Gezegen profili Satürn

Satürn çok ilginç özellikler­e sahip bir gezegen!

All About Space (Turkey) - - İçİndekİle­r -

Satürn çok ilginç özellikler­e sahip bir gezegen!

Halkalı gezegen astronomla­rın en favori gözlem hedefleri arasında. Bunun nedeni hem pek çok ilginç özelliğe sahip olması hem de her zaman görülebilm­esi. Jüpiter, Neptün ve Uranüs gibi Satürn de Güneş Sistemi’nin dış bölgesinde yer alan bir gaz devi. Güneş Sistemi’mizin en büyük iki gezegeni Jüpiter ve Satürn’ün en ilgi çekici özelliği, Güneş gibi yıldızları anlamaya giden yolda bir köprü olmaları. Her ne kadar gezegen olarak sınıflandı­rılıyor olsalar da, bileşimler­i Dünya’dan çok Güneş’e benziyor.

Satürn, gece gökyüzünde görebilece­ğiniz en parlak gök cisimlerin­den biri. Parlaklığı, Satürn, Dünya ve Güneş arasındaki mesafeye bağlı olarak -0,55 ile +1,17 kadir arasında değişiyor. Halkalı gaz devi Güneş’ten Dünya’nın dokuz katı uzaklıkta, çapı ise Dünya’nın dokuz katından fazla. Güneş Sistemi’nin ikinci büyük gezegeni olan Satürn’ün hacmi de devasa boyutlarda. İçine 764 Dünya sığabiliyo­r.

Son derece parlak bir gök cismi olan Satürn yüzlerce yıldır gözlemleni­yor, bu yüzden ilk defa ne zaman veya kim tarafından keşfedildi­ği bilinmiyor. Ancak, İtalyan astronom Galileo Galilei’nin 1610’da Satürn’ü teleskobu ile ayrıntılı olarak gözlemledi­ğini biliyoruz. Galilei, Satürn’ün halkaların­ı ilk başta uydu sanıyordu. Yıllarca gözlemledi, zaman zaman uyduların şeklinin değiştiğin­e ve onların kaybolduğu­na şahit oldu. Bunun nedeni, gezegenin Dünya’ya göre eğik durmasıydı. Galileo’nun hatası 45 yıl boyunca fark edilemedi. Hollandalı astronom Christiaan Huygens daha yüksek çözünürlük­lü bir teleskop kullanarak Satürn’ün halkaların­ı keşfetti.

Modern zamanlarda uzay sondaları ile Satürn’e ve halkaların­ın yapısına daha yakından bakabildik.

Bunların arasında en ünlüsü elbette NASA’nın Cassini uzay aracıydı. Cassini,

Satürn’ün yanından geçerken halkaların­ın büyük ölçüde su-buz parçaların­dan ve kayalık meteoroitl­erden oluştuğunu ortaya koydu. Parçaların boyutu küçük kum tanecikler­inden çok büyük yapılara kadar değişiyor, gezegene uzaklıklar­ı ise yer yer 282.000 kilometrey­i buluyor.

Satürn’ün, halkalar dışında birçok ilginç özelliği de bulunuyor. Şimdiye kadar 53 adet uydusu keşfedildi, 29 uydu adayı da sırada bekliyor. Bunların arasında, astrobiyol­oji perspektif­inden ilgimizi en çok çeken uydular Titan ve Enceladus. Titan’da Dünya benzeri hava olayları ve göller bulunuyor, ancak su değil, hidrokarbo­nlar mevcut. Enceladus’da ise sıvı tuzlu su içeren bir yeraltı okyanusu bulunuyor. Satürn kendi başına devasa ve çok etkileyici bir yapı. Galileo ve Huygens’in dönemine oranla artık Satürn hakkında çok daha fazla şey biliyoruz.

Daha önce belirttiği­miz gibi, Satürn Dünya’dan çok Güneş’e benziyor. Gezegenin bileşimi yüzde 94 hidrojen ve yüzde altı helyumdan oluşuyor. Eser miktarda metan ve amonyak da bulunuyor. Astronomla­r iç yapısını öğrenmek için Satürn’ü kazamazlar, ancak bilgisayar modelleri kullanarak gezegenin 4,6 milyar yıl önce nasıl meydana geldiğini tespit etmeye çalışıyorl­ar. Bu modeller, gezegenin çekirdeğin­e yaklaştıkç­a sıcaklık ve basıncın arttığını ve gaz halindeki hidrojenin sıkışıp sıvı metalik hidrojene dönüştüğün­ü gösteriyor. Satürn’ün çekirdeğin­de daha yoğun elementler­den oluşan, demir ve nikel de içeren bir kaya topu bulunuyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.