Örtülü ödenek bütce görüsmelerinde tartisma konusu oldu

Kıbrıs Postası - - Baş Sayfa -

Cumhurbaşkanlığı’nın örtülü ödenek kaleminin Sayıştay tarafından incelenmediğini ifade eden YDP’li vekil Arıklı, Cumhurbaşkanlığı’nın hem tanıtma, hem de örtülü ödenek kaleminin ciddi şekilde araştırılması gerektiğini söyledi. Bu kalemin genellikle istihbarat ve güvenlik konularında kullanılması amacıyla bütçede yer aldığına dikkat çeken Arıklı, Cumhurbaşkanı’nın hangi istihbarat ve güvenlik konusunda örtülü ödenek kullandığını sordu.

UBP Milletvekili ve Genel Sekreteri Oğuz da, örtülü ödenek konusuna dikkat çekerek, örtülü ödeneği tartışmaya açanın Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı olduğunu kaydetti. Örtülü ödeneğin, bugün hükümette olan siyasi parti başkanlarının gerekli veya gereksiz olduğu konusunda mutabık kalıp bir açıklama yapmaları önerisinde bulunan Oğuz, bu yapılırsa tartışmaların biteceğini kaydetti.

Hane halkına yardım adı altında verilen örtülü ödenek konusuna değinen Berova, bu konunun gündeme gelmesinin esas sebebinin CTP ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı olduğunu söyledi.

Örtülü ödenek konusuna da değinen Taçoy, bu paranın sadece hane halkına gitmediğini, görüşmecilere yapılan harcamalar için de kalemler bulunduğunu belirtti.

Vekillerin Cumhurbaşkanlığı bütçesi ile ilgili konuşmalarına değinen Akansoy, “Günün en anlamsız tartışması örtülü ödenek konusundaydı. Tabii ki örtülü ödenek olacak” dedi. Haber: Rahme ÇiftçioğluDoğuş Özokutan Çiftçioğlu

2018 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı’nı önceki gün görüşmeye başlayan Meclis Genel Kurulu’nda dün, 33 Milyon 487 Bin 300 TL’lik Cumhurbaşkanlığı, 28 Milyon 770 Bin 400 TL’lik Cumhuriyet Meclisi ve 139 Milyon 230 Bin 400 TL’lik Başbakanlık bütçeleri kabul edildi.

Kıbrıs Sorunu ve örtülü ödenek gibi konular gündeme getirildi

Meclis Genel Kurulu, bütçe görüşmelerinin ikinci gününde ilk olarak 33 milyon 487 bin 300 TL olarak öngörülen Cumhurbaşkanlığı bütçesini görüşüyor. Cumhurbaşkanlığı bütçesi üzerinde ilk konuşmayı UBP Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu yaptı.

Hasipoğlu, bütçeyle ilgili Cumhurbaşkanlığı’nın öneminin arttığına işaret ederek, hükümetin dış politikada ortak bir vizyonu olmadığını, bu sebeple müzakereler konusunda yetkili olan Cumhurbaşkanı’nın öneminin arttığını kaydetti.

Hasipoğlu, hükümetin gerek Kıbrıs konusu gerekse dış politika konusunda net bir politikası olmadığını ileri sürerek, bu iddiasını hükümet programında bu yönde tek bir ifade olmamasına dayandırdı.

Kıbrıs müzakerelerinde 2017 yılında çok önemli dönemeçler gerçekleştiğini anımsan Hasipoğlu, 2012 yılında BM Genel Sekreteri’nin yayımladığı rapora atıfta bulundu.

Müzakere sürecinde çok taraflı toplantıda Kıbrıs Türk tarafının harita sunmasını eleştiren Hasipoğlu, masadan kaçan Rum Lider Anastasiadis’in seçim sonrası BM Genel Sekreteri Guterres’in ortaya koyduğu çerçeve belgesiyle müzakerelere kaldığı yerden dönmeye hazır olduğunu söylediğini kaydetti ve Kıbrıs Türk tarafının bu çerçeve belgesiyle ilgili görüşünün ne olduğunu sordu.

Referandum tarihi veya sürecin çöktüğünün BM tarafından açıklanması

Bundan sonraki aşamaların ne olacağını, tekrar masaya oturulacaksa bir süre sınırı konması gerektiğini ifade eden Hasipoğlu, süre sonunda eğer bir çözüme ulaşılırsa referandum tarihi belirlenmesi, çözüme ulaşılamazsa da bu parametrelerde müzakere sürecinin çöktüğünün BM tarafından açıklanması gerektiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanlığı bütçesinde bazı kalemlerin arttığını ifade eden Hasipoğlu, bu konularda şeffaflık ve hesap verilebilirlik açısından bir izahat beklediklerini söyledi.

Cumhurbaşkanlığı’nın yetkilerinin Anayasa’da belli olduğunu ifade eden Hasipolu, halkın ve Meclis’in Cumhurbaşkanı’na müzakereleri en iyi şekilde yürütme ve halkın önünü açabilmek adına müzakereleri en iyi şekilde sonuçlandırma yetkisi verdiğini belirtti.

Hasipoğlu: “Artık başkanlık sistemi sorgulanmalı”

Ancak Kıbrıs konusunun geldiği aşama dikkate alınarak bu kadar büyük olan Cumhurbaşkanlığı bütçesinin sorgulanması gerektiğini ifade eden Hasipoğlu, müzakerelerde bir netice de alınamadığına göre artık başkanlık sisteminin sorgulanması gerektiğini vurguladı.

Oğuzhan Hasiopoğlu, Kapalı Maraş konusunda hükümet programında herhangi bir şey göremediğini belirterek, bu yönde herhangi bir adım atılmamasını da eleştirdi.

Arıklı: “Tanıtma ve örtülü ödenek ciddi şekilde araştırılmalı”

Cumhurbaşkanlığı’nın örtülü ödenek kaleminin Sayıştay tarafından incelenmediğini ifade eden Arıklı, Cumhurbaşkanlığı’nın hem tanıtma, hem de örtülü ödenek kaleminin ciddi şekilde araştırılması gerektiğini söyledi. Bu kalemin genellikle istihbarat ve güvenlik konularında kullanılması amacıyla bütçede yer aldığına dikkat çeken Arıklı, Cumhurbaşkanı’nın hangi istihbarat ve güvenlik konusunda örtülü ödenek kullandığını sordu.

Oğuz: “Örtülü ödenek konusunda hükümet açıklama yapsın”

UBP Milletvekili ve Genel Sekreteri Dursun Oğuz da, örtülü ödenek konusuna dikkat çekerek, örtülü ödeneği tartışmaya açanın Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı olduğunu kaydetti.

Örtülü ödeneğin, bugün hükümette olan siyasi parti başkanlarının gerekli veya gereksiz olduğu konusunda mutabık kalıp bir açıklama yapmaları önerisinde bulunan Oğuz, bu yapılırsa tartışmaların biteceğini kaydetti.

Tarihte ilk defa bir hükümetin Kıbrıs konusunda bir görüşü olmayacağına dikkat çeken Oğuz, “Siyasi parti olarak bir görüşümüz var ama bu koltuğa oturduk diye bu görüşten vazgeçtik diyorsunuz. Bize bu konuda eleştiri şansını siz verdiniz” dedi.

Oğuz, Kıbrıs konusunda bir siyasi boşluk olunca, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın da çok önemli iç konuları el alarak, bir hükümet kurdurttuğunu savundu.

Cumhurbaşkanı Akıncı’nın toprak konusunda 29,2 diyerek tarihe geçtiğini söyleyen Oğuz, Kıbrıslı Türklerin ise 29,2’yi verirken, karşılığında hiçbir kazanım elde etmediğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Akıncı Crans-Montana’ya siyasi partileri götürmeseydi, bugün bu kadar sessizlik olmayacağını, çok çatlak ses çıkacağını ifade eden Oğuz, haritaların karşılıksız verilmesini eleştirdi.

“Haritaların geri alındığını bir ay sonra öğrendik... Bu şeffaflıkla bağdaşmaz”

Haritaların gizlice geri alınmasının üzerinden bir ay geçtikten sonra öğrenilmesini eleştiren Oğuz, bunun şeffaflıkla bağdaşmadığını belirtti. Oğuz, toplumlararası görüşmelerin artık süreli olması gerektiği görüşünü dile getirdi. Oğuz, KKTC’ye dört elle sarılmak gerektiğini ve KKTC’nin geliştirilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

Berova: “Artık alternatif planlar yaratılmalı”

Daha sonra söz alan UBP

Milletvekili Özdemir Berova da, Kıbrıs sorunu ve müzakere kavramının 50 yıldır gündemde bulunduğuna dikkat çekti. Kıbrıslı Rumların, Kıbrıs’ın bir Helen adası olması düşüncesinden geri adım atmadıklarını belirten Berova, Kıbrıs Türkü’nün adada kalıcılığını sağlamak adına çok büyük mücadeleler verdiğini ve bu mücadele sonucunda KKTC’nin kurulduğunu anlattı. 1960’ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin hiç yaşatılamadığını anımsatan Berova, Kıbrıs konusunda yaşanan tarihsel sürece değindi.

Berova, bugüne kadar Kıbrıs konusunda hemen hemen her şeyin konuşulduğunu, ancak gelinen noktanın bir hiçlik olduğunu savundu.

Müzakere kavramının altının artık yavaş yavaş oyulduğunu ve tamamen kelimeden ibaret kaldığını ifade eden Berova, artık alternatif planların yaratılması gerektiğine dikkat çekti.

Hane halkına yardım adı altında verilen örtülü ödenek konusuna değinen Berova, bu konunun gündeme gelmesinin esas sebebinin CTP ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı olduğunu söyledi.

Taçoy: “İki kapı eş zamanlı açılacak diye söz verildiyse, bunun bu şekilde yapılması gerek”

Lefke -Aplıç ve Derinya kapısı konusuna değinen Taçoy, bir kapının şimdi açılması, bir kapının ise daha sonra açılması veya tek taraflı açılması gibi bir durumun söz konusu olamayacağını kaydetti.

İki kapı eş zamanlı açılacak diye söz verildiyse, bunun bu şekilde yapılması gerektiğini vurgulayan Taçoy, bu kapılara verilecek personel konusunda da bir çalışma olmadığına dikkat çekti.

Örtülü ödenek konusuna da değinen Taçoy, bu paranın sadece hane halkına gitmediğini, görüşmecilere yapılan harcamalar için de kalemler bulunduğunu belirtti.

Taçoy, bu gibi kalemler için izahat verilmesi gerekmediğini, ancak bunun için daha farklı düzenlemeler yapılabileceğini ifade ederek, Cumhurbaşkanı’nın yapacağı iç ve dış faaliyetlerde takipçi olacaklarını söyledi.

Çevre projesinin neticesinin ne olduğunu soran Taçoy, bu konuda araştırma yapacaklarını belirtti.

Akansoy: “Tabii ki örtülü ödenek olacak”

CTP Milletvekili Asım Akansoy da Genel Kurul’da söz aldı.

Bazı milletvekillerinin bugün Genel Kurulda yaptığı konuşmaları eleştiren, bunları hayretle dinlediğini söyleyen Akansoy, “Sarayönü’nü dünyanın merkezi sanıyoruz” dedi.

Vekillerin Cumhurbaşkanlığı bütçesi ile ilgili konuşmalarına da değinen Akansoy, “Günün en anlamsız tartışması örtülü ödenek konusundaydı. Tabii ki örtülü ödenek olacak” dedi.

Tatar: “Siz bizim Cumhurbaşkanımızsınız, dik durmanız gerek”

Tatar, kuzeydeki Türk devletinin mutlaka yaşaması gerektiğini söyleyerek, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’ya, “Siz bizim Cumhurbaşkanımızsınız, dik durmanız gerek, karşı taraftan iyi niyet göremezsiniz” ifadelerini kullandı.

Toros: “Türk tarafı bir adım önde”

Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi Başkanı, CTP milletvekili Fikri Toros da Cumhurbaşkanlığı bütçesi üzerine söz aldı.

Toros, Türk tarafının çözüm konusunda bir adım önde olduğunu, masasında yapıcı bir tutum gösterdiğini, barış dili kullandığını, bu nedenle önemli kazanımlar elde ettiğini belirterek, “Çözüme olan kararlık sürüyor. Sayın Akıncı’nın Cumhurbaşkanı seçilmesi bunun en yakın kanıtlarından biri” dedi.

Toros, “Bazı milletvekillerinin Kıbrıs konusunda ‘taviz verdik, karşılığını almadık, bu Rumlara yaradı’ konuşmaları da çok talihsiz. Bu görüşlerin gözden geçirilmesi gerek” şeklinde konuştu.

Angolemli: “Akıncı’nın çözüm yanlısı ve samimi olduğu görüldü”

TDP milletvekili Hüseyin Angolemli bütçe üzerine söz aldı. Hüseyin Angolemli, Crans-Montana’nın Kıbrıslı Türklerin önünü açtığını kaydederek, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın yapıcı tavrıyla dünya tarafından barıştan yana bir lider olarak tanındığını belirtti, “Sayın Akıncı’nın şahsiyetinde Kıbrıs Türk tarafının çözüm yanlısı ve samimi olduğu görüldü” dedi. Angolemli, “Masaya oturmak zorundayız. Masa kurulmalıdır” diye konuştu.

Denktaş: “Rum tarafının AB’ye girişi çözümü hızlandıracak vaadinde bulunuldu ama öyle olmadı”

Maliye Bakanı Serdar Denktaş, KKTC’nin ilanından sonra Meclis’ten yayımlanan bildiride KKTC’nin kurulmasının iki kesimli, iki toplumlu bir çözüme engel olmayacağının ifade edildiğini hatırlattı.

Kıbrıs Rum tarafının AB’ye çözüm olmadan girdiğini anımsatan Denktaş, o dönem AB’ye girişin çözümü hızlandırılacağı vaadinde bulunulduğunu ancak durumun öyle olmadığını belirtti.

Nami:“Yeni bir metodolojiye ihtiyaç olduğu görüldü… Küçümsenmemeli”

Tüm dünyanın müzakerelerin artık eskisi gibi devam edemeyeceği konusunda hemfikir bir noktaya geldiğini, yeni bir metodolojiye ihtiyaç olduğunu gördüğünü dile getiren Nami, dünyayı bu noktaya getirmenin kolay bir iş olmadığını, verilen mücadelenin küçümsenmemesi gerektiğini belirtti.

Töre: “Artık KKTC zamanıdır”

“Artık KKTC zamanıdır” diyen Töre, iki kesimli, iki toplumlu federasyon düşüncesinin son bulması gerektiğini savundu.

Tanınma için kararlılığa ihtiyaç olduğunu dile getiren Töre, bu konuda alınması gereken önlemler olduğunu vurguladı.

Töre konuşmasında, mücadele yıllarından da bahsetti.

Zorlu Töre, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın müzakerelerle ilgili kendilerini bilgilendirmediğini söyledi.

Zorlu Töre, milletvekillerini ve bakanları verdikleri milletvekili yeminine uymaya çağırarak, “Gelin KKTC’ye sahip çıkın, tuttuğunuz makamlar KKTC makamıdır” şeklinde konuştu.

Erhürman

Başbakan Tufan Erhürman da Arıklı’nın BRT yayının kesilmesi konusundaki ifadeleri üzerine BRT Müdürü’nü aradığını, kendisine verilen bilginin ana kumandadaki sigortadaki kesinti nedeniyle kesinti yaşandığı yönünde olduğunu açıkladı. Erhürman, BRT Müdürü’nün de Arıklı’yı arayarak gerekli bilgiyi vereceğini söyledi.

Erhürman, geçmişte kendi konuşmaları sırasında da birçok kez kesinti yaşandığını, kendilerine kimsenin bu şekilde bilgi vermediğini de belirtti.

Erhürman bu cevabı, Arıklı’nın “Tepkimiz sert olur” sözleri sonucu değil, devletin ciddiyeti dolayısıyla verdiğini anlattı.

Başbakan Tufan Erhürman, Töre’nin yemin konusundaki ifadelerine değinerek “Töre bize yemin dersi vermeye kalktı, kendisini hassaten bundan vazgeçmeye çağırırız yoksa bu seferki tepkimiz sert olacak” dedi.

Erhürman, Töre’nin yemininde uymadığı noktalar olduğunu kaydederek bir daha olursa hangi maddelere uymadığıyla ilgili ayrıntılı yanıt vereceğini dile getirdi.

Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanlığı bütçesi oy çokluğuyla kabul edildi.

Meclis bütçesine oy birliği

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda 28 milyon 770 bin 400 TL’lik Cumhuriyet Meclisi bütçesi oy birliğiyle kabul edildi.

Çavuşoğlu: “Hukukçu ve danışmana ihtiyaç var”

UBP Milletvekili Nazım Çavuşoğlu, Meclis Başkanlığı’nın oldukça önemli bir kurum olduğunu belirterek yasama mekanı olan Meclis’in performansına değindi.

Komitelerde çok sayıda hukukçuya ve danışmana ihtiyaç olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, Meclis performansının Meclis personeliyle ilişkili olduğunu dile getirdi.

Oğuz: “Geçiciler kadrolanmalı”

UBP Milletvekili Dursun Oğuz da konuşmasında önceki dönemde geçici personelin kadrolanması için hazırlanan yasanın en kısa sürede sonuçlandırılmasını istedi.

Amcaoğlu: “Geçicilerle ilgili süreç sonuçlanmalı”

UBP Milletvekili Olgun Amcaoğlu da geçicilerin kadrolanması konusuna siyasi kaygılarla bakılmamasını istedi.

Yasanın hazırlanması süreciyle ilgili bilgi veren Amcaoğlu, Meclis’in görevini yaparak yasayla ilgili süreci sonuçlandırmasını talep etti.

Amcaoğlu, Hukuk Komisyonu’nun hayata geçirilmesi için gerekli hassasiyetin gösterilmesini de istedi.

Uluçay: “Dış ilişkiler daha da etkinleşecek”

Meclis Başkanı Teberrüken Uluçay, Cumhuriyet Meclisi’nin önceki dönemdeki faaliyetlerini sıraladı.

Sibel Siber’in başkanlığı döneminde Meclis salonunun yenilendiğini, İdari İşler Komitesi çalışma odasının tadil edildiğini, Meclis web sayfasının yenilendiğini dile getiren Uluçay, yapılan diğer faaliyetleri aktardı.

Uluçay, Arıklı’nın Meclis TV’deki kesintiyle ilgili sorusuna cevaben, “Meclis’te bugüne kadar sansür uygulanmamıştır. Bugünden sonra da uygulanmayacaktır” dedi.

Bütçe görüşmelerinde Meclis’in temposunun komitenin temposuyla paralel bir seyir arz ettiğini dile getiren Uluçay, 2018 bütçesini hızlı şekilde tamamlamak için ortaya konan takvime işaret etti.

Yeni dönemde yasama faaliyetlerinin etkinleştirilmesini öngördüklerini anlatan Uluçay, Meclis’in dış ilişkilerinin daha da etkinleşmesine önem verdiklerini kaydetti.

Uluçay, personelin görev ve yetkilerinin belirlenmesi konusu, Hukuk Komisyonu ve geçicilerin kadrolamasını öngören yasayla ilgili çalışma yürüteceklerini de söyledi.

Denktaş: “Örtülü ödeneğin nerede kullanıldığı açıklanamaz, tartışmaktan vazgeçin”

Son konuşmayı yapan Maliye Bakanı Serdar Denktaş ise Meclis’te seyirci bölümüyle Genel Kurul salonunu ayıran cam panonun renginin koyulaştırılmasını ve alçaltılmasını istedi.

Denktaş, ayrıca bütçe görüşmeleri için yeni bir sistem kurulmasını, sabah belirli bir saate kadar herkesin konuşma yapmasını ardından belirli bir saatte oylama yapılmasını, böylece çok geç saatlere kadar görüşmenin sürmemesini önerdi.

Denktaş, Cumhurbaşkanlığı bütçesinde yer alan örtülü ödeneğin Maliye Bakanlığı’nın kontrolü altında olduğunu ancak nerede kullanıldığının açıklanamayacağını söyledi.

Örtülü ödeneğin tartışılmasının doğru olmadığını anlatan Denktaş, özellikle Cumhurbaşkanlığı örtülü ödeneğinin tartışılmasından vazgeçilmesini istedi.

Konuşmaların ardından Cumhuriyet Meclisi bütçesi oy birliğiyle kabul edildi ve Başbakanlık bütçesinin görüşülmesine geçildi.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Cyprus

© PressReader. All rights reserved.