HALLOWEEN

Yacht - - DENİZİN ÇAĞRISI -

Yolda buluşamadığımız, büyük torun John da geldi ev halkı tamam. Bütün ABD ile birlikte biz de gelen Halloween havasına girdik. Bütün mahalle Halloween dekorasyonları, hayaletler, cadılarla süslenmiş, geleneksel balkabakları oyuluyor, çocuklar kıyafet balosu gibi giyiniyor, kapı kapı dolaşıp “trick or treat” (ya şeker falan ver, ya da sana bir muziplik yaparım) diyerek şeker topluyorlar. Çok özetle, Halloween Gallerden gelen göçmenlerin getirdiği, Hristiyan, dinsiz karışımı ölülerin anıldığı bir adet diyebilirsek de, bugün dinle alakası olmayan, artık ticarileşmiş, çoluk çocuğun da güzel vakit geçirmesi için güzel fırsatlardan biri diyebilirim.

Bize gelince, yurda dönmeden, damağımızda kalan tadı tekrarlamak için Kaan’la planlara başladık bile. İlk iş CC’yi toparlayıp kamp için daha uygun yapmak. Bir levha kontraplak ve diğer malzeme alıp, garajda kesip biçip, attığımız iki orijinal koltuk yerine, yatınca yatak olacak şekilde koltuklar yaptık, biri ters dönüp ortasına masa konacak. Koltukların süngerleri ve kaplaması onlara kaldı, orada ikinci el sünger falan bulabilirler. ABD’de kendi işini yapmak kolay, zaten CC’yi bu hale Kaan getirdi. Ben de bu seyir sonunda 5 bin km direksiyon sallamış bir minibüs şoförü olduğuma göre bu kışı Bodrum’da gelecek maceranın hayalleriyle geçirebilirim, artık Kanada’nın vahşi batısı mı, Alaska’mı, hayaller sınır tanımaz...

Ben karadan göbeğimi kesip, denizlere tamamen açılmadan önce, 10 yıl, çoğunlukla New York ve Virginia’da yaşadım, bildiğiniz gibi asıl ilgi alanım deniz olduğundan Atlantik kıyısını iyi bilirim. Hep Batıya gitmek istemiştim ama ekmek kavgasında böyle bir lüksüm olmamıştı. Dağlar beni daima çekmiştir, okyanuslarda dolaşırken de her fırsatta çıkardım. Bence deniz ve dağ, “Yin&Yang” gibi akrabalar. Böyle hissetiğimden bu küçük serüveni sizlerle paylaşmak istedim.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.