UZAK YOLCULARIN MOLA NOKTASI

Yacht - - KÜÇÜK KOYLAR -

Halki, tarihi boyunca Rodos yolunda bir durak noktası olmuş. Bugün de öyle. Uzak deniz gezginlerinin de 12 Adalar’daki favori mekânlarından biri. Biz üç gün Halki’de kaldık. Gelgeç tekneler bir yana, iskelede Fransız bir çift, Akdeniz’i turlayan İsveçli bir büyük aile ve fırtınanın ortasında tüm gece yolculuk yapıp Halki’ye sığınan İsviçreli yalnız gezgin ile birlikteydik. Ayrıca iki İtalyan, iki Yunan, bir Rus mürettebatlı tekne de iki gün konakladılar. Bizim döndüğümüz gün nihayet bir Türk daha geldi. İskeleyi ona emanet edip ayrıldık. Yani, iskelemiz o üç günde bir uluslararası denizci kampına döndü. Ama en çok 70 yaşlarındaki İsviçreli Dick ile ahbaplık etme fırsatımız oldu. 50 yıldır dünya denizlerini dolaşıyormuş. Bir sabah bize teknesindeki fırında pişirdiği harika bir börek ikram etti. Hemen sohbete koyulduk. “Bunca yıldır tüm dünyayı gezerim. Şu küçücük teknemde her yemeği büyük bir zevkle yaparım. Bugüne kadar iki muhteşem mutfak tanıdım. Biri Çin, diğeri Türk mutfağı. Bu börek Osmanlı saray tarifine göre,” dedi. Bizim teknede böyle artizanal üretim yok. Ama harika Karacasöğüt domatesi, kalın kabuklu Gökova limonu ve Orhaniye kaysısı vardı. “Bizde adettir, boş tabak verilmez” diye kendisine otantik hammaddelerimizden sunduk. Çok hislendi. Ertesi gün kerahat vakti, yine elinde bir tabakla yanımıza yanaştı ve “Bakınız Türk mutfağında en sevdiğim mezelerden biri lakerdadır. Bilirsiniz, Yunanlılar yapamaz. Ben bu lakerdayı, geçen yıl Martinik Adaları’nda yakaladığım bir sarı yüzgeçli ton balığından sadece deniz suyu kullanarak kendim yaptım. Son iki takoz kalmıştı, bunu sizinle paylaşmaktan onur duyarım. Belki yanınızda yoktur, diye kırmızı soğan ile sunuyorum. Düşüncelerinizi paylaşırsanız çok sevinirim,” dedi. Biraz zeytinyağı ve limon ekledik. Lakerda şahaneydi. Dick yine anlatmaya başladı. “Türkiye kıyılarına ilk 1968 yılında gittim. Göcek’e. O zamanlar saçlarım böyle beyaz değil, bayağı kızıl renkteydi. Kıyıya yanaşırken köylüler beni gördüklerinde taş atmaya başladılar. Meğer şeytan sanmışlar…”Bu tür gözden ırak iskelelerde dünya gezginleriyle karşılaşmanın keyfi de bir başka oluyor…

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.