekleştiriyoruz.

Kilogram başına ihracat istenilen seviyede değil

Kilogram başına ihracatı alt sektörlere göre değişilik gösteren Türkiye kimya sektöründe, kilogram başına ihracatı henüz istenilen seviyede değil. Bu yılın ilk yarısına ait verilere göre, kimya sanayii ihracatında ilk sırada yer alan plastik mamullerinde kilogram ihracat ortalama 2.34 dolar şeklinde gerçekleşti. Mineral yakıtlar, yağlar ve ürünlerinde 0.53 dolar, anorganik kimyasallarda 0.27 dolar, kauçukta 4.91 dolar, eczacılık ürünlerinde 19.59 dolar, uçucu yağlar ve kozmetikte ise 3.72 dolar olarak gerçekleşti. Kilogram başına ihracatı artırmak için katma değer artışına yönelik yapılması gereken en önemli hususların başında Ar-ge destekli üretim anlayışının benimsenmesi geliyor. Özellikle devlet destekli yeni Ar-ge çalışmalarıyla yüksek katma değerli üretimin artacağını düşünüyoruz. Bu vizyonla kimya sektöründe ihracat birim fiyatının kademeli olarak artırılmasını hedefliyoruz. Katma değer artışı noktasında üniversite, sanayi ve kamu işbirliğinin artırılmasının yanında nitelikli istihdam yaratılması da kritik önem taşıyor. Bu kapsamda İKMİB olarak kimya sanayiindeki ihracatı sürdürülebilir kılmak amacıyla yedi yıldır Kimya Ar-ge Proje Pazarı etkinliği gerçekleştiriyoruz. Birliğimizin en büyük Ar-ge ve inovasyon projesi olan bu etkinlik ile üniversite-sanayi işbirliğinin geliştirilmesini ve yüksek katma değerli üretime katkı sunmayı planlıyoruz.

Sektörün hammadde sorunu, yüksek teknolojili üretimle ortadan kalkar

Türkiye kimya sanayii, hammadde bakımından yüzde 70 ithalata dayalı bir sektör. Üretimde kullanılan hammaddelerin yüzde 70'i ithal edilirken, yüzde 30'u yerli üretimle karşılanı- yor. Öte yandan Türkiye'nin gelişmiş bir sanayi kolu olan plastik ve kauçuk sektöründe hammaddedeki dışa bağımlılık yüzde 90'ı buluyor. Deterjan, temizlik ürünleri ve sabun sektörleri de hammadde bakımından dışa bağımlı sektörler arasında yer alıyor. Türkiye kimya sanayii tarafından üretilen ürünlerin yüzde 23'ü doğrudan tüketiciye ulaşırken, yüzde 77'si ise diğer sektörlerde ara mal veya hammadde olarak kullanılıyor. Geçmiş yıllarda sektördeki yerli üretimin yaklaşık yüzde 35'i ithal ara mamullerden karşılanıyordu.

Söz konusu verilerden hareketle hammaddede dışa bağımlılık halen sektörün temel sorunlarının başında geliyor. İthalatın azaltılıp ihracatın artırılması adına yüksek teknolojili ve katma değerli üretime daha fazla önem verilmesi gerekiyor. Bu konuda son denemde kamunun önemli girişimleri var. Devletin sunduğu Proje Bazlıteşviksistemikapsamındadesteklenecek 135 milyar TL tutarındaki 23 projeden, yaklaşık 53 milyar TL tutarındaki altı proje, kimya sanayiinehammaddesağlayacakprojelerden oluşuyor. Bunların bir an evvel hayata geçirilmesi noktasından kamudan destek bekliyoruz. Söz konusu projelerin cari açığa 3.2 milyar TL tutarındaolumlukatkısunmanınyanında ihracatçılar için hammadde tedarikinde önemli bir boşluğu dolduracak.

ADİL PELİSTER

İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamüller Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.