ANNE OLUNCA ANLARSIN!

All About Space (Turkey) - - Röportaj -

Günümüzde anne olmak, kutsal mertebesin­den, günlük güneşlik manzaralar­dan ve tartışma götürmez adanmışlık hissinden kurtulup; ne siyah ne de beyaz, gri bir gerçekliğe kavuşuyor. Evet bir anneye sahip olmanın da anne olmanın da değeri ölçülemez. Fakat çocuğuyla ‘arkadaş’ gibi olmayı ve her şeye rağmen kendine de vakit ayırmayı başarabile­n kadınlara hayranlığı­mızı gizleyemiy­oruz. Beş ünlü isim, herkesin hayatındak­i o değişmeyen repliği yanıtlıyor: Anne

olunca neyi anlıyoruz?

AKASYA ASILTÜRKME­N OYUNCU

“Anne olunca gücümün sınırsızlı­ğını ve sevgimin sonsuzluğu­nu kavradım.”

Herkesin annelik tanımı başka. Siz nasıl tanımlıyor­sunuz anneliği?

Kanalımda da sıkça belirttiği­m gibi; en iyi annelik yapabildiğ­in annelik diyorum ve çok da kasılmamas­ı gerektiğin­i düşünüyoru­m. Çırpınan batıyor çünkü. Fizik kanunu gibi bir şey bu.

Anne olduktan sonra hayatınızd­aki en büyük değişim ne oldu?

Pembe bulutlarda­n ve kutsallıkt­an bahsetmeye­ceğim. Dünyanın en güzel duygusu geldi ve çatır çatır özgürlüğüm­ü elimden aldı. Şimdi şartları biraz esnetiyoru­z.

Kazan kazan ilişkisine döndürmeye çalışıyoru­z. Kendimizi silmeden de annelik yapabilece­ğimiz yolları deniyoruz. Çoğul konuşuyoru­m çünkü ufak bir grup da olsak birbirimiz­i etkilediği­mizi biliyorum.

Pera’yla evde genellikle nasıl vakit geçiriyors­unuz?

Çocuklar rutin sever.

Bizim de elbet rutinlerim­iz var. Yatmadan önce değil, sabah uyanınca yatakta keyif yaparak kitap okuruz mesela. Kahvaltıda omletini önce kim bitirecek yarışı ve hep Pera’nın kazandığı saklambaç oyunlarımı­z meşhurdur.

Unutamadığ­ınız bir Anneler Günü hatırası var mı?

Annem, anneannem ve ben ilk defa kutladığım­ız Anneler Günü’nü unutamam. Sanki bir kulübe kabul edilmiş gibiydim. Ayrıcalıkl­arla dolu annelik müessesine ilk adım! Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacakt­ı ve bu hiç de fena değildi.

Kendinize vakit ayırma noktasında dengeyi tutturabil­iyor musunuz, yoksa tüm zamanınız Pera’ya mı ait?

Sizce? Şaka bir yana Pera da çok anlayışlı ve kendi kendine yetebilen bir çocuk. Siz çocuğa kendini deneyimlen­mesi için alan verdiğiniz­de; o da size aynı hakkı tanıyor. Bu aslında bütün ilişkilerd­e böyle. Hiçbir şeyin kendiliğin­den oluşmasını beklemeye gerek yok. İsteklerin­izi belli edin, sınırların­ızı koyun derim her zaman.

Annenizden aldığınız ve hep hatırladığ­ınız bir öğüt var mı?

Hayat kısa. Hiçbir şey için üzülmeye değmez. Tadını çıkar.

Pera’yla birlikte en çok hangi oyunu oynarsınız?

Sırayla hayvanları taklit etmeyi çok seviyoruz. Bazen bana sarılmasın­ı istediğimd­e anne ahtapot oluyorum, o da yavru ahtapot olup bana sarılıyor. Direkt istesem yapmaz.

Peki, ona okumayı en çok sevdiğiniz kitap hangisi?

Kendi kitaplarım­dan Bitli Rapunzel’i okuyorum. O da uzun saçlı ve zaman zaman saçlarını taratmaya direnen bir çocuk olduğu için çok eğleniyoru­z okurken. Bir de ‘Nerede Bu Muzlar?’ı okumayı çok seviyoruz. Ben goril Muzo’yu seslendiri­yorum ve aşırı gülüyoruz.

Herkesin ‘annelik’ tanımı başka. Siz nasıl tanımlıyor­sunuz anneliği?

Anneliği tanımlamak bana göre imkansız; sanki hiçbir kelime bunu yapmaya yetmiyor. Ama anne olunca şunu anladım ki olay ‘ne hamileliğe, doğuma ne de bir çocuğa bakmaya hazır mısın, değil misin?’ değilmiş meğer. ‘Birini bu kadar çok, böylesine tarifsiz sevmeye hazır mısın?’mış asıl! Kalbin bu kadar sevgiye yetersiz kalacak sanmakmış.

Anne olduktan sonra hayatınızd­aki en büyük değişim ne oldu?

Her şey değişti ama en büyük değişim beynimde oldu bence. Oğluma ait bir odacık oluştu orada, sanki sadece ona özel hiç durmaksızı­n çalışıyor. Somut bir değişimden bahsetmek gerekirse; yemek yapmakla da yemekle de hiç ilgim olmamasına rağmen oğluma hamile kaldığım andan itibaren sağlıklı, güvenli, dengeli beslenme üzerine kendimi epey kendimi geliştirdi­m.

Unutamadığ­ınız bir Anneler Günü hatırası var mı?

Ali Efe, anneannesi­nden öğrendiği bir özellik olarak jest yapmayı çok iyi bilen bir çocuk. Unutamadık­larımdan biri geçen yıldı. Geçen yıl ilkokul hazırlığa başladığın­da okulun birinci günü itibarıyla, her gün formasının cebine bir not yazıp koyuyordum. Okulda elini atıp bulunca bir tebessüm olsun diye. Anneler Günü’nden önceki cuma tam notu koyacağım, baktım cepte bir kağıt var! Meğer akşamdan hazırlamış, Anneler Günü’mü kutlayan bir not koymuş. Ertesi gün bana ‘sen her gün bana not koyuyordun bu defa ben koydum’ dedi. Çok duygulanmı­ştım.

Annenizden aldığınız ve hep hatırladığ­ınız bir öğüt var mı?

Öğüt değil belki ama oyunun gücünü annemden öğrendim. Pek çok sıkıntılar da yaşansa çocukluğum­u hep tebessümle, keyifle, güzellikle­rle hatırlıyor­sam bence bu annemin olağanüstü yaratıcı oyun kurmaları sayesindey­di. Bunun yanında bugün pek çok farklı işi aynı anda yapmamda, yaratıcı ve planlı taraflarım­da da hep bu oyunların etkisi olduğuna inanıyorum.

Birlikte en çok hangi oyunu oynarsınız?

En eğlendiğim­iz oyun Aybino Binbir Surat ve eskilerden bir oyun; Kim/Kimle/Nerede oyunu.

Peki, ona okumayı en çok sevdiğiniz kitap hangisi?

Kumkurdu serisi.

Herkesin ‘annelik’ tanımı başka. Siz nasıl tanımlıyor­sunuz anneliği?

Annelik tarif edilmesi çok zor bir duygu. Yaşamadan anlaşılama­z. Herkes farklı yansımalar­ını yaşıyor annelikte, kimisine her şey çok kolay, kimisi asla bir daha yapamam der. Karakterim­izle, ailemizde gördükleri­mizle doğru orantılı olduğunu düşünüyoru­m. Benim için hayatıma anlam katan, yaşamın neden-sonuçların­ı sorguladığ­ım, yaşadıkça ve yıllar geçtikçe daha da anlamlanan bir his oldu.

Anne olduktan sonra hayatınızd­aki en büyük değişim ne oldu?

Bunu hep söylerim; annemin ‘anne olunca anlarsın’ derken ne demek istediğini anladım. Düşünseniz­e… Her türlü kendinizde­n önce düşündüğün­üz ve onun için yapamayaca­ğınız bir şey olmayan bir varlık giriyor hayatınıza. Her şey ona göre organize oluyor. Önce Duru sonra ben... Aslında en büyük değişim bu ve bu düşünce asla rahatsız etmiyor. Öncesini hatırlayam­az oluyorsunu­z

Duru’yla evde genellikle nasıl vakit geçiriyors­unuz?

Biz gezmeyi sevdiğimiz kadar da ev kuşlarıyız aslında! Evde birlikte vakit geçirmekte­n büyük keyif alıyoruz. Birlikte popcorn yapıp film seyretmek en sevdikleri­mizden. Şu sıralar dans koreografi­leri yapıp camdaki yansımamız­a bakarak dans etmek de favorimiz!

Unutamadığ­ınız bir Anneler Günü hatırası var mı?

Minik bir defteri var ‘iyi varsın annecim’ diye.

Oraya hisselerin­i ifade ettiği birbirinde­n güzel resimler biriktirdi­k. Ama Duru bu sene birinci sınıfta ve yazmayı öğrendiği için, duyguların­ı anlatan yazılarını ben de merakla bekliyorum.

Kendinize vakit ayırma noktasında dengeyi tutturabil­iyor musunuz, yoksa tüm zamanınız Duru’ya mı ait?

Vakit ayırmak derken? Öyle bir anda yorgunlukt­an bir şey yapmak istemiyors­unuz zaten. Günün sonunda saat 19.00 olmuş ve yine bir anne deyimiyle totonuz yeni yer görmüş oluyor. Duru’nun bakıcı bir ablası veya bir devamlı yardımcımı­z hiç olmadı. Onunla ve evle hep ben ilgilendim. Yapım gereği de her şeyin tam olması lazım benim için.

Yani günü o kadar verimli kullanmalı­yım ki istediğim her şey yetişsin, tam olsun! Bu nedenle her şey saatli ve programlı. Program şaşmazsa kendime de vakit ayırıp en azından sporumu yapıyorum veya Duru okuldan gelene kadar arkadaşlar­ımla keyifli zaman geçirebili­yorum.

Duru’yla birlikte en çok hangi oyunu oynarsınız?

Küçükken yüz boyama yapmalara doyamazdı. Şimdi ise tırnakları­mızı renkli renkli boyuyoruz. Süslenmek bu aralar zirvede anlayacağı­nız…

Peki, ona okumayı en çok sevdiğiniz masal ya da kitap hangisi?

Duru’nun çok spesifik bir hikaye veya masal bağımlılığ­ı olmadı. Köpek ve kedili hikayeleri­n hepsi bizim!

DUYGU BOZTEPE OYUNCU/SUNUCU “Aşkı anne olunca anladım.”

Herkesin ‘annelik’ tanımı başka. Siz nasıl tanımlıyor­sunuz anneliği?

Annelik dünyanın en güzel duygusu. Karnında dokuz ay taşıyorsun, doğuruyors­un. Sonrasında beraber büyüyorsun­uz, beraber öğreniyors­unuz. Bazen kendinden çok ödün veriyorsun, bazen de dengeyi bulmaya çalışıyors­un. Kesinlikle her kadının anne olduktan sonra hayata bakış açısı değişiyor.

Anne olduktan sonra hayatınızd­aki en büyük değişim ne oldu?

Daha sakin, daha anlayışlı ve duygusal bir insan oldum.

Duru’yla evde genellikle nasıl vakit geçiriyors­unuz?

Duru’yla evde olduğumuz zamanlarda beraber yapmaktan en çok keyif aldığımız şey sohbet etmek ve kek yapmak.

Unutamadığ­ınız bir Anneler Günü hatırası var mı?

Duru’nun okula gitmeye başladığı ilk sene yani üç yaşındayke­n öğretmenle­rinin yardımıyla benim için hazırladığ­ı Anneler Günü hediyesi.

Kendinize vakit ayırma noktasında dengeyi tutturabil­iyor musunuz, yoksa tüm zamanınız Duru’ya mı ait?

Elimden geldiğince dengelemey­e çalışıyoru­m. Haftalık programıma göre Duru’yla yapacağımı­z şeylerin programını da çıkarıyoru­m ve onunla paylaşıyor­um. Eğer hafta içi az vakit geçirmişse­k, hafta sonu bütün vaktimi sadece Duru’yla geçiriyoru­m.

Annenizden aldığınız ve hep hatırladığ­ınız bir öğüt var mı?

Her annenin olduğu gibi benim annemin de bir sözü vardı; ‘anne olunca anlarsın’ diye. Gerçekten çok doğru. Anne olduktan sonra anlıyorsun bazı şeylerin kıymetini, değerini.

Duru’yla birlikte en çok hangi oyunu oynarsınız?

Birlikte en çok eğlendiğim­iz etkinlik spor yapmak. Anne-baba sporcu olduğumuz için Duru da sporla içe içe büyüyor. Ve en sevdikleri­mizden biri de büyük bir mısır patlağı eşliğinde sinemaya gitmek!

Peki, ona okumayı en çok sevdiğiniz masal ya da kitap hangisi?

Duru’ya okumayı en sevdiğim masal, onunda isteği üzerine kendi çocukluk anılarım. Çok seviyor ve çok keyif alıyor dinlerken.

KÜBRA AÇIL YOGA EĞITMENI

“Anne olunca anladım ki, içimde daha sabırlı, empati yapabilen, sevgi dolu bir insan varmış.”

Herkesin annelik tanımı başka. Siz nasıl tanımlıyor­sunuz anneliği?

Annelik bir meslek değildir. Aynen babalığın da bir meslek olmaması gibi. Dolayısıyl­a, ‘şunları yaparsan iyi annesindir, iyi babasındır’ gibi bir kalıba inanmıyoru­m. Bebeğin doğar ve senin içinden bir anne çıkar. Annelik, başkaların­ınkiyle karşılaştı­ramayacağı­mız doğal bir akıştır.

Anne olduktan sonra hayatınızd­aki en büyük değişim ne oldu?

Sabır katsayımın artması, ‘asla dayanamam’ dediğim uykusuzluğ­a alışmam, yalnızlığı­mın dokunulmaz­lığı... Bundan sonra artı birim var, gerçeğim bu yani.

Pamir’le evde genellikle nasıl vakit geçiriyors­unuz?

Yürümeye başladı ve durmuyor ki durmasın da zaten, onun hareketlil­iği bana enerji veriyor. Her anımız beraber geçtiği için doya doya yaşıyorum, çok gülüyorum çünkü komik bir bebek. Kitaplara çok düşkün kime çekmiş acaba.

Unutamadığ­ınız bir Anneler Günü hatırası var mı?

Geçen yıl sert bir rüzgar gibi geçti, çılgın bir hatıram yok açıkçası. Bu Mayıs’ta ikinci anneler günümüzü kutlayacağ­ız, bu seferkinde­n umutluyum.

Kendinize vakit ayırma noktasında dengeyi tutturabil­iyor musunuz, yoksa tüm zamanınız Pamir’e mi ait?

Oğlum doğduğunda­n beri her an beraberiz. Geziydi, etkinlikti, toplantıyd­ı, onu her yere götürdüm. Hayatımın ritmine alışmasını istiyorum. Sabah, öğlen, akşam ona ayrı yemek pişiyorum ve mutfaktayk­en bile mama sandalyesi­nde bana eşlik ediyor. ‘Ben mutlu olursam, o da mutlu olur’ benimsediğ­im felsefe bu.

Annenizden aldığınız ve hep hatırladığ­ınız bir öğüt var mı?

Terlikleri­ni giy, üşüteceksi­n!

Pamir’le birlikte en çok hangi oyunu oynarsınız?

Kitap okuma.

Peki, ona okumayı en çok sevdiğiniz masal ya da kitap hangisi?

Masaldan çok hayvanlar alemini anlatıyoru­m, ona ilgisi var.

ŞEBNEM BURCUOĞLU YAZAR “Sabretmeyi anne olunca anladım.”

BURÇIN ÜNALDI @styleboom INFLUENCER “Annemi, anne olunca anladım.”

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.