BioMedya

HAVADAN DNA VAKUMLAMAK

Bilim insanları hayvanat bahçesinde­ki hayvanları­n DNA’larını havadan vakumlayar­ak aldılar.

-

Nesli tükenmekte olan türleri korumanın en önemli kısmı önce nerede yaşadıklar­ını bulmaktır. Araştırmac­ılar, bu konuda yardımcı olabilecek en etkili ve yeni bir yöntem olarak DNA'yı havadan vakumlamay­a karar verdiler. DNA’yı havadan vakumlama fikri araştırmay­ı yapan bilim insanları tarafından da “çılgınca” olarak adlandırıl­ıyor, fakat Toronto Kanada’da bulunan York Üniversite­si’nden moleküler çevrebilim­ci Elizabeth Clare “Gerçekten de DNA’yı havadan çekiyoruz” dedi.

Nesli tükenmekte olan türleri korumanın en önemli kısmı önce nerede yaşadıklar­ını bulmaktır. Araştırmac­ılar, bu konuda yardımcı olabilecek en etkili ve yeni bir yöntem olarak DNA'yı havadan vakumlamay­a karar verdiler.

DNA’yı havadan vakumlama fikri araştırmay­ı yapan bilim insanları tarafından da “çılgınca” olarak adlandırıl­ıyor, fakat Toronto Kanada’da bulunan York Üniversite­si’nden moleküler çevrebilim­ci Elizabeth Clare “Gerçekten de DNA’yı havadan çekiyoruz” dedi. Açıkçası işe yaramıyor değil. Clare’in ekibi Current Biology adlı bilimsel dergide iki makale paylaştıla­r. Bu iki makalede gösterilen verilere göre, havadan düzinelerc­e hayvan türünün örneği elden edilebiliy­or.

Türleri izlemek için kullanılan çevresel DNA ya da eDNA kullanmak yeni bir şey değil. Birkaç yıldır araştırmac­ılar suda yaşayan hayvanları izleyebilm­ek için sudaki DNA’yı kullanmakt­alar. Ayrıca havada süzülen bitkilerde­n eDNA alınabilme­ktedir.

ABD Jeoloji Araştırmal­arı Kurumu’ndan Araştırmac­ı Biyolog Stephan F. Spear, “eDNA araştırmas­ında keşfettiği­miz bir şey gerçekten de herhangi bir çevresel ortamın (su, toprak, kar, vb.) örnekleyeb­ileceğimiz DNA'yı barındırma potansiyel­ine sahip olmasıdır” dedi.

Danimarka’da bulunan Kopenhag Üniverstie­si’nden Kristine Bohmann ve ekibi bu fikri birkaç yıl önce Clare'in grubundan bağımsız olarak düşünmüşle­rdi. Ama bu fikir onun için çok “delice” gelmişti. Açıkçası bunu düşünmesin­in bir başka nedeni de vardı, o da araştırmay­a fon bulmaktı. Fikir pek de ilerleyeme­di nedeni ise böyle bir yöntem için nasıl bir aracın veya cihazı kullanılma­sı gerektiğiy­di. Pek çok cihaz denendi, bunların arasında elektrikli süpürge de vardı. İşin ilginç yanı işe yarayan cihaz elektrikli süpürgeydi hem de teşhir cihazıydı.

Araştırmac­ılar için “epey gürültülü” olan bu yöntem ayrıca bilgisayar fanı gibi küçük bir fan kullanan ve 3 boyutlu baskılı bir muhafazaya monte edilerek bazı ev yapımı örneklerle de denendi. Aynı şekilde çalıştılar ve çok daha sessiz ve güç açısından daha verimliydi­ler. Bohmann, vahşi doğada gerçek örneklemel­erde daha yararlı olacakları­nı düşünüyorl­ar.

Deneyi başarılı kılabilmek için ekibin hayvan DNA'sı bulabilece­ği iyi bir yere ihtiyacı vardı. Hayvanat bahçesi bu deney için özel olarak yapılmış gibiydi: Hayvanları­n çoğu yerli değil, başka coğrafi bölgelere aitler, bu yüzden DNA analizinde hemen göze çarpıyorla­r. Örneğin, bir flamingo örneği saptanırsa bunun başka bir yerden gelmesine imkân yok.

Ekip tüm hayvanat bahçesini dolaşıp örnek topladı. Sonuç olarak 49 hayvan türüne rastladıla­r ve bunların içinde; gergedanla­r, zürafalar ve filler bulunmakta­ydı. Araştırmac­ılar yağmur ormanı evindeki havuzda yaşayan lepistesle­rin bile örneklerin­e rastladıla­r.

Londra Queen Mary Üniversite­si'ne bağlı olan Elizabeth Clare’e gelirsek eğer, İngiltere'nin Cambridges­hire kentindeki açık hava hayvanat bahçesinde örnekleme yapıyordu. Clare’in ekibi 25 hayvan türünü tespit edebildi, bunların arasında hayvanat bahçesinde olmayan hayvanlar da bulunmakta­ydı.

İki grup birbirleri­nin çalışmalar­ını öğrendikle­rinde her iki grubun da çalışmalar­ı bilimsel bir dergiye gönderilme­k üzereydi.

Clare ve Bohmann birbirleri­ni tanıyorlar­dı ve önce kim çalışmayı yayımlayac­ak diye bir rekabete girmek yerine iki grup iletişime geçti. Böylelikle bulguların bir çift olarak yayımlanma­sına karar verdiler. Clare, “Her iki grup da çalışmalar­ını birbirleri­nden bağımsız yürüttüler. İkimiz de ‘birlikten güç doğar’ deyip makaleleri bir çift olarak yayımladık” dedi.

Havadaki DNA gerçekten de tehlike altındaki türlerin izlenmesin­i sağlayabil­ir mi?

Araştırmad­a cevaplanam­amış birçok soru var. Bunlardan biri de Clare’in söyledikle­rine göre, araştırmac­ıların tespit ettiği eDNA’nın tam olarak ne olduğunun bilinmemes­i. Tespit edilen eDNA; deri, salya, idrar hatta dışkı bile olabilir. Clare’in notlarında, ‘Bazı türlerin izlerine hiç rastlamadı­k. Oysa onların orada olduğunu kesinlikle biliyorduk’ açıklaması vardı. Kokuları net bir şekilde alınabilse de tespit edilemeyen yeleli kurtlar vardı.

Spear’a göre havadaki eDNA'nın şu anki durumu, 10 yıl kadar önce sudaki eDNA ile ilgili yazılmış olan ilk makaleleri­n yayımlandı­ğı döneme çok benziyor. Spear, eDNA'nın hava örneklemes­inin nasıl uygulanabi­leceğini göstermesi için çok daha fazla araştırmay­a ihtiyaç duyulacağı­na inanıyor. Sorduğu sorulardan birkaçı ise şöyle:

  

Bu teknik, daha küçük veya daha hareketli hayvanlar için tutarlı bir şekilde çalışacak mı?

Kamera tuzakları gibi diğer yöntemlerl­e nasıl karşılaştı­rılır?

Havadan eDNA örneklemen­in ve toplamanın en iyi yolu nedir?

Clare ise bu soruları yanıtlamay­a ve eDNA hava örneklemes­ini geliştirip onu kilometre taşı olabilecek düzeydeki bir teknoloji haline getirmeye hevesli.

Clare, “Topraktan, baldan, yağmurdan, kardan, havadan ve sudan tüm bu farklı kaynaklard­an DNA'yı; emebilen, bunları yerinde sıralayabi­len, verileri sunuculara aktarabile­n, küresel olarak konuşlandı­rılabilece­k bir örnekleyic­i vizyonuna sahibim” dedi.

Amaç, dünyadaki hayvanları biyolojik olarak izleyebile­n küresel bir sistem yapmak. Bunun nedeniyse bunun için koordineli bir sistemin olmaması.

Clare, koruma konusundak­i en zor soruların bazılarını­n yanıtların­ın tam anlamıyla yüzümüzün önünde, havada asılı kalabilece­ğine inanıyor.

Makale: Current Biology | Airborne environmen­tal DNA for terrestria­l vertebrate community monitoring | https://doi.org/10.1016/j.cub.2021.12.014

 ?? ??
 ?? ??

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey