ÇALUDAVEÖZGÜRGÜN’DEN ÖZÜRDİLENECEK…

Havadis Gazetesi - - NEWS - Kulis BAŞARAN DÜZGÜN [email protected]

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nda (Kıb-Tek) müdür şoförünün yasadışı bir şekilde aldığı yüz binlerce liralık ek mesainin belgelerini yayınladığımızda tüm partiler sus-pus olmuştu.

Bazı sivil toplum örgütlerinin dışında kimse de konuyla ilgilenmemişti.

“Usulsüzlüklerden arınmış şeffaf devlet yönetimi” diye her Allahın günü demeç patlatanlar her ne halse bunu sağlayacak “usulsüzlüklerle mücadele” konusunda pek tutuk davranırlar.

Hatta bazıları ortaya konulan belgeleri sorgulayıp konuyu değersizleştirmeye çalışır.

Veya zavallı şoför bu kadar deşifre edilir” mi denilip “vijdan” gösterisi yaparak konunun üstü örtülür.

Aradan uzun zaman geçti.

Konunun kısa bir özetini yapalım;

Müdür ve şoför, yayınlarımız üzerine “avukatımıza gerekli direktifleri verdik, mahkemelerde sürüneceksiniz” şeklindeki artık alıştığımız ve kanıksadığımız klasik tehditlerini savurdular. Partili militanlar ve tetikçiler devreye sokuldu ve “ama. UBP’ye zarar vermektir” saldırıları yapıldı.

Her dönemin aklı evelleri bizi “gündem saptırmakla” suçladı.

Hatta bu aklı evellerin akıl hocaları “Kıb-Tek yıpratılacak ve özelleştirilmesine çanak tutulacak” türünden beyin ishali teoriler bile ortaya attılar. Sonuçta ne oldu bilir misiniz?

Başbakanlık Denetleme Kurulu Kıb-Tek’e gidip bizim yayınladığımız belgelere ve daha fazlasına ulaştı.

Rapor hazırlayıp Başbakan’a sundu.

Başbakan raporla ilgili polis soruşturması yapılmasını istedi.

Soruşturma sonucunda savcılık müdür ve şoföre dava açtı.

Dava mahkemede görüşülme aşamasına gelmeden müdür ve şoför, yüz küsur bin lirayı gidip Kıb-Tek’e yatırdı ve böylece ek mesaide usulsüzlük yaptıklarını kabul etmiş oldular.

***

Bu örnek, yakın tarihte, yöneticilerin halkın parasını korumaya karar verdiklerinde neler yapabileceklerini anlatan en iyi örnektir.

Ve bu açıdan da halkta ciddi umutlar doğurmuştur.

Devletteki yolsuzluk ve usulsüzlüklerin hat safhada olduğunu artık kundaktaki çocuklar bile bilmektedir.

Ve bundan dolayıdır ki muhalefet partileri her seçim döneminde “yolsuzlukların üstüne gideceğiz, hepsinden hesap soracağız” demektedirler.

Fakat iktidara geldikten sonra her ne halse bu sözlerini unutmaktadırlar.

Kıb-Tek örneği verilen sözlerin unutulmadığını ve yolsuzlukların üzerine gidileceğini anlatan iyi bir örnekti ve beklenti yarattı.

Vatandaş “işte o günler de geldi” demeye başladı.

Fakat o kadar.

*** Vakıflarla ilgili sorduğumuz onlarca soruya yanıt alamadık.

Yönetenler yayınladığımız onlarca belgeyi görmezden geldiler.

Beklenen ve doğrusu olan Başbakanlık Denetleme Kurulu’nun devreye girmesi ve iddiaları araştırmasıydı.

En doğrusu da bu olurdu. Fakat işitiyorum ve hayretten hayrete düşüyorum ki Başbakan bu yayınlara şahsına yapılan bir saldırı olarak algılıyormuş.

“Havadis beni yıpratmaya çalışıyor” diyormuş.

Eğer öyleyse yazıklar oldun.

Boşuna umutlanmayalım.

“İşte şimdi yolsuzlar hapı yuttu” demeyelim boşuna. Daha birinci olaydan çark edilecekse ve bu düzen böyle sürüp gidecekse “fasulyenin yahnisi” sözünü tekrarlayalım ve işimize bakalım.

*** Yakın bir zamanda Çaluda ve Özgürgün’den de özür dilenecek.

Duyduğumda asla şaşırmayacağım…

Newspapers in Turkish

Newspapers from Cyprus

© PressReader. All rights reserved.