TÜYAP izlenimleri

Yeni Asya - - Makale - Yasemin Satır Güleçyüz Arası ygulecyuz@gmail.com

Peygamberimiz (asm) İman hakikatlerini her fırsatta tebliğe çalışıyordu. Çoğu ticaretle uğraşan bir kavimde belli zamanlarda organize edilen panayırlar O’nun (asm) için önemli bir tebliğ mekânıydı. Medinelilerin İslâmiyetle bir panayır vasıtasıyla tanıştıklarını biliyor muydunuz?

Pazar günü 36. Uluslar arası İstanbul Kitap Fuarındaydık. Kısa adıyla TÜYAP. Fuar alanında “Türkiye’de kitap okunmuyor” tezini yalancı çıkaran bir manzara vardı. Hemen her yaş ve çevreden yüzlerce insan özel araçlarıyla ya da toplu taşıma vasıtalarıyla Beylikdüzü’nde bulunan fuar alanına akıyordu.

Biz de o kalabalığın arasında koca bir kitap şehrini andıran TÜYAP fuarı alanına girdik. Bir fuarın Uluslar arası olması hüviyetini değiştiriyor. Muazzam bir kalabalık ve muhteşem bir organizasyon.

Girişte aldığımız salon stand rehberiyle salonlar arasında yüzlerce standın içinde Yeni Asya Neşriyatı bulduk. Bu arada stand rehberinin bir harita gibi şifrelerinin nasıl okunduğunu da öğrenmiş olduk. Okuyucularımızla sohbet edip, kitaplarımızı imzaladık.

TAMİRE ÇALIŞANLAR

Standımızda üniversiteli genç kız kardeşlerimiz de vazife almışlardı. Gelen talepleri karşılamak için koşuşturuyorlardı.

Komşu ilimiz Kocaeli sabahtan gelmişti fuar alanına. Hem de koca bir yolcu otobüsüyle. İzmitli şefkat kahramanlarıyla “İstanbul’a İzmit çıkarması yapmışsınız!” diye lâtifeleştik.

Yıllardır görmediğimiz dostlarla sohbet imkânının yanında gençlerin meyillerini de gözlemleme fırsatımız oldu.

Neşriyat hizmetlerinde faal, gazetemiz yazarlarından Muharrem Okur Ağabey fuarda gördüğü tabloyu kısaca şöyle özetledi: “Manevî değerleri tahribatta kullanılan ürünler çok fazla. Tamirata çalışanların daha hızlı ve daha fazla gayret göstermesi gerekiyor.”

Bloggerlara, genç yazarlara sımsıkı sarılarak poz vermek için dakikalarca sırada bekleyen genç kızlarımızın halini görünce bu ilginç ve ibretli bir tesbite katılmamak mümkün değil!.

Ödemiş’ten gelen değerli Ağabeyim Mehmet Özkan’ın “Geçmişte soğuk savaş vardı. Başarılı olamadılar. Şimdi kıyasıya bir psikolojik savaş var. Bu savaşta Yeni Asya şahs-ı manevî olarak muazzam bir mücadele veriyor” sözleri şevk ve gayret vericiydi.

Çok farklı çevrelerden, farklı kültürlerden insanların ülkemizin içinde bulunduğu ortamı kastederek “İyi ki Yeni Asya var. Hakkı korkmadan savunan bu cemaati Allah başımızdan eksik etmesin!” duâları da Mehmet Özkan Ağabeyin tesbitlerini doğrular nitelikteydi.

GENÇLERİN SORULARI

İki gencin “Abla size üç tane sorumuz var. Cevaplamak ister misiniz?” demesi ve aldıkları cevaplar da umarım güzel hallere vesile olmuştur. “Birinci sorumuz: Nurculuk nedir? İkinci sorumuz: Nur cemaatleri neden bir tane değil de farklı farklı? Üçüncü sorumuz: Sözler Köşkü, Hayalhanem gibi Risale-i Nur üzerine faaliyet gösteren ekipleri nasıl değerlendiriyorsunuz?” Kısa sohbetimizde mini sorularla devam eden cevap faslı bittikten sonra ayrılırken yüzlerinden okuduğum ifade ile sanırım sohbetimiz faydalı oldu.

Bir diğer genç hanımın kitap imzalatırken gözyaşlarını silerek anlattığı ve çözüm sorduğu aile dramıysa Asr Sûresi’nde tavsiye edildiği gibi hakkı ve sabrı tavsiye çözümünde son buldu. Gülümseyerek ayrılırken“artık ne yapacağımı biliyorum. Büyük ölçüde rahatladım” demesi de ibretliydi. Ülkemizdeki ahlâkî bozulmanın boyutlarını anlama açısından benim için ufuk açıcı bir deneyimdi.

HÜLÂSA

Peygamberimiz (asm) İman hakikatlerini her fırsatta tebliğe çalışıyordu. Çoğu ticaretle uğraşan bir kavimde belli zamanlarda organize edilen panayırlar O’nun (asm) için önemli bir tebliğ mekânıydı.

Medinelilerin İslâmiyetle bir panayır vasıtasıyla tanıştıklarını biliyor muydunuz?

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.