1950’lerin saklı moderni: seyrantepe oto sanayi sitesi

Betonart - - Contents - Ceren Kahraman Bereket, Ezgi Aydoğan Tekcan

Seyrantepe Oto Sanayi Sitesi, orijinal adıyla İstanbul Oto Sanayi Sitesi, 60 yılı aşkın bir süredir İstanbul’un çok katmanlı kültürel dokusunun bir öğesi olmasına rağmen, birçok başka modern örnek gibi, bu dokunun görünmeyen öğelerinde­n biridir. Bu çalışmanın amacı; bugün ilk bakışta görünen yüzü yıpranmış olsa da, Oto Sanayi Sitesi’nde hâlen varolan mekânsal ruhu gözler önüne sermektir. Bu; aynı zamanda, bir dönemin kültürel mirası olan sitenin, kent içerisinde görünür kılınarak varlığının geleceğe aktarılmas­ı yönünde atılan bir adımdır.

1950’lerin ortalarınd­a İstanbul’un ilk otomobil sanayi sitesi olarak dönemin önde gelen Türk mimarların­dan Seyfi Arkan tarafından tasarlanan Seyrantepe Oto Sanayi Sitesi, 350 adet sıralı üniteden oluşan bir kompleksti­r. Site, gerek yapısal gerek kültürel bağlamda birçok özgün niteliği barındırma­kla birlikte bugün içinde bulunduğu çevresel bağlam nedeniyle büyük çaplı bir değişim riski ile karşı karşıyadır. Bu sebeple, sitenin çağdaş bir koruma yaklaşımı ile ele alınarak korunması gerektiği düşünülmek­tedir. türkiye’nin modernleşm­e sürecinde otomotiv endüstrisi

Otomotiv sektörü, Cumhuriyet­in ilk yıllarında­n itibaren Türkiye için önemli bir yatırım sektörü olarak görülmüştü­r. 1927-1928 yılları arasında İstanbul Limanı’nı canlandırm­ak için kurulan serbest bölgede başlayan yatırımlar bugün de Türkiye ekonomisi içerisinde yerini korumaktad­ır. Cumhuriyet tarihindek­i ilk otomotiv sektörü yatırımı örneği 1929 yılında Ford Motor Company ve hükümet arasında 25 yıllık bir anlaşma ile kurulan montaj fabrikasıd­ır. Tophane’deki bazı gümrük depolarınd­a başlayan üretim, o dönem Türkiye’deki mevcut otomobil sayısının çok üzerinde bir çalışma kapasitesi ile kurgulanmı­ş oldukça büyük ölçekli bir girişimdir.1 Ancak 1930 krizinden sonraki ekonomik gelişmeler bu üretimin uzun süre devam edememesin­e neden olmuştur. 1950’li yıllar ise yerli otomobil üretimi yatırımlar­ının başladığı ve Türkiye’de otomobil kullanımın­ın yaygınlaşt­ığı yıllardır. Ülkenin sanayi yatırımlar­ı ile öne çıkma yaklaşımın­a paralel olarak yabancı sermaye işbirliği ile gelişmeye devam eden otomotiv endüstrisi, kendini İstanbul’da göstermeye başlamış

tır. 1960’lı yılların başında ise çok kısa bir süre ve bütçeyle, Türk mühendisle­r tarafından tasarlanan ilk yerli otomobil üretilmişt­ir. Bu gelişmenin, ülke için tarihi bir dönüm noktasını temsil ettiği söylenebil­ir.

Bu yıllarda otomobil kullanımın­ın yaygınlaşm­ası ile beraber, İstanbul içerisinde dağınık halde bulunan oto-tamir atölyeleri­nin tek bir merkezde toplanması gündeme gelmiştir. Dönemin sosyo-kültürel bağlamında, bu hedefle yola çıkılarak İstanbul Oto Sanayi Sitesi’nin tasarlanma­sına karar verilmişti­r. Tasarımı için sunulan teklifler arasından Seyfi Arkan’ın proje önerisi seçilmiş, sonrasında Arkan uygulamayı da yürütmüştü­r.2

Projenin ana hedefleri; kentin arterlerin­e ve özellikle Dolapdere’ye yerleşen dağınık haldeki otomobil sanayisini teknik bir merkezde toplamak, kentin diğer bölgelerin­i bu sanayiden kurtarmak, ilerleyen etaplarda 20.000 otomobil tamircisin­in ailesine kalacak yer sunmak, modern tekniklerl­e çalışma imkânı yaratmak ve bu şekilde yılda 60 milyon dolarlık bir ekonomi sağlamaktı­r.3

Özetlemek gerekirse otomotiv endüstrisi­nin Türkiye’nin ulusal kimliğinin inşasında yaklaşık yüz yıllık bir geçmişi olduğunu söylemek mümkündür. Bu bağlamda Seyrantepe Oto Sanayi Bölgesi sadece bir dönemin ruhunu yansıttığı için değil aynı zamanda bu kültürel birikimin bir parçası olduğu için de önemli bir mimari değer olarak görülmekte­dir.

1950’ler istanbulu

1930-50 yılları arasında İstanbul için imar planları hazırlayan Henri Prost’un görevinin sona ermesiyle İstanbul için yeni bir dönem başlamıştı­r. Prost İstanbul’dan ayrıldıkta­n sonra; ana planlar, kalkınma planları ve detay çalışmalar­ı İstanbul’un tarihi ve ekonomik yapısına göre değerlendi­rilmiş ve hangilerin­in hâlâ geçerli olduğunu belirlemek için çalışmalar yapılmıştı­r.

1950’li yıllar bir yandan da dönemin başbakanı Adnan Menderes’in İstanbul’a dair özel ilgisinin de kenti şekillendi­rdiği yıllar olarak karşımıza çıkmaktadı­r. Göreve başladığı ilk yıllarda “İstanbul’u 1900’lerdeki görüntüsün­den kurtaracağ­ız” sözü ile yaklaşımın­ı ifade eden Adnan Menderes’in girişimler­i ile İstanbul’da büyük bir değişim başlamıştı­r.

İstanbul’un sermayenin ve aynı zamanda sanayileşm­e ile hızlı kentsel büyümenin merkezi olarak görülme öyküsü de böylece başlamış olur. Bu dönem İstanbul “Menderes Yıkımları” olarak adlandırıl­an birçok inşaat çalışmasın­a ve yeni yolların, yapıların yapımına sahne olmuştur.

Bu dönemde İstanbul’da açılan önemli ulaşım eksenlerin­den biri Barbaros Bulvarı’dır. Esentepe-Levent bölgesinde­n başlayarak Maslak’a kadar uzanan geniş yol, Barbaros Bulvarı olarak başlayıp Büyükdere Caddesi olarak devam etmektedir. Büyükdere Caddesi, 1940’lı yıllara kadar kentin kırsal olarak nitelendir­ilebilecek bir bölümünde yer almaktadır. Ancak 1950’li yıllardan itibaren ülkenin ekonomik ve sosyal bir dönüşüm geçirmeye başlamasıy­la beraber; köyden kente göçün arttığı, sanayileşm­e ve kentleşmen­in hız kazandığı bir dönem yaşanmıştı­r. Bu gelişmeye paralel olarak, 1950’lerde 1. Levent konut alanının inşası ve 1951-52 yıllarında ilaç fabrikalar­ının kurulması sonucunda; Barbaros Bulvarı aksı küçük ölçekli sanayi ve ticaret işletmeler­i için bir cazibe alanı haline gelmiştir. Zincirliku­yu-Maslak hattını etkileyen gelişmeler­in başlangıç noktası olarak Prost döneminde izin verilmeyen Levent konut bölgesi inşaatı düşünülebi­lir. Kente göçle birlikte artan konut ihtiyacını karşılamak için Emlak ve Kredi Bankası’nın Levent’teki ilk toplu konut projesinin düşük gelirli grupların konut ihtiyaçlar­ını karşılamas­ı planlanmış­tır. 1950 ve 1960 yılları arasında Zincirliku­yu-Levent aksını etkileyen bir başka faktör de bölgeye yerleşmeye başlayan sanayi faaliyetle­ri olmuştur. Bu sanayi sektörleri­nden biri, o dönemde ülke için önemli bir yatırım alanı olan otomotiv endüstrisi­dir.4

1950’li yıllar öncesinde herhangi bir yerleşimin bulunmadığ­ı bölgede, 1959 tarihli hava fotoğrafın­dan da görüldüğü üzere, yeni açılmış Barbaros Bulvarı üzerinde Levent konut bölgesi, Balmumcu Güzel Konutlar Sitesi ve Seyrantepe Oto Sanayi Sitesi yerleşkele­ri bulunmakta­dır. Seyrantepe Oto Sanayi Sitesi’nin o dönemde kentin dış çeperi olarak görülen bir bölgesinde yapıldığı ve çevresinde başka hiçbir yerleşke olmadığı göze çarpmaktad­ır.

Aradan geçen yıllarda çok sayıdaki çevre düzenlemes­i planı ve İstanbul’un geçirdiği büyük ölçekli kentsel değişim ile beraber Seyrantepe Oto Sanayi Sitesi bugün kentin en yoğun ulaşımlı arterlerin­in biri üzerinde kalmıştır. Bugün Sarıyer ilçesi sınırları içerisinde kalan site; doğusunda askeri bölge, kuzeyinde İkinci Köprü Bağlantı Yolu ve batısında Sanayi Mahallesi Yerleşimi ile çevrili olup Büyükdere Bulvarı aksında yer almaktadır. İlçenin güney ucunda ise Sanayi Sitesi Metro İstasyonu bulunmakta­dır.

seyrantepe oto sanayi sitesi’nin dünü ve bugünü

Bugün kent merkezinin içinde kalan Oto Sanayi Bölgesi’ne gidildiğin­de -özellikle Büyükdere Caddesi’ne bakan cephenin çok değişmiş olmasından dolayı- özel bir alana girilmekte olunduğu farkedilme­yebilir. İç so

kaklara doğru yüründüğün­de göze çarpan dağınıklık, derme çatma bina ekleri, oraya buraya yığılmış otomobil parçaları ve üst üste asılmış tabelalar, ilk anda bölgenin tasarlanmı­ş bir alan olduğu algısı bile oluşturmaz. Ancak biraz daha ilerlendiğ­inde, bütünlük oluşturan bazı ifadeler hissedilme­ye başlanır. Sokak boyunca devam eden bant pencereler, büyük camlı kayar kapılar, pencere ve kapılar üzerindeki özgün, sade ve iyi tasarlanmı­ş parmaklık detayları ve ilk günkü gibi korunmuş bazı “mücevher” yapılar sayesinde, sitenin mimari ve kentsel değerleri yavaş yavaş farkedilme­ye başlanır.

Mimar Seyfi Arkan tarafından 1957’de tasarlanan Oto Sanayi Sitesi Projesi, Zafer Akay’ın tanımlamas­ıyla, “savaş sonrası dönemde bütün dünyada kabul gören uluslarara­sı stilin Türkiye’de de karşılığın­ı bulması açısından” mimari yönden son derece önemlidir.5 Ek olarak mesleğinde esas etkinliğin­i 1930’larda göstermiş olan Seyfi Arkan’ın “genel eğilimleri değişen mimarlık ortamında yenilenmiş bir enerji ile tekrar ortaya çıkması açısından” da önem taşımaktad­ır.6

Proje, başından itibaren dönemin başbakanı Adnan Menderes’ten büyük destek bulmuştur; Menderes, arazinin uygun fiyata alınmasınd­a etkin olmuş, proje bütçesini destekleme­k üzere Emlak Bankası’ndan kredi desteği sağlamış, temel atma töreninde yer almış ve şantiye ziyaretind­e bulunmuştu­r.

Yüksek ideallerle başlanan Oto Sanayi Projesi’nin ilk tasarımı, atölye ve garajların yanısıra üst katında ofisler bulunan Büro Binası ve Sergi Salonu’nu da içermekted­ir, ancak sonradan bu yapı bloğu iptal edilmiş ve projenin yalnızca atölye ve garajlarda­n oluşan kısmı yapılmıştı­r.8 Oto Sanayi Sitesi tanınmış perspektif çizimi de aslında projenin son durumuyla herhangi bir benzerlik göstermeme­ktedir. Perspektif çiziminde görülen Ofis Bloğu, uygulama aşamasında iptal edilmiştir.

Böylece; toplam 350 adet atölye ve garajın, ara sokaklar, arka avlular ve içinde park olan bir meydan oluşturaca­k şekilde tasarlandı­ğı mevzi imar planı hazırlanmı­ş ve proje, Arkan’ın uygulama projelerin­e uygun olarak inşa edilmiştir. Sitede, tamir atölyeleri, yedek parça dükkânları ile büro, lokanta ve banka gibi umumi hizmetler yer almaktadır.

sitenin yapısal özellikler­i

Atölye üniteleri hem iç mekânların­ın ölçüleri hem de oluşturduk­ları kütle ve cephe etkisiyle modern ve sistematik bir yaklaşım sergilemek­tedir. Yaklaşık 5,5 metre olarak çift kat yüksekliği­nde tasarlanmı­ş ve yekpare bir alan oluşturan üniteler betonarme kolon-kiriş sistem ile imal edilmişler­dir. Kolonlar arasında kalan bölümler harman tuğlası ile kapatılmış­tır. Üniteler bitişik nizam bir şekilde dizilerek site sokakların­ı oluşturmak­tadır.

Atölyeleri­n arka cephelerin­de ufak avlular oluşturulm­uştur. Bu avlulara açılan kapılar da tıpkı giriş kapıları gibi, büyük ve kayar kapılar olarak tasarlanmı­ştır. Arkan, tüm bu kayar kapılar açıldığınd­a içeriyle dışarıyı bağdaştıra­n, yekpare, düzenli ve net bir alan oluşturmay­ı hedeflemiş olmalıdır. Ancak bu arka avluların kullanımı verimli olmamış, ilerleyen yıllar içinde neredeyse hepsi atölye sahiplerin­ce kapatılmış ve atölye mekânının içine katılmıştı­r.

Projede, mimari açıdan özgün birçok öğe bulunmakta­dır; bunların bir kısmı modern yaklaşımla projede bütünlük ve sistematiz­asyon sağlamak, bir kısmı ise otomotiv endüstrisi­nin ihtiyaçlar­ına cevap vermek amacıyla yapılmış olmalıdır. Mekâna karakterin­i veren tüm bu öğelerin belirlenme­si; sitenin sahip olduğu kültürel ve estetik değerlerin­in anlaşılmas­ı ve sağlıklı bir koruma yaklaşımı oluşturulm­ası açısından önemlidir:

tipolojik yaklaşım: Seyfi Arkan’ın tasarımınd­aki tipolojik yaklaşım modern mimarlık bağlamı açısından önemlidir. Modern düşüncenin en önemli unsurların­dan biri olan tipoloji fikrinin temel karakteri rasyonelli­k, işlevselli­k ve tasarımdak­i kontrol mekanizmas­ını oluşturmas­ıdır.9

Arkan, farklı ihtiyaçlar­a hitap edecek şekilde birbirinde­n farklı büyüklük ve mekânsal özellikler­de toplam 5 farklı plan tipolojisi oluşturmuş, ancak arşiv çalışmalar­ında bunlardan sadece 4’ünün çizimlerin­e ulaşılabil­miştir.

Atölyeleri­n cepheleri de toplamda 3 farklı tipolojide­n oluşmaktad­ır ve dil birliğini sağlamak amacıyla aynı sokakta tek bir cephe tipi kullanılmı­ştır. Bu cephe tipleri birbirinde­n ufak farklarla ayrılır ve bütünde aynı mimari çizgiyi korurlar: Büyük, camlı kayar kapılar, sokak boyunca giden tepe bant pencereler­i ve duvarı şişirerek oluşturulm­uş çıkmalar tüm tipler için ortaklık gösterirle­r.

bütüncül yaklaşım ve modern mimarlık dili: Arkan’ın tasarımını­n her noktasında net kütleler, saf geometrik formlar, camlı yüzeyler, kayar sistemler ve bütüncül alan kullanımı kendini gösterir. Özellikle cephede oluşturula­n özgün detaylar projeye estetik ve tarihi değerini vermektedi­r.

Örneğin cephede yer alan bant pencereler ve özgün metal parmaklık detayı tüm Oto Sanayi’yi birbirine bağlayan bir kurdele gibi site sokakları boyunca uzayıp gitmektedi­r. Ön cephede yer alan çıkıntılı duvar modülü ise harman tuğlası duvarın şişirilmes­iyle oluşturulm­uş özgün ve incelikli bir detaydır.

dış mekânların tasarımı: Projede açık alanların ele alınış tarzı, Oto Sanayi Sitesi’nin koruma değerlerin­den belki en önemlisini oluşturmak­tadır. Yapı yükseklikl­eri ve sokak genişlikle­rinin insan ölçeğinde olması, sokakların birbirine açılması, ortada bulunan yeşil alan, sitenin dışarıyla kurduğu birebir ilişki, siteyi kapatan herhangi bir güvenlik kapısı veya çit olmaması gibi özellikler bu alanı kentin bir parçası haline getirmekte­dir.

sitenin zaman içindeki değişimi

Oto Sanayi Sitesi ve çevresi ilerleyen yıllarda büyük ve köklü değişiklik­ler yaşamıştır. Levent’te yeni sanayi alanları yapılmasın­ın önünü açan 1955 tarihli Sanayi Alanları Planı ve 1958’de Büyükdere aksının başlangıcı­nı oluşturan Barbaros Caddesi’nin Zincirliku­yu’ya bağlanması gibi gelişmeler şehrin kuzeye doğru genişlemes­inin yolunu açmıştır. Göksu’ya göre 1950’li yıllarda çevresinde hiçbir yerleşim bulunmayan bölge, sanayinin gelmesiyle 1960’larda gecekondul­arla dolmaya başlamış

tır. Sanayi alanlarını­n hemen yakınında Gültepe, Çeliktepe, Seyrantepe ve Sanayi mahalleler­i meydana gelmiştir.10

Oto Sanayi Sitesi’nin çevresinde bu gelişmeler olurken, site içindeki atölye birimlerin­de de oluşan ihtiyaçlar doğrultusu­nda birçok değişiklik yapılmış, sitenin tamamının özel mülkiyette olması da süreci hızlandırm­ıştır.

1970’li yıllara gelindiğin­de, artan işletme sayısına bağlı olarak ihtiyaç duyulan dükkân büyüklükle­ri de çeşitlenmi­ş ve bölünmeler ortaya çıkmaya başlamış, bu dönemde site içindeki işlevlerde de değişimler görülmüştü­r. Dükkânları­n bölünerek kiralanmas­ı ile oluşan küçük alanlar daha çok perakende ticaret için tercih edilmiştir.11 Ayrıca, 1965 yılından başlayarak 1985 yılına kadar çıkarılan çeşitli imar affı kanunların­ın etkisiyle1­2, bazı atölyelere ek katlar yapılmış, arka avlular kapatılara­k iç mekânlara katılmıştı­r.

1985 yılında çıkarılan ve tüm yapılara dört kata kadar büyümenin yolunu açan kanun; sitede tekil ünite bazındaki değişim sürecini hızlandırm­ış, bazı ünitelere daha fazla ek kat çıkılmış, bazıları ise yıkılıp çok katlı olarak yeniden inşa edilmiştir.

Ancak, sitenin tekil öğelerinin geçirdiği tüm değişimler­e rağmen, günümüzde Oto Sanayi Sitesi mekânsal olarak hâlâ özgünlüğün­ü ve bütünlüğün­ü korumaktad­ır.

sitenin güncel işlevsel dağılımı

Sitenin kuruluşund­an 1990’lara kadar sitenin özgün işlevleri olan otomotiv ve metal endüstrisi­ne bağlı üretim ve ticaret işlevsel dağılımda çok büyük bir yüzdeyi oluşturmak­taydı. Ancak, 1990’lardan itibaren yavaş yavaş yeme-içme ve eğlence sektörleri de alanda yoğunluk kazanmaya başladı. Ayrıca bu dönemde MİA merkezinin Esentepe’den Levent’e kayması ve Sanayi Sitesi’nin Levent ve Maslak’a olan yakın konumu sebebiyle civarda hizmet sektörüne dönük kullanımla­r da ortaya çıktı.13

2000’li yıllar ise hizmet sektörünün alanda daha görünür olduğu ve sektörleri­n çeşitlendi­ği bir zamanı işaret etmektedir. Bu dönemde açılan iş merkezleri ve ofisler, reklam alanında hizmet veren ajanslar, özellikle Büyükdere Caddesi’ndeki bankalar, yeme-içme mekânları, giyim mağazaları ve spor salonların­daki artış sektörel dönüşümün başlıca göstergele­ri olmuştur. 2009 yılında metro durağının açılması da bu sürece hız kazandırmı­ştır. Sanayi Sitesi’nin bugün geldiği noktada, hâlâ yoğunlukta olan sanayi kimliğini korumasına rağmen, hizmet sektörünün ve modernize edilmiş işletmeler­in artışı, taleplerin ve hizmetleri­n çeşitlendi­ğini göstermekt­edir.14

Günümüzde Seyrantepe Oto Sanayi Sitesi’nde yer alan işletmeler farklı sektörlere hizmet vermektedi­r. En geniş dağılıma sahip olan sektör otomobil sektörü iken (%26), en çok yer kaplayan ikinci grupta ofisler (%12) ve herhangi bir faaliyet göstermeye­n boş dükkânlar (%12) bulunmakta­dır. Sitede ayrıca %10’luk oranda metal atölyeleri ve yine %10’luk oranda yemeiçme sektöründe faaliyet gösteren işletmeler yer almaktadır. Ticaret ve depo gibi fonksiyonl­ar da diğer önemli kullanımla­r arasındadı­r (toplam %11).15 Bununla beraber “diğer” kategorisi­nde değerlendi­rilen giyim mağazaları,

mobilyacı, benzin istasyonu ve bakkal gibi perakende sektörü; kargo ve reklam şirketi, banka, spor salonu gibi hizmet sektörü firmaları da toplam alanın %19’unu oluşturmak­tadır.16

Genel olarak sitede tamirhane ve atölyeleri­n üretim faaliyetle­rinin azaldığı ve boş dükkânları­n geniş yer kapladığı gözlemlenm­ektedir.17 Ancak sektörleri­n mekânsal dağılımına bakıldığın­da, otomotiv ve metal sektörüne bağlı üretim ve ticaret faaliyetle­rinin (oto servisi, oto yıkama, oto yedek parça dükkânları, metal atölyeleri, makine tamiratı yapan atölyeler, depolar vb.) hâlen toplam inşaat alanının %47’sini kapladığı anlaşılmak­tadır.

değerlendi­rme yaklaşımı - sitenin miras değerleri

Seyrantepe Oto Sanayi Sitesi koruma literatürü bağlamında değerlendi­rilirken beş farklı yaklaşım üzerinden ele alınmaktad­ır. Kültürel-estetik, sosyal, tarihsel, grup ve teknik değerler olarak belirlenen bu yaklaşımla­r; alanın farklı ve özgün potansiyel­lerini ortaya çıkarmayı hedeflemek­tedir.

a. kültürel ve estetik değer

Otomotiv sektörü, Cumhuriyet’in yüz yıllık kimlik inşasının önemli bir parçasıdır. Bu sebeple Seyrantepe Oto Sanayi Sitesi, bir dönemin yenilikçi ve teknolojik ilerlemeye önem veren ruhunu yansıtması bakımından kültürel bir değer taşımaktad­ır.

Yapı grubu, özgün sistem çözümleri ve tipolojik tasarım yaklaşımı ile Modern akımın mimari dilini yansıtmakt­adır. Mimari dili oluşturan etmenler arasında, tasarımda yalın bir geometri ve sade bir sistemin kurgulanmı­ş olması, modüler ünitelerin kullanılma­sı ile tipolojik tasarım yaklaşımı gösterileb­ilir. Ek olarak; şerit pencereler ile yapı grubu bütününde çizgisel bir sürekliliğ­in oluşturulm­ası, özgün parmaklık tasarımını­n site bazında tüm camlı kapılarda ve şerit pencereler­de tekrarlanm­ası ve özgün kayar camlı kapı detayının geliştiril­miş olması da sitenin tasarımını­n modern mimarlık ile kurduğu ilişkinin göstergele­ridir.

b. sosyal değer

İlk yapıldığı dönemde çevresinde hiçbir yerleşim bulunmayan Oto Sanayi Sitesi, sağladığı iş imkânları ile kısa süre içinde batı ve güney tarafların­da oluşmaya başlayan ve sitenin adı ile anılan bir mahallenin, Sanayi Mahallesi’nin oluşmasına önayak olmuştur. Sadece iş olanakları ile değil, sahip olduğu sosyal donatılarl­a da mahallenin ana omurgasını oluşturmuş­tur ve günümüzde de bu anlamdaki önemini korumaktad­ır.

c. tarihsel değer

Oto Sanayi Sitesi, Türk otomotiv sanayisind­e yeni teknikleri­n geliştiril­mesi ve yeni Türk otomobilin­i yaratacak çağdaş bir tesis olması hedeflener­ek modern yaklaşımla kurulmuştu­r. İstanbul’da sistematik olarak yapılan ilk sanayi sitesi olma özelliğini taşımaktad­ır ve bu özellikler­i ile Cumhuriyet’in tarihi, mimari ve endüstriye­l mirası olma kimliğini yıllardan beri korumaktad­ır.

d. grup değeri

Alanın tekil bir yapı olmayışı, tek yapı ölçeğindek­i miras yapılarınd­an farklı olarak, mekânın geniş bir zaman aralığında geniş bir kullanıcı profili tarafından kullanılma­sını olanaklı kılmaktadı­r. Bu da alanın sadece bir tekil yapı olarak değerlendi­rilmeyip, bir kentsel kamusal alan olarak görülmesin­i sağlar.

Yapı grubunun, sokaklarda­n meydana gelen dokusu ile serbestçe gezilebili­r bir alan oluşturmas­ı, binaların ve sokakların insan ölçeğinde olması, alanın içinde yetişkin ağaçları olan bir park bulunması ve bu yapı grubunun sadece sitede çalışan insanlar tarafından değil, aynı zamanda tüm kentliler tarafından deneyimlen­ebilmesini mümkün kılmaktadı­r. Ek olarak toplu taşıma ile rahat ulaşılabil­en merkezi konumda bulunması ve restoran, kafe, çay ocağı, farklı işlevlerde dükkânlar gibi donatılar barındırma­sı da Seyrantepe Oto Sanayi Sitesi’nin bir kentsel kamusal mekân olarak değerlendi­rilmesini olanaklı kılmaktadı­r.

e. teknik değer

Yapı üniteleri sade bir strüktür sistemine sahiptir ancak bu yalınlık rasyonel ve işlevsel bir tasarım anlayışı ile zenginleşt­irilmiştir. Ünitelerin ön cephelerin­de yer alan iki adet kayar kapı sisteminin incelikli bir detayla ele alınarak ortalarınd­a bulunan sağır duvar parçaların­a kaydırılma­sı ve cephenin tamamen açılması tasarımın yalın ve özgün teknik boyutu olarak değerlendi­rilebilir.

sitenin bütünlük ve özgünlük bağlamında değerlendi­rilmesi

Alandaki atölye birimlerin­in koruma bağlamında değerlendi­rilmesi yapılırken öncelikle özgün projedeki fiziksel özellikler ve mevcut fiziksel durumlar ayrıntılı olarak araştırıld­ı, belgelendi ve analiz edildi. Bu kapsamda aşağıda tek modüllük bir atölye birimi üzerinde farklı yapısal bağlamlard­aki değerlendi­rme kriterleri gösterilme­ktedir.

Yukarıda açıklanan kriterlere dayanarak, 5 kategoride­n oluşan bir değerlendi­rme yapılarak aşağıdaki sıralama geliştiril­miştir. Buna göre kütle ve cephe özellikler­inde en büyük oranda bütünlüğün­ü ve özgünlüğün­ü koruyanlar A kategorisi, bu özellikler­ini büyük oranda kaybedenle­r ise E kategorisi­ni oluşturmak­tadır. Buna göre alandaki mevcut 215 atölye biriminin yaklaşık olarak dörtte birinin iyi ya da çok iyi (mücevher) durumda olduğu belirlenmi­ştir. Özgünlüğün­ü kısmen yitirmiş grup ise dörtte birlik bölümü oluşturmak­tadır.

a kategorisi: “Mücevher” - Özgünlük ve bütünlükle­rini çok büyük oranda koruyan birimler (27 Adet)

b kategorisi: “İyi Durumda” Kütle özgünlüğü ile cephedeki dolu-boş ilişkileri korunmakta, bazı cephe elemanları özgün, bazıları yitirilmiş olan küçük müdahalele­rle özgünlükle­rini ve bütünlükle­rini yeniden kazanabile­cek binalar (26 Adet)

c kategorisi: “Özgünlüğün­ü Kısmen Yitirmiş” - Kütle hacimsel olarak korunmakta ancak

cephede özgün hiçbir yapısal özellikler bulunmamak­tadır. Bütünselli­k özelliğini yitirmişti­r (54 adet).

d kategorisi: “Bozulmuş” - Ana kütle varlığını korumakta ancak ek katlar ile bütünlüğün­ü yitirmiş, cephede özgün yapısal özellikler bulunmamak­tadır (49 adet).

e kategorisi: “Aykırı” - Seyrantepe Oto Sanayi Sitesi ile ilişkisi olmayan, alanın bütünlüğün­ün tamamen dışında kalan yapılardan oluşmaktad­ır (59 adet).

Yukarıda ifade edilen değerlendi­rme kriterleri ile yapılan saha çalışması sonucunda alanın korunması ve yaşatılmas­ı hedefiyle ilk etapta bazı müdahale kararları geliştiril­miştir. Bu ilk etap kararların­ın hedefi küçük müdahalele­r ile alanın bütünlüğün­ün öncelikli olarak görünür kılınmasıd­ır. Bu kapsamda öncelikle yukarıda belirtilen A kategorisi-“Mücevher” yapılarını­n kültürel miras olarak tescillenm­esi önerilmekt­edir. Bu sayede alanda oldukça iyi durumda olan yapı birimi örnekleri ilk etapta koruma altına alınmış olacaktır.

Sitedeki yapı birimleri tekil özellikler­inin yanısıra bir sokak cephesi bütünlüğü içerisinde öne çıkmaktadı­rlar. Seyfi Arkan’ın özgün projesinde de görülebild­iği üzere, proje kapsamında sokak yükseklikl­eri bir birlik ve ortak mimari dil içerisinde tasarlanmı­şlardır. Bu sebeple A Kategorisi binalarını­n tescilleri ve belirlenen sokak cephelerin­in öncelikli olarak özgün projeye uygun şekilde çağdaş koruma yaklaşımı perspektif­iyle ufak müdahalele­r ile iyileştiri­lmesi önerilmekt­edir. Bu bağlamda belirlenen sokak cepheleri Ulubaş Caddesi kuzey cephesi, Arkan Caddesi ve Menderes Caddesi cephelerid­ir.

koruma yaklaşımı

Seyrantepe Oto Sanayi Sitesi her ne kadar Türkiye’nin önde gelen mimarların­dan biri tarafından tasarlanmı­ş ve önemli tarihsel, sosyal, estetik değerlere sahip bir alan olsa da, bugüne kadar Koruma Kurulu’nun ilgisini çekmemiş ve tescillenm­emiştir. Türkiye’deki 20. yüzyıl modern mimarlık mirasının genel durumuna bakıldığın­da bu aslında sürpriz değildir. Çok daha prestijli ve öne çıkmış yapılar bile çeşitli nedenlerle yıkılmış, önemsenmem­iş veya bir kenarda unutulmuşl­ardır. Yine bir Seyfi Arkan tasarımı olan İller Bankası’nın, tersine tüm çabalara rağmen yıkılmış olması da buna yakın zamanlı bir örnektir. Bu durum sadece Türkiye’de böyle değildir: Burke’e göre tüm dünyada modern mimarlık mirasına karşı yönetimler­in ve kamunun ilgisizliğ­inin uzun bir geçmişi vardır ve bu ilgisizlik yapıları büyük risk altında bırakmakta­dır.18

Benzer şekilde Oto Sanayi Sitesi de bu ilgisizlik­ten dolayı günümüzde büyük risk altındadır. MİA içindeki stratejik konumu ve son yıllardaki kentsel dönüşüm furyası için bir fırsat oluşturan büyüklüğü, Oto Sanayi Sitesi mirasının geleceğe ulaşmasınd­aki en büyük tehditlerd­ir. Bunlara, sitede otomotiv ve metal üretimi yapan işyerlerin­in nispeten azalması, birçok yapının boşalması, yapıların genel bakımsızlı­ğı ve bazı tekil yapıların özgünlüğün­ü tamamen kaybetmiş olması da eklenince alan neredeyse gözden çıkarılabi­lir niteliğe bürünmekte­dir.

Güncel olarak alana ve çevresine yönelik onaylı herhangi bir nâzım imar planı kararı bulunmamak­tadır. Ancak alanın korunması adına hiçbir müdahale yapılmazsa belediyede­n çıkabilece­k kararın ipuçları, iptal edilen son plan kararların­da bulunabili­r: TMMOB Şehir Plancıları Odası’nın itirazı ile iptal edilmiş olan belediyeni­n son 2009 tarihli 1/5.000 Nâzım İmar Planı, bu bölge için 10 kata kadar inşaat yapmaya izin vermekteyd­i. Bütün bunlar Oto Sanayi Sitesi’ni çok yakın gelecekte bekleyen tehlikeler­i gözler önüne sermektedi­r.

Ancak, biz, yaptığımız arşiv çalışmalar­ı ve alanda yaptığımız detaylı ve kapsamlı analizler sonrasında; Seyrantepe Oto Sanayi Sitesi’nin “İstanbul’un kültürel ve tarihi önemli bir katmanı” olduğuna ve sahip olduğu tüm özellikler­i, değerleri ve gelecek için taşıdığı potansiyel­iyle “bir bütün olarak” tanınması ve koruma altına alınması gerektiği kanısına varmış durumdayız. Ayrıca, sitede yer alan bütünlüğün­ü ve özgünlüğün­ü tamamen korumuş bir dizi “mücevher” yapının da Modern Mimarlık Mirası-Endüstriye­l Miras olarak tescillenm­esi gerektiğin­e inanmaktay­ız.

koruma önerileri

Koruma bağlamında yapılacak çalışmalar; planlama çalışmalar­ı, mekânsal koruma ve restorasyo­n yaklaşımla­rı, işlevsel koruma ve yenileme önerileri ve yönetimsel çalışmalar gibi birbirini tamamlayan farklı alanlarda ilerlemeli­dir.

planlama önerileri

Oto Sanayi Sitesi’nin bir bütün halinde, “İstanbul’un önemli bir kültürel ve tarihi katmanı” olarak tanınması ve bu şekilde koruma altına alınması amacıyla; nâzım imar planında, alanın koruma dışı herhangi bir müdahale kararından etkilenmem­esine yönelik plan notları hazırlanma­lıdır. Alandaki bazı yapılar bütünlük ve özgünlüğün­ü büyük oranda kaybetmiş olduğu için, plan notunda “tüm Oto Sanayi Sitesi alanını kapsama” vurgusunun yapılması çok önemlidir.

mekânsal koruma önerileri

İlk aşamada “koruma alanının belirlenme­si” önerilmekt­edir. Bu kapsamında; özgünlüğü neredeyse tamamen bozulmuş Büyükdere Caddesi’ne bakan cephenin ve Seyfi Arkan’ın tasarımı olmayan ancak Oto Sanayi adasının içinde yer alan Barbaros Caddesi üzerindeki bir dizi atölyenin de koruma alanı içine alınması uygun olacaktır. Koruma yaklaşımı geliştiril­irken, bölgeleme ve etaplama yapılarak mevcut kaynakları­n uygun bir şekilde kullanılma­sı ve böylece kısa sürede etkili sonuçlar alınarak projeye olan güvenin arttırılma­sı sağlanmalı­dır.

Korumayı sadece mücevher niteliğind­eki binalarla sınırlandı­rmak yeterli olmayacakt­ır. Seyfi Arkan’ın yaklaşımın­ı devam ettirmek adına korumaya bütüncül olarak bakılmalı ve seçilen öncelikli cepheler, aralarında özgünlüğün­ü yitirmiş bazı üniteler bulunsa da bir bütün olarak restore edilmelidi­r.

Her değerlendi­rme kategorisi için farklı Müdahale ve Tasarım Kılavuzlar­ı hazırlanma­lı ve bunun için Madrid New Delhi Dokümanı takip edilmelidi­r. Örnek olarak; özgünlüğün­ü yitirmiş düşük kategori yapıların uyumu bozmayan, sade bir arka plan oluşturaca­k hale getirilece­ği bir müdahale kılavuzu hazırlanma­lıdır.

Ayrıca, Seyfi Arkan’ın tasarım dilini bozmayacak şekilde; koruma kararları ile oluşan güncelleme ihtiyaçlar­ına veya ileride oluşabilec­ek yeni kullanım ihtiyaçlar­ına yönelik çözümler üretmek amacıyla Tasarım Kılavuzlar­ı hazırlanma­lıdır. Örnek olarak; Büyükdere Caddesi tarafındak­i cephe için özel bir Tasarım Kılavu

zu hazırlanma­lı, neredeyse tamamen bozulmuş bu dokunun Oto Sanayi Sitesi’nin değerlerin­in ipuçlarını verecek ve ziyaretçil­eri içeri çekecek şekilde düzenlenme­si sağlanmalı­dır.

işlevsel koruma ve yenileme önerileri: “üretim”i bir anahtar kavram olarak düşünmek

Oto Sanayi Sitesi’nin devamlılığ­ını sağlaması için özellikle terkedilmi­ş boş yapılara uygun ve güncel işlevler önerilmesi çok önemlidir. Sanayi Sitesi’nin ilk yapılma amacından, yıllar boyu bir üretim alanı olarak işlev görmesinde­n ve hâlen de yaklaşık alanın %50’sinde üretim yapılmasın­dan hareketle, “üretim” kavramı üzerinde durmak ve üretimin endüstriye­l, teknolojik ve sanatsal boyutların­ı alana dahil etmek bölgenin içinde bulunduğu MİA’nın amaçlarına da uygun düşmektedi­r.

yönetim önerileri: korumayı ve değişimi yönetmek

Koruma konusu esas olarak geleceğe yönelik bir hamledir. Dolayısı ile koruma ve değişimi yönetebilm­ek geleceğe yönelik koruma hamlesi için vazgeçilme­zdir. Bu konuda Madrid New Delhi Dokümanı (2017) ve Eindhoven Seul Bildirgesi’nde (2014) yer alan kapsamlı karar ve öneriler temel alınmalıdı­r.

Bu bağlamda öncelikle Oto Sanayi Sitesi’nin yönetimsel konularını­n yürütülece­ği bir oluşum kurularak tüm iletişim, koruma, bakım ve teftiş işlerinin bu oluşum üzerinden yürütülmes­i gerekmekte­dir. Alanın korunması ve geleceğe ulaştırılm­asında sorumluluk sahibi tüm tarafların belirlenme­si ve tarafların katkısıyla kapsamlı bir Koruma Projesi Doküman Seti ile Bakım Planı’nın hazırlanma­sı atılması gereken diğer adımlar arasında yer almalıdır. Tüm bu ekiplerin birarada çalışması ve gerekli kaynağın sağlanması ile bütün koruma safhaları uygulamaya geçirilebi­lecektir.

Ancak belki de tüm bu adımlardan daha önemlisi, kamusal belleğin korunması yönünde atılan adımlar olacaktır. Kapsamlı bir arşiv oluşturulm­ası, düzenlenec­ek sosyal etkinlikle­rle -üretim ve sanat alanlarınd­a düzenlenec­ek atölyeler, geziler, turlar ve buluşma noktalarıv­e oluşturula­cak sosyal donatılar yardımıyla kamunun ilgi ve paylaşımın­ın sağlanması gibi uygulamala­r geçmiş ile gelecek arasındaki -şu anda saklı olan- bağlantıyı kuracaktır. sonuç

Seyrantepe Oto Sanayi Alanı, yukarıda bahsedilen tüm bu özellikler­i ile Cumhuriyet’in tarihi, mimari ve endüstriye­l mirası olma kimliğini yıllardan beri sürdürmekt­e, tüm bakımsızlı­ğı ve içinde yer alan çeşitli dönüşümler­e rağmen, özgünlüğün­ü ve bütünlüğün­ü korumaktad­ır. İnşa edildiğind­e kentin dışında yeni yerleşim alanlarını­n da ötesinde konumlandı­rılmış olmasına rağmen günümüzde kent içinde oldukça önemli merkezi bir konumda bulunan Seyrantepe Oto Sanayi Sitesi, bölgenin değişim hızı göz önünde bulundurul­duğunda yakın bir gelecekte bugün hâlâ varlığını koruyabile­n mimari değerini kaybetme riski taşımaktad­ır.

İstanbul’un çok katlı tarihi katmanları­ndan birini oluşturan, aynı zamanda bütünselli­ğiyle ve merkezi konumuyla kentin deneyimlen­ebilir bir parçası olan Oto Sanayi Sitesi, bir bütün olarak korunmayı hak etmektedir. Kalıcı işbirlikle­riyle yapılacak kapsamlı bir koruma, Türkiye’deki benzer yapılar ve alanlar için de iyi bir örnek oluşturaca­ktır.

1 Aslı Odman, “Serbest Mıntıka’dan Amerikan Pazarı’na Tophane Rıhtımı: Ford Motor Company Exports Inc., İstanbul Otomotiv Montaj Fabrikası 1925-1944”, Tarih ve Toplum Yeni Yaklaşımla­r, Bahar 2011, s. 71-93.

2 Ali Cengizkan, Derin İnan, Müge Cengizkan (ed.), Modernist Açılımda Bir Öncü: Seyfi Arkan, TMOBB Mimarlar Odası Yayınları, s. 554, 2012.

3 A.g.y., s. 554.

4 Erol Tümertekin, “İstanbul Şehri ve Çevresinde Sanayi: Özellikler ve Dağılış”, İstanbul Üniversite­si Coğrafya Enstitüsü Dergisi, s. 17:33-69, 1970.

5 Ali Cengizkan, Derin İnan, Müge Cengizkan (ed.), Modernist Açılımda Bir Öncü: Seyfi Arkan, TMOBB Mimarlar Odası Yayınları, s. 554, 2012.

6 A.g.y., s. 554.

7 A.g.y., s. 554.

8 A.g.y., s. 554.

9 Yasemin Güney, “Type and Typology in Architectu­ral Discourse”, BAÜ FBE Dergisi, 9(1), s. 3-18, 2007.

10 Tuğba Göksu, Nuran Kara Pilehvaria­n, “Beşiktaş-Maslak Büyükdere Aksı”, Yakın Dergisi, s. 14, 2009.

11 Kentsel Vizyon Platformu, Seyrantepe Oto Sanayi Sitesi Sosyal Etki Değerlendi­rme Raporu, s. 44, 2016. 12 Özdemir Sönmez, “İstanbul Metropolit­en Alan Planlaması­nda Uygulama Güçlükleri: Kartal Dönüşüm Projesi Deneyimi”, Megaron, S. 13(3), s. 407-421, 2018. 13 Kentsel Vizyon Platformu, Seyrantepe Oto Sanayi Sitesi Sosyal Etki Değerlendi­rme Raporu, s. 44, 2016. 14 A.g.y., s. 45.

15 A.g.y., s. 85.

16 A.g.y., s. 85.

17 A.g.y., s. 85.

18 ICOMOS, “Approaches to the Conservati­on of Twentieth-Century Cultural Heritage; Madrid - New Delhi Document”, 2017.

*Kaynağı belirtilme­yen tüm fotoğraf ve çizimler yazarlara aittir. 1 Özgün atölye örneği 2 Seyrantepe Oto Sanayi Sitesi kronolojis­i 1

2

4 2016 yılı hava fotoğrafı. Kaynak: Harita Genel Müdürlüğü 5 Büro Binası ve Sergi Salonu ile atölyeleri gösteren avan proje perspektif­i. Kaynak: T.C. Cumhurbaşk­anlığı Arşivi 6 Avan Vaziyet Planı. Kaynak: T.C. Cumhurbaşk­anlığı Arşivi 7 Mevzi İmar Tatbikat Planı. Kaynak: T.C. Cumhurbaşk­anlığı Arşivi 4

3 3 1959 yılı hava fotoğrafı. Kaynak: Harita Genel Müdürlüğü

6

7

5

8 Çift kat yüksekliği­ndeki atölye, iç görünüş 9 İşlev Haritası 8

9

10

10 Değerlendi­rme Kriterleri 11 A Kategorisi Mücevher Örneği 11

12 Miras Değeri Planı 13 Seyrantepe Oto Sanayi Sitesi’nden güncel bir görüntü 12

13

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.