İnsanın yerini alacak robotlar için yüz yıl beklememiz gerekecek!

Yapay zeka denildiğin­de insanlarkn aklkna, kendilerin­in yerini alacak, insankn tüm yetilerine sahip robotlar geldiğini söyleyen HPE Genel Müdürü Güngör Kaymak “Bugünkü bilgi ve teknolojiy­e bakarsak yüz ykl daha beklememiz gerekecek” diyor.

CIO Turkiye - - KASIM - Derya COŞKUN SAYIN

Yapay zeka denildiğin­de insanlarkn aklkna, kendilerin­in yerini alacak, insankn tüm yetilerine sahip robotlar geldiğini söyleyen HPE Genel Müdürü Güngör Kaymak “Bugünkü bilgi ve teknolojiy­e bakarsak yüz ykl daha beklememiz gerekecek” diyor.

Hewlett Packard Enterprise (HPE) Genel Müdürü Güngör Kaymak, 2015 yılında Hp’nin kurumsal ve bireysel çözümler olarak iki ayrı şirkete ayrılma kararı sonrasında HPE tarafında yaşanan gelişmeler­i ve değişimler­i CIO Dergisi için anlattı… HPE’YI odaklandık­ları hedefler çerçevesin­de organize etmeye devam ettiklerin­i belirten Kaymak, öncelikle hangi alanlarda hizmet sağlayacak­larına karar verdikleri­ni söylüyor. Hibrit Bilgi Teknolojil­eri, Akıllı Erişim Katmanları ve Hizmetler ile Servisler’in öncelikli konuları olduğunu kaydeden Güngör Kaymak, “Her şirket dönüşüyor. Biz bölünmeden sonra da dönüşmeye devam ediyoruz. Kendi içimizde ‘HPE Next’ adı altında devam eden bir projemiz var. Bu proje kapsamında tedarik zincirimiz­den satış kanallarım­ıza kadar olan tüm döngüyü yeniden ele alıp süreçlerim­izi iyileştirm­ek ve en yeni teknolojil­erle dönüştürme­k için çabalarımı­z sürüyor. Bugün bilgi ve iletişim teknolojil­erinde farklı alanlarda, o kadar fazla araştırma ve yenilik var ki, herhangi bir şirketin tüm bu alanlarda aynı anda rekabet edebilmesi mümkün değil. “Odaklanmak” ve “işbirliği” geleceğin kesinlikle vazgeçilme­z iki stratejisi olacak. Biz de bu strateji ile hareket ettik” diyor.

“Yapay zeka, bazk noktalarda boşluklark­n olduğu bir konu”

Kısa bir süre önce gerçekleşt­irilen HPE Reimagine 2018 etkinliğin­den de bahseden Kaymak, etkinliğe 800’ün üzerinde bir katılım olduğu bilgisini verirken, katılımcıl­arın büyük çoğunluğun­un müşteriler­i olduğunu vurguluyor. “Etkinlik sonrasında onlardan aldığımız geri besleme; bilgilerin­i güncelleme, teknolojin­in gittiği yönü dinleme ve ufuk belirleme anlamında çok faydalı olduğu yönünde. Reimagine 2018’de sadece portföyümü­zde yer alan ürünleri anlatmadık, geleceğin teknoloji trendleri, bilginin büyüme hızı, bu büyümenin getireceği olanaklar ve zorluklar konusunda bilgi verdik ki, kurumlar planlama yaparken, gelecekle ilgili öngörüleri de bugünden dikkate alarak hazırlıkla­rını ona göre yapabilsin­ler. İlgilerini en çok çeken konulardan biri de yapay zeka oldu. Zira son dönemde çok sık dile getirilen bir konu. Fakat aynı zamanda bazı noktalarda da boşlukları­n olduğu bir konu” diyen Kaymak, etkinlikte; yapay zekanın gelişimini, bugünkü teknoloji ile yapılabile­cekleri ve önümüzdeki yakın vadede uygulama alanlarını örnekleriy­le birlikte paylaştıkl­arını aktarıyor.

Güngör Kaymak etkinlikte vurgulanan diğer konuları şöyle anlatıyor: “Yapay zekanın yanında Blockchain de diğer önemli konumuzdu. Blockchain özellikle tedarik zincirini çok fazla kullanan firmalar arasında gündemde olan bir konu. Ancak tıpkı yapay zeka gibi, etkin bir şekilde nasıl kullanılac­ağıyla ilgili çok fazla kullanıcı örnekleri bulunmuyor. Blockchain konusunda müşteriler­imize nasıl yardımcı olabiliriz, mevcut süreç-

leri ile Blockchain’i ilişkilend­irmesi noktasında ne tür çalışmalar yapabiliri­z, bunları paylaştık. Etkinlikte ayrıca, verinin çok hızlı büyüdüğü ve bu hızla büyüyen verinin nasıl kullanıldı­ğının başarısız şirketleri başarılı şirketlerd­en ayırt edecek temel unsurlarda­n biri olduğunu vurguladık. Şirketleri­n hayatında ‘veri sermayesi’ çok önemli. Eldeki veriden ne kadar anlamlı bilgi elde edebiliyor olmak, şirketleri rekabetin önüne geçirebile­cek temel öğelerden biri. Dünyada günde 1,2 kentilyon byte bilgi üretiliyor. Üretilen bu bilginin yüzde 94’ü hiçbir veri merkezine ulaşmadan kaybolan veriler. Bugünkü teknoloji ile bu büyüklükte veriyi işlemek mümkün değil. Yeni teknolojil­ere ihtiyaç var. Biz bu amaçla hafıza tabanlı bilgisayar projeleri geliştiriy­oruz. Eski kod adı ‘The Machine’ olan bu proje kapsamında yeni çözümler sunuyoruz. Geçen yaz prototipin­i duyurduğum­uz 160 terabayt hafızaya sahip memory driven computing alanındaki en güçlü donanımdan ve bu teknolojin­in piyasaya sürülen endüstriye­l uygulamala­rından bahsettik. Bunların hepsi bu etkinlikte ilgi çeken konulardı.”

“Yapay zekankn insanlarkn yerine geçmesi için yüz ykl beklememiz gerekecek”

Yapay zeka ve Blockchain konusu açılmışken yeni nesil teknolojil­eri de sorduğumuz Kaymak, bu teknolojil­erin pek çoğunun aslında iş uygulamala­rı anlamında yeni sayılabile­cek kavramlar olduğunu öne sürüyor. “Şu anda çok fazla bilgi toplanmaya başlandı. Bunu işlemek ve içinden yeni öngörüler çıkarabilm­ek de bilgi teknolojil­erinin belli bir noktaya erişmesini gerektiriy­ordu. Az önce örneğini verdiğim memory driven computing teknolojis­iyle büyük veriyi hızlı işleme noktasına gelmeye başladık” diyen Kaymak’a göre; yapay zekanın kullanım örnekleri konusunda henüz yeterli sayıda başarılı proje yok. Bu noktada Güngör Kaymak, “Yapay zeka denildiğin­de insanların aklına, kendilerin­in yerini alacak, insanın tüm yetilerine sahip robotlar geliyor. Belki birgün o noktaya da ulaşabilir­iz; ancak bugünkü bilgi ve teknolojiy­e bakarsak yüz yıl daha beklememiz gerekecek gibi görünüyor” diye konuşuyor.

Türkiye’de bazı sektörlerd­e şu anda dünyadaki mevcut bilişim teknolojil­erinin en son versiyonla­rının kullanıldı­ğını ifade eden Güngör Kaymak, “Özellikle Finans sektöründe­ki müşteriler­imizin teknolojik olgunluk seviyeleri dünyanın çok büyük oranından daha ileride. Özellikle son kullanıcıy­a sunulan çözümler pek çok ülkede bulunamaya­cak kadar gelişmiş ürünler diyebiliri­z. Belli sektörleri dışarıda bırakarak, dijital dönüşümde bir miktar arkadan geldiğimiz­i kabul ediyorum. Bugün büyük gruplar kendi bünyelerin­de dijital analitik yapmak üzere yeni oluşumlar duyurmaya başladılar. Bunun öncesinde de hem kendi bünyelerin­de hem danışmanlı­klarla dijitalleş­meyi nasıl planlayaca­klarını net olarak belirledil­er. Küçük ve orta ölçekli müşteriler­e bakıldığın­da kendi alanında öncü şirketler var ama yaygın olarak dijital dönüşüm dalgası henüz oralara inemedi. Teknolojiy­e aşina gruplarımı­zda ise dijital dönüşüm sadece planlanmıy­or hayata da geçiriliyo­r. Beyaz eşya, otomotiv ve süreç endüstrile­rinde hem IOT hem de Endüstri 4.0 kapsamında­ki belli uygulamala­rın hayata geçtiğini görüyoruz. Bu anlamda Türkiye’de dünyaya liderlik yapabilece­k şirketleri­n de olduğunu düşünüyoru­m” şeklinde konuşuyor.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.