Henüz nişanlıydılar

•Ciklos mevkiinde hayatını kaybeden gençlerin Dikmenli olduklarını öğrendim. Bunu başkana sorduğumda doğruladı. Dikmen’de büyüdüğüm için ölen gençlerin bir tanesinin ailesini de yakinen tanıyordum.

Kıbrıs Postası - - Baş Sayfa - Gökhan Altıner

•Ölen gençlerin yaşının küçük olduğunu ve ikisinin henüz nişanlı olduklarını öğrendim. Dikmen Belediye Başkanı Yüksel Çelebi dâhil kimsenin ağzını bıçak açmıyordu. Herkesin yüzü asıktı. Dikmen bir gece de iki büyük felaket yaşamıştı. Aşırı yağmurdan dolayı hem köy darmadağın olmuş hem de dört gencini kaybetmişti. Tek kelimeyle felaket ve dram Dikmen’in üstüne çökmüştü.

Bazen felaket sizden uzaktadır ve bir yerlerde kötü şeyler olurken bunu hiç hissetmeyebilirsiniz. Hatta hissetmediğiniz için umurunuz dahi olmaz. Bir yerlerde kötü bir şeyler olurken bunu tahmin etseniz dahi ihtimal vermezsiniz.

Bir gazeteci olarak olayların her zaman içinde oldum. Birçok kaza ve ölüme birçok insandan önce tanık oldum. Hafızamı yokladığımda geriye sadece belli izler kalıyor ama hiç birini unutmuyorsunuz.

Önceki gece şiddetli şekilde yağan yağmur aslında hiç Lefkoşa’ya uğramamıştı. Birkaç gün önce şiddetli yağmurdan nasibini almıştı belki Lefkoşa. Önceki gece yağan yağmur da aslında bunun bir devamıydı tüm Lefkoşalılar için.

Ancak akşam saat altıyı devirdiğinde ülke geneli için öyle olmadığı ortaya çıktı. Klasik bir durum olan önce Lefkoşa-Girne anayolu kapandı. Alışık olduğumuz bir gelişmeydi, kimse önemsemedi, sonrasında Ciklos mevkiinde ciddi tıkanıklık ve sel baskını olduğu açıklandı, ardından tüm ülke genelinde bir bir yollar kapandı.

Hala Lefkoşa hafif orta şiddetle bir yağmurla ıslanıyordu. Gece saatlerine doğru Dikmen önemli bir yağmur felaketi yaşadı.

Dikmen Belediye Başkanı Yüksel Çelebi ile telefonda konuştuğumda “Dikmen diye bir şey kalmadı, ne yatırım yaptıysak hepsi gitti” sözleriyle yaşanan felaketi özetlemişti.

Gün doğup da ortalık aydınlandığında bilanço tahmin edilenin çok ötesindeydi.

Sabah gözlerimi açar açmaz ilk yaptığım şey Kıbrıs Postası haber sitesine bakmaktır, dün sabah da öyle yaptım. Meslektaşlarım selden ötürü bir kişinin hayatını kaybettiğinin haberini geçmişlerdi.

Saatler ilerledikçe korkunç tablo ortaya çıkmıştı. Dört genç ciklosdan araçlarıyla uçuruma yuvarlanmış ve muhtemelen ölmüşlerdi.

Zaman geçtikçe hızla ölü sayısı arttı ve dört kişinin öldüğü ancak biri hariç üç kişinin cesedine ulaşıldığı bilgisi geldi.

Gazeteciliğin verdiği soğukkanlılıkla neler olup bittiğini elimizin kolumuzun ulaştığı tüm yerlere uzanarak öğrenmeye çalıştık ve öğrendik. Sabah Kıbrıs Postası’ndaki canlı yayınımın ardından hemen Dikmen’in yolunu tuttum. Köye vardığımda Başkanı buldum, tüm basın oradaydı ve tek kelimeyle felakete şahit oldum.

Yüksel başkanın morali hayli bozuktu. Başkanın aracına bindik ve köyü gezdik, köyün her yeri sel baskınından nasibini almıştı. Köprüler yıkılmış, çökmüş, asfalt yollar birçok yerden iki ayrılmış, deyim yerindeyse zeminden yukarı kalkmıştı.

Başkan dertliydi; yaptığı o kadar iş boşa gitmişti.

Henüz nişanlıydılar

Köye vardığımda elime bir bilgi ulaştı. Ciklos mevkiinde hayatını kaybeden gençlerin Dikmenli olduklarını öğrendim. Bunu başkana sorduğumda doğruladı. Dikmen’de büyüdüğüm için ölen gençlerin bir tanesinin ailesini de yakinen tanıyordum.

Ölen gençlerin yaşının küçük olduğunu ve ikisinin henüz nişanlı olduklarını öğrendim.

Dikmen Belediye Başkanı Yüksel Çelebi dâhil kimsenin ağzını bıçak açmıyordu. Herkesin yüzü asıktı. Dikmen bir gece de iki büyük felaket yaşamıştı. Aşırı yağmurdan dolayı hem köy darmadağın olmuş hem de dört gencini kaybetmişti.

Tek kelimeyle felaket ve dram Dikmen’in üstüne çökmüştü.

Her ne kadar gazeteci olsanız da her ne kadar ölüm kelimesi sözlüğünüz de alışık olduğunu bir kelime olsa da ölüme yakından bakmak ve insanların kahrolduğunu görmek sizi derinden üzüyor.

Üç gencin kimliği belirlendi, dördüncü gencin cesedine henüz ulaşamadılar. Aşırı yağmurdan dolayı bugün Doğancı göledinden çıkarmaya çalışacaklar.

Dağdan sel olup aktı

Dikmen de yaşanan felaket akıl alır gibi değildi. Dikmen dağın eteğinde bir köy. nasıl oldu da dağ da biriken suyu dağdaki toprak çekmedi ve 170 kg su köyün üstüne aktı.

Dağdan o kadar çok taş geldi ki köyün içine şaşarsınız. O taşlarla belediye bir kale yapabilir.

Bu yazıyı kaleme alırken dün gerçekleşmesi beklenen felaketin olmayacağı bilgisi ulaştı bana. Hava kapalı. Gelin görün ki hava radarları gecenin, bugünün ve yarının oldukça yağışlı geçeceğini gösteriyor.

Umarım felaket yaşanmaz.

Asıl sorun ne biliyor musunuz?

Bu hava tekrarlanacak, aşırı yağmur dolu bulutlar yine Kıbrıs’ın üzerine gelecek ve biz buna hazır değiliz.

Bakalım kaç ev mahvolacak kaç insan hayatını kaybedecek.

Hükümet mazeret yerine ne çareler üretecek ödeyerek öğreneceğiz!

Newspapers in Turkish

Newspapers from Cyprus

© PressReader. All rights reserved.