SÜSPANSİYON

Aşınan parçalarda büyük risk

Auto Show - - EDİTÖR -

Ne zor bir görev ama! Otomobilimizin süspansiyonu aracın tüm ağırlığını taşımak zorunda ve bunu dengeli bir şekilde yapmalı. Bu görev en fazla, çoğunluğu hidrolik olan amortisörleri zorlar. Lastikleri sürekli zeminde tutabilmek için araç kütlesiyle darbeyi emen unsurlar arasındaki zorlayıcı salınımlara dayanmaları gerekir. Bu nedenle onlara salımın sönümleyici demek daha bile doğru olacaktır.

Helezon yaylar, zeminden gelen darbelerin etkilerini iç mekandan uzak tutmakla görevlidir. Amortisörlerin görevi ise bunları tekrar eski pozisyonlarına itmektir. Aksi taktirde araçların lastikleri, her zemin dalgasının ardından havalanır ve lastiklerin zeminle temasları kaybolurdu. Ancak geçen zamanla birlikte amortisörlerin bu etkileri azalmaya başlar ve amortisör bozulduğunda etki tamamen ortadan kaybolarak tutunma tamamen ortadan kalkar. İşte bunun sonuçları çok tehlikelidir: Karoserin kontrolsüz şekilde sallanması güvenli yönlendirme yapabilmeyi engeller, bozuk zeminlerde fren mesafeleri uzar, zemine tutunma kabiliyeti tamamen ortadan kalkabilir ve yanal tutunmanın da kaybolması virajlarda başınızı derde sokabilir. Yağmurlu günlerde ise aracınızın lastikleri çok daha erken aquaplaning’e (suda kızaklama) düşecektir. Ayrıca süspansiyon sistemindeki ve lastiklerinizdeki aşınmalar da hızlanacaktır. Tüm bunların diğer bir etkisi ise, ABS ve ESP gibi asistan sistemlerindeki performans kayıpları olacaktır.

Amortisörlerin sürekli zorlanması, yavaş bir aşınma sürecine neden olur ve sürücüler bunu (belki de yıllarca) fark edemez. Bu sorunun en önemli nedeniyse sızıntılardır ve bunların varlığını amortisör gövdesindeki lekelerin varlığından anlayabilirsiniz. Buradaki diğer bir sorun da amortisörlerin asla bir anda bozulmamaları, zaman içerisinde işlevlerini yitirmeleridir.

Amortisörlerinin sorunlu olduğunu ve güvenlik riski yarattıklarını çok az sürücü anlayabilir. Uzmanlara göre sürücülerin sadece yüzde 15’i yollarda, iyice aşınmış ya da bozuk amortisörlerle ilerliyor. Bu

da ülkemizde yaklaşık 3,5 milyon adet böyle araç olduğu anlamına geliyor. Diğer taraftan basit bir kontrolle bu tür arızalı araçlar ortaya çıkarılabilir: Parça tedarikçisi ZF’te görev yapan mühendis Oliver von Wallenberg Pachaly’ye göre 60 ile 80 bin km civarında amortisörler test cihazında kontrol ettirilmeli, sonrasında ise kontroller her 20 bin kilometrede yenilenmeli: “Bana göre her araçta, amortisörlerin arızalı olup olmadığını ya da iz çubuğu kafalarının aşınıp aşınmadığını gösteren uyarı ışıkları olmalı.”

Farklılaşan sürüş tepkileri ve alışılmadık sesler çoğunlukla süspansiyon unsurlarında aşınmalar olduğuna işaret eder. Özellikle zorlanarak kullanılan araçlardaki taşıyıcı bağlantı eklemlerinde aşınmalar daha ağır olur. Ayrıca kaldı- rıma park, zemindeki büyük çukurlara düşmek ve zeminden gelen diğer her türlü darbe, iz çubukları ve bağlantı noktalarında zorlanmaya neden olur. Bu gibi durumlarda açığa çıkan kuvvetler gün geçtikçe daha az sönümleneceğinden, zarar verme seviyeleri artar. Aşınmaların yavaş olması, örneğin zamanla deforme olan iz çubuğu kafaları nedeniyle düz gidişteki bozulmanın sürücü tarafından algılanılmasını engeller. Bunlar da aks geometrisinin zarar görmesine ve sürüşün huzursuzlaşmasına neden olur.

Yaptığımız karşılaştırmalı test, bu tehlikeleri ortaya çıkardı. Bunun için W211 kasa bir Mercedes E 220 CDI T (2006 model) kullandık ve aracı ağır aşınmış süspansiyonuyla piste çıkardık. Amortisörler, helezonlar, taşıyıcı aksam ek- lemleri ve iz çubukları gibi süspansiyon unsurlarının değişiminin ardından testi bir de bu yenilenmiş haliyle tekrarladık ve sonuçları karşılaştırdık. ESP sayesinde test aracımız, aşınmış yürüyen aksamına rağmen, pistte gayet iyi gitti ama iz takibi, konfor ve fren disiplinlerinde belirgin zayıflıklar sergiledi.

Genel olarak: Vuruntu sesleri geliyorsa, direksiyon yamuk duruyorsa ya da süspansiyon süngersi bir his vermeye başladıysa, yolda yeniden güvenli bir şekilde ilerleyebilmek için, araç hemen servise götürülüp bir uzman tarafından kontrol ettirilmeli. Doğru yapılmış bir aks ölçümü optimum yürüyen aksamın yapılabilmesinin anahtarıdır. Böylece lastikleriniz daha az aşınır ve fren performansınız iyileşir.

Objektif değerler kulağa pek de etkileyici gelmiyor ama sürüş sırasında bu değişimler gerçekten hemen fark ediliyor.

Çok kollu ön aks: Zayıflıkları olan karmaşık bir sistem.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.