Cezaevlerindeki derebeylikler

Yeni Asya - - Baş Sayfa -

G eçen Mart ayının ilk günlerinde İzmir’deki bir cezaevinde Risale-i Nur’a yasak konulduğu haberine manşetten gösterdiğimiz tepki aynı gün sonuç vermiş ve söz konusu yasak Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararıyla kaldırılmıştı.

O zaman bu kararın Adalet Bakanlığı tarafından bütün cezaevlerine tamim edilmesi gerektiğini ifade etmiştik. Başka yerlerde de benzer keyfîliklerin önüne böyle geçilebilirdi.

Ama sanırız bu yapılmadı. Onun için de bazı cezaevlerinde hâlâ yasak var.

Bize iletilen son örneklerden biri Şanlıurfa T tipi 2 no’lu cezaevinde özellikle Yeni Asya baskısı Külliyata izin verilmemesi. “Diyanet’inkiler hariç, diğerlerini hemen ailenize verin, yoksa toplarız” denilmesi.

Bir başkası, Tarsus Cezaevi. Bir tutukluya gönderilen Mektubat, bir aydan fazla zamandır “yasak” gerekçesiyle emanette bekletiliyormuş.

Bir diğeri Sinop Cezaevi. Orada da hem Risalelere, hem gazetemiz Yeni Asya’ya engel çıkarılıyormuş.

Ki, Yeni Asya’nın engellenmesi, bazı cezaevlerinde Nisan başından bu tarafa devam etmekte olan hukuksuz ve keyfî uygulamalardan biri.

Sonra bazılarında bir ölçüde kaldırıldı ve yeniden alınmaya başlandı, ama bir kısmında keyfîlik hâlâ ısrar ve inatla devam ettiriliyor.

Bunlardan biri, Nur’un 8 aydır tutulduğu Bakırköy kadın cezaevi. Gazetesi de verilmiyor, imzasını taşıyan Üç Dal Papatya kitabı da.

Vermeme gerekçelerini bildirmişler: Nur’un “f.ö suçu”ndan tutuklu olması ve kitapta “f.ö suçluları”nın yazılarının yer alıyor olması... TCK’DA böyle bir suç var mı?!! Kaldı ki, Adalet Bakanı Gül daha yakın zaman önce “Tutukluluk suçluluk anlamına gelmez” demişken, cezaevi yöneticileri, kendilerine emanet edilen tutukluları re’sen suçlu ilan etme yetkisini nereden alıyorlar?!!!

Dahası bizim defaatle vurguladığımız ve Bakanın da hatırlattığı gibi, “Kurum güvenliğini tehlikeye sokmayan ve müstehcen olmayan yayın tutukluya verilir” diyen kanun hükmü ortadayken, bu keyfîliklerin failleri hangi cür’etle böyle yapıyorlar?

Silivri 8 no’lu cezaevine Diyanet’in Kur’an mealinin dahi alınmaması ise, cür’etkârlığın ulaştığı boyutu gösteren bir diğer örnek.

Açıkça belli ki, bazı cezaevlerinde, Adalet Bakanlığının işi daha fazla uzatmadan artık neşter atması gereken derebeylikler oluşmuş.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.