“Doğal Afet” demeyin, bozuluyorum

Kıbrıs Postası - - Baş Sayfa - Rasıh Reşat

Polis yaptığı duyurularda, Ciklos mevkiinde görüş mesafesinin 1 metreye kadar düştüğünü açıklayıp, sürücülerin dikkatli olmasını öğütlerken ciddi miydi? 1 Metre önünü göremeyen yaya bile bir adım ileriye gidemezken, araç sürücüsünü dikkatli olmak konusunda uyarmak neyin nesi?

*

Tam iki yıl önce Dağ Yolu’nda başka genç fidanlarımızı yitirirken, şimdi bir koltuğun bekçiliğini yapan eski bir meslektaşım, o dönemin Ulaştırma Bakanlığı’nı eleştirmek için şöyle bir paylaşım yapmıştı: “Bazı sıkıntılar = insanlar ölüyor... İşiniz gücünüz laf!” Ne bileyim hatırlatmak istedim sadece.

* Başbakan, basın toplantısı sırasında onu kızdırmak niyetiyle sormadığım soruya bayağı kızıp, tepkili yanıt verdi. Sadece bu genç kardeşlerimizin ölümleri ile ilgili ihmal olup olmadığının araştırılmasının yapılıp yapılmayacağını sordum. Bu elim olayı doğal afet veya kaza deyip bir kenara koyup yolumuza devam edip etmeyeceğimizi sormuştum. Kızacak bir şey yoktu.

*

Son yıllarda her yağmur düştüğünde görmeye alıştığımız manzaralar karşısında dikkat ederseniz aynı insanlar mağdur oluyor. Onları ziyaret edip geçmiş olsun dileklerini iletenler değişiyor sadece.

*

Kudret Özersay yaşanan sel felaketi ile ilgili açıklamasının içine bir de siyasi mesaj sıkıştırmayı başardı ya helal olsun. Sanki Ciklos’a gökdelen yapıldı da o nedenle sel olmuş gibi emirname konusunda ne kadar haklı olduklarını ifade etmeye çalışması en hafifinden çok şık olmadı.

*

Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan su birikintisi nedeniyle gençlerin içinde bulunduğu aracın kayıp düştüğünü ifade etmiş bir açıklamasında. Ondan daha iyi bilecek halimiz yok elbette. Ancak Sayın Bakan, Ciklos’taki yol üzerindeki aydınlatmaların neden yanmadığı konusunda bizi aydınlatırsa memnun oluruz. Vazgeçtim bizi aydınlatmasın, yolu aydınlatsın yeter.

*

Başbakan dayanışma ve fedakârlık çağrısı yaptı. Anladığım kadarıyla insanların özel mülklerinden feragat edip dere ıslahı ya da kanal açılması konusunu kastetti. Benim aklım ermez ama Sayın Başbakan derhal bir yasa tasarısı ile bu işi vatandaşın insafından ya da bonkörlüğünden kurtarıp, kamu yararı söz konusu olunca devletin devlet olduğunu hissettirmesi gerekecek.

*

Başbakanlık önündeki eylem ne gün yapılacak. “Ankara elini yakamdan çek” pankartları ne zaman açılacak. Kamu görevlileri bir kamu binası olan Başbakanlık binasına ne zaman zarar verecek. Polis ile ne zaman çatışacak.

*

Bu hafta uzmanlara çok işi düşecek. Televizyon televizyon gezip, nasıl oldu, neden oldu diye anlatacaklar. Tabi güneş açıp toprak kuruyana kadar. Sonra bu uzmanları yine bir kenara itip şova geri döneceğiz. Sonra seçim gelecek ve felaketzedeleri ziyaret edip geçmiş olsun diyecek yeni bir ekip koltuklara oturacak.

*

Yaşanan felaketin doğal afet diye nitelendirilmesine biraz bozuluyorum doğrusu. Buna “tedbirsizliğimiz nedeniyle baş edemeyeceğimiz kadar yağmur yağdı” desek daha doğru. Uçak ulaşımı ya da deniz ulaşımının etkilenmediği bir durumdan doğal afet demek çok doğal durmuyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Cyprus

© PressReader. All rights reserved.