TEOS/SIĞACIK

Yacht - - DENIZIN CAGRISI -

Maviyle kırmızı Çeşme Boğazı’nda bir kere daha birbirine yaklaşıyor. Yaklaşıyor da yine de ayrı. Olacağını hiç sanmıyorum ama bir mucize olup Avrupa birliğine girsek, pasaportlar, transit log'lar falan olmasa (Lennon’un “Imagine”ı gibi oldu ama) en sevinecek gruplardan biri şüphesiz yatçılar olur. Avrupa’nın sınırı Türkiye’ye varınca dik duvar oluyor. Bu girift sınır üzerinde tırmanan yelkenci tramola yaparken bir kırmızı, bir mavi sulara girip çıkıyor da eğer ikide bir giriş çıkış yapıp bürokrasiye çalışmak istemiyorsan sınırın o veya bu yanında kalacaksın.

İlginçtir, Koslular her hafta sadece hüviyetleriyle girip Turgutreis pazarına giderler ama iki taraftan da kolay bir çözüm bulunmaz. Transit log'lar bir anlaşma ile “multiple entry (çoklu giriş)” vizesi gibi süresi içinde niye geçerli olmasın? Yatçı ve iki taraf halkı, esnafı için de kazan kazan. Bu para ve kâğıt ziyanı kalkar; giriş çıkışlarda ofislerde gördüğüm kâğıtlar, yazın içimizi yakan orman yangınlarından daha çok ağaca kıyıyor gibi.

Tramola atarak Sakız’a devam ederken kırmızı tarafta kalan mücevher, daha önce de geldiğim, Sığacık’tan bahsetmeden geçmeyeyim. Sığacık Körfezi’nin kuzeydoğu köşesi bir salyangoz kabuğu gibi dönerek çok korunaklı Sığacık Limanı’nı oluşturuyor. Bugün salyangoz Türkiye’deki ilk “Cittaslow” (İtalyanca “yavaş şehir” demek) konseptinin sembolü olmuş. Şehirlerin hızlı yaşamından, “fast food”dan kaçanların vahasını

simgeliyor. Sığacık Kalesi içinde Yunan Adaları’ndan çok fazlalığımız yok. Daracık eğri sokaklar temiz, çoğu motel, pansiyon, kafe restorana döndürülmüşse de aileler oturuyor burada. Kapının önünde oturmuş hava alan, torununu oyalayan teyzeler, küçük meydancıktaki kahvede okey oynayanlar, (bugün herkesin elinde telefonları ile) yavaş hayatın akımında süzülüyor.

Kale, 1521'de Kanuni’nin Rodos Kuşatması hazırlığında devrin donanma komutanı Parlak Mustafa tarafından yaptırılmış. Kalenin ve içindeki evlerin duvarlarında antik Teos kentinden getirilen antik taşlar görünüyor. Teos M.Ö. 1000 yıllarında İyon kolonilerinin en önemlilerinden biriydi. Harabeler içinde antik dünyanın en büyük Dionisos Tapınağı olduğuna dikkat çekiliyor.

Antik Teos’un iki limanı vardı; biri güneydeki koyda, diğeri ise kuzeydeki liman. Güneydeki liman sığlaşıp dolmuş, kuzeydeki ise bugün çok güzel bir marinaya dönüşmüş. Marina Teos, 480 yat kapasitesiyle geniş bir alanda hizmet veriyor. Kapısının önünde genellikle marinaların uydusu AVM butik mağazalar dışında “Cittaslow”, Sığacık halkının yaşadığı mahalle sıcaklığı var. Kalenin duvarına yapışmış küçük kafede kılıç balıkçılarıyla sohbet ediyorum. “Enternasyonal sularda avlanıyorum” diyor Ahmet Reis, demek istediği Yunan sularında. Şimdi sert rüzgârda limana çivilenmişler, ağlar halılarla örtülmüş, rıhtımda öbek öbek bekliyor, bazıları da onarılıp sefere hazırlanıyor. Balıkçılar diyarındaki bu devamlı enerjiyi seviyorum.

Marina Müdürü Faruk Günlü dünyayı dolaşan yatçıları onore edip Martı Marina gibi ücretsiz barındırıyor. Bu güzel bir şey. Niye güzel?

Teos Sığacık Marina.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.