DENİZİN ORTASINDA BİR DELİKANLI

Yacht - - MAVİ TUTKU - Marmara Adası’ndan İstanbul’a dönerken akşamüstü 17.00 suları idi. Silivri açıklarında seyrediyordum. Kıyıdan bir hayli açıktaydım. Daha doğrusu gemi yolu diye tabir edilen rotayla gidiyorum. İlerde bir karaltı gördük. Tekne desen değil, balık desen değil

çok sevmiyordu. O daha çok motoryatla, guletle seyahatleri seviyor. Yelken tabii böyle bir tercihe uygun değil; kişisel gayret istiyor. Birçok insan da bundan keyif almıyor. Rahmetli Ferdi Özbeğen, çok eski dostumdu. Çınar Otel’de 5 çaylarında çaldığı dönemlerden tanışırdık. Bir gün yine teknedeydik. Özbeğen, “Kardeşim, bir doğru gitmiyor. Bir sağa yatıyor, bir sola yatıyor. Etrafta ipleri biri çekiyor, biri bırakıyor. Siz bundan ne anlıyorsunuz?” demişti. Ben kendi adıma çok keyif alıyorum. Bazı arkadaşlarım için tekne keyif ağırlıklı ama benim için kopamadığım bir spor. Bazen arkadaşlarımdan biri bir tekne alıyor ve onu getirirken tecrübeli bir yardımcıya ihtiyaçları oluyor. Bazen eşler de katılıyor. Bunlar erkek erkeğe kös kös gidiyorlar, ağızları kulaklarında dönüyorlar, nedir bunun tılsımı diye meraklarından geliyorlar tabii. Şimdi alacak olsan, nasıl bir tekneye sahip olmak isterdin?

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.