Simi-Halki: Yol..

Yacht - - KÜÇÜK KOYLAR -

Simi çıkışlı Halki rotalarında adanın batısından giderseniz 33 mil, doğusundan giderseniz 38 mil yol var. Bu rotalarda üç önemli nokta var. Yaz mevsim normallerinde saat 14.00 itibarıyla rüzgâr batıdan 13-18 knot kesintisiz esmeye başlar. Bu demektir ki, eğer Nisiros-Tilos aşağı doğru inmiyorsanız ve Simi’den direkt Halki’ye geçecekseniz, dar apaz bir açı tutturmak için Simi kuzey kanalından çıkıp bu adanın batısından aşağı inmek iyi bir seçenektir. Fırtına günlerinde rüzgâr karayele döner. Rodos Boğazı ise genellikle hep batıdan eser. Dolayısıyla… Fırtına günlerinde 5-6 mil Simi Adası’nın gölgesinde kalma çabası, sonraki 32 milde sizi çok dar bir apaza ya da orsaya mahkûm eder. Bu nedenle Halki’ye Simi’nin batısından inmek her zaman daha keyiflidir. Rod Heikell “Alimia-Halki arasında kayalıklar var, aman dikkat” der. O kayalıkların tümü gün ışığında görünür, çok endişe etmeyin. Halki’den dönüş… Karayel esiyorsa hiç düşünmeyin, Simi’nin altına, güney ucuna rota tutun. Rüzgâr batılı ise yolu kısaltmak için Simi kuzey kanal girişi tercih edilebilir. Kayıtlarda bu isimlerin tümünü görebilirsiniz. İlk üçü Yunanca isimleri. Farklı teorilere göre kelime kökeni bakır, deniz tarağı ya da mor renginden geliyor. Genel kabul, bakır sözcüğü (Halkos), ama adada bir madencilik faaliyetine ilişkin kayıt yok. 500 yıl adaya hükmetmiş Osmanlı ise, "Herke Ada" demiş geçmiş. Ben bir anlamını bulamadım.

Piri Reis, Kitab-ı Bahriye’de adayı anlatırken şöyle diyor: “Bu ada bir dağdır. Şu sebepten Harke Adası denmiştir: Eskiden bu adada demirciler varmış. Bu demirciler kızlarını evlendirdikleri zaman çeyiz olarak elbise yerine demir kürek, çapa verirler, 'siz de gidin işinizle meşgul olun,' derlermiş. Çünkü ada çok taşlık bir yerdir.” (Hark, Osmanlıca fiil olarak ‘yarmak-yırtmak’ anlamına geliyor. Kelime olarak da ‘su akacak yarık, ark’ demek.) Oysa tarihçilere göre bir zamanlar bu ada yemyeşil imiş. Sonra bir gün yeraltı sularına deniz suyu karışmış. Tuzlu su tüm bitkileri yok etmiş. Bugün ise Piri Reis’in bahsettiği taşlık görüntü tamamen hâkim. Bu genel görüntü bir yana, Halki’ye yaklaşırken gözlerinizi çorak dağlardan yerleşim merkezine çevirdiğiniz anda, ada hemen sizi kendine çekiyor.

Kıyılarda gelişigüzel serpilmiş çam öbekleri, zeytinlikler var. Adanın limanı Nimporio’da neo-klasik mimariye sahip evler tıpkı Simi gibi kat kat yamaçlara sıralanmış ve rengârenk… Hem de çok daha canlı renklere boyanmış. Evlerin arasında mis kokulu arsız incir ağaçları, kırmızı-beyaz zakkumlar, dev begonviller… Hele kıyı şeridinde, eski medeniyetlerden kalmış ulu ılgın ağaçları tam anlamıyla büyüleyici.

Halki'ye vardığımızda Rodos Kupası yarışçıları vardı Ertesi sabah süzülüp gittiler...

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.