ALFONSO ALBAISA 25 yıl önce tasarladığı tekneyle buluştu

Nissan'ın Global Tasarımdan Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Alfonso Albaisa, 1992'de 24 yaşındayken Dr. Ekber Onuk ile birlikte tasarladığı 33 metrelik Motali adlı yatı görmek için Göcek'e geldi.

Yacht - - DESIGNER - Alfonso Albaisa ve Nissan Türkiye Genel Müdürü Sinan Özkök yeni Nissan X-Trail'le.

Nissan’ın Intelligent Mobility vizyonunun simgesi olan elektrikli aracı yeni LEAF modelinin global lansmanının ardından 12-13 Eylül’de Türkiye’yi ziyaret eden Alfonso Albaisa, yıllar önce tasarladığı tekneyi de Göcek’te gezme fırsatı buldu. Uluslararası basının da katıldığı bir etkinliğin düzenlendiği Göcek’te biz de Albaisa ile bir araya geldik. Hayatı boyunca tüm tasarımları için farklı kaynaklardan ilham aldığını belirten Albaisa, ister bir yat olsun ister bir otomobil, bir tasarımın asıl tetikleyicisinin girişimci ruh olduğuna söyleyerek; “Nissan’da baş tasarımcı kimliğine sahip olan biri sadece otomobile odaklanmamalı. Tasarım söz konusu olduğunda her şeyden ilham alabilirsiniz. Hayatın tüm unsurlarının tasarımlara ilham verdiğini düşünüyorum” dedi.

Motali adlı yatı Dr. Ekber Onuk’la birlikte tasarladıklarını belirten Albaisa, “90’larda otomotiv şirketlerinden yat tasarımı istenmezdi, 100 feet’lik yatlar yaygın değildi. Ekber Bey’le beraber biz bir hayali gerçekleştirdik. Yatın sahibi yatın limanlara girdiğinde arka kısmının çok özel bir şekilde görünmesini istemişti. Otomotivcilerin bu akıcı şekli verebileceğini biliyordu” dedi.

“ROMANTİK BİR SİLUETİ VAR”

Miami’de büyüdüğünü, çocukluğunun denizle iç içe geçtiğini anlatan Albaisa, o ana dek gördüğü hiçbir yatın 100 feet uzunluğunda olmadığını ve yatın bu anlamda çok özel olduğunun altını çizdi: “İlk planda yatın yan yürüme yolları vardı, onları da kaldırdılar. Çünkü mevcut enden sonuna kadar yararlanmak istediler. Hatta o zamanlarda dümen/kaptan köşkü ve sosyal yerler birbirinden ayrı tasarlanırdı ama biz birleşik bir mekânda açıklık ve ferahlık hissi yaratmak istedik, bu da bizim kendi sohbetlerimizden doğdu, yatın çok romantik bir silueti var, camları çok özel. Diğer yatların girişi suyu görmez tırabzanı görür, ama bu hem suyu görüyor hem de dümenden gökyüzünü görüyor, sıra dışı bir durum.”

Yat tasarlama fikrinin kaynağının çocukluğunda olduğunu, babasının mimar olması sebebiyle onun maketlerine mini tekne tasarımları yaptığını belirten Albaisa, “Bir gün babamın bir müşterisi geldi, çok güzel bir otomobili vardı. O zaman 8 yaşındaydım. Baka baka o otomobilin maketini çıkardım ve öyle başladı bu merakım. Yine bir tekne tasarlamak isterim ama bunun aynısı olmak zorunda değil. Bu yatı sahibi hayal etti, ben de bu hayalin gerçekleşmesine katkı sundum. Mesela kabinin yarıçapını camlara yedirmek gibi dokunuşlarım oldu. Artık 100 feet’lik tekneler daha yaygın, ama bundan 25 yıl önce gerek görülmezdi. Dinamik, hidrodinamik, sosyal mekânlar artık hep daha farklı. Bizler de tasarlaya tasarlaya öğreniyoruz.”

Teknolojinin son yıllarda oldukça ilerlediğini, yeni imkânların tasarım dünyasını da etkilediğini belirten Albaisa, “26 yıl öncesinin teknolojisine baktığımızda, teknoloji bize 12 ayda iki dış ve bir iç yapmamızı mümkün kılıyordu. Ama şimdi aynı stüdyo ve aynı iş gücü ile yılda 37 tekne çıkarabiliyoruz. Dijital teknoloji kullanıyoruz, modeli İstanbul’a gönderiyoruz ve daha sonra üç boyutlu şekli çıkarıyoruz. Şimdiki tasarım imkânları ile bu şekli tarattığımız zaman milyonlarca veri elde ediyoruz, bunu da dünyanın dört bir yanına gönderebiliyoruz. Sanal gözlükle modelleri sanal gerçeklik üzerinden

görebiliyorum; hatta bunu otomobillerde de uygulayabiliyoruz. İşte, teknoloji özgürleştirir, ama kalp de buna ruh katar” dedi.

YENİ NİSSAN GELİYOR

Hayatın otomobilden ibaret olmadığını belirten Albaisa, “İster yatla olsun ister arabayla olsun mühim olan beynimizi farklı çalıştırabilmek, müşteriye hitap etmek… Girişimci ruh çok önemli. Türklerde müteşebbis ruh hep var, tarihe bakıyorsunuz öyle. Cesur bir halk, keza iş dünyası da öyle. Bu da Nissan’la örtüşüyor, aynı hırs var, işi iki katına çıkartmak var” diyerek yakında lansmanı yapılacak olan yeni Qashqai’nin, Nissan’ın en özgün tasarımlarından biri olduğunu söyledi: “Qashqai’nin ruhunda da özgürlük var. Şehirde kalıcı bir yaşam kuran ama aklı şehir dışında olan, düzeni ve disiplini seven ama aynı zamanda maceraya da açık olan bir kişiliği var Qashqai’nin. Aynı anda hem şehirde hem de doğada. İşte ilhamını tam da yaşamın kendisinden alan otomobiller tasarlıyoruz. Qashqai bunun en güzel örneklerinden. Bir anlamda tabuları yıkan bir model oldu. İnsanlar Qashqai’yi görür görmez artık sıradanlaşmış otomobil tasarımlarını sorgulamaya başladı. Otomobil tasarımında Qashqai’nin tarihsel bir yeri var. Çok yakında tanışacağınız Qashqai de aynı ruha sahip olacak.”

Yeni Nissan Qashqai, Ekim ayında dünyayla aynı anda Türkiye’de de tanıtılacak.

Albaisa, 33 metrelik Motali için birleşik bir mekânda açıklık ve ferahlık hissi yaratmak istedik diyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.