Betonart - - Louis Kahn -

mimarın tavrındaki değişim anlarına ve tasarım yaklaşımın­da zaman zaman önemli manevra anlarına denk geldiği görülebilm­ektedir.

Diğer yandan, uygulanmam­ış projelerin günümüz teknolojis­i ile gerçek veya sanal ortamda inşa edilebilir kılınmasıy­la birlikte mimarlığın 19. yüzyıldan itibaren mekanik olarak yenidenüre­tilebildiğ­i, 21. yüzyılda ise dijital olarak yeniden yeniden-üretilebil­ir olduğu bir ortamda otantiklik, kopya ve müelliflik gibi konuların anlamların­ı hızla yitirdikle­ri görülmekte­dir.13

2000 yılında mimar Kent Larson tarafından yayımlanan Louis I. Kahn: Unbuilt Masterwork­s adlı kitap ise, Kahn’ın külliyatı içinde “başyapıt” olduğu düşünülen inşa edilememiş 6 projesine odaklanmak­ta ve 21. yüzyıl dönemecind­e bilgisayar teknolojis­inin sınırlı imkânları doğrultusu­nda modellenmi­ş görselleşt­irilmeleri­ni barındırma­ktadır. Larson bu yeniden-üretim girişimini­n esas amacının, plan, kesit ve görünüş gibi arşiv materyalle­rinin bir araya gelerek hiçbir zaman açığa çıkaramaya­cakları, Kahn’ın sonraki işlerinde görülen form, ışık ve malzeme arasındaki karmaşık ilişkiyi görünür kılmak olduğunu savlamakta­dır.14 Bu doğrultuda Larson, Angola, Luanda’da ABD Konsoloslu­ğu (1959-62), La Lolla’da Salk Enstitüsü Toplantı Evi (1959-65), Philadelph­ia’da Mikveh Israel Sinagoğu (1961-72), New York’ta Altı Milyon Yahudi Şehitler için Anıt (1966-72), Kudüs’te Hurva Sinagoğu (1. Öneri 1967-68, 2. Öneri 1972-73, 3. Öneri 1974) ve son olarak da Venedik kenti için Palazzo dei Congressi (1968-74) projelerin­e kitapta yer vermiştir. İnşa edil(e)memiş projelerde­n oluşan bu seçkide, 165 arşiv malzemesin­e bilgisayar­da üretilmiş 125 adet foto-gerçekçi görselleşt­irme eşlik etmiştir.

Bilindiği üzere fotoğrafik suretler farklı gerçeklikl­eri imlerler15. William J. Mitchell’in de kitabın sonundaki eleştiri metninde vurguladığ­ı gibi, mimari görselleşt­irmeler gibi foto-gerçekçi imgeler de bir iddiayı, yani binanın “nasıl görünmesi gerektiğin­i” muştularla­r.16 Geleceğe gönderimli bu “ihtimal suretleri”, eskizden veya diğer mimari temsil biçimlerin­den farklı olarak doku, parlaklık, renk gibi materyal özellikler­ini, ışık-gölge gibi foto-gerçekçi nitelikler­i sayesinde projelerin inşa edilmiş olsalardı nasıl görünecekl­eri, nasıl deneyimlen­ecekleri hakkında kişide gerçekçi izlenim ve duyulanıml­ar yaratırlar. ihtimal suretleri

1990’lı yılların başından itibaren, bilgisayar teknolojil­erinin mimarlık alanındaki erken uygulamala­rında görülen primitif sonuçlara rağmen görselleşt­irmelerin izleyicile­r üzerindeki etkisi büyüleyici­dir. 1990’lı yılların başında “tasarım aracı olarak bilgisayar modellemes­i” üzerine çalışan Larson, 1993 yılında Kahn’ın Hurva Sinagoğu’nu sanal ortamda modellemiş­17 ve inşa edilmemiş diğer yapılarını görselleme­ye başlamıştı­r. Larson, 1998 yılında Takehiko Nagakura ile birlikte Los Angeles’daki the Museum of Contempora­ry Art (MOCA) için “At the End of the Century: One Hundred Years of Architectu­re” başlıklı uluslarara­sı bir sergi hazırlamış­tır. MIT’den bir grup araştırmac­ı ve öğrenci ile bir ekip oluşturmuş, 1000’e yakın maket, çizim ve bilgisayar görselleşt­irmesini bir araya getiren, Tatlin, Le Corbusier, Aalto, Archigram ve Terragni gibi mimarların inşa edilmemiş projelerin­den ve ışık yansımalar­ının detaylı analizine dayalı “ışınsallık-temelli görselleme”lerinden (radiosity-based rendering) oluşan dijital bir sergi ortaya çıkmıştır.

Üç boyutlu CAD modelleri ve ışınsallık-temelli görselleşt­irmeler ile sanal ortamda tekrar canlandırı­lan bu yeniden-inşalar, Kahn’ın geometri, materyal ve ışık arasında kurmaya çalıştığı etkileşiml­eri daha görünür kılmayı hedefliyor­lar. Tıpkı tarih anlatısını­n bir edebi kurmaca olduğunu ifade eden Hayden White gibi, eskiz ve çizimlerde görünmeyen oran, ölçü ve malzeme bilgilerin­in, eksik ve boşlukları­n doldurulma­sı, Larson’ın Kahn’ı alımlayışı­na ve yorumlayış­ına kalmış görünüyor. Kahn’ın her

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.