BARIŞ MANASTIRDAKİ HATIRA DEFTERİNDE

Yacht - - MACERA -

Bugün 7 Eylül, İrem’in doğumgünü. Güzel bir gün geçirmeye niyetliyiz ama ne mümkün. Yandaki teknenin kaptanı “Siz bizim üzerimize zincir atmıştınız. Irgatımız çok zayıf, zorlayıp yakmak istemiyoruz. Bir çıkıp girebilir misiniz?” diye ricada bulundu. Eh kırmayalım dedik. Çıktık ki bizim üzerimizde de zincir var. Neyse, biz halledip açıkta beklemeye başladık. Fakat bize ricada bulunan arkadaşların çapasına yandaki Hollandalıların zinciri takıldı ve onlar halledemediler. Böylece koyun ortasında bir saat beklemek zorunda kaldıktan sonra aynı yere kıçtankara olduk yeniden. Arabayı öğlen teslim etmemiz lazım ama daha manastıra gideceğiz. Moni Panagia Khozoviotissa Manastırı, 1017 yılında yapılmış ve 1088’de Bizans İmparatoru Aleksis Comnenus tarafından yenilenmiş. Denizden 300 metre yüksekte bir yalıyarın kayalarının içine oyulmuş. Epeyce bir tırmanmak gerekiyor. Aşağıda turkuaz, yeşil ve mavinin içiçe geçtiği bir deniz. Manastıra nihayet ulaştığımızda İrem’e böyle giremezsiniz diyor kapıdaki görevli. Halbuki özel olarak şort yerine pantolon giymişti. Orada asılı şallardan birini beline sarıp giriyoruz. Bizim arkamızdan gelen kadının minisine pek bir şey demiyor nedense. Tepeye kadar çıkıp rahibin psimeni rakı (lokal bir likör) ikramını kabul edip lokumu geri çeviriyoruz. Hatıra defterine dünyaya barış gelmesini dilediğimizi yazıyoruz. Akşam Katapola’nın karşısındaki Xilokeratidhion semtinde bir lokantada yer ayırtmıştık. Masada, vazoda bir begonvil karşıladı bizi. Tam deniz kenarında İrem’in doğumgününü kutladık. Umarım İrem, çocuklarımız, ailemiz ve tüm ülke için iyi bir yıl olur. Geceyi biraz ilerideki Moon Cafe’de güzel müzikler eşliğinde tamamladık.

8 Eylül’de saat 10.45’te palamarları çözüp Amorgos’la vedalaştık. Buraya tekrar geleceğimizi biliyoruz. Motora kuvvet giderken kuzey-kuzeybatıdan 7-8 knot esmeye başlayınca ana yelken ve code zeroyu açtık. Hafif havada tam yüklü Seyyale, 5 knot’la akıyor batıya doğru. Schinousa’yla Iraklia arasından kuzeye döndük ve Schinousa’nın Mirsini Limanı’na ulaştık. Sahilde İtalyan bayraklı tek bir tekne var. Onun yanına rahatça yanaştık, kaptanı da halatları bağlamamıza yardım etti. Bizim ardımızdan tekneler akmaya başladı, peş peşe dört yelkenli daha geldi. Bunlardan bir tanesinin mürettebatı önce rüzgâraltı koltuk halatını bağlamaya kalkınca rüzgarüstü halatı alıp onlara yardım eden İtalyan kaptan küfrü bastı, bastı ama halatı da bırakmadığı için eli yarıldı ve kanamaya başladı. Neyse, ben kendisine küçük bir tıbbi müdahale yaptım. Kıyıda toplam altı hane ve bir taverna var. Ama bizim kıyıya çıkacak halimiz pek olmadığından, doğrusu Schinousa’ya da pek bayılmadığımızdan Seyyale’de kaldık. Patlıcanlı, soğanlı pilavımızın yanında şarabımızı içtik. Bir dahaki sayıda Paros, Siros, Hydra, Spetses...

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.