TEMİZ BİR SAYFA AÇALIM

Yeni Asya - - BAŞ SAYFA -

Evet, hepimiz hayatımızda yepyeni, tertemiz bir sayfa açıp, yaptığımız hatalardan arındırılmış çok güzel, berrak bir başlangıç yapmak istemişizdir. Kim istemez ki. ‘Keşke her şeye yeniden başlayacağım bir fırsat olsaydı. İşte o zaman hayat sayfasını temiz tutmak için elimden gelen her şeyi yapardım.’ serzenişlerini kendi ruhumda duyar gibiyim, siz de duyuyor musunuz? Aslında her insan bunu arzu eder. Yepyeni, bozulmamış, kirlenmemiş, berrak bir hayat… Peki, bizi yaşadığımız hayatta yepyeni ve temiz bir sayfa açma isteğine zorlayan gerekçe nedir? ‘Evet, biz emaneti göklere, yere ve dağlara arz ettik, onlar onu yüklenmeye yanaşmadılar, ondan korktular da onu insan yüklendi, o cidden çok zalim, çok cahil bulunuyor. (Ahzab Sûresi: 72) Bu âyette insanın üzerine aldığı çok ağır bir sorumluluktan bahsedilmektedir. Gök, yer ve dağın yüklenmekten çok korktuğu emaneti; nihayetsiz âciz, fakir ve nihayetsiz düşmanları olan insan yüklendi. Lâkin bu yükün ağırlığını idrak edemedi. Öyle ki bazıları bu yükün varlığından bile habersizdi. Hayatını bad-ı heva (boşu boşuna) geçici lezzetler uğruna bilinçsizce harcadı. Ardından derin bir hüzün ve acıklı bir pişmanlık duygusu sarıverdi insanı. Kimisi yaptıklarının karşısında ‘Keşke toprak olsaydım!’ diye yakardı. Kimisi de ‘Elhamdülillah, biz Rabbimin buyruğunu yerine getirdik, O’na itaat eden kullar olduk.’ dedi. Tabi ahirette… Peki umut yok mu? Yeni bir fırsat yok mu? Yeni bir sayfa yok mu? Elbette var elhamdülillah. Cenâb-ı Hak sonsuz rahmet sahibidir. O, yarattıklarını çok sever ve onlara merhamet eder. Cenâb-ı Hakk’ın rahmetini suistimal etmedikçe umut var, fırsat var, yeni bir sayfa imkânı var. Ama sürekli hata yapıp Allah’ın rahmetine güvenmek tehlikeli bir tercihtir. Cenâb-ı Hak’kın rahmeti ile alay edercesine bir hal almak, rahmeti yerine gazabına müstahak ettirir.

“De ki: Ey nefisleri aleyhine israf etmiş kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidi kesmeyin! Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.” (Zümer

Sûresi: 53) İşte bu âyet-i kerime Allah’ın rahmetinden asla ümidimizi kesmememizi emrediyor. Eğer hâlâ yaşıyorsak, ölüm bize uğramamış ise; yepyeni, temiz bir sayfayı açabaliriz.

Umut, insanı hayatta tutan en büyük kuvvettir. Bütün güzellikler umut ışığı ile belirginleşir. Yeni bir başlangıcın şartı ve olmazsa olmazıdır, umut. Umut, hayatın kalbidir. Nasıl ki kalb, hayatın devamı için kan pompalıyorsa; umut da o hayatın kalbinin sürekli diri ve canlı olmasını sağlar. Umut, insan için oldukça büyük bir önem arz etmektedir. Onsuz bir hayat düşünülemez. Çünkü insan, umudunu yitirdiği an; bittiği andır. Çünkü umudun bittiği yerde hiçbir şey yeşermez. Âdeta solan yapraklar gibi bütün hayatlar solar. “Ye’is, mani’i herkemaldir.”3 Yani ümitsizlik her türlü gelişmeye engeldir. Ümitsizlik, insanı hayattan soğutur. Adeta hiç yaşamıyormuş hissi aşılar. Zehirli bir hava gibi bulunduğu atmosferi kirletir. Elhasıl: En büyük bahtiyarlık; geleceğe hakikatli bir gaye ile istikrar üzere yürümektir. Geçmiş elimizden çıktı, gelecek ise daha gelmemiş; o zaman hayatını yaşadığın an bil. Geçmişin elemleriyle müteellim olup, geleceğin endişesiyle hüzne boğulma. Bismillah, tevekkeltü Alellah diyelim ve yeni bir sayfa açarak her şeye yeniden başlayalım.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.