Endüstri Miras Alanı/Yapıları Olarak Türkiye Şeker Fabrikaları ve Köşk Yapıları

Arredamento Mimarlik - - DOSYA - Pelin Gürol Öngören, Dr. Öğr.Üyesi; TOBB ETÜ Mimarlık Bölümü; Murat Sönmez, Dr. Öğr.Üyesi; TOBB ETÜ Mimarlık Bölümü, Kevser Özkul, Yüksek Lisans Öğrencisi, TOBB ETÜ Mimarlık Bölümü

Pelin Gürol Öngören, Murat Sönmez,

Kevser Özkul Erken Cumhuriyet Dönemi Türkiye’sinin ilk şeker fabrikaları milli sermaye ile şeker üretimini sağlamak ve milli ekonomiyi güçlendirmek üzere kurulmuştur. Bu girişimin sadece önemli bir ihtiyaç maddesi olan şeker ve şeker ürünlerinin imalatına yönelik olmadığı açıktır.

Şeker fabrikaları ülkenin modernleşme sürecini yansıtan önemli bir yatırım kararı olmasının yanısıra fabrikalarda çalışan bireylerin ve ailelerinin barınma, eğitim ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik planlanmış kapsamlı bir projeydi. Bu bağlamda yerleşkeler, bireylerin gündelik hayatının da tanımlandığı ve şekillendiği alanlar oldular. Fabrika yerleşkeleri salt üretim mekanları olmanın ötesine geçerek kentlerin ve kasabaların modern bir kimlik kazanmasında önemli rol oynadı.

Şeker fabrikalarını incelemek ve çok yönlü akademik tartışmalar ortaya koyabilmek amacıyla TOBB ETÜ Mimarlık Bölümü ve Türkiye Şeker Fabrikaları Genel Müdürlüğü arasında imzalanan bir protokol uyarınca 2017 yılının Aralık ayından beri kapsamlı bir araştırma projesi yürütülmekte. Türkiye’de kurulmuş olan 28 adet şeker fabrikasının (kamu ve özel) yerleşkelerinin araştırılması, belgelenmesi ve değerlendirilmesini amaçlayan araştırma projesinin temel motivasyonu, şeker fabrikalarının endüstriyel miras değerinin yeterince araştırılmamış, konuyu mimari ve kentsel açıdan ele alan tartışmaların belirli bir olgunluğa erişmemiş olması. Yürütülen araştırma projesini hızlandıran en önemli koşul ise Türkiye Şeker Fabrikaları’nın 2004 yılında özelleştirme programına alınması ve bu sebeple yerleşkelerde tescilli olmayan yapıların yanısıra kurum arşivinin (mimari çizim ve fotoğraf vb.) geleceği konusundaki belirsizlik. Bu kapsamda öncelikle Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. Genel Müdürlüğü’nün fotoğraf ve mimari çizim arşivinin değerini belirlemeye, genel durumunu değerlendirmeye ve elde olan belgelerin içeriklerine yönelik bir inceleme yapıldı. Bu çalışma sonrasında şeker fabrikaları arşivinin korunmasına katkı sağlayacağı ve akademik çalışmalarda kullanılabileceği düşüncesiyle, belgeler hariç, tüm arşiv dijitalleştirildi. Bu şekilde endüstriyel mirasımız için belge niteliği taşıyan ve farklı alanlarda nitelikli bilginin üretilmesine kaynaklık edecek şeker fabrikaları arşivi kayıt altına alınmış oldu.

Endüstri mirası kavramı, endüstri kültürünün “tarihsel, teknolojik, sosyal, mimari veya bilimsel değere sahip kalıntılarından oluşur”. Bu kalıntılar, fabrikaları ve makineleri, atölyeleri, imalathaneleri, maden ile işleme ve arıtma sahalarını, ambar ve depoları, enerji üretilen, iletilen ve kullanılan yerleri, ulaştırma ve tüm altyapısını, ayrıca endüstriyle ilgili barınma, ibadet etme veya öğretim gibi sosyal faaliyetler için kullanılan yerleri içermektedir1. Endüstriyel kültür, milletlerin endüstrileşme sürecinin tanıklarıdır.

Sosyal, kültürel, teknolojik ve ekonomik dinamikleri etkilemiş olduğu kadar güncel olarak da etkilemeye devam etmektedir. Endüstri mirası kavramı sadece geçmişe yönelik bir açıklama ya da yorum anlamına gelmez aynı zamanda bugünü ve geleceği de kapsayan bir içerik barındırır2.

Endüstri mirası kavramını Erken Cumhuriyet Dönemi bağlamında şeker fabrikaları üzerinden ele alan bu çalışmada Cumhuriyet tarihinin endüstrileşme geçmişinin bir parçası ve dönemin ideolojilerini yansıtan bir yapı örneği olarak şeker fabrikalarındaki sosyal hayatın mimari açıdan mekansal değerlendirmeleri yapılacak. Burada, Erken Cumhuriyet Dönemi’nde görülen bütüncül çağdaşlaşma hareketinin, mimarlık ve gündelik hayat ilişkisinin ilk kurulan şeker fabrikaları yerleşkelerindeki köşk yapıları üzerinden yorumlanması ve değerlendirilmesi amaçlanıyor.

Erken Cumhuriyet Dönemi’nde ekonomik kalkınma planı çerçevesinde ilk endüstri yapıları ülkenin toplumsal ihtiyacı olan hammaddenin iç sermaye ile üretimine yönelikti; bu bağlamda şeker endüstrisi Cumhuriyet’in ilanından sonra kurulmuş olan ilk dört fabrika ile başlar: Uşak, Alpullu (Kırklareli)-1926, Eskişehir-1933, Turhal (Tokat) -1934.

Çağdaş ve modern bir mimari anlayış ile tasarlanan bu fabrikalar, modern millidevletin endüstriyel alanda temsilcisi oldular. İlk dört fabrika şeker pancarının üretildiği alanların yakınında kısa bir süre içinde kuruldu. Yerleşkelerin vaziyet planları ve mimari yapım teknikleri birbirine benzemekteydi. Fabrikaların

mimari yapım tekniklerinin yabancı firmalar tarafından gerçekleştirilmesi ile demiryolu ağı üzerinde ve nehir, çay gibi akarsulara yakın konumlandırılmaları bu benzerliğin temelini oluşturmaktaydı. Sözkonusu ortak özellikleri ile şeker fabrikaları toplumsal ve endüstriyel alandaki büyük bir değişim ve dönüşümün sembolü haline geldi. Modern mimari tasarımın ve üretim modellerinin benimsendiği fabrika yerleşkelerinde barınma, eğitim ve sosyal alanlar, burada yaşayan tüm bireylerin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik planlandı. Bu doğrultuda yerleşkeler bulundukları şehir merkezinin dışında, kendi içinde sürdürülebilir bir kasaba niteliğindeydi. Yerleşim planında merkezde fabrika binası olmak üzere bu yerleşkelerde üretime ve yaşamaya yönelik birçok mekansal donatıdan söz etmek mümkün. Fabrika yerleşkelerinde üretim tesisleri, şeker ambarları, atölyeler, ofis/idare binası, işçi pavyonları, otomobil ve lokomotif garajları, kantarlar, rampalar, demiryolu hattı, karayolları ve meydanları, su, kanalizasyon ve elektrik tesisleri olarak üretime yönelik birimler ile lokanta, sinema ve misafirhane binaları, kantin ve satış mağazaları, memur ve usta lojmanları, eğitim birimleri (kreş, ilkokul, ortaokul ve lise), sağlık yapıları (hastane, revir vb.), spor sahaları (futbol, basketbol, tenis, golf, yüzme havuzu vb.), cami gibi sosyal ve gündelik hayatın sürdürülmesine yönelik yapılar bulunuyordu. Şeker fabrikaları bir taraftan endüstriyel gelişime diğer taraftan sosyal hayata dair modern mimari ile inşa edilmiş, bireyleri çağdaş yaşama teşvik eden mekanları barındırıyordu. Sözgelimi, sinema, golf sahası ve yüzme havuzu ile toplum ilk kez şeker fabrikalarında karşılaşmıştır. Bireyler çağdaş yaşam ile tanışmış, yerleşkede sunulan faaliyetler günlük yaşantılarının bir parçası haline gelmiştir.

Şeker fabrikaları yerleşkeleri bütüncül olarak önemli endüstriyel alanlardır; bununla birlikte yerleşkelerde bulunan ve misafirhane olarak kullanılan köşk yapıları da dikkate değerdir. Köşk yapıları, yurtiçi ve yurtdışından gelen önemli misafirlerin konakladıkları ve üst düzey toplantıların yapıldığı alanlar ve sosyal hayatın önemli bir parçası olarak karşımıza çıkar.

Alpullu Şeker Fabrikası Atatürk Köşkü

Alpullu Şeker Fabrikası 1926 yılında 500.000 liralık bir sermaye ile köylüden istimlak edilen arazi üzerine kuruldu. Fabrika ülke genelinde kurulan ikinci şeker fabrikası olma özelliğine sahipti. Dönemin ekonomik koşullarına rağmen 30,6 ha büyüklüğünde bir alana kurulan yerleşke;

üretim birimleri, yaşam alanları, spor kompleksleri ile bölgeye yeni ve modern bir yaşam tarzı kazandırdı. Sosyal hayatın önemli yapılarından biri olan Atatürk Köşkü modern imkanlarla donatılmıştı (Resim 1-4). Yapı konforlu tasarımıyla ve lüks bir konaklama hizmeti sunması sebebiyle yurtiçi ve yurtdışından gelen önemli misafirleri ağırladı. Atatürk’ün 20 Aralık 1930 yılında bu köşkte konaklaması ile yapı Atatürk Köşkü unvanını kazandı.

Günümüzde de misafirhane olarak kullanılmakta olan yapı oldukça iyi durumda. Misafirhane yapısının kuzeybatısında Alpullu ilçesi, batısında şeker fabrikası üretim alanları, güneyinde tren hattı ve doğusunda yeşil alan bulunuyor. Misafirhane yapısı, lojmanların bulunduğu ana aksın sonunda yer alıyor. Yapı, sinema ve lokanta binasına yakın mesafede konumlanıyor. Ayrıca misafirhane golf sahası, futbol, basketbol, voleybol sahası ve tenis kortu gibi spor tesislerine yürüme mesafesinde (Resim 5).

Misafirhane, dikdörtgen forma sahip tek katlı bir yapı. Kuzeybatı cephesinde bir protokol girişi ve kuzeydoğusunda bir servis girişi bulunuyor. Protokol girişinin sağında bir teras, sol tarafında mekanları bağlayan bir koridor mevcut. Misafirhanede dönemin özelliğini yansıtan mobilya ve eşyalarla geniş bir oturma salonu yer alıyor. Yapıda mutfak, çamaşırlık, depo gibi servis alanları planlanmış. Bunun yanısıra içinde lavabosuyla dört adet yatak odası, özel banyoya sahip bir adet süit oda ve ortak kullanım için iki adet banyo bulunuyor (Resim 6). Yapının Ergene havzasına ve yeşil dokuya bakan etkileyici bir manzarası var. Erken Cumhuriyet Dönemi mimarisinin önemli eserlerinden biri olan misafirhane, dönemine göre oldukça modern konaklama imkanlarının sunulduğu bir yapı olarak fark yaratmakta.

Turhal Şeker Fabrikası İnönü Köşkü

Turhal Şeker Fabrikası’nın temelleri 1933 yılında atıldı; fabrika 1934 yılında faaliyete geçti. Erken Cumhuriyet Dönemi’nin dördüncü Şeker fabrikası olma özelliğini taşıyan Turhal Şeker Fabrikası, yeni kurulan ülkenin kalkınmasına ve şeker endüstrisinin gelişmesine büyük katkı sağladı. Yerleşkenin önemli mimari yapılarından olan misafirhane yapısına, şeker fabrikalarının gelişimini yakından takip eden dönemin başbakanı İsmet İnönü’nün adı verildi; “İnönü Köşkü” olarak adlandırılan yapı, birçok kültürel etkinliğe de evsahipliği yaptı (Resim 7-8). İsmet İnönü ve ailesinin misafirhanenin süit odalarında konaklamış olduğu da biliniyor.

Misafirhane yapısı, kent merkezine 1 km uzaklıkta, kuzeyde Kırıkkale-Tokat yolu, güneyde Alparslan Türkeş Bulvarı ve Menderes Caddesi, doğusunda Cumhuriyet Caddesi ve Yeşil Irmak Nehri ile sınırlandırılmış alanda kurulan Turhal Şeker Fabrikası Yerleşke Alanı içerisinde yer almakta. Şeker fabrikası kampüs alanının batısında konumlanan misafirhane yapısı, lojmanların ve uzun kavak ağaçlarının bulunduğu aksın sonunda ve tarihi “Koca Kavak” ağacı karşısında yer alıyor

(Resim 9-11).

İnönü Köşkü’nün çevresindeki peyzaj tasarımı oldukça etkileyici. Misafirhane ve lojmanların çevresindeki park ve bahçe peyzajı, fabrikanın üretim alanlarından yaşam alanlarını ayırıyor. Sinema ve lokanta gibi sosyal tesisler ile voleybol ve futbol sahası, spor salonu gibi spor tesislerinin yakınında planlanmış. Yatay eksende genişleyen yapı bodrum üzerinde iki kattan oluşuyor. Dikdörtgen olarak tasarlanan yapıya herhangi bir ek yapılmamış.

Yapının bir protokol girişi ve iki servis girişi bulunuyor. Misafirhane yapısının üst katına ikisi süit oda olmak üzere toplam sekiz adet oda yerleşiyor. Yapıda geniş bir oturma salonu, kahvaltı salonu ve çeşitli servis alanları yer alıyor. Misafirhanenin arka cephesine bakan balkonlu odalar, doğu yönündeki yeşil ve ağaçlık alana yönlendirilmiş (Resim 10-11). Yapıya protokol girişinden girildiğinde, sol tarafta vestiyer, sağ tarafta ise piyano gibi çeşitli müzik enstrümanlarının bulunduğu bir alan tasarlanmış. Önemli devlet adamlarının da ağırlandığı misafirhane yapısı, dönemin zorlu ekonomik koşullarına rağmen modern imkanlarla donatılmış Erken Cumhuriyet Dönemi’nin önemli yapılarından biri.

Sonuç

Şeker fabrikaları yerleşkeleri, bir kasabada olması gereken, tam donanımlı hastane, spor sahaları, barınma, üretim birimleri, sinema, lokanta gibi çok çeşitli mimari programları barındırmakta. Misafirhane programı şeker fabrikalarının hepsinde düşünülmüş. Bununla birlikte bu çalışmada aktarılan türden köşk yapıları misafirhaneden farklı mekansal özelliklere sahip. Köşk yapıları küçük ölçekli yerleşim yerleri olan Turhal ve Alpullu’da3 yapılmışlar. Bu sayede yurtiçi ve yurtdışından gelen devlet adamlarının yerleşkelerde konaklaması sağlanmış. Bu köşk yapıları diğer fabrika yerleşkelerindeki misafirhane yapılarından mekansal organizasyonları, büyüklükleri ve konumlarıyla farklılık gösteriyor.

Köşk yapıları yerleşkelerin peyzaj ve manzara bakımından en özellikli noktalarına konumlandırılmış. Örneğin Alpullu Şeker Fabrikası’nın Atatürk Köşkü Ergene Havzası’na ve fabrikanın üretim alanlarına hakim bir tepe üzerinde yer alır (Resim 12). Aynı biçimde Turhal Şeker Fabrikası yerleşkesindeki İnönü Köşkü nehir

kıyısında ve koruluğun içinde konumlanır (Resim 13). Köşk yapıları, bu sayede misafirlere ayrıcalıklı bir mekan sunmuş ve üretimin yoğunluğundan uzaklaşılarak huzurlu bir konaklama imkanı sağlamıştır.

Şeker fabrikalarında her bir yapı kendi program özelliklerine uygun yapısal, biçimsel ve malzeme nitelikleri ile inşa edilmiştir. Örneğin fabrika binalarında ihtiyaç duyulan geniş hacimler çelik taşıyıcı sistem sayesinde elde edilir.

Sistemin taşıyıcı profilleri arasına tuğla ile örülen duvarlar fabrikaya özgü bir yüzey karakteri ve imgenin elde edilmesini sağlar. Yerleşkeler içinde konumlandırılmış misafirhane, sinema, lokanta, lojman gibi tüm yapıların programlarına uygun yapısal karakterlerinin olduğu söylenebilir. Misafirhane betonarme yapım sistemine uygun olarak üretilmiş; pencere ve kapılarda ahşap doğrama kullanılmıştır. Köşk yapılarının konumlarının özellikli olması iç mekanlarında bu görsel niteliğin algılanmasına yönelik yüzey karakterleri tanımlanmasına neden olur. Peyzajın algılanması bakımından odaların balkona ve geniş pencerelere sahip oluşu bu yapıları yerleşkeleri içinde farklılaştırır.

Köşk yapıları yerleşkeler içinde oluşturulmaya çalışılan modern hayatın bir parçası olarak öne çıkarlar. Zemin katlarında bulunan davet salonlarında piyano eşliğinde müzik dinletileri sunulurken, mekansal donanımda Batılı tarzda bir yaşam biçimini destekler niteliktedir. Gümüş çatal kaşıklar, kristal bardaklar, benzerleri 1930’larda Avrupa’da görülen ahşap mobilya ve aydınlatma elemanları, halılar, duvar kağıtları, radyo ve gramofon, son teknoloji buzdolabı ve çamaşır makineleri ile köşkler bulundukları yer ve zamandan ötede bir yaşam kurgusu sunmuştur (Resim 14-15).

1-2 Atatürk Köşkü eski ve yeni fotoğrafları (TOBB ETÜ Mimarlık Bölümü Arşivi). 3-4 Atatürk Köşkü iç mekandan görünüm (TOBB ETÜ Mimarlık Bölümü Arşivi). 5 Alpullu Şeker Fabrikası Umumi Vaziyet Planı (TOBB ETÜ Mimarlık Bölümü Arşivi).

6 Atatürk Köşkü Bodrum ve Zemin Kat Planı (TOBB ETÜ Mimarlık Bölümü Arşivi). 7-8 İnönü Köşkü eski ve yeni fotoğrafları (TOBB ETÜ Mimarlık Bölümü Arşivi). 9 Turhal Şeker Fabrikası Umumi Vaziyet Planı (TOBB ETÜ Mimarlık Bölümü Arşivi). 10-11 İnönü Köşkü ve Koca Kavak fotoğrafı (TOBB ETÜ Mimarlık Bölümü Arşivi).

12 Atatürk Köşkü, Büyük Köşk ve Peyzaj Düzenlemesi (TOBB ETÜ Mimarlık Bölümü Arşivi). 13 Turhal Şeker Fabrikası yerleşkesi (TOBB ETÜ Mimarlık Bölümü Arşivi). 14-15 İnönü Köşkü iç mekan fotoğrafları (TOBB ETÜ Mimarlık Bölümü Arşivi).

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.