İstanbul’un göçmen misafirleri

İstanbul hava hareketleri, beslenme ve konaklama imkânlarıyla süzülen kuşlar için dünyadaki en önemli göç noktalardan biri. Her yıl ortalama bir milyon kuş, bu metropolün üzerinden geçiyor.

Atlas - - Içindekiler - YAZI: FERDİ AKARSU / FOTOĞRAFLAR: TURGUT TARHAN

Hepimiz biliriz “leyleği havada görmek” deyimini. İstanbul leyleği havada gören bir şehir, hem de bir kez değil; üstelik tek bir leyleği de değil, on binlercesini. Belki de devamlı bir devinim halinde oluşu, sürekli yeni insanları ağırlaması, ya da uğurlaması bu yüzden. İstanbul sadece kıtaların, kültürlerin buluştuğu bir kavşak değil, aynı zamanda özellikle süzülen kuş göçü açısından dünyadaki en önemli noktalardan biri. Burası hem insanların, hem de diğer canlıların hareket ve göçüyle öne çıkan bir metropol… Göç eden hayvanlar, insanın aksine doğa koşullarını değiştirmeye çalışmıyor, oraya adapte oluyor. Özellikle farklı mevsimlerin görüldüğü coğrafyada yaşayan hayvanlar tam da bu nedenle, yani yıl boyunca aynı yaşam koşullarını bulmak için göç ediyor. Sürüngen ve omurgasızlarla beslenen bir leylek, yaz mevsiminde Anadolu’da bol bol bu canlıları buluyor. Ama kış geldiğinde avları kış uykusuna yatıyor ve çoğunlukla toprak ve kar altında kalıyor. Dolayısıyla leylekler Anadolu’ya kış geldiğinde, yazın yaşandığı güney yarımküreye, çoğunlukla da Afrika’ya gidiyor ve mevsimi orada geçiriyor.

İstanbul Boğazı, Batı Palearktik’in en önemli göç rotalarından biri, kuzey-güney yönünde yüzbinlerce yıldır devam eden göçe tanıklık ediyor. Tanıklık

etmekle kalmayıp kuşlara yardımcı oluyor. Göç esnasında uzun yollar kat etmek zorunda kalan leylek, turna, kartal, arı şahini, şahin ve diğer yırtıcıları içeren süzülen kuşların bu uzun maratonu tamamlayabilmek için enerji tasarrufuna gitmesi gerekiyor. Bir kuş için bu göç esnasında beslenebilmek, dinlenebilmek ve az kanat çırparak az enerji tüketmek demek. İstanbul, dünyada bu üç şartı yerine getiren nadir yerlerden biri. Süzülen kuşlar daha az kanat çırpmak için karadan yükselen termal denilen sıcak hava akımlarını kullanıyor. Bu şekilde kanat çırpmadan yükselip sonra kendilerini bırakarak mesafe kat ediyorlar. Bir “Z” harfini devirdiğinizde size bir leyleğin ya da kartalın nasıl göç ettiğini basitçe gösterecektir. Sıcak hava akımları genelde karaların üzerinde oluştuğu için süzülen kuşlar göç için karasal alanların üzerini tercih ediyor. İstanbul Boğazı bir kara değil, su yüzeyi olmasına rağmen dar bir boğaz olduğu için ve karayla bağlantısı nedeniyle bu sıcak akımların oluşmasını sağlayabiliyor. Buna ek olarak gündüz göç eden süzülen kuşlar için, her geçen gün doğal değerleri bozulsa da Riva Havzası, Terkos Gölü, Büyük Çekmece ve Küçük Çekmece gölleri gibi geceleme ve beslenme olanakları sunuyor.

Her yıl ortalama bir milyon süzülen kuşun göç ettiği İstanbul’dan en çok geçen kuş türleri arasında leylek, karaleylek, arı şahini, şahin ve küçük orman kartalı yer alıyor. Göç eden diğer kuş türlerine baktığımızda küçük akbaba, akpelikan, büyük orman kartalı, şah kartal ve ulu doğan gibi nesli tehlike altında olan türleri görüyoruz. Kara akbaba, bozkır delicesi, aladoğan ve kızıl çaylak gibi türlerin nesli ise tehlike altında olma sınırında. Yani bu kuşların nesillerinin devamı biraz da boğazdan sağ salim geçip, İstanbul’da güvenli bir şekilde geceleyip, karınlarını doyurmalarına bağlı.

Göç eden 37 farklı süzülen yırtıcı kuş türü olsa da balık kartalı, yılan kartalı, kara çaylak, atmaca, yaz atmacası, saz delicesi, çayır delicesi, gökdoğan, kerkenez ve küçük kerkenez en sık görülen türler arasında. İstanbul Boğazı’nda bu kuşlar onlarca yıldır gerek bilim insanları, gerekse kuş gözlemci ve fotoğrafçıları tarafından takip ediliyor ve hatta kulağa delilik gibi gelse de sayılıyor. Bu sayımlar bu canlıların korunması ve araştırılmasında önemli bir bilimsel altyapı oluşturuyor.

Göçün en güzel seyredildiği yerler ise ilkbaharda kuşçular arasında “keskin viraj” olarak bilinen bölge. Sarıyer’de bulunan bu bölgeye Rumeli Caddesi takip edilerek, Koç Üniversitesi’ni 900 metre geçtikten sonra ulaşılıyor. Sonbahar göçünde ise Büyük Çamlıca Tepesi ve kuşçular arasında Toygar Tepe olarak bilinen nokta önem taşıyor. Göç dönemlerinde “yalnız başıma orada ne yapacağım” demeyin. Zira bu günlerde Sarıyer sırtlarında çok sayıda bilim insanı ve kuş meraklısı da orada olacak

İlkbaharda Anadolu yakasından gelip İstanbul Boğazı’nı gruplar halinde geçen leylekler bir süre sonra batı ufkunda gözden kayboluyor. Kuşlar geceleyecekleri sulak alana kadar uçuşu sürdürecek.

Sarıyer ilçesindeki Feneryolu Kuş Gözlem Kulesi, hem Türkiye’den, hem yurtdışından kuş meraklılarının uğrak yeri. Dürbünler, kuş gözlemcilerinin vazgeçilmez ekipmanı (solda, üstte). İstanbul Boğazı’nın kuzey kesiminde üçüncü köprü çevresi kuş göçünün en iyi gözlemlendiği yerlerden. Ancak geçiş hattı o günkü rüzgâr koşulları ve hava sıcaklığına göre değişebiliyor (solda, altta).

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.