Londra’nkn dünyaya açkk penceresi IT modeli ile dijital iş yerine dönüştü

Heathrow Havalimank CIO’SU Stuart Birrell, Heathrow’kn işletme modelini yeniden yapklandkrdk ve çalkşanlar için yeni bir dijital iş yeri geliştirdi. En yoğun havalimanlarkndan biri olan Heathrow’daki bu önemli dönüşüm sürecini kendisinden dinledik…

CIO Turkiye - - RÖPORTAJ -

Heathrow Havalimanı CIO’SU Stuart Birrell, organizasyonun yeni IT yürütme modelinin yeni bir iş inovasyonu fazının sağlanmasına yardımcı olduğuna inanıyor; o servisleri tek parçalı dış kaynak kontratlarından iç kaynaklara aktardı.

2008 ile 2011 arasında Gatwick CIO’SU olan Birrell o dönemde bağımsız bir IT fonksiyonu kurulmasına yardımcı oldu. Havalimanının satılması ve operatörleri BAA’DA ayrılmasının ardından dört yıl Mclaren Cio’suydu ve 2015’te Heathrow’a katıldı.

Yılda 78 milyon yolcunun geçtiği İngiltere’nin en yoğun havalimanında Birrell’in kontrol ettiği sistemler 400 farklı firmanın 76 bin 500 çalışanı, bin 300 uçuştan günlük kabaca 200 bin yolcudan gelen enformasyonu destekliyor.

“Bu oldukça fazla bir enformasyon,” diyor Birrell. “Çok fazla veri, çok fazla orkestrasyon, bu yolcuların gittiği, geçtiği ve transfer oldukları yere dair, valizleri nereye gidiyor, terminaller arasında bunları nasıl yönlendiririz, onları güvenlikten nasıl geçiririz ve valizlerini güvenlik görüntülemesinden nasıl geçiririz. Bu teknolojinin tamamı gelip gerçekten bana dayanıyor.”

Söz konusu gereksinimler Birrell’i Heathrow’un IT operasyon modelini yeniden modellemeye yönlendirdi. Havalimanı tek parçalı dış kaynak kontratlarından servislerin kendine ait olduğu modele geçti ki bu Heathrow’a sermaye harcamalarını iki katına çıkarmasına ve iş güçlüklerinin çözümü için yeni bir inovasyon ekosistemini oluşturmaya yardımcı oldu.

Bu yeni model Heathrow’un Office 365, Windows 10’la yenilenen kurumsal cihazlar ve tüm Heathrow çalışanlarının iş akışlarının buluta aktarılmasından oluşan bir dijital iş yerini devreye sokmasına yardımcı oldu. Program tüm çalışanların yolcular için yeni servisler geliştirmek üzere desteklendiği esnek bir çalışma ortamı yarattı.

Ekipteki bir güvenlik sorumlusu Office 365’in Powerapps özel- liğini kullanarak bir dizi uygulama inşa etti; güvenlik kuralları için bir çevrim hizmeti dâhil. Bu öyle etkili olduğunu kanıtladı ki Microsoft CEO Satya Nadella ile bunları sahnede tartışmak üzere kendisini davet etti.

“Şimdi o bunu tüm organizasyon çapına çıkartıyor ve kendisinin güvenlik iş arkadaşlarının günlük işlerde kullanımını dönüştürüyor,” diyor Birrell. “Bu harika. İşte yeni dijital araçların gücü bu. It’nin gidip uygulama inşa etmesine ihtiyacınız yok.”

Birrell’in ekibi aynı zamanda Microsoft Azure bulutu üzerinde bir ‘anlayış merkezi’ inşa etti. Sistem kaynakları nasıl konuşlandıracaklarına ve bir uçuşun ne zamanda gecikeceğini önceden bilmelerini sağlayan tahmine dayalı analitikleri belirlemelerine yardımcı olan gerçek zaman anlayışları sağlamak üzere Power BI’ı kullanıyor. Onlar bu enformasyonu hava yolu firmaları, hizmet acenteleri ve sınır güvenlikleri ile yolcuların transferi, ekip oluşturma, yemek hizmeti

ve temizliğin koordinasyonunda kullanabilir.

“Çok fazla koordinasyon bulunuyor,” diyor Birrell. “Benim ESB’ME (Enterprise Service Bus) her gün 10 milyon kadar mesaj geliyor. Her yolcu, her bagaj ve her hareket ESB üzerinden geçiyor. Bunların önemli bir bölümü hava yolu firmalarıyla paylaşıldığından bizlerin arasından çok büyük bir entegrasyon ve koordinasyon mevcut.

“Uçuşları zaten biliyoruz. Büyük değişkenlik her uçuşun ne kadar dolu olduğu ki böylelikle havayolu şirketlerinden ileriye dönük takvim ve tahminler alabiliyoruz. Buna kendi akıllı analitiklerimizi uyguluyoruz ve ardından yolcuların ne zaman ortaya çıkabileceklerini biliyor ve ona göre plan yapabiliyoruz. İşte otomatik öğrenmenin nitelik kazandırdığı yer burası.”

Büyük bir organizasyon çapknda iletişim

Birrell bir yandan mevcut servislerin normal olarak çalışmasını temin ederken karmaşık bir IT operasyon modelini yeniden tasarlamak durumundaydı.

“Bu altı aylık bir egzersiz değil, iki yıllık bir egzersizdi,” diyor Birrell. “İnsanları rahatlatmalı, hem içeride hem de geniş operasyon çapında ve doğru şeyi yaptığınızı ve her şeyin kontrolünüz altında olduğunu ummalısınız.”

Bazen sistemlerin Heathrow’un kontrolünün dışındaki olayları da ele alması gerekiyor. 2017 yazında British Airways’de yaşanan IT problemi 726 uçuşun iptal edilmesi ve 75 bin yolcunun bir yere gidememeleri sonucunu getirmişti. Havalimanı kendi hizmetleriyle sıkıntıyı ele almak ve tümleşik veriyi yeniden senkronize etmek zorunda kalmıştı.

“Bir günde çeyrek milyon yolcuyla uğraştığınızda, aniden bir problemle karşılaşırsanız çok hızlı bir biçimde kontrolden çıkabilir. Bunun geçmiş örneklerine şahit olduk. Dolayısıyla hem teknoloji hem de iş planları içine tasarlanmış ihtimal planlarına ve çözümlerine sahip olduğumuzdan emin oluyoruz,” diyor Birrell.

“İşlerin kötü gitmesini engelleyecek değil. Bu, yanlış gittiklerinde yolcu üzerindeki etkiyi asgari düzeye indirmek için onlarla nasıl mücadele edeceğinizle ilgili.”

Ekibin bu tür herhangi bir sorunda iletişim sağlayabilmesini temin etmek için havalimanı çapında çalışanlara yönelik yeni bir Wi-fi sistemi kuruldu. Eski intranet ise herhangi bir cihazdan erişilebilen HUB+ online işbirliği alanıyla değiştirildi.

Yeni yapı ilk kez tüm çalışanları aynı iletişim sisteminde buluşturdu.

“Hiçbir zaman bakım yapılmayan eski geleneksel kurumsal ortamdan ziyade sosyal medya temeli bir işbirliğine yöneliyor,” şeklinde konuşuyor Birrell.

“İnanılmaz derede hızla kabul gördü ve idarecilerle onların ekipleri, ekip içi ve diğer ekipler arasında neler olduğuna dair tamamen yeni iletişim kanalları açtı. Bu ekibin cesaretlendirilmesinde çok yardımcı oldu ve bir iş verimliliği perspektifinden iş arkadaşları kurumsal enformasyona erişim için de onu kullanabilir.”

Heathrow havalimanknkn geleceği

Birrell işletme çapında dijital düşünmeyi entegre etmek için bir inovasyon merkezi geliştirdi ve şu anda bir dizi yeni teknolojiyi inceliyor.

Onun ekibi Blockchain temelli dijital kimliği inceliyor, asfalt üzerinde otonom araçları test ediyor ama uzaktan kontrolde daha büyük bir potansiyel gördüler ve bu bir sanal gerçeklik eğitim sistemi için pazara çıkmak üzere. Onlar aynı zamanda bagajdan sıvıları ve laptop’ları çıkarmaya gerek kalmaksızın nesneleri kontrol edebilen bir 3D X-ray tarayıcıları ve sınırlar çapında çalışabilen biyometrik tabanlı bir kimlik sistemini test ediyor.

“Biyometrileri araştıran çok yer var ama hepsi çoğunlukla yerel ve bizim yapmaya çalıştığımız şey İngiltere ve Amerika hükümetleri ile IATA (Uluslararası hava taşımacılığı birliği) topluluğu birlikte çalışmak. Dolayısıyla elimizde topluluk için işe yarayan bir şey var ve bu sadece Heathrow için değil,” şeklinde konuşuyor Birrell.

“Bir seyahate çıktığınızda yolculukta iki havalimanı, iki hükümet ve bir havayolu şirketi vardır, bir yolcu bakış açısından. İngiltere’de kabul edilen bir kimliğiniz varsa bu neden Amerika’da veya Ab’de kabul edilmesin? Peki, doğru veri ve standartlarla bunun ortak bir çözüm olmasını temin etmek için neye ihtiyacımız var?”

Heathrow on yıldır biyometriyi kullanıyor ve bu yıl onları kişisel biniş kapılarına ekledi. Birrell sistemle ilgili herhangi bir sorunun kapılardan çok hızlı geçme veya telefona bakarak geçme gibi yolcu davranışından kaynaklanma eğiliminde olduğunu söylüyor.

“Üzerinde çokça beklenti olan şeylerden biri bu ve yüksek yoğunluklu yolcuları işleme gerçeği çetin,” diyor Birrell. “Karmaşık algoritmalar ve yönetim onun yüzde 90’ını kolayca idare edebilir ama yüzde 10 gerçekten çok zorlu hale geliyor. Ve yüzde 10’un diğer yüzde 90’ın işlenme deneyimini engellemediğini temin ediyor.

“Yolcu deneyimi sürecini teknoloji içinde tasarlayarak bunu kontrol edebilirsiniz. Teknoloji esasında oldukça basit. Nispeten olgunlaşmış durumda. Onu nasıl kullandığınız ve o deneyimi yolcuya ve verimliliğe yardımcı olabilen bir yoldan nasıl yapılandırdığınızla ilgili.

“Bizim bakış açımızdan, yolcunun faydası için olmalı ve bu zaman, deneyim, geri besleme, deneme ve testler gerektiriyor, o uzaydaki diğer her şey gibi. O teknoloji tabanlı ama işe yaraması için fazlasıyla yolcu odaklı olmak zorunda.”

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.