BM’LERBARIŞGÜCÜAYRILSINMI?

Havadis Gazetesi - - NEWS - Köşemden EŞREF ÇETİNEL [email protected]

Yaşadıklarımızla gördüklerimiz en büyük tanığımızdır.. Bu nedenle dışımızdan kimselerin bize Kıbrıs meselesini takdim etmesine gerek yoktur!

Aksine ama! Kıbrıs Türk halkını dikkate almadan 40 yıldır başta BM’ler olmak üzere bize sadece sorunu anlatmakla kalmıyorlar! Nasıl çözmemiz gerektiğini de dikte ediyorlar!

Kafalarına musallat olmuş tahta kurdu gibi beyinlerini oyan siyaset hokkabazlıklarında; hele de şu BM’ler… Şu BM’ler var ya!

Bırakın Kıbrıs siyasi sorununu, dünyada tek siyasi sorun yoktur ki “çözdüm” desin!

TABİ BM’lerin Kıbrıs’taki siyasi çözüm başarısızlığında bizdeki sesleri yüksek tonlarda çıktığı için etkili sanılan marjinal grupların da marifeti vardır!

Kimden öğrenmişlerse “asırlarca bu ülkede Türklerle Rumların barış içinde ve birlikte yaşadıkları” safsatasını uydurmuşlar!

Tabi bu sadece tüm adayı yutmak için “Enosisi” icat eden Güney’deki Rum’u değil; “ha demek bu halk asırlarca yan yana yaşadılardı da Türkiye gelip adayı bölerek bu bütünselliğe son verdi ki şimdi Kıbrıs halkları ayrılık acısıyla göz yaşı dökmektedirler” diyen BM’leri de etkilemekte!

GEL de bizimkilerin “kuyuya attıkları taşları” çıkar! BM’ler sekreteryasına anlat ki bu adada Osmanlı’dan beridir Türk Rum kardeşliği yoktur.

Sadece Rum’un adayı yutmak hayalinde “megali ideası” vardır. O “kardeşlik” lafları da adayı tümden yutmadan öncesi aparatifidir!

Vesselam “halkların kardeşliği” savunuculuğu çoktan dünyadaki siyaset mezarlığında yerini aldı ama BM’ler için Kıbrıs’ta devam etmekte!

…GELDİK Son dönemlerde BM’ler Barış Gücü’nün artık gitme vaktinin gelmesine!

Dünyada ne bir evde ne bir kentte ne bir ülkede bu kadar uzun “misafirlik” görülmedi, BM’ler askerlerinin Kıbrıs’taki uzun misafirliği kadar!

Hatta bu satırları yazarken bir yandan da aramızdan ayrılırlarsa üzüleceğimi düşündüm.

Kendilerine o kadar alıştıktı! Ki bu askerlere ait Mağusada’ki kampları da mahalleme komşudur ki Özersay onun için de “ne gereği var” diyerek kampın KKTC’ye devrini istediydi…

ŞİMDİ soralım: Barış gücü gitsin mi? Ki “askeri gitsin sivil birimi kalsın” deniyor da o zaman o “birimin” güvenliğinden kim sorumlu olacak?

Ki bir diğer bir sorun Türk ve Rum devletleri arasındaki “güvenliklerle” ilgili irtibatı kimin kuracağıdır? Birbirini tanımayan iki devletin “özel” sorunlarını araya sokuşturulan Sivil Toplum Örgütleri mi sağlayacak?

Kaldı ki son zamanlarda BM’lerin “yardımlarından” daha çok yararlanıyoruz..

Tutun ki o yardımların daha çok artırılması karşılığında, adayı terk etmeleri konusunda daha az muzırlık yapabileceğimizin sözünü verebiliriz!

Newspapers in Turkish

Newspapers from Cyprus

© PressReader. All rights reserved.