Zaman akýmý..

Akdeniz Haber - - IIk Sayfa - Avni Gelendost avnigelendost@hotmail.com

2012 yýlýný da nerede ise geride býrakmak üzereyiz.. Günahý ile sevabý ile güle güle dememize az kaldý. Hani hep yazýyorum ya su gibi akýp gidiyor zaman diye. Vallada öyle bakýn Eylül ayýný bitirmek üzereyiz. Dün gibi deðil mi?.. Bu gidiþle 2012'yide uðurlamaya az kaldý.. Bugün bir kaç hisseden kýssa ile yüreðimiz rahatlasýn ne dersiniz?.. Nasýl olsa zaman denilen mefhum akýp gidiyor elimizin altýndan. Hem de su gibi.. ******** "Adam berberin önüne oturmuþ, týraþ olacak. Sormuþ: "Berber" demiþ, "Benim saçým siyah mý, beyaz mý?" Berber þöyle bir bakmýþ, "Biraz sabret" demiþ, "Þimdi kesip önüne düþtüðü de ne olduðunu görürsün..." Hadi biz böyle bir gün de olsa kuralý bozmayalým, kýssalarýmýza bakalým... ****** "Ýmam Temel Almanya´ da dýþ görevde bulunuyormuþ. Pontuslu papaz Yorgo ile gurbet elde sýký bir dostluk kurmuþ. Birbirinden hiç gizli-saklý þeyleri yokmuþ. Bir gün Yorgo bizimkine sormuþ: "Sen hiç dinine aykýrý bir þey yaptýn mý? Temel ýkýnmýþ sýkýnmýþ, sonunda itiraf etmiþ: "Valla, bir keresinde domuz etu yemuþ idum. " Bu kez Temel sormuþ: "Þimdu da sen söyle bakalým. Sen ne haltlar yemuþ idun?" Yorgo da biraz sýkýntýlý anlardan sonra açýklamýþ: "Bizim bakir olmamýz gerekiyor. Ama bir kez bir kadýnla yattým." Temel bu yanýtý alýnca arkadaþýnýn kulaðýna eðilmiþ: "Erkekçe söyle þimdi... Domuzdan daha lezzetliydu deðil mu?.." ****** "Papaz vaaz verirken gürlüyor: "Sizi bu kahrolasýca sigaraya karþý uyarýyorum. Peþinden içki bardaðýna sarýlýr, sonra da kýzlarla yataða girme günahýna saplanýrsýnýz..," Dinleyicilerden bir genç adam atýlmýþ: "Bu sigaranýn markasý nedir?" ****** "Çocuklar sokakta oturmuþlar, ellerinde bir top, baðýra çaðýra konuþuyorlarmýþ. Yoldan geçen bir politikacý sormuþ: "Ne var, ne oluyor, neden baðýrýyorsunuz?" "Amca, bir top bulduk, kim en büyük yalaný söylerse top onun olacak." Politikacý kýzmýþ: "Utanýyor musunuz, ben sizin yaþýnýzdayken yalan söylemeyi düþünmezdim bile" Çocuklar: "Yaþa amca, sen kazandýn, top senin..." ****** "Kýrk yaþlarýna geldiði halde hala evlenmemiþ olan Bektaþi'ye sorarlar: "Baba efendi, hamdolsun sýhhatin, halin vaktin yerinde. Ýhtiyar da deðilsin. Böyle bekar kalmanýn sebebi nedir?" "Azizim, þöyle etrafýma bakýyorum da, ne kocasý olmayý isteyeceðim bir kadýn, ne de babasý olmayý isteyeceðim bir çocuk göremiyorum..." *** "Pejmürde halde yaþayan Bektaþi'nin üstü baþý ve sarýðý kir içindeymiþ. Bir gün çevresindekiler Bektaþi'ye sormuþlar: "Baba sen neden sarýðýný yýkamýyorsun?" Bektaþi, "Yine kirlenecek" diye cevap vermiþ. "Yine yýkarsýn." "Yine kirlenecek." "Baba sen de yine yýkarsýn" dediklerinde Bektaþi dayanamamýþ: "Ýyi de arkadaþlar, ben bu dünyaya sarýk yýkamaya gelmedim ki..." ******* Haydi Kalýn saðlýcakla.. Her þey yüreðinize göre olsun..

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.