Back on Stage

Kişisel gelişim ve Nilüfer Yanya

- Yeni dalga Esra GÜNDOĞDU esragundog­du

Nilüfer Yanya'yı ilk gördüğümde kendime “Adı Nilüfer mi ve gerçekten Türk mü?” diye sormuştum. Aramızda 4 yaş, bambaşka coğrafyala­r ve saç tiplerimiz gibi belirgin farklar olmasına rağmen, Nilüfer'in cesur şarkıların­da ortaklaşıy­oruz. Bu kız, kendini ifade etme biçimiyle güncel müzikte çok özgün bir noktada duruyor. Yellow Days'i anlatırken King Krule ile birlikte üçünün voltranı oluşturduğ­undan söz etmiştim. Bu üçlüde

Yellow Days'in şarkıları depresyonl­a, King Krule'un şarkıları agresyonla mücadeleni­zde size iyi gelirken, Nilüfer'inkilerse mükemmel olma dayatmalar­ına karşı direnciniz­i artırıyor.

Londra'da doğup büyümüş Nilüfer'in annesi İrlandalı/bajan bir tekstil tasarımcıs­ı, babası Türk bir ressam. Çocukluğun­dan beri sanatla hep iç içe olmuş. Müzisyen olmayı çok istemiş ve ilk enstrümanı da piyanoymuş. Sonrasında 12 yaşında öğrenmeye başladığı gitarla ilgili her şeye âşık olmuş. Zaten erken yaşlarda ona ilham veren neredeyse tüm gruplar da Pixies, Cure gibi gitar müziği yapan gruplar. Eğer müzisyen olmasaydı kesinlikle sanat okuluna gideceğini anlatmış bir röportajın­da. Büyürken müze gezmeye ve sanat etkinlikle­rine ciddi anlamda mesai harcamış. Bu kızın aşırı güncel ve trend görüntüsü arkasında dolu bir sanatsal birikim var.

Çoğumuz Nilüfer Yanya ismini ilk defa 2016'da duyduk. Hayatta en sevdiğim 5 şarkıdan biri diyebilece­ğim Pixies'in Hey'i, ondan duyduğum ilk şarkıydı ve 3 yıl geçmiş olmasına rağmen bendeki artçı etkileri hâlâ sürüyor. Nilüfer'in çiğ sesi ve çıplak sound'u o kadar özgün ki şarkıyı bambaşka bir yere taşımış. Söylediği her şey bir avuç cam bilyeyi mermer zemine fırlatıyor­muş gibi keskin bir etki yaratıyor.

2016'da Londra indie çevrelerin­de iyice tanınmaya başlayan Nilüfer Yanya için, aynı yıl çıkardığı ilk Ep'si Small Crimes/keep On Calling ile yoğun bir konser dönemi başlamış. O zaman henüz 20 yaşında olan Nilüfer'in oldukça trend ve kendine has imajını o zamandan beri görsel dil olarak videoların­da ve diğer artwork'lerinde de görebiliyo­ruz. Bu arada, Nilüfer'in sanat direktörlü­ğünü kardeşi Molly yapıyor. Birçok

röportajın­da çok utangaç olduğunu dile getiren Yanya için kız kardeşi, daima içe dönük tarafını gerektiğin­de dışarı çeviren etken olmuş. Aile ilişkileri çok kuvvetli, ikisinin de Instagram sayfaları anne babalarıyl­a, dede ve anneannele­riyle çekildikle­ri sevgi dolu fotoğrafla­rla var.

Nilüfer 2017'de ikinci Ep'si Plant Feed'i yayınladığ­ında, kendine ciddi mecralarda ve listelerde yer buldu. Hem sürekli turda olduğu hem de birlikte müzik yaptığı insanlarda­n ayrı olduğu için, ilk albümü Miss Universe'i kendine söz verdiği gibi 2018'de değil, 2019 yılının başında yayınlayab­ildi. Albüm kaydını Los Angeles ve Londra'da yaptı. Hatta Londra'daki kayıt yeri teyzesi ve eniştesini­n stüdyosuyd­u. Nilüfer bunun onu çok rahatlattı­ğını ve yargılanma­dan özgürce her şeyi deneyebile­ceğini hissettird­iğini söylüyor.

Miss Universe, 17 şarkıdan oluşan 52 dakikalık bir albüm. Daha doğrusu mükemmel olmak zorunda olmama konsepti çerçevesin­de kurulmuş 5 anonsluk ve 12 şarkılık bir anti-kişisel gelişim manifestos­u. Albüme WWAY HEALTH ile başlıyoruz ve Nilüfer, Siri'ye benzer bir tonda, kendine yardım programlar­ından birine kayıt oluyormuşu­z gibi bize şunu söylüyor: “Bilgilerin­i girdiğin için teşekkür ederiz, 7/24 senin için buradayız, seninle ilgili endişeleni­yoruz, seni önemsiyoru­z, hiçbir şey yapmak zorunda değilsin.” Şarkıların­da "Kendini geliştirme" demiyor, ama "Geliştiğin kadarı da hiç fena değil" diyen tarafı daha ağır basıyor.

Albümdeki Paralysed, In Your Head gibi şarkılarda Nilüfer'in bahsetmekt­en pek de çekinmediğ­i paranoyala­rına sık sık denk gelmek mümkün. İkinci anons Experience bir cennet deneyimind­en bahsediyor ve “Cennet olsa orda ne yaşardın?” diye soruyor. 3. anons Warning'de sıcak bölgeye girdiğimiz ve dikkatli olmamız gerektiğin­den, olası yaralanmal­ardan WWAY HEALTH'IN sorumlu olmadığını hatırlattı­ktan sonra Heat Rises'ı dinliyoruz. Yani aslında Miss Universe'te Nilüfer bize, zekice kurgusuyla kendi çekişmeler­iyle dolu iç dünyasının basit bir simülasyon­unu sunuyor.

Nilüfer'in kendine özgü sarsıntılı sesi, ifadesinde­ki şeffaflık ve görsel işleri inanılmaz bir bütünlük içinde. Aslında onun işleri her yönüyle düşünülmüş bir sanat projesi. Dünyanın değişik şehirlerin­deyken çektiği görüntüler ve oldukça popüler kolaj videoları da özgün değil belki ama oldukça eğlenceli. Leopar desenli bluzu, kocaman halka küpeleri ve yeşil eşofmanıyl­a 23 yaşındaki herhangi bir kızdan farksız görünse de, zayıflıkla­rını ve paranoyala­rını öne çıkarabili­yor olması onu yaşıtların­dan ayırıyor.

Nilüfer'e göre Miss Universe onun sadece ilk albümü ve bu o kadar da büyütülece­k bir şey değil. Çok özgün bir müzikal hadise olarak Yanya gözlerimiz­in önünde büyürken, her adımını ilgiyle izliyorum. 2018'de Babylon'daki Güneşin Kızları serisi kapsamında gerçekleşe­n konseri müthişti, onu yeniden buralarda görebilmey­i sabırsızlı­kla bekliyorum.

 ??  ??
 ??  ??

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey