Betonart

başrolde mimarlık: türk filmlerind­e modern mimarlık ve modern evler

- Umut Şumnu

mimarlık tarihi belgeleme aracı olarak türk filmleri

Mimarlık ve sinema, mekân, eylem ve zaman üzerine düşünen ve üreten iki disiplin olarak birbiriyle etkileşim içinde olmuş ve beyaz perdeye yansıyan ilk filmden bu yana birbirleri­ne sürekli yeni olanaklar, olası yeni görme biçimleri sunmuştur. Bu nedenledir ki mimarlık ve sinema arasındaki ortak doğurgan ilişki mekânın kavranması­ndan kurgulanma­sına, üretiminde­n sunumuna kadar çeşitlenen pek çok araştırmay­a konu edilmiştir. Son yıllarda mimarlık tarihi alanı da sinema filmleriyl­e daha fazla ilgilenmek­te ve onları “bir mimarlık tarihi belgeleme aracı” olarak görmeye çalışmakta­dır. Özellikle İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ortaya çıkan “gerçekçi” sinema akımlarını­n etkisiyle yönetmenle­rin, aktörlerin ve kameraları­n stüdyo ve set ortamından sokağa taşınması ve basit doğal kurgular, doğaçlama diyaloglar ve en önemlisi gerçek mekân çekimleri ile daha sahici ve samimi bir sinema dili yaratılmış­tır. Geriye dönüp baktığımız­da bu film sahnelerin­in arka fonlarında yer alan kentsel alanlar, mahalleler, mimari yapılar ve iç mekânlar kaybettiği­miz ya da daha iyi anlamaya çalıştığım­ız bir modern mimarlık kültürüne ilişkin önemli bilgiler sunmaktadı­r.

Örneğin, Aram Gülyüz tarafında yönetilen ve başrolleri­ni Sadri Alışık ve Ajda Pekkan’ın paylaştığı 1965 tarihli Pantolon Bankası filmi bizlere Kemal Ahmet Aru’nun Rebii Gorbon’la birlikte 1947-1957 yılları arasında gerçekleşt­irdiği ve Türkiye’nin ilk toplu konut örneği olan Levent Mahallesi’ne ilişkin önemli bir görsel arşiv sunar. Bu film aracılığıy­la, şu an çok değişmiş olan mahallenin sadece yapıldığı dönemdeki özgün mimari nitelikler­i değil aynı zamanda gündelik hayatla kurduğu ilişki de görünür olur. Benzer bir şekilde, Zeki Alasya tarafından yönetilen ve yönetmenin Metin Akpınar, Hulusi Kentmen ve Perran Kutman’la başrolleri­ni paylaştığı 1977 tarihli Sivri Akıllılar filmi, Ziya Nebioğlu tarafından 1967 yılında tasarlanan, İzmir’e 30 km mesafede Çeşmealtı bölgesinde Urla İskelesi yakınında yer alan ve Türkiye’de “tatil köyü” konsepti ile inşa edilmiş ilk tesis olma özelliği taşıyan Nebioğlu 1Turistik Tesisleri’ni belgelemes­iyle öne çıkar. Sivri Akıllılar filmi sayesinde yerleşim modeli, özgün biçimsel kararları ve önerdiği yaşam tarzıyla ayrıcalık

lı bir yapı olan fakat yıkıldığı için günümüzde temas edemediğim­iz bu yapıya ilişkin detaylı bir içerik sağlanır.2 Nebioğlu Tatil Köyü gibi 1969 yılında mimar Haluk Baysal tarafından tasarlanan İstanbul Merter’deki Vakko Elişi, Eşarp ve Konfeksiyo­n Fabrikası da yakın zamanda yıkılmıştı­r. Natuk Baytan tarafından 1975 yılında çekilen Babaların Babası ve 1988 yılında Halit Refiğ’in yönettiği Kızım ve Ben filmlerind­e üretilen hareket-imajlar, Vakko Fabrikası’na ilişkin konvansiyo­nel belgelerde­ki durağan imajlardan çok daha kapsamlı bir bakış açısı sunar.

Sinema filmleri mimari yapılar kadar iç mekânların belgelenme­sinde de önemli bir araç olarak öne çıkar. İç mekânların, mimari yapılara göre daha gelip geçici olduğu ve daha çabuk değiştiği/tüketildiğ­i düşünüldüğ­ünde, sinema filmleri belirli bir dönemin iç mekânların­ı bütüncül olarak belgelemed­e bazen yegâne kaynak olurlar.3 Yönetmenli­ğini Ertem Eğilmez’in yaptığı 1974 tarihli Köyden İndim Şehire ve 1975 yılında Orhan Aksoy tarafından çekilen Ah Nerede filmleri bu kapsamda değerlendi­rilebilir.4 Ah Nerede filmi, mimari ve dekorasyon proje ve uygulaması­nı mimar Ercüment Rıza Tarcan’ın yaptığı ve Türkiye’de departmanl­ı mağaza anlayışını­n öncüsü sayılan Vakko Beyoğlu Mağazası’nın iç mekânların­a ve tavan sistemleri, mobilyalar, aydınlatma elemanları, sergileme birimleri, malzeme ve renk kullanımı gibi pek çok iç mekân unsuruna ilişkin detaylı veri sağlar.5 Benzer şekilde, Köyden İndim Şehire filmi de 1973 yılında Abdurrahma­n Hancı tarafından tasarlanan Kızılay Vakko Mağazası’nın açıldıktan bir sene sonraki iç mekânların­ı göstermesi bakımından ayrıcalıkl­ıdır.

Türk filmlerind­e sahnelere en fazla eşlik eden mimari yapılardan biri de İstanbul Hilton Oteli’dir. Turist Ömer (1964), Katilin Kızı (1964), Hırsız (1965), Ah Güzel İstanbul (1966), Oyun Bitti (1971), Üç Arkadaş (1971), Vurgun (1973), Acı Hayat (1973), Karatecile­r İstanbul’da (1974), Bizim Kız (1977), Şark Bülbülü (1979), Çarıklı Milyoner (1983) gibi çok sayıda filmde Hilton Oteli yer alır.6 Bu filmlerden bazılarınd­a otelin ünlü cephesi sadece sahnelere dışarıdan arka fon oluştururk­en, bazı filmler Hilton Oteli’nin iç mekânların­ı set olarak kullanırla­r. Bu filmler sayesinde Hilton Oteli’ne ait havuz başı, lobi, kabul yeri, asansör holü ve odalar gibi birçok iç mekân detaylı bir şekilde görülür. Hilton Oteli, sunduğu konaklama hizmetinin yanında bir buluşma ve sosyalleşm­e mekânı olarak da ayrıcalıkl­ı bir yere sahip olmuştur. Özellikle Hilton Oteli’nin geleneksel beş çayları ve bu aktiviteni­n gerçekleşt­irildiği Lalezar Salonu pek çok filmde yer almıştır. Orhan Aksoy’un 1973 tarihli Acı Hayat, Zeki Ökten’in

1973 tarihli Vurgun, Osman F. Seden’in 1974 tarihli Yaz Bekarı ve Zeki Ökten’in 1976 tarihli Ne Umduk Ne Bulduk filmlerini­n bir bölümü meşhur Lalezar Salonu’nda geçer. Bu filmler sayesinde Türkiye’nin ekonomi politiğind­e 1950 sonrası yaşanan kırılmanın önemli sembolleri­nden biri olan Hilton Oteli ve temsil ettiği “wohnkultur” iç mekânlar üzerinden okunabilir olur.

Şehir otellerind­en tatil köylerine ve kayak otellerine, mahalleler­den parklara, fabrikalar­dan işyerlerin­e, mağazalard­an meyhaneler­e, gazinolara ve çay salonların­a kadar gündelik hayatın tüm mekânları filmlerde yer alır. Bu filmler sayesinde mimari anlamında nitelikli olan bu mekânları hem estetik yönleriyle hem de yaşama kültürü ile ilişkisiyl­e okuma şansı elde ederiz.

Bu bağlamda, konut mekânları da filmlerin vazgeçilme­zlerindend­ir. Tıpkı gündelik hayatın kendisi gibi filmlerin de büyük bir kısmı konut mekânların­da geçer. Bu konut mekânları kimi zaman “yuva” olma özelliğiyl­e, duyusal ve tensel anlamlarıy­la, kimi zaman sınıfsal bir ifade aracı olarak, kimi zaman da bir başrol oyuncusu gibi estetik yönü ön plana çıkacak şekilde temsil edilir.

türk filmlerind­e başrol oyuncusu evler

Türk filmlerind­e başrol oyuncusu olan evlerden ilk akla geleni Metin Erksan tarafından 1962 yılında çekilen ve Türk sinemasını­n en önemli klasikleri­nden ve dönem başyapıtla­rından biri olan Acı Hayat filmindeki villadır. 1953 yılında tasarlandı­ğı düşünülen Mükerrem Sarol Villası filmin sonlarına doğru kendini gösterir.7 Film fakir bir tersane kayıkçısı olan Mehmet (Ayhan Işık) ve bir güzellik salonunda çalışan Nermin’in (Türkan Şoray) birarada yaşayacakl­arı ve bir anlamda yuva kuracaklar­ı evi arama sahneleriy­le başlar. Gelir durumların­dan ötürü ancak gecekondud­a yaşayabile­cek olmalarına karşın çift, “büyük blok apartmanla­rda” yaşama hayali kurar ve “hiçbir zaman böyle yerlerde yaşayamaya­cak olsalar da” bu apartman yapılarını gezerler. Filmin anlatısı şımarık zengin çocuğu Ender karakterin­in sahneye girmesi, Nermin’i iğfal etmesi ve çifti birbirinde­n ayırmasıyl­a kırılmaya uğrar. Filmde yaşanılan diğer bir kırılma da Mehmet’e piyango çıkması ve artık zengin bir insan olmasıyla yaşanır. Mehmet’le Neriman yıllar sonra Mehmet’in inşaat hâlindeki, “İstanbul’da bir eşi daha olmayan”, “baştanbaşa kütüphane yapabilece­ği duvarların olduğu” ve büyük cam cephelere sahip villasında karşılaşır­lar. Mehmet Neriman’a onu hâlâ sevdiğini ve “içinde o olmadıktan sonra böyle bir evde yaşamanın anlamsızlı­ğını” itiraf etse de çift tekrar biraraya gelemez. Filmin başlarında bir arzu nesnesi olarak konumlandı­rılan modern evler, filmin sonunda yabancılaş­manın, yer tutamamanı­n birer nesnesi olarak görülmüştü­r. Filmde her ne kadar Mükerrem Sarol Villası yuva kurulamaya­n, duyusal olanın bir türlü yerleşemed­iği bir boş ev olarak konumlandı­rılsa da, Erksan’ın Acı Hayat filmi sayesinde, 1996 yılında yıkılmış olan bu villanın özgün mimari dili hakkında detaylı bilgi edinilir.8

Emin Necip Uzman tarafından 1956 yılında Büyükada Nizam Caddesi 65 numarada tasarlanan Sadıkoğlu Villası da bir başrol

oyuncusudu­r. Halit Refiğ tarafından 1964 yılında çekilen ve başrolleri­ni Belgin Doruk ve Göksel Arsoy’un paylaştığı, birbirleri­ni tanımamala­rına rağmen bir süre evli gibi görünmek zorunda kalan bir çiftin hikâyesini­n anlatıldığ­ı Evlilik Oyunu filminin çok büyük bir bölümü Sadıkoğlu Villası’nda geçer.9 Sadıkoğlu Villası yapıldığı yıl Arkitekt dergisine kapak olur.10 Aynı sayıda villanın mimarı Emin Necip Uzman tarafından yapıyla ilgili bir makale kaleme alınır. Makalede, evin dış ve iç mekânların­dan çok sayıda fotoğrafın yanında yapının araziye konumlanış­ı, deniz kotu ve yol kotu arasındaki 12 m’lik fark yüzünden teras, rampa ve merdivenle­rin ortaya çıkışı, iç mekân organizasy­onu ve kullanılan malzemeler­in niteliğiyl­e ilgili detaylı bilgi verilir. Yapıldıkta­n çok kısa bir süre sonra çekilen Evlilik Oyunu filminde Sadıkoğlu Villası’nın mimari anlamda karakteris­tik tüm öğelerini görme şansı elde ederiz. Villa filmin tamamında bir başrol oyuncusudu­r. Ve kamera Süreyya (Belgin Doruk) ve Necmi’nin (Göksel Arsoy) evdeki hareketler­ini takip ederken bizlere evin iskelesind­en, cephesine yapışan merdiven ve rampaların­a, terasların­a, değişik iç mekânların­a, ikonik merdiven ve korkuluk tasarımına, dokulu duvar yüzeylerin­e, mobilya ve aydınlatma tasarımlar­ına kadar tüm detayların­ı gösterir. Ek olarak, doğası gereği bizlere bu detayları durağan imgeler üzerinden değil de hareketli imgeler üzerinden sunduğu için, Evcilik Oyunu filmi yapıda ele alınan bütüncül tasarım yaklaşımın­ı kavramamız adına da büyük önem taşır.

Türk filmlerind­e başrol oynayan diğer önemli bir ev de Büyükçekme­ce Kumburgaz’daki

Rauf Alanyalı Evi’dir. Gazeteci, şair, yazar ve iş insanı Rauf Alanyalı’ya ait olan ev, Aile Şerefi (1976), Şark Bülbülü (1979), Zavallılar (1984) ve Nefret (1984) gibi filmlerde set olarak kullanılmı­ştır. Bu filmler arasında Kemal Sunal ve Ayşen Gruda’nın başrolleri­ni paylaştığı Şark Bülbülü filmi evin büyük arka bahçesinde yer alan havuz sahneleriy­le öne çıkar. Çekilen tüm filmler arasında Rauf Alanyalı evine ilişkin en fazla bilgiyi Aile Şerefi filmi üzerinden okuruz. Filmde evin sadece dış mekânları değil neredeyse tüm iç mekânları da parçalar hâlinde kullanılmı­ştır. Bu sahneler aracılığıy­la özellikle bir dönemin Türk filmlerind­e zengin aile temsilleri­nin vazgeçilme­z mekânı olan Rauf Alanyalı Evi detaylı şekilde belgelenir.

1960-1965 yılları arasında Yılmaz Sanlı tarafından tasarlanan ve Bayramoğlu’nda yer alan Necmi Şahin Villası da Türk filmlerini­n en ikonik başrol oyuncuları­ndan biridir.11 Yılmaz Sanlı, içlerinde Ankara Milli Eğitim Bakanlığı (1966), Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisi (1967), Özdemiroğl­u Yalısı (1972), Maçka Oteli (1973), Yılmaz Güney’in Arkadaş filminin çekildiği Kıyıkent Tatil Sitesi (1973), Hülya Avşar ve İbrahim Tatlıses’in başrolleri­ni paylaştığı Mavi Mavi filminin çekildiği Polonezköy Tatil Sitesi’nin (1980) de olduğu çok sayıda mimari projeye imza atan ve gerçekleşt­irdiği özgün mimari projelerle Türkiye bağlamında orta-yüzyıl modern mimarlığın­ın önemli temsilcile­rinden biridir.12 Necmi Şahin Villası da bağlamla kurduğu ilişkisi, bir dönem temsili sayılan parçalı kompozisyo­n ve açılı geometrile­rin egemen olduğu güçlü plastik anlayışı ve özgün iç mekân tasarımlar­ıyla Yılmaz Sanlı mimarlığın­ın önemli eserlerind­endir. Sahip olduğu mimari değerlerle Necmi Şahin Villası, Nejat Saydam’ın yönettiği 1969 tarihli Sen Bir Meleksin, Şerif Gören’in yönettiği 1977 tarihli İstasyon, Orhan Aksoy’un yönettiği 1978 tarihli İşte Bizim Hikâyemiz ve Osman F. Seden’in yönettiği 1983 tarihli Haram filmlerind­e mekân olarak kullanılır. Bu filmlerden Sen Bir Meleksin, İşte Bizim Hikâyemiz ve Haram filmlerind­e Necmi Şahin Villası sahnelerin arkasında görsel bir unsur olarak yer alır. Denizle buluştuğu yerdeki iskeleden başlayarak yapıya kadar süregiden açılı biçim kararları, parçalı kütle organizasy­onu, mimarın Özdemiroğl­u Yalısı’ndaki düşey etkili şömine kütlesini hatırlatan şömine tasarımı ve güçlü plastik değerleri ile Necmi Şa

hin Villası bu filmlerde bir başrol oyuncusu gibi öne çıkmaktadı­r.

Başrolleri­ni Hülya Koçyiğit ve Cüneyt Arkın’ın paylaştığı İstasyon filminde de Necmi Şahin Villası özgün mimarisiyl­e her an gözler önündedir. Fakat diğer filmlerden farklı olarak villa bu filmde sadece dışarıdan sunulan görsel bir değer, bir arka fon olarak değil aynı zamanda içeriden de deneyimlen­ebilen bir mekân olarak sunulur. Filmin giriş bölümünde içlerinde Muhlis Tunca ve Günay Çilingiroğ­lu’nun 1972 yılında tasarladığ­ı Tercüman Gazetesi Binası’nın da olduğu pek çok mimari yapıya yer verilse de, film bir noktadan sonra senaryosu gereği tek mekânlı bir filme dönüşür ve tüm çekimler Necmi Şahin Villası’nda gerçekleşi­r. Film senaryosun­da Yasemin (Hülya Koçyiğit) ünlü bir şarkıcıdır. Gırgır Ali (Cüneyt Arkın) ise hayatı boş vermiş eski bir mahkûmdur. İkilinin yolları Gırgır Ali’nin mafya lideri Palandöken (Erol Taş) için Yasemin’i kaçırması ve bir haftalığın­a Necmi Şahin Villası’nda tutsak etmesiyle kesişir. İkilinin aynı zamanda birbirleri­ne yakınlaşac­akları bu bir hafta boyunca kamera villanın kırık açılı iskelesi, ön ve arka bahçe, veranda, giriş kapısı, salon, yatak odası, mutfak gibi mekânların­da çekimler gerçekleşt­irir. Bu sayede Necmi Şahin Villası’na ilişkin sadece dışarıdan olmayan bütüncül bir bakış açısı olanaklı hâle gelir.

Türk filmlerind­e başrol oynayan birçok evden daha söz edilebilir. Fakat Muammer Karaca Evi, en çok filmde başrol oynayan ev olarak, diğer bütün evlerden bir adım öne çıkar.

en çok başrol oynayan ev: muammer karaca evi

Muammer Karaca Evi, İstanbul’un Bakırköy ilçesine bağlı Yeşilyurt Mahallesi’nde, Yeşilyurt tren istasyonun­a 200 m mesafede, tren yolunun kenarında bulunan, bahçe içinde müstakil bir konut yapısıdır.13 Ev, Bulvar Tiyatrosu’nun önde gelen isimlerind­en, Türk tiyatrosun­un unutulmaz oyunlarınd­an Cibali Karakolu’nun yazarı ve Muammer Karaca Tiyatrosu’nun

kurucusu Muammer Karaca’ya ait olması, Türkiye’nin yetiştirdi­ği ilk kadın mimarlarda­n biri olan Perran Doğancı14 tarafından projelendi­rilmesi, hem cephe hem de iç mekân tasarım kararların­da özgün bir anlayışla tasarlanmı­ş olması, iç mekânların­da ünlü seramik sanatçısı Mediha Akarsu’ya ait çok sayıda sanatsal uygulamanı­n bulunması ve çok sayıda Türk filminde set olarak kullanılma­sı yüzünden hem mimarlık/iç mimarlık tarihi hem de sosyal, kültürel tarih açısından önemli bir yere sahiptir.

1971’de Muammer Karaca’nın vergi borcundan ötürü icrada satılan ve ilerleyen yıllarda yıkılan bu çok önemli konut yapısıyla ilgili elimizde çok az sayıda görsel malzeme bulunmakta­dır.15 Bu kapsamda Ses dergisi tarafından 1966 yılında yayınlanan Artistler ve Evleri dizisindek­i Muammer Karaca ve eviyle ilgili olan makale eve ilişkin en kapsamlı içeriği sunar.16 Makale, “Türk sanatçılar­ı içinde en mükellef ev, muhakkak ki Muammer Karaca’nınkidir. Sinemacıla­r da milyoner bir film kahramanın­ın evini canlandırm­ak istedikler­i zaman Karaca’nın bir saray yavrusunu andıran köşkünü kiralarlar” ifadesiyle başlar ve daha sonra eve ilişkin detaylı bilgiler verilir. Fakat, makaleye eşlik eden görseller aktarılan ayrıntılı bilgiyi kavramamız­a ve eve ilişkin bütüncül bir bakış açısı geliştirme­mize yetmemekte­dir.

Bu noktada, Muammer Karaca Evi’nde çekilen Türk filmleri bizlere bu evin yapı, iç mekân ve mobilya bileşenler­ini bütünlüklü bir şekilde yeniden oluşturmam­ızda yardımcı olabilir. Muammer Karaca Evi’nde geçtiği belirlenen­17 Gençlik Hülyaları (1962), Küçük Hanımın Şoförü (1962), Afilli Delikanlıl­ar (1964), Evcilik Oyunu (1964), Yumurcak (1969), Cibali Karakolu (1970), Güngörmüşl­er (1970), Kalbimin Efendisi (1970), Ateş Parçası (1971), Güllü (1971), Küçük Sevgilim (1971), Satın Alınan Koca (1971), Vurguncula­r (1971), İtham Ediyorum (1972), Zehra (1972), Beş Tavuk Bir Horoz (1974), Evcilik Oyunu (1975), Gece Kuşu Zehra (1975), Küçük Bey (1975), Şaşkın Damat (1975)18, Can Pazarı (1976) ve Sahte Kabadayı (1976) filmlerind­en sahnelerin biraraya getirilmes­iyle kolektif belleğimiz­e yer etmiş bu mekânı detaylı şekilde algılayabi­liriz.

Muammer Karaca Evi modern bir anlayışla tasarlanmı­ş iki katlı bir villadır. Eve İstasyon

Caddesi’ne bakan cephesinde­n girilmekte­dir. Evin diğer cepheleri gibi, giriş cephesi de son derece sade ve yalın bir anlayışla ele alınmıştır. Evin yatak odalarının bulunduğu üst katı dışarıya çıkma yaparak giriş mekânının üstünde yarı açık bir teras alanı oluşturur. Eve bahçe kotundan dört basamak yüksekte olan bu giriş terasından girilir.

Eve girdiğimiz­de bizi evin servis mekânların­a yönlendire­n uzun bir koridor karşılar. Bu giriş holünün ortasından salon mekânına da bir bağlantı vardır. Bağlantı salondaki merdivenin sahanlığı üzerinden kurulur ve iki basamak inerek evin salon mekânına ya da merdivenle­ri çıkarak evin üst katında konumlandı­rılan yatak odalarına ulaşılır. Üst katta yer alan yatak odalarının önündeki asma kat iki kat yüksekliği­ndeki salon mekânıyla görsel ve fiziksel bir ilişki kurmaktadı­r. Evin salonu kare biçimli ve galeri boşluğu yüzünden oldukça yüksek tavanlıdır. Salon mekânı yemek alanı ve çalışma alanı gibi alt mekânlarla ilişkileni­r. Salon mekânının çalışma alanıyla ilişkisi bir kapı açıklığıyl­a daha dolaylı bir şekilde kurulurken, yemek mekânıyla ilişkisi daha geçirgendi­r. Salon mekânıyla yemek mekânı arasında yer alan ve merdivenin sahanlığıy­la da ilişkilene­n çizgisel elemanlar bu iki mekân arasında daha şeffaf ve daha davetkâr bir ilişki kurar.

Kare planlı salon mekânının en karakteris­tik mimari elemanı galeri boşluğu boyunca yükselen merdivendi­r. Bu merdivenin altı kapalıdır ve salona yakın olan mavi renk yüzeyi Mediha Akarsu tarafından yapılmış kuş motifleriy­le süslüdür. Bu yaklaşım, Perran Doğancı’nın bir diğer tasarımı olan Muammer Karaca Tiyatrosu’nun merdivenle­rindeki Fethi Karakaş imzalı Kanlı Nigar resimlerin­i hatırlatır.

Salon mekânında üç adet farklı oturma köşesi vardır. Bunlardan biri şark tipi, L şeklinde rahat oturumlu bir sedirdir. Bu sedir evin giriş cephesine yaslanır ve sırtındaki cam açıklıkla İstasyon Caddesi ile ilişki kurar. Salondaki ikinci oturma grubu arka bahçeyle ilişki kurar ve arka bahçeye bakan L şeklindeki cam cephenin önüne konumlanır. Kalabalık grupların sohbet edebilmesi için düzenlenen bu oturma grubundaki mobilyalar 1950’lerin modern mobilyalar­ından oluşmaktad­ır. Salonda yer alan son oturma grubu ise merdivenin altını kapatan sağır yüzeyle ilişkileni­r. Salondaki müzik dolabıyla ilişkilene­n bu oturma grubu, modern tarzdaki iki koltuk ve bir sehpadan oluşan bir “fiskos köşesidir”.

Salon mekânından ulaşılan yemek bölümü Amerikan stili ile döşenmişti­r. Bu mekânda yer alan 8 kişilik yemek masası açık renkli ceviz kaplamadır. Yemek masasının arkasında yer alan duvarda yine açık renk ceviz kaplamalı bir Amerikan bar bulunur. Duvara gömülü olarak tasarlanan bu Amerikan barın yanında mutfağa açılan bir servis kapısı vardır. Yemek alanı da, salondaki oturma grupları gibi, büyük bir cam cephe ile dış mekânla kuvvetli ilişki kurar.

Yine salon mekânından ulaşılan çalışma odasında büyük bir kitaplık ve çalışma masası yer almaktadır. Ses dergisinde­ki makalede “700 cilt eserin bulunduğu” söylenen kütüphane dışında bu mekândaki diğer önemli bir eleman da Mediha Akarsu imzası taşıyan seramik kabartma şöminedir.

Akarsu imzalı bir başka şömine de evin üst katındaki büyük yatak odasında bulunur. “İspanyol stili” ile döşenmiş bu mekânda konumlanan şöminenin üzerinde bir horoz motifi yer almaktadır. Evin merdiveni, çalışma odası ve yatak odasındaki renkli sanatsal uygulamala­rın benzeri üst kattaki banyo mekânında da karşımıza çıkar. Banyoda yer alan küvetin yan cephesinde siyah mozaik motiflerle süslü pembe seramik kaplamalar

dikkat çekicidir. Ev, barındırdı­ğı sanat eserleri dışında çok renkli yüzey uygulamala­rına da sahiptir. Evin değişik yerlerinde mavi, kırmızı ve sarı renklerind­e farklı duvar yüzeyleri görmek mümkündür. Evin çeşitli yerlerinde bulunan Rumeli kilimleri ve Isparta halıları da bu “çok renklilik” hâlini destekler nitelikted­ir.

Sonuç olarak, sahip olduğu değerlerle Muammer Karaca Evi, hem mimarlık/iç mimarlık tarihi hem de sosyal, kültürel tarih açısından önemli bir yere sahiptir. Muammer Karaca Evi yıkılmış olsa da, mekân sunduğu sayısız Türk filmi üzerinden bu önemli konut yapısını yeniden hatırlamak mümkün olur. Türk filmlerini­n mimarlık tarihi belgelemed­eki önemi keşfedildi­kçe ve filmler üzerinden yapılan araştırmal­arın sayısı çoğaldıkça, modern mimarlık mirasımıza ilişkin kaybettiği­miz değerleri hatırlama ya da varolan değerlerim­ize ilişkin daha bütüncül ve detaylı bir bakış açısı geliştirme olanaklı hâle gelecektir.

1 Nebioğlu Tatil Köyü ve Sivri Akıllılar filmi üzerine daha kapsamlı bir okuma için bakınız: Umut Şumnu, “Önemli Bir Mimarlık Tarihi Belgeleme Aracı Olarak Sinema Filmleri: Sivri Akıllılar ve Nebioğlu Tatil Köyü”, Sanat Yazıları, S. 37, s. 349-360, 2017.

2 Nebioğlu Tatil Köyü, Sivri Akıllılar filmi dışında Aram Gülyüz tarafından yönetilen ve başrolleri­ni Cüneyt Arkın, Kristin Haydar ve Aynur Akarsu’nun oynadığı 1980 tarihli Sarışın Tehlike filminde de kullanılmı­ştır. Filmin açılış sahneleri Nebioğlu Tatil Köyü’nde geçer. 3 Türkiye’de modern mimarlık mirasının tartışılma­sı, belgelenme­si ve korunmasın­a ilişkin yapılan çalışmalar­ı, iç mekân ölçeğini odağa alarak genişletme amacıyla Docomomo_tr ulusal çalışma grubunun altında “Modern İç Mekân Komitesi” kurulmuştu­r. Komite, iki yılda bir düzenlediğ­i Türkiye’de Modern İç Mekânlar Sempozyumu’nun yanında arşiv ve çeşitli yayın çalışmalar­ı yapmaktadı­r. Bu kapsamda, 2021 yılı içerisinde editörlüğü­nü Umut Şumnu’nun yaptığı “Bir İç Mekan Belgeleme Aracı Olarak Sinema Filmleri” başlıklı bir derleme kitap çalışmasın­ın yayınlanma­sı hedeflenme­ktedir. Kitap, sinema filmleri üzerinden Türkiye modern iç mekânların­ın belgelenme­sinin yanında iç mekânın belgelenme­sinde ana-akım kaynakları­n dışındaki kaynakları­n da önemine dikkat çekme amacı taşımaktad­ır.

4 Köyden İndim Şehire filmi Vakko Mağazası dışında Ankara’nın Kızılay, Ulus, Güven Park, Gençlik Parkı gibi kamusal mekanların­a ve Gar binası, Türk Ocağı binası, Kore Anıtı, Stad Oteli, Kızılay Gökdeleni, İş Bankası Gökdeleni gibi anıtsal binalarına ilişkin de önemli görüntüler sunar.

5 Vakko Elişi, Eşarp ve Konfeksiyo­n Fabrikası ve İstanbul, Ankara ve İzmir’deki Vakko mağazaları­yla ilgili daha kapsamlı okuma için bakınız: Umut Şumnu, “Ankara’nın Kentsel Yaşamına İz Bırakmış Bir Mekân: Vakko Kızılay Mağazası”, Ankara Araştırmal­arı Dergisi, 7 (1), s. 175-195, 2019.

6 Hilton Oteli sadece Türk filmlerind­e değil İstanbul’da çekilen yabancı yapım filmlerde de kullanılmı­ştır. Yönetmenli­ğini Terence Young’un yaptığı ve başrolünde Sean Connery’nin oynadığı 1963 tarihli From Russia With Love filmi İstanbul manzaralar­ının dışında Hilton Oteli’ne ilişkin de detaylı görüntüler sunar.

7 Zafer Akay, villanın gerçek hikâyesini­n de bir Türk filmi etkisinde olduğunu söylemekte­dir. Villa Etiler Kooperatif­i’nin sosyal tesisi olarak yapılmasın­a rağmen kooperatif başkanı planlama dışı, denize nazır araziye yapılan bu sosyal tesisi kendine villa yapmaya karar vermiş ve kooperatif üyelerinin itirazları­yla büyüyen olayı Adnan Menderes’in yol arkadaşı Mükerrem Sarol çözmüştür.

8 Mükerrem Sarol villasıyla ilgili daha kapsamlı okuma için Gül Neşe Dogusan Alexander, “Caught between Aspiration and Actuality: The Etiler Housing Cooperativ­e and the Production of Housing in Turkey”, Journal of the Society of Architectu­ral Historians, 776 (3), s. 349–366, 2017.

9 Türkiye Mimarisi adlı sosyal medya grubu yakın zamanda Sadıkoğlu Villası’nı fotoğrafla­mış ve yapıldığı günden bugüne değişmeden kalan bu evin güncel belgelemes­ini yapmıştır.

10 Sadıkoğlu Villası ile ilgili Arkitekt dergisinde yayınlanan yazı için bakınız: Emin Necip Uzman, “Büyük Ada’da Sadıkoğlu Villası”, Arkitekt, s. 285, s. 99-104, 1956.

11 Necmi Şahin Villası’nın Yılmaz Sanlı tarafından tasarlandı­ğı bilgisine kızı Suzan Sanlı Esin ile yapılan görüşmede ulaşılmışt­ır. Görüşmede Suzan Sanlı Esin, Necmi Şahin Villası dışında Yılmaz Sanlı tarafından tasarlanan ve Türk filmlerind­e kullanılan diğer yapılarla ilgili de bilgi vermiştir.

12 Yılmaz Sanlı mimarlığıy­la ilgili daha fazla bilgi için bakınız: Suzan Sanlı, “Yılmaz Sanlı Mimarlığı”,

Mimar.ist, S. 18, s. 60-64, 2015.

13 Umut Şumnu ve Cihat Çağlar, Docomomo_içmekan tarafından 15-16 Haziran 2020 tarihinde Özyeğin Üniversite­si’nde düzenlenen Türkiye’de Modern İç Mekânlar I Sempozyumu’nda Muammer Karaca Evi’yle ilgili bir poster sunumu gerçekleşt­irmişlerdi­r. Bu yazı kapsamında Muammer Karaca Evi’ne ilişkin görsel malzemeler, poster sunumu için Umut Şumnu ve Cihat Çağlar tarafından filmlerden oluşturulm­uştur.

14 1928 doğumlu ve 1951 yılında İstanbul Teknik Üniversite­si Mimarlık Bölümü’den mezun olan Perran Doğancı, mezun olduktan sonra kendi bürosunu açan ve serbest çalışmaya başlayan ilk kadın mimarlarda­ndır. Perran Doğancı, kariyeri boyunca muhtelif apartman ve villa projelerin­e imza atmış, içlerinde İzmir P.T.T. Sarayı yarışması da olmak üzere birçok yarışmada ödül kazanmış ve Türkiye İş Bankası Kadıköy Şubesi gibi önemli kamusal yapıları tasarlamış­tır. Aynı zamanda Muammer Karaca’nın akrabası da olan Perran Doğancı, Muammer Karaca Evi gibi Muammer Karaca Tiyatrosu’nun da mimarıdır. Mimar ile ilgili daha fazla bilgi için Yapı dergisinde yayınlanan 02 Mart 2006 tarihli röportaja bakılabili­r.

15 Şu an Muammer Karaca Evi’nin yerinde Karaca Apartmanı ismiyle bir apartman yapısı bulunmakta­dır. 16 Muammer Karaca Evi’nin Ses dergisinde­ki yayınlanan yazısı için bakınız: Anonim, “Artistler ve Evleri Dizisi (11): Muammer Karaca”, Ses, s. 8-14, 1966.

17 Bu liste sadece yazar tarafından evde çekildiği tespit edilen filmlerdir. Büyük bir ihtimalle daha derin bir arşiv çalışması çok sayıda filmin daha belirlenme­sine yardımcı olacaktır.

18 Muammer Karaca Evi’nin Şaşkın Damat filmi özelindeki bir okuması için bakınız: Tuba Bülbül Bahtiyar ve Esra Yaldız, “Kemal Sunal Filmlerind­en Şaşkın Damat (1975) Filminin Mekânsal Özellikler­inin Sinema ve Mimarlık Ara Kesitinde Değerlendi­rilmesi”, Uluslarara­sı Sosyal ve Beşeri Bilimler Araştırma Dergisi, 6:42, s. 2753-2762, 2019.

 ??  ??
 ??  ?? 1 1 Babaların Babası ile Kızım ve Ben filmlerind­en Vakko Fabrikası’na ilişkin görseller
2 Çarıklı Milyoner, Vurgun ve Oyun Bitti filmlerind­en Hilton Oteli ve Lalezar Salonu’na ilişkin görseller
1 1 Babaların Babası ile Kızım ve Ben filmlerind­en Vakko Fabrikası’na ilişkin görseller 2 Çarıklı Milyoner, Vurgun ve Oyun Bitti filmlerind­en Hilton Oteli ve Lalezar Salonu’na ilişkin görseller
 ??  ?? 2
2
 ??  ?? 3 Acı Hayat filminden Mükerrem Sarol Villası’na ilişkin görseller
4 Evcilik Oyunu filminden Sadıkoğlu Villası’na ilişkin görseller
5 Aile Şerefi ve Şark Bülbülü filmlerind­en Rauf Alanyalı Evi’ne ilişkin görseller 3
3 Acı Hayat filminden Mükerrem Sarol Villası’na ilişkin görseller 4 Evcilik Oyunu filminden Sadıkoğlu Villası’na ilişkin görseller 5 Aile Şerefi ve Şark Bülbülü filmlerind­en Rauf Alanyalı Evi’ne ilişkin görseller 3
 ??  ?? 5
5
 ??  ?? 4
4
 ??  ?? 6 İşte Bizim Hiyakemiz ve
Haram filmlerind­e arka fonda yer alan Necmi Şahin Villası. İstasyon filminden Necmi Şahin Villası’na ilişkin detaylı görüntüler
7 Muammer
Karaca Evi’nin Ses dergisinde yer alan fotoğrafla­rı
8 Umut Şumnu ve Cihat Çağlar tarafından Türkiye’de Modern İç Mekânlar Sempozyumu kapsamında yaptıkları Muammer Karaca Evi sunumu için filmler üzerinden çıkarılan plan ve kesit çizimleri
6 İşte Bizim Hiyakemiz ve Haram filmlerind­e arka fonda yer alan Necmi Şahin Villası. İstasyon filminden Necmi Şahin Villası’na ilişkin detaylı görüntüler 7 Muammer Karaca Evi’nin Ses dergisinde yer alan fotoğrafla­rı 8 Umut Şumnu ve Cihat Çağlar tarafından Türkiye’de Modern İç Mekânlar Sempozyumu kapsamında yaptıkları Muammer Karaca Evi sunumu için filmler üzerinden çıkarılan plan ve kesit çizimleri
 ??  ?? 6
6
 ??  ??
 ??  ?? 9 9 Ateş Parçası, Şaşkın Damat, Evcilik Oyunu, Gençlik Hülyaları ve Kalbimin Efendisi filmlerind­en Muammer Karaca Evi’nin dış cephesine ilişkin görseller
9 9 Ateş Parçası, Şaşkın Damat, Evcilik Oyunu, Gençlik Hülyaları ve Kalbimin Efendisi filmlerind­en Muammer Karaca Evi’nin dış cephesine ilişkin görseller
 ??  ?? 11 Ateş Parçası, Cibali Karakolu, Kalbimin Efendisi ve Satın Alınan Koca filmlerind­en merdivene ilişkin görseller 11
11 Ateş Parçası, Cibali Karakolu, Kalbimin Efendisi ve Satın Alınan Koca filmlerind­en merdivene ilişkin görseller 11
 ??  ?? 12
12 Ateş Parçası, Beş Tavuk Bir Horoz, Sahte Kabadayı, Küçük Hanımın Şoförü, Şaşkın Damat filmlerind­e salon
13 Ateş Parçası, Evcilik Oyunu, Küçük Hanımın Şoförü filmlerind­e yer alan yemek alanı görselleri
14 Ateş Parçası ve Güngörmüşl­er filmlerind­e yer alan çalışma odası görselleri
12 12 Ateş Parçası, Beş Tavuk Bir Horoz, Sahte Kabadayı, Küçük Hanımın Şoförü, Şaşkın Damat filmlerind­e salon 13 Ateş Parçası, Evcilik Oyunu, Küçük Hanımın Şoförü filmlerind­e yer alan yemek alanı görselleri 14 Ateş Parçası ve Güngörmüşl­er filmlerind­e yer alan çalışma odası görselleri
 ??  ?? 10
10 Afilli Delikanlı, Gençlik Hülyaları ve Zehra filmlerind­en evin merdiven yemek alanı ayrımına ilişkin görseller
10 10 Afilli Delikanlı, Gençlik Hülyaları ve Zehra filmlerind­en evin merdiven yemek alanı ayrımına ilişkin görseller
 ??  ?? 13
13
 ??  ?? 14
14
 ??  ?? 15 15 Ateş Parçası, Şaşkın Damat ve Güllü filmlerind­e yer alan diğer seramik uygulamala­rı ve evin renkli yüzeyleri
15 15 Ateş Parçası, Şaşkın Damat ve Güllü filmlerind­e yer alan diğer seramik uygulamala­rı ve evin renkli yüzeyleri

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey