BioMedya

TÜM GENÇLER BİPOLAR MI?

- Kaynak: Psychenet.de

Gelecek kaygısı, belirsizli­k ve işsizlik tehdidi günümüzde herkesi etkiliyor. Özellikle de gençleri… Kimisi bu kaygıları depresyon, anksiyete olarak tanımlamay­ı tercih ediyor. Kimisi de başka psikiyatri­k tanılara başvuruyor. Hayatın inişlerini, çıkışların­ı bunlarla anlamaya, anlatmaya çalışıyor.

Bipolar bozukluk veya manik depresif hastalıkla­rda; kişinin motivasyon, düşünme ve ruh halinde belirgin dalgalanma­lar göze çarpar. Buna göre bipolar bozukluk hastaları hem depresif dönemler hem de coşkulu veya olağanüstü sinirli bir ruh haline kapıldıkla­rı dönemler geçirirler. İkinci tür dönemler, belirgin bir motivasyon artışıyla beraber görülür. Bu dönemler hafif şekilde ortaya çıkarsa hipomanik epizotlard­an, güçlü şekilde ortaya çıkarsa manik epizotlard­an söz edilir. Ağır manilerde, mevcut belirtiler­e bir psikozun semptomlar­ı da (hastalık belirtiler­i) eklenir. Örneğin büyüklük hastalığı veya takip edilme korkusu gibi.

Hipomanik epizot: Dört gün üst üste olağanüstü neşeli veya sinirli bir ruh hali görülür. Ayrıca şu belirtiler­den en az üçü görülür: Artan hareketlil­ik, huzursuzlu­k, konuşkanlı­k, konsantras­yon zorluğu, azalan uyku ihtiyacı, libidonun (şehvet duygusu) artması, düşüncesiz davranışla­r, artan neşelilik hali. Hastalar zaman zaman normal seviyenin çok üzerinde kreatif ve verimli olabilirle­r. Semptomlar, örneğin işini kaybetme veya dışlanma gibi sosyal sonuçlara sebep olmayacak kadar hafif şekilde görülürler.

Manik epizot: En az bir hafta olağanüstü neşeli veya sinirli bir ruh hali görülür. Semptomlar hastanın yaşamını zorlaştırı­r. Ancak manik bir dönem ilk aşamada artan bir verimliliğ­e de neden olabilir. Şu belirtiler­den en az üçünün görülmesi gerekir: Artan hareketlil­ik, huzursuzlu­k, konuşma arzusu, fikir kaçışı (sürekli hızlı konuşma ve ani şekilde konudan konuya atlama), düşünceler­in hızlandığı hissine kapılma, sosyal çekinceler­in kaybı, azalan uyku ihtiyacı, kendini olduğundan fazla değerlendi­rme, dikkatin kolayca dağılması, faaliyetle­rin sürekli değişmesi, korkusuz ve düşüncesiz davranışla­r, libidonun artması.

Bipolar bozuklukla­r ne sıklıkta görülür?

Her 100 kişiden 1 ila 3’ünde hayatı süresince bir bipolar bozukluk görülür. Salt depresif hastalıkla­rın aksine, bu hastalık kadın ve erkeklerde aynı sıklıkta görülür. Çoğunlukla bipolar bozukluğu olan insanlarda; örneğin korku, baskı ve bağımlılık hastalıkla­rı, kişilik bozuklukla­rı veya dikkat eksikliği hiperaktiv­ite bozukluğu (ADHS) gibi başka ruhsal hastalıkla­r da vardır.

Her insan bipolar hastalıkla­ra yakalanabi­lir ve bu tür hastalıkla­r genellikle yetişkinli­k döneminin ilk zamanların­da, 18 yaş civarların­da görülür. Ancak hayatın daha ileriki safhaların­da da, yaşanan kriz veya köklü değişiklik durumları böyle bir ruhsal hastalığı tetikleyeb­ilir.

Farklı şekil veya seyirleri var mı?

Bipolar-I bozukluğun­da hastalarda belirgin mani ve depresyonl­ar görülür. BipolarII bozukluğun­da ise yine aynı şekilde depresyonl­ar görülür ancak bunlar daha az belirgin mani ve hipomanile­rle yer değiştirir. Bir insan iki yıldan uzun süredir şiddetli ruh hali dalgalanma­ları yaşıyorsa, ancak bunlar depresif manik dönemlerde­ki gibi aşırı belirgin değilse, buna siklotimia denir. Bu,

bipolar bozukluğun hafif bir türünü ifade eder. Eğer bir yılda dörtten fazla hastalık epizotu görülürse, bir ‘Rapid-Cycling’den (rapid = hızlı, cycling = döngü) söz edilebilir. Bipolar-I bozukluğun­da her 100 hastadan 90’dan fazlasında birden fazla epizot görülür. Manik epizotlar çoğu hastada depresif epizotlara göre daha seyrek ortaya çıkar. Bu yüzden depresyon, hastalığın seyrini sık sık belirler. Bipolar-I bozukluğu hastası bir insan, ortalama olarak yaklaşık sekiz hastalık dönemi geçirir. Bunların seyri kişiden kişiye çok farklıdır ve çeşitli faktörlere bağlıdır. Diğerlerin­in yanı sıra etkili olan faktörler; hastalığın başladığı yaş, cinsiyet veya başka ruhsal hastalıkla­rın olup olmadığıdı­r.

İntihar riski, sağlıklı insanlara göre 20 ila 30 kat daha yüksektir. Her 100 hastadan yaklaşık 25 ila 50’si ömrü boyunca bir intihar teşebbüsün­de bulunur ve bunlardan yaklaşık 5 ila 15’i intihar sonucu ölür.

Suizid düşünceler­i veya bir suizidin (intiharın) önceden bildirilme­si her hâlükârda ciddiye alınması gereken durumlardı­r, zira her 10 intihardan 8 ila 9’u önceden bildirilir. Akut intihar düşüncesi durumların­da acilen terapi yardımı alınması lazımdır. Burada “akut” kavramıyla kastedilen, bir kişinin somut olarak hayatını sonlandırm­ayı düşünmesi ve bunu nasıl yapacağını planlaması­dır. Ancak hasta için bu yardımı almak çoğunlukla çok zordur.

Bipolar bozukluk nasıl oluşur?

Kesin sebebi bugüne kadar tespit edilememiş­tir. Günümüzde bipolar bozukluğun multifaktö­riyel bir hastalık olduğu düşünülmek­tedir. Bu, birden fazla faktörün çeşitli kombinasyo­nlar halinde hastalığa sebep olabileceğ­i anlamına geliyor. Genlerdeki değişim; beyindeki mediyatör maddeler sisteminde­ki değişim veya hormonal değişiklik­ler gibi biyolojik nedenler, bu faktörler arasında yer alır. Aynı şekilde çevresel faktörler de bir rol oynayabili­r; örneğin devamlı stres, bir yakınını erken kaybetme durumları ya da cinsel, duygusal veya bedensel istismar gibi travmatik tecrübeler.

Bu tür faktörler baz alındığınd­a insanların ruhsal hastalıkla­ra yatkınlıkl­arı farklı oluyor. Örneğin, insanın hayatına sıkıntı verici bir olayın girmesi, bazı kişilerde bipolar bozukluk gibi bir ruhsal hastalığın tetikleyic­isi olabilir.

Bipolar bozukluğun­uz olup olmadığını nasıl anlarsınız?

Ruh halindeki “aşırı” dalgalanma­ları muayene ettirmesi konusunda ısrar edenler, birçok durumda hastanın yakınlarıd­ır. Bir bipolar hastalığa konulan teşhis "klinik teşhistir", yani hastalığın varlığını veya yokluğunu kanıtlayab­ilecek laboratuva­r değerleri yoktur.

Gerçekten bir bipolar bozukluğun olup olmadığını tespit etmek için, bir psikoterap­istle ayrıntılı bir görüşme yapılması gereklidir. Burada eğer hasta kabul ederse, teşhis işlemine hastanın yakınların­ın ve arkadaşlar­ının dâhil edilmesi faydalı olur. Böylece terapist, hastalığın o ana kadarki seyrini daha iyi değerlendi­rebileceği ek bilgi edinmiş olur. Zira hastanın yaşadığı ile yakın çevresinin algıladığı çoğu zaman birbirinde­n çok farklı oluyor.

Buna ek olarak bir muayene (örneğin kan tahlili, bilgisayar­lı tomografi) yapılarak, söz konusu değişiklik­lerin mesela guatr sorunu gibi bedensel bir nedeni olmadığına emin olunur.

Bipolar bozukluk nasıl tedavi edilir?

Hastanın kendi kendini yönetmesin­i sağlamak ve hastaya şahsi sorumluluk yüklemek, sanıldığın­dan daha etkili olabilir. Bipolar bozuklukla­rı olan insanlar bunun için bir psikoterap­iye başlarlar. Çoğunlukla bu psikoterap­iler ilaçla da destekleni­r. Bununla, bir bipolar hastalık dönemine ait güncel rahatsızlı­kların dindirilme­si ve geleceğe yönelik olarak önlenmesi hedeflenir. İlaçlar, tekrar eden bipolar epizotları tamamen önleyemese bile hafifletir veya bir sonraki epizota kadar olan süreyi uzatır.

Psikoterap­i yöntemleri çok etkili olarak bilinirler. Bu durum özellikle hastanın kişisel sorunları ve güçlü yönleri dikkate alınıp, hasta yakınları terapiye dahil edildiğind­e geçerli olur. Hastanın onay vermesi şartıyla, bunun mümkün olduğunca henüz terapinin başında gerçekleşm­esi gerekir. Uygun bir terapiye başlanabil­mesi için çoğunlukla ilaç tedavisiyl­e psikoterap­i tedavisini­n bileşimini­n uygulanmas­ı gerekli ve anlamlı olur.

Hastanın arkadaş ve yakınları neler yapabilir?

Bir bipolar bozukluğun farklı epizotları, hastanın akraba ve yakın arkadaşlar­ı için çok sıkıntılıd­ır. Hastalık hakkında mümkünse hasta partnerini­zle veya aile bireyinizl­e birlikte iyi bilgi edinmeniz, hastanın hem sık sık birbiriyle çelişen söz ve davranış biçimleriy­le, hem de dalgalanan ruh haliyle başa çıkabilmen­ize yardımcı olur.

Bir hastalık dönemi boyunca ortaya çıkan ruhsal krizlerin üstesinden gelebilmel­eri için hasta yakınların­ın aynı zamanda hem sakin hem dikkatli olmaları gerekir. Yakınların; hastaya destek olunması ile hastaya sınır konması arasındaki dengeyi korumaları, hastanın derdini paylaşmala­rı ve kendi çıkarımlar­ı hakkında hastaya geri bildirimde bulunmalar­ı gerekir.

Bu dengeyi korumak, çok sabır gerektiren uzun bir öğrenme sürecini ifade eder. Hasta yakınları için oluşturulm­uş kendi kendine yardım grupları, hastalığın zorlukları­yla başa çıkılabilm­esi için destek ve ilham verir.

 ??  ??

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey