ÖZCAN KEKLİK

Opel’in durumu

Auto Show - - EDİTÖR -

Opel, yeni Insignia’nın ardından Grandland X ile satışlarını fark edilir şekilde yükseltmeye başladı. Grandland X, tüm Avrupa’da o kadar beğenildi ki, siparişlerinin çoğunun en üst donanım seviyesinde olduğu fark edildi ve Ultimate isimli yeni bir lüks versiyonla SUV sınıfındaki en göz alıcı seçeneklerden birini ortaya çıkardı. 130 HP 1.2 Turbo benzinli, 120 HP 1.6 turbo dizel motorlarının yanında; Euro6d sertifikalı yani eski nesil dizellere yasaklanan şehir içlerine bile girebilen yeni nesil SCR’li entegre çift balans şaftlı 400 Nm maksimum torklu 177 HP’lik yepyeni 2.0 dizel motorlu ve 8 ileri otomatik şanzımanlı en güçlü ve lüks şeklini de yollara çıkardı. Hatta 100 ve 130 beygir güçlerinde 1.5 litrelik yeni bir Turbo Dizel serisi de bu lüks paket ile birlikte Türkiye’ye gelecek.

Grandland X rüzgarı Türkiye’de esmeye başlarken, Opel Türkiye Genel Müdürü Özcan Keklik ile PSA çatısı altındaki ilk söyleşisini gerçekleştirdik…

Opel Türkiye, Almanya’nın gözünde nasıl bir performans sergiliyor?

Opel, Türkiye pazarının iniş çıkışlarına ve sosyo-politik olaylara rağmen Avrupa’nın gözünde performansımızı koruduğumuzu düşünüyor ve bizlere güveniyor. Özellikle yeni CEO Lohscheller, bu koşullarda en iyi performansı gösterdiğimizi düşünüyor.

PSA birleşmesinin Opel Türkiye için en önemli avantaj ne oldu?

O büyüklüğü kullanmak, gücü büyütüyor. Üretimden normal pazarlama satın almalarına dek, bütün işlerde bu gücü kullanmanın faydasını göreceğiz.

Opel, tüm Avrupa’da PSA’nın kararıyla teşkilatını da yenileyecek. Bu değişim, Türkiye’ye nasıl yansır?

Opel Türkiye, artık Afrika’nın da dahil olduğu yeni bir bölgenin içine alındı. Burada çok önemli yeni hedefler söz konusu. Buradaki plan, hangi ekibin yaptığı iş iyi ise, diğerine destek olması. İşi iyi yapan, yavaş olan için örnek olacak ve tüm teşkilat noktaları birbirleriyle daha fazla yakınlaşarak çalışacaklar. Çok büyük farklar olmamasına rağmen, 2018 başına kadar adet olarak Peugeot’dan önde olduğumuz için, yavaş olan değil, işi iyi yapan olarak görülüyoruz.

Türkiye’deki Opel bayileri, nelere hazırlıklı olmalılar?

Şu anda Türkiye’de blok muafiyeti yasası değiştiği için, tüm markaların bayi ağı yeniden yapılanıyor. Tüm markalarda belli bir performans değirlendirmesi var. Pazarlama stratejimizi nasıl oluşturuyorsak, bayi geliştirmemiz için de bir stratejimiz var.

Bayiler sizin dışa açılan pencereniz...

Evet, bayiler, pazara ulaşmamızdaki en önemli nokta! Satış ve müşteri memnuniyeti performansları çok önemli. Bayileri değerlendirirken sadece satışlarına bakmıyoruz. Müşteri değerlendirmeleri ve sadakatine ciddi şekilde bakıyoruz. Performansı yetersiz olan bayiler, iyileştirme prosesinden geçecek. Yani doğal bir seleksiyon oluyorsa oluyor, fakat Opel’in PSA çatısı altına girmesiyle bizim bayi stratejimizde bir değişiklik olmayacak!.. Fakat, bende çok iyi bir bayi varsa ve yatırım yapabilecekse, o bölgede Peugeot veya Citroen’in ihtiyacı varsa ya da o noktası zayıfsa, mantık gereği zaten değişiklik yapılacaktır. Ya da Opel’in zayıf olduğu bir bölgede, güçlü bir Peugeot bayisi varsa, ondan yatırım yapmasını isteyebiliriz…

Uzak gelecekte Peugeot, Citroen, DS ve Opel logolarının hepsini aynı plaza binası üzerinde görme ihtimali olabilir mi?..

Temel olan, karlı bir operasyon yürütüp, satış adetlerinde sürekli iyiye doğru gitmek… Daha yüksek bir performansı hedeflerken böyle bir model mantıklı hale gelirse, olabilir… Neden olmasın?!..

PSA ile birlikte Opel’in masraf kısma planı hangi seviyeye geldi?..

Operasyonu karlı bir hale getirebilmemiz için, tüm yapılan aksiyonların yanı sıra da; tasarruf yapmak en temel noktalardan biri… Fakat bu ekonomi için işin temel noktalarını da bozmamak gerekiyor. Bizim Türkiye’deki avantajımız, Opel Türkiye olarak fazlasıyla yalın bir operasyona sahip olmamız.

GM’li Opel mi yoksa PSA’lı Opel mi derseniz, tabi ki PSA’lı Opel derim. Avrupalı bir marka olarak çok daha hızlı sinerjiler yaratabilir, ortak platformların avantajlarını kullanabiliriz.

Bunun üstüne daha fazla ekonomi için biraz daha küçüldük, personel sayımızı bile minimuma indirdik. Tüm maliyet kalemlerini azalttık.

PSA, Opel Türkiye’ye doğrudan karışıyor mu, yoksa halen Almanya’ya mı rapor veriyorsunuz?..

Biz, resmen, halen Almanya’ya bağlıyız. Fakat, PSA’nın bize çok güçlü destek veren özel bir ekibi de var. Kendileriyle uyum içinde çalışmaya başladık…

Üretimde opsiyonları azaltma ve hatta kişiselleştirme seçeneklerinin en aza indirilmesi, Opel’lerin aksesuar listelerini kısaltacak… Bu sadeleştirme, Opel’in “Alman” niteliklerini düşürür mü?..

Hayır, bu bizim hep yapmak istediğimiz bir şeydi, komplikasyonları azaltmak… Bu, daha kötü malzeme veya daha kötü dizayn kullanacağız anlamına gelmiyor!.. Çok farklı direksiyon seçeneklerini ikiye hatta teke indireceğiz. En güzeli hangisiyse, onu sunacağız. Komplikasyonları aşağı doğru azaltamazsınız… Müşteriye güzel birşey veriyorsanız, o güzeli almanız lazım. Örneğin, Opel Adam’ın stratejisi kişiselleştirme idi. Jantı, tavanı, kapısı, herşeyi ayrı ayrı seçiliyordu… Strateji olarak komplikasyonu artıran bir otomobildi… Şimdi bu sadeleştirme, tasarruf ortaya çıkaracak ve yeni yatırımlara ya da rekabetçi fiyatlara imkan tanıyacak.

Özcan Keklik’e son sorumuz ise; “GM’li Opel mi, yoksa PSA’lı Opel” mi, oldu…

Tabii ki, PSA’lı Opel!.. GM Avrupa’da iş görmediği için, Türkiye’de ortak paydada buluşamıyorduk. PSA Avrupalı marka olarak; bir çok konuda çok daha hızlı ve bize fayda sağlayacak sinerjilerle ilerlemeye başladı. Ortak platformların avantajlarını yaşayacağız… Geçmişte de ortak platformlar hep vardı, fakat, Amerika’daki ihtiyaçları, Avrupa’daki ihtiyaçlarla birleştirip ortak platform yaptığın zaman, sinerji oluşmuyordu. Şimdi işimiz, daha keyifli olmaya başlıyor!..

X Ailesi Opel’in pazardaki yerini güçlendirdi.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.