SESSİZ KOYUMUZ EMBORİOS

Yacht - - MACERA -

Boğazı sorunsuz geçtik ve güneye yöneldik, geniş apaz seyirle, koyun ağzına geldik. Artistico’ya telefon ettik. “Her zamanki gibi sarı kayığın bağlı olduğu tonozu alabilirsiniz” dedi telefonu açan İrene. Biz yaklaşırken de baktık, Nikola suya girip bize doğru yüzüyor. Tonoza bağlanmamıza yardım ettikten sonra, hâl hatır sorma faslı başlıyor. Küçük kızları İrene’den sonra, bir de oğulları olmuş, beş aylıkmış. Babasının adı olan Yorgo olmuş bebeğin ismi. Bugün sabahtan beri bir baş dönmesi ve baş ağrısı musallat olmuş... Akşama konuşuruz deyip Nikola’yı yolcu ediyoruz. Yıllardır geldiğimiz Emborios Koyu’nda hep Cafe Artistico’nun aynı tonozuna bağlandık. Bu sevimli lokantayı işleten aileyle de dost olduk. İrene, Yorgo, oğulları Nikola, gelin hanım Emborioslu Eleni ve çocukları... Onların dertleri, günlük problemleri, dünyada olup bitenler ve illa da müzik muhabbetlerimizin ana ekseni.

Bugün koy kalabalık. Karaya yaklaşırken ilk kez başka bir bot yanımıza gelip tonoz vermeyi teklif etti. Etrafa şöyle bir göz gezdirdiğimizde koydaki tonoz sayısının arttığı dikkatimizi çekiyor. Hikâyesini akşama öğreneceğiz. Sulara bırakıyoruz kendimizi. Çıktığımızda akşama daha epey zaman var. İki koldan Seyyale’yi topluyoruz biraz. Sonra serilip havuzluğa miskinliğin keyfini çıkartıyoruz.

Genelde cumartesi, hatta bazen pazar dâhil çalışıyorum. İrem’in durumu da çok farklı değil. Dünyayı yıllardır bir kanser gibi saran, çalışma dünyasının her alanına sinsice sızan neoliberal politikalar insanları hep daha fazla, daha fazla çalışmaya yönlendiriyorlar. Dört beş yıl önce İtalya’da önemli bir Nöroşirüji Enstitüsü'nün başındaki beyin cerrahisi profesörü arkadaşımla konuşuyorduk. “Talat” dedi, “evimiz Toscana vadisinde, onun için hafta arası da hastanede kalıyorum. Beş yıl öncesine göre iki misli çalışıyorum. Sabah 06.00’da işe başlıyorum, 21.00, 22.00’de anca bitiriyorum ve kazancım eskisine göre azalıyor. Sistem bizi ‘başarıya’ ve bunun için de daha çok çalışmaya zorluyor. Yaptığımız işlerde yaratıcılığımız giderek azalıyor, yerini Taylorize çalışma prensipleriyle daha fazla iş üretilen bir dünyaya doğru tek tipleşen bireyler alıyor.” Seyyale’nin ferah havuzluğunda soğuk bir beyaz şarap ve buz gibi meyveler ve badem eşliğinde bunları düşünüyorum. İrem kitabını okuyor.

Emborios, Kalymnos'un batısında 20-30 haneli küçük bir koy.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.