BYTON

Otomobilden sörf keyfi

Auto Show - - EDİTÖR -

Las Vegas büyük kazançların rüyasını görenlerin kenti. Diğer taraftan Nevada Çölü’nün ortasındaki bu şehir bolca ziyaretçi alırken, bunların çoğu evlerine cepleri bomboş olarak dönüyor. Carsten Breitfeld’in hedefi ise parayla dolup taşan ceplerle geri dönmek. “Intelligent Car Experience” (akıllı otomobil deneyimi) fikrini hayata geçirmekte kullanmak istediği paranın kaynağı ise kumar makineleri değil, ikna edeceği yatırımcılar.

İşte bu akıllı otomobil deneyimini hayata geçireceği iddia edilen “Byton Concept” ile Las Vegas’ın kuzeyindeki endüstri bölgesinde buluştuk ve bu otomobille kısa da olsa bir gezintiye çıkabilen ilk medya kuruluşu olduk. Daha ilk kilometrelerde bir gerçeği fark ettik: Burada önemli olan sürüş dinamikleri, ivmelenme ya da bagaj hacmi değil. Bu prototipin tek amacı dünyanın ilk 4 tekerlekli akıllı telefonu olmak!

Breitfeld bunu şöyle tanımlıyor: “Beygir gücü yerine data gücü. Maksimum km/s yerine maksimum data hızı.” Yine de bu orta boy SUV, gelecekte data otoyolunda değil, gerçek otoyollarda yol alacak.

Carsten Breitfeld (53) Las Vegas’ta her şeyini tek bir bahse yatırmasa da, kesinlikle büyük bir riske giriyor. Neticede bir BMW üst düzey yöneticisiydi ve i8’in proje sorumlusuydu. Yani çok iyi kazandığı bir işi vardı. Şimdiyse Byton’un CEO’su. Daniel Kirchert de çok kazanan bir BMW yöneticisi olarak kalabilirmiş ama yapmamış. Bunun yerine Firma Future Mobility Corporation’ın (FMC) otomobil markası olan Byton’un başkanı olmuş.

Byton mu? Bugüne kadar otomobil dünyasının tanınmamışları

arasında olan markalarından biri. Ancak adı “Bytes on wheels” kelimelerinden türetilen Byton kesinlikle çok iddialı bir marka. Firmanın Silikon Vadisi ve Münih’te de faaliyet gösteren 300 çalışanının tamamı eski Google, Apple ve Tesla çalışanları.

Carsten Breitfeld kendi dünya görüşünü şöyle açıklıyor: “Otomotiv dünyasının bizler gibi yenileri büyük değişimlere ve bundan çok para kazanılabileceğine de inanıyorlar. Eski markalar ise bizi entellektüel anlamda anlasalar da bize tam olarak katılmıyorlar.”

Ertesi gün Concept’in Mandalay Bay Oteli’ndeki sunum provasına katılıyoruz. Breitfeld ve Kirchert’in yüzlerinde çok belirgin gerilim işaretleri var. Bugüne kadar başlangıç sermayesini sadece Çinli yatırımcılar sağlarken, artık tüm dünyadan seri üretim için sermaye toplama zamanı.

Bir süre sonra araç sahneye doğru ilerliyor. 4.85 m uzunluğundaki SUV’un tasarımcısı Fransız Benoit Jacob, bir zamanlar BMW’nin i modellerinin sorumlusuydu. Araçta, 12 kilometre menzil için sadece 1 dakika şarj süresine ihtiyaç duyan iki akü seçeneği (400 ve 520 km menzil) bulunacak. Ancak iki yıl içinde, yani Çin’deki seri üretim başlayana kadar, gelişmelerin nasıl olacağını kimse bilemez.

Breitfeld 3 teknoloji trendini takip etmeye karar vermiş: Elektrikli güç kaynağı, bağlanabilirlik kabiliyeti ve otonom sürüş. Tamam, bunların hiçbiri yeni değil ama Beitfeld ve ekibi daha ileriye bakıyor. Öncelikle elektrikli otomobilin geleceğin olmazsa olmazı olacağına inandıklarından, bunu bir ayrıntı olarak görüyorlar. Egzoz emisyonları yaymayan bir otomobil iyi bir şey ama hiç kaza yapmayan bir otomobil çok daha önemli.

Breitfeld: “Çin’de her yıl 100 bin kişi trafik kazalarında ölüyor. ABD’de ise 40 bin insan. Bu trafik kaosunu bitirmemiz lazım.”

Güvenlik gelecek kuşak için otomobil satın almadaki çok önemli faktörlerden biri olacak. Kendi otomobiline sahip olmak istemeyenler de olacaktır. Ancak bunlar, istedikleri an bir otomobile ulaşmak da isteyecektir. İşte bunu isteyenler gelecekte marka kimliğine ve kişiselleştirilebilme özelliklerine önem verecekler ama bugün Uber ya da Drive Now gibi mobilite sunucuları bunu sağlayamıyor.

Carsten Breitfeld gelecekte kendisini, araç paylaşım filolarından Byton siparişi veren bir müşteri olarak hayal ediyor: Araç, Breitfeld yaklaştığında kendisini tanıyacak, kapılar kilitlerini açacak, kendisini ismiyle selamlayacak, bulutta yüklü datalara ulaşıp koltuk ve klima ayarlarını yapacak, en sevdiği şarkıyı çalmaya başlayacak, kalp ritmini sürekli kontrol edecek, “büro” dediği anda navigasyonu otomatik olarak devreye sokacak... Böylece her araç paylaşım müşterisi kendisini kendi aracındaymış gibi hissedecek.

Ancak birçok insanın sevinerek karşılayacağı bu gelecek, gizliliğine düşkün olanları korkutabilir. Ancak Breitfeld bunun da çözümünü bulmuş: “Aracın bulut üzerinden ulaşabileceği kişisel bilgilerinizi istediğiniz gibi belirleyebileceksiniz.”

Byton tabi ki otomobil satmayı da hedefliyor. Örneğin filo müşterilerine. Ancak iş modeli bir adım daha ileri gidiyor: Otomobili bir “Smart Device” (akıllı cihaz) platformu haline getirmek. Firma bunu, ses ve hareketlerle kontrol edilebilme ve Byton’un kalbini oluşturan radikal şekilde farklı bir kokpit tasarımıyla yapmayı planlıyor.

Burada kokpit derken, 1.25 m genişliğe sahip bir ekrandan bahsediyoruz. SED (Shared Experience Display: paylaşılan deneyim ekranı) adı verilen ve hem ses hem de hareketlerle kontrol edilen sistem sadece sürücü ve ön koltuk yolcusuna değil, araçtaki 4 kişiye birden hizmet etmek için tasarlanmış. Breitfeld, çok sayıda fonksiyonun kontrol edilebildiği 8 inçlik dokunmatik ekranı anlatıyor: “İnsanlar bunu tabi ki radikal bulabilir. Ancak 2020 ve ötesinin otonom sürüşünü düşündüğümüzde yaptığımız şeyin gayet mantıklı olduğunu görebilirsiniz.” SUV, sürücünün de tam anlamıyla bir yolcu olabildiği 4. seviye otonom sürüş için hazırlanmış bir araç. Yani sürücü kontrolü araca bıraktığında ön koltuklar 12 dereceye kadar çevrilebilecek.

Görünüşe göre Breitfeld ve ekibi eski işverenlerinin “sürüş keyfi” sloganını değiştirip “sörf keyfi” haline getirmişler. Ayrıca tüm bunların ulaşılabilir olması da planlanıyor. Piyasaya yeni giriş yapan birçok firma üst düzey ürünleri için 6 haneli rakamlar talep ederken Byton modellerinin fiyatları, gerçekten ulaşılabilir rakamlardan başlayacak. Örneğin SUV’un giriş modeli 45 bin dolar civarında bir fiyatla satılacak. Vergiler eklendiğinde bu rakam Avrupa pazarları için 45 bin Euro’nun biraz üzerinde olacak. Peki ama ilk andan itibaren para kazanmayı hedefleyen bir firma bunu nasıl yapacak? Bunu Başkan Chung açıklıyor: “Amacımız Tesla gibi elektrikli araçları menzil konusunda geride bırakmak değil. İşte bu alanda bolca maliyet tasarrufu mümkün.” Byton, sadece pazarlama konusunda Kaliforniyalı markayı örnek alıyor: Byton da metropollerde “brand stores” adı verilen mağazalar kuracak. Ayrıca sanal gerçeklik gözlükleri takmış satış ajanları da müşteri avına çıkacak ve SUV’un yanı sıra, bir süre sonra aynı platform üzerinde üretilmesi planlanan sedan ve 7 koltuklu bir diğer versiyonu da satacaklar. Las Vegas’ta düzenlenen CES fuarlarında geçtiğimiz yıllarda birçok firma dikkat çekici ürünler sergilemişti. Ancak bunların çoğunun geleceği olmadı. Ör- neğin Faraday Future adlı yeni firma: O günlerde büyük sükse yapan model bugün hayal kırıklığı olarak kabul ediliyor.

Carsten Breitfeld, şov modeliyle seri üretim versiyon arasındaki farkı çok iyi biliyor. Tanıtım gününde salonda, Asya, Amerika ve Avrupa’dan birçok davetli potansiyel yatırımcı bulunacak. Byton’un otomobil tarihinde bir yerinin olup olmayacağını da işte bu yatırımcılar belirleyecek. Breitfeld: “Sunum günü sadece Byton için değil, otomobil tarihi için de çok önemli bir tarih olacak.”

Bizler için yaptıkları organizasyonun sonunda Breitfeld Nevada güneşine bakıp etkileyici bir veda cümlesi dile getiriyor: “Geçtiğimiz 70 yılda otomobil tarihinde, Tesla hariç, dünya çapında başarılı olabilen tek bir yeni marka var: Porsche.”

Byton da bunu başaran ikinci marka olmayı hedefliyor.

Sürücü kontrolü otomatik pilota bıraktığında ön koltuklar, arkadaki yolcularla daha rahat sohbet edilebilmesi için içe doğru 12’şer derece dönüyor. Direksiyon göbeğindeki “Driver Tablet” adlı dokunmatik ekran tüm özellikleri kontrol edebilecek. Ekranın sağ kenarında P, R, N, D şanzıman kontrolleri bulunurken, sinyaller alt köşelere yerleştirilmiş. SED adlı sistem, büyük ekranın altındaki kameraları kullanarak sürücü ve yolcuların hareketli kontrol komutlarını algılayabiliyor.

25 x 125 cm ebatlarındaki büyük “Shared Experience Display“(SED), yekpare bir ekran olarak ya da fotoğraftaki gibi 3’e bölünmüş olarak kullanılabiliyor. Ekranın solunda geri görüş kamerasının ve aynaların yerini alan yan kameraların görüntüleri takip edilebiliyor. Aynı bölgede navigasyon haritası da takip edilebiliyor. Orta ve sağ taraflara bilgi-eğlence sistemi, iletişim, sürücü ya da yolcu kalp ritmi yansıtılabiliyor. Yansımalar özel bir kaplama ile azaltılmış.

Dünya prömiyeri: Byton’un Las Vegas’taki ilk test sürüşünde bizlere Carsten Breitfeld (sağda) de eşlik etti.

Apple’dan otomobile: Jeff Chung (sağda) Byton’un çok önem verdiği bağlanabilirlik departmanını yönetiyor.

Yeni kuşağın yüzü: İnce LED farlar, kişiselleştirilebilen ışıklı LED şerit, olmayan yan aynalar, olmayan kapı kolları…

Aracın son testleri dünya prömiyerinden 3 gün önce Las Vegas’ın endüstri bölgesinde yapıldı.

Tasarımcı Benoit Jacop (solda) BMW i3’ün de tasarımını yapmıştı.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.