KKTC adı gibi en özel

Kıbrıs Postası - - Baş Sayfa - Vatan Mehmet

Mutluluk bir duygu hali değil… Öyle varsayanlar bunu çoğunlukla “hazla” karıştırıyor ve bu nedenle mutluluğu bazı anlar ve zamanlarla değerlendiriyor.

Mutluluk bir “karakterdir”. Yani değişmez.

Mutlu karakter, ne kazandığına sevinir mesela…

Ne de kaybettiğine… Çünkü kendinde rubibiyyet vehmeden insan dünyaya “alacaklı” gelmiyor.

Her bakımdan “borçlu” doğuyor… Mutlu karakter her halükarda mutludur ve haz peşinde koşmaya ihtiyacı yoktur.

**

Bu işin bireye dair psikoloji-felsefesi…

Ülkeler için uygulanan mutluluk endekslerinin kriterleri böyle değil…

Liste, kişi başına düşen gayri safi yurtiçi hâsıla, sosyal destek, sağlıklı ömür beklentisi, yaşam tercihlerini yapabilme özgürlüğü, cömertlik, yolsuzluk algısı gibi kriterlerden oluşuyor.

BM’nin hazırladığı Mutluluk Endeksi’nin ilk 5’inde Finlandiya, Norveç Danimarka, İzlanda ve İsviçre yer alıyor…

Devamla Hollanda, Kanada, Yeni Zelanda, İsveç ve Avustralya takip etmiş.

KKTC ise Rusya'yı geçerek 58'inci sırada yer almış.

Yani pusulaya göre Kuzeyliler genel olarak mutlu. Tartışılır bir şey bu…

**

Ama ülkemizle ilgili olan asıl enteresan konu bu değil…

Tuhaf ve analize muhtaç olan “güvenlik” konusu ve boyutları…

Value Penguin 106 ülke kapsamında yaptığı araştırmasına göre Güney Kıbrıs, dünyada nüfusu 5 milyonun altında olan ülkeler kategorisinde “en güvenli” ülke...

Biz onlardan çok çok daha iyiyiz. Zaten altı üstü beş yüz bin kişiyiz.

Bazen izole olmak, bireysel ve uluslararası negatif olaylardan koruyor. Akdeniz’in ortasında devam eden göçmen krizini bu nedenle hissetmiyoruz…

100-200 deniz mili ötede süren savaşlardan haberdar olmak bir yana, etrafımızdaki savaş gemilerini bile algılamıyoruz.

Kapalı kutuyuz.

Yatırım için değil belki ama yaşantı için KKTC, Güney Kıbrıs’tan çok çok daha güvenli…

2019’da hala süren pasaportsuz geçişlere rağmen “biz kapılarımız açık uyurduk, ne oldu bize” yakınması bunun en belirgin örneği…

Otomobillerin kapısını açık unutmak hala uykuyu kaçıran bir şey değil ama...

Yirmi milletten yüz bin öğrenci var… Dört mevsim yirmi dört saat sokaktalar…

Kapkaç, taciz yok.

Hiç boşalmayan eğlence mekânlarında bunca sarhoşluk içinde bıçaklanma ağır kavga gibi suçlar da yok…

Gasp, kundaklama suçları nâdir. Soygun kırk yılda bir. Cinayet varsa memlekette 3-4 gün manşet haber olabilecek sesi getiriyor.

Çünkü ciddi bir adli mesele yok. Ufacık bir arbedenin bile günlerce konuşulduğu doğru Kıbrıs’ta…

Bu hadiselerin arttığından yakınmak da biraz komik duruyor.

Çünkü bunu başka hangi ülke ile kıyaslasak tablo ortada.

**

Başında işaret ettiğimiz asıl tuhaf olan şey ise, bireysel ve toplumsal alanda gözlemlenebilecek suçların azlığına mukâbil “uluslararası organize suçlar” bakımından ülkemiz dünya çapında…

Hatta ciddi bir üs.

Bütün numuneler var. Mesela kara para aklama… Tüm ciddi raporlarda hatırı sayılır yerimiz var.

Vergi operasyonları... Hâkeza. Sınır ihlalleri, hava sahası gevşeklikleri…

Güney’de suç organize edenler bile ailesini kuzeye emanet ediyor.

Ya başkasının toprağı üzerinden mal, arazi gasp etme? Uluslararası çapta dik alası bizde. Yine Eski eser kaçırma… Bu konuda da göbek taşı gibiyiz. Dünya uyuşturucu trafiğinde ise anlamlı bir geçiş noktasındayız. Üstelik çok güvenli!

Bu en çok üstü alenen ört bas edilen bir başka uluslararası organize suç…

Limanlarımız cidden meçhul yerler.

Yetti mi?

Her türlü yer altı örgütlenme… Silahsızı, silahlısı…

Her çeşit terör örgütlerinin, uluslararası istihbarat servislerinin beşinci kol faaliyetleri…

Uluslararası dinleme, takip operasyonları.

Uluslararası siber suçlar için de pek müsaidiz.

Sanal bahis ve sair…

Çok örnek var.

Hepsi de ciddi.

Bireysel ve toplumsal suçlarda en güvenli, uluslararası organize suçlarda ise şaşırtıcıyız.

Dünyada bunun bu şekilde gözlemlenebildiği bir başka ülke yok. KKTC, adı gibi en özel!

Newspapers in Turkish

Newspapers from Cyprus

© PressReader. All rights reserved.