DEV BIR BALONDUR

Başörtülü-başı açık çatışması

Yeni Asya - - Elif - Mustafa Gönüllü mgbey123@gma l.com

Ünlü oyuncu ve yazar Gülse Birsel, Hürriyet Gazetesi’ndeki 31 Ağustos 2016 tarihli köşe yazısında, tatilde başörtülü bir bayanla yaşadığı anısını paylaşmıştı. “Aynı fotoğrafta birlikte gülümsemek” alt başlıklı yazıdan dikkatlere sunacağım kısımlar şöyle:

“Ege’de bir çarşıda dolaşıyorum. Girdiğim dükkâna, arkamdan kalabalık bir grup genç kız girdi. Sonra da fotoğraf çektirmek için bir sıra yaptılar... Beni sokaktan gören kapalı bir hanım da girdi dükkâna. Yanıma geldi. Genç kız kalabalığından tam duyamadım, ama “Fotoğraf çektiremeyeceğimiz için bari bir öpebilir miyim” gibi bir şey söyledi. “Tabiî” dedim, sarıldık öpüştük. Ben o hanımın, üzerimde şort ve askılı bir üst olduğu için, hayat tarzı gereği benimle fotoğraf çektirmek istemediğini düşündüm!

“Meğer o da, kapalı olduğu için benim onunla fotoğraf çektirmek istemeyeceğimi sanmış! Dükkân sahibi, genç kız kalabalığından uzakta olduğundan, söylenenleri daha net duyduğu için o hanıma “Niye Gülse Hanım sizle fotoğraf çektirmek istemesin?” deyince karşılıklı durumu anladık! Yani, o kapalı hanımla şortlu bendeniz, sarılıp öpüşmekten gayet memnunuz, ama ikimiz de diğerinin, kendi çevresine karşı bu samimiyetin hesabını veremeyeceğini düşünüyoruz!...

“Yıllardır aynı şeyi düşünüyorum. Başörtülübaşı açık çatışması dev bir balondur, altı boştur, gerçek hayatta karşılığı yoktur... Bizi böyle önyargılı, böyle birbirinden çekinir hale getiren, aynı fotoğrafta birlikte gülümsememizi yıllarca engelleyen siyasetçiler, inşallah geceleri rahat uyumuyorsunuzdur!”

İşte bu yazı, hiçbir ideolojinin insandan üstün olmadığının ispatıdır. Şu veya bu fikre sahip olmak, insanların arasındaki vatandaşlık bağını koparmamalıdır. Çünkü insan en kıymetlidir.

Fikirler, insanlar için vardır. Fikir, hizmet etmelidir, aşağılayıcı olmamalıdır. Fikirler çarpışır, insanlar değil. İnsanlar her zaman birbirini sevmeli ve saymalıdır. Fikir çarpışması sonucu, daha kaliteli fikirler ortaya çıkar ve insanlar arasındaki sevgi bağı güçlenir. Ama eğer insanlar çarpışırsa, ortada sevgiden eser kalmaz.

Başörtüsü meselesinde ise insanlar, dinini yaşamakta hürdür. Kimse kimseye müdahale edemez.

Üstad Bediüzzaman’ın talebelerinden Ahmed Feyzi Ağabey’in, mahkeme müdafaatında dediği gibi,“din ve vicdan hürriyetinin hükümrân olduğu bir memlekette, vicdanî kanaatlerimizden mes’ul olamayız.” (Şuâlar - 14. Şuâ’dan)

Mes’ul olunacak bir şey varsa, o da kişiyi fikrinden dolayı aşağılamaktır.

İnşallah Gülse Birsel’in bu yazısı geniş kitlelere ulaşmış ve ideolojik unsurlarına körü körüne yapışmış kişilere cevap olmuştur.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.