MERHABA KARAYİP

Yacht - - DENİZİN ÇAĞRISI -

Karayip denince akla önce Windward ve Leeward Adaları denilen ve deniz turizminin cenneti olan adalar zinciri gelir. Bu adalar Atlas Okyanusu ile Karayip Denizi arasında bir gerdanlık gibi ticaret rüzgârlarının tam göbeğinde oturur. Adalar zincirinin doğusu Atlantik dalgalarıyla devamlı dövülürken, batı tarafı ideal yelken ortamı yaratır. Ticaret rüzgârları kuzeydoğu ile güneydoğu arasında devamlı eser. Teknenizi bir adanın batısındaki bir koya demirleyip bırakın. Bir ay sonra geldiğinizde pruvanız azami 30° gezinmiştir. Benim St. Thomas’ta Kelebek’i bir hafta demirde bırakıp New York’a gitmişliğim var. Tabii ki size böyle bir şey yapmanızı rüzgâr haricindeki tehlikeler nedeniyle tavsiye edemem. O zaman gencimsi idim ve umursamazdım.

Ticaret rüzgârları, Kasım ayından yılbaşına doğru gittikçe kuvvetlenip 25-30-35 knot’a ulaşır. Bizim meltem gibidir ama burada “Noel rüzgârları” denir. Mayıs ayına kadar yavaşlar, ama burada karıncalar hiçbir mevsimde su içmez. Bir depo mazot epeyce gider. Mayıs ortalarında resmen hurricane mevsimine girilir. Aslında hurricane’e toslamazsan, rüzgâr bu mevsimde daha güzeldir.

Güneyde Grenada’dan, kuzeyde Anegada Pasajı’na kadar adadan adaya apaz zıplayabilirsiniz. Yalnız siz adanın koruması altında bütün yelkenler açık ve apaz seyrinin keyfindeyken adaların arasından bindirecek alizenin sizi kulağınızın üstüne yatırabileceğini unutmayın.

Karayip’in diğer bir tehlikesi fırtınalar. Göğün kararıp, soğuk bir rüzgârın gelmesinin ardından hemen uyanıp tedbirinizi alın. Yani fazla yelkeninizi hemen indirin. Tabii gece seyrinde daha dikkatli olmak gerek. Radar burada çok faydalı bir alet; fırtınalardaki yağmur dolu bulutları gösterir, çarpışma rotasında olup olmadığınızı izleyebilir ve böylelikle yolundan kaçabilirsiniz. Uzun yıllar önce yaşanan bir felaketin filmi “white squall”a yakalanıp batan eğitim gemisini konu alır. Bahsettiğim squall adı üstünde gökyüzünü karartıp geliyorum demez, ama Allahtan biraz nadirdir. İçinizi karartmak istemedim, sadece seyirdeyken etrafınıza dikkat edin, böyle bir rüzgârın yarattığı suyu uzaktan görürsünüz.

Karayip’in artıları çok; medcezir yok sayılır, yüzlerce demir yeri, pırıl pırıl su, renkli sualtı, ucuz içki, duty free adalar, garanti güneş, hemen her gün serinletip teknenin tuzunu yıkayan yağmur (tekneden ayrıldığınızda hatch’leri kapamayı unutmayın)... Daha başka ne istersiniz ki?

Venezuela; açıktaki adaların su altı, içerilerdeki Amazon Ormanı, dünyanın en yüksek şelalesi Angel Falls (1005 metre), Merida’da And Dağları ile her yönden çok zengin bir ülke ve hurricane'den uzak. Benim en sevdiğim ülkelerden biriydi ama şimdiki durumu politik açıdan hiç iyi gözükmüyor. Noonsite gibi internet sitelerinden son durumları öğrenmekte fayda var. Kimsenin yaşamadığı Aves Adaları ile Los Roques’in sualtı bizim için adeta balık pazarı gibiydi, dalmadan önce Annette hangi balığı istediğini sipariş veriyordu. Kelebek’i Cumana’da marinada bırakıp, uçakla Canaima’ya gidip oradan kıçtan motor takılmış, devasa bir ağaç kütüğünden oyma kanoyla, nehrin akıntısına karşı

Mayıs aylarında Atlantik'in Pilot haritası

Atlantik boş değil.

Venezuela'nın ünlü tatil rotası Los Rogues, adeta tropik bir cennet... And Dağları Pico Bolivar Tepesi. Guatemala Chichi Pazarı.

Angel şelalesi öncesi kanolar, Canaima.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.