Madalya mı verecektiniz?

Kıbrıs Postası - - Yorum - Pandoranın Kutusu Serhat İncirli @incirli.serhat [email protected]

Hani bazen salon milliyetçilerine övgüler düzeriz ya... Hani bazen kendi kendimize ödüller, madalyalar da veririz ya...

Hani bazen Lefkoşa, Girne, Mağusa’da, özel günler düzenleyip, birbirimize yalakalıklar sallarız ya... Ve bu özel günlerde, sadece kuaföre verdiğimiz parayla, o gün topladığımız yardım parasının, mesela diyorum, on katını harcarız ya...

Hani, hiç çalışmadan, günü dedikoduyla, lüks alış veriş saçmalıklarıyla da geçiririz ya...

-*-*Hani,

işte bunları düşündüğümde; çoğu zaman aklıma gelen ülkem kadınlarından biridir Rasihaba...

Rasiha Köycü diye dün cenaze ilanını gördüm gazetede...

12 Ocak 2019 Cumartesi ölmüş; dün toprağa verilecekti...

İlanı gördüğümde çok geçti...

Ve Kıbrıs’ın Avrupa yakasındaydım... Dönsem yetişir miydim? Yetişirdim belki ama dönemedim ve dönemediğim için de üzgünüm.

-*-*Son

görev yapılmalıydı bu kadına...

Evet, Rasiha Köycü... Merhum eşi, eski muhtarımız Halit Köycü ile birlikte, bu ülkeye hizmetlerinin bedelini kimse ödeyemez...

Karşılığı yoktur zaten o karşılığı hiç beklemediler...

-*-*Limnidi’nin,

Yeşilırmak’ın mücahit kadını; mücahidesi... Hayatı boyunca hep çalışan, 90’lık bir dev çınar...

Köy sevgisinin, toprak sevgisinin örneği...

“Anne nedir?” sorusunun yanıtı...

“Kıbrıslılar tembeldir” iddiasını savunanların yüzüne vurulabilecek en büyük tokat...

-*-*Bazı

insanlar ölür; arkalarından her türlü yalakalık yapılır...

Rasihaba onlardan değildi.

Bazı insanlar ölür; toplasanız ülkenizin bütün madalyalarını, hizmetini ödeyemezsiniz... Rasihaba onlardandı... Allah rahmet eylesin... Evlatlarına, torunlarına, torun çocuklarına ve tüm Yeşilırmak’a başsağlığı dilerim... savunduğundan eminim... 1974’te bu sağlandı. Ama 1974 sonrası Denktaş’tan, kurduğu düzenden, “çok iyi yani olumlu bir şekilde” bahsetmek; kanımca doğru olmayacaktır.

-*-*Çünkü

1974 sonrası kurulan düzen, yukarıda da söylediğimiz gibi gerçek bir belirsizliktir.

1974’teki askeri zafer; ekonomik, sosyal, kültürel, sportif ve diğer alanlarda tam bir fiyasko ile sonlanmıştır.

-*-*Allah

rahmet eylesin... Arkasından konuşulmasına gerek yok...

Yukarıda yazdıklarımı, hayattayken de yazdığım için yinelediğim inancındayım...

-*-*Denktaş’ın

yaşamının, en sağlıklı bir şekilde tartışılması gerekir. Yağcılığa kaçmadan. Ve her açıdan...

-*-*Çok

katı eleştirdiğim yönleri vardı...

“Fotoğrafçı Rauf dayı” diye bahsederdim...

Türkiye’deki ağır köşe yazarlarına, “toplumumda benle dalga geçen çocuklar türedi” diye şikayet etmişti. Bazı köşe yazarları da o yıllarda, Annan Planı’nı destekleyenlerden yanaydı; “... zararsız, zarif espri” falan demişlerdi.

“Bak şişko, seni destekliyorlar” demişti bir gün...

Bir gün de, “... Seni gördüğüm zaman çok mutlu oluyorum” demişti...

Şaşırmış ama bir yandan da “sevinmiştim” açıkçası... Hoşuma gitmişti... “Neden seviniyorsunuz efendim?” diye hafif kibarca sormuştum; çünkü, kızabilirdi... Ve kızardı da... Otoritesini asla tartışmam...

Neyse, “yok canım seni sevdiğimden filan değil, benden başka şişkolar da olduğu için” demişti...

Newspapers in Turkish

Newspapers from Cyprus

© PressReader. All rights reserved.