“YAĞACAKSIN”

Havadis Gazetesi - - NEWS - Kaleme Geldiği Gibi AHMET OKAN [email protected]

Önce ben gitmiştim sonra onlar geldiler Hıfzı, Taner ve Yalçın.

Önce ben oturmuştum masaya sonra onlar.

Hava sıcak, Hatta berbat,

Bu ne biçim haziran…

*** Turistler doluşmuştu Büyük Hana Türkçe konuşuyorlardı.

Hep birlikte oturduk Türkçe konuşuyorduk.

Hıfzı ve Taner Liseden arkadaşlarımdı çoktandır buluştuğumuz yoktu; Liseliler gibiydik yaşımıza bakmadan…

*** Arasta tenhaydı tenhalarda yürüdük başımda hasır şapka.

Arasta yangın yeri gibiydi doğrusu haberler de öyle.

Ama haberlere kulak verecek niyetimiz yoktu Lefkoşa sokaklarında Liseliler gibiydik…

*** Halbuki herkesin saçlarına aklar düşmüştü geride yığılan anılar peşimizde koştururken.

Şair “ömrümüz meçhullerden meçhullere akıyor” der meçhule gider gibiydik.

İster inanın ister inanmayın tek bir tanıdık yüz bile görmedik…

*** Ama doğrusu havamızdaydık Liseliler gibiydik.

Sanki masamızda okul çantalarımız vardı,

Sanki felsefe dersine birlikte çalışacaktık.

Ermu Sokağını sağ tarafımızda bırakarak Ayasofya’nın arkasına vardık güneş saati çoktan durmuştu…

*** Dünya kaynıyordu. İngiltere geceye AB ile yatmış,

Sabahleyin kalktığında AB’den çıkmıştı.

Bu garantördür Kıbrıs’ı birleştirmeye çalışan!

*** Atilla İlhan bir şiirinde şöyle der.

“kendi dünyamızda yabancılar gibiyiz

ya çok erken ya çok geç doğmadık mı sevgilim

buna rağmen mutluluğa inanıyoruz”

Konu aşksa arkadaşlara da söyledim:

Doğrusu ne çok erken, ne çok geç bahçede çiçekler çeşit çeşit açıyorsa…

*** Menü köfte, börülce ve çiçek dolmasıydı sandalyeler hasırdan.

Dolana dolana konu imama gelip dayandı lakin soframızda yeri yoktu masamızın tadı tuzu bozulmasın istedik. Lefkoşa sokaklarını konuşuyorduk Hıfzı Abdi Çavuş’tan çıkma.

O cinayet sokağını hatırlattım hani Tabak Hilmi’de bir Ağustos günü 1958’de.

Aynı şair şöyle diyordu:

Cinayeti kör bir balıkçı gördü

Ben gördüm kulaklarım gördü

Vapur kudurdu kuduz gibi böğürdü

Hiçbiriniz orada yoktunuz

*** Hıfzı Özdemir Güzeler bir şairdir.

Bana “Yağacaksın” adlı 1976’da yazdığı bir şiirini verdi. Bununla bitirelim: Tutup çekeceksin aydınlığı bir ucundan Çekeceksin Yoksa gün gelmez Elemle kıvrık bakışların doğrulmaz

Uzanıp koparamazsın çiçekleri

Koklayamazsın sonra

*

Dinle ellerini ayaklarını yüreğini

Bu kırık vuruşlar susar bir gün Çeperini yırtarsın Dinle

*

Dur şimdi dur Yarına keskin mi türkülerin Keskin mi Önce bile

*

Güven konaklayınca dağlarına

Ne bu gök nemsizdir

Ne bu toprak verimsiz

* Yağacaksın

(2016)

Newspapers in Turkish

Newspapers from Cyprus

© PressReader. All rights reserved.