Genel bulut dijital dönüşümü naskl destekliyor: 8 gerçek örnek!

Genel bulut dijital dönüşüme yönelik stratejik bir araç halini aldk. İnovasyonu, çevikliği ve gelir artkşknk teşvik etmek için IT liderleri genel bulut servislerine geçiş yapmayk öneriyor.

CIO Turkiye - - STRATEJI -

Genel bulut servisleri Cio’lar için stratejik bir silah haline geliyor. Veri merkezlerine son verme yolundan daha fazlası olan genel bulut Cio’lara sonuç hanesini canlandırmayı hedefleyen stratejik projeler üzerine odaklanma yeteneği sunuyor.

Bu ister bir mobil uygulama inşa etme ya da müşteri bağlılığını güçlendirmek üzere verileri analiz etme manasına gelsin, bu geçişler bulutun ne kadar stratejik bir hal kazandığını işaret ediyor. Fakat Cio’lar aynı zamanda çeviği, Devops’u ve tasarım düşünce felsefelerini benimseme yoluyla bulutu daha hızlı yazılım inşa etmenin bir yolu olarak da görüyor.

Sonuç olarak birçok CII “bulut öncelikli” stratejilerini benimsiyor. Dünya çapındaki genel bulut pazarı, aynı zamanda servis olarak altyapı olarak da biliniyor, Gartner verilerine göre; 2017’de yüzde 29,5 büyüyerek toplam 23,5 milyar dolara ulaştı. “Bulutun yönlendirdiği IT harcamaları şu anda bulutu kullanan organizasyonların toplam IT bütçesinin yüzde 20’sinden daha fazlasına tekabül ediyor” şeklinde konuşuyor Garnet Araştırma Direktörlerinden Sid Nag. “Bu organizasyonların birçoğu bulutu artık üretim ortamlarını ve kritik iş operasyonlarını desteklemek için kullanıyor.”

IT liderleri genele buluta ge-

çerken kazandıkları deneyimleri ve dersleri CIO ile paylaştı.

Bulut üzerindeki IOT mağaza skcaklkklarknk düzenliyor

Uzun süreli stratejik ortaklığını daha da genişleten Walmart, dijital dönüşümünün bir parçası olarak Microsoft Azure bulutu yazılımını kullanıyor. Bu dönüşüme iş operasyonlarını ve gelirleri geliştirmek için otomatik öğrenme (ML), yapay zeka ve nesnelerin internetini içeriyor.

Clay Johnson, CIO, Walmart

Söz gelimi, Walmart binlerce HVAC ve buzdolabı sensörlerinden gelen verilerin analizi için Azure üzerinde bir IOT platformu inşa ediyor. Bu da perakende devinin 5 bin mağazası çapında enerji tüketimin düşürülmesine yardımcı olabilir, şeklinde konuşuyor Walmart CIO’SU Clay Johnson. Belirli bir zamanda mağazalarındaki insan sayısına dair veriyi kullanarak Walmart otomatik olarak klimaları ayarlayabilir. Walmart aynı zamanda dağıtım kamyonlarının rotalarını optimize etmek için Azure üzerinde ML algoritmaları çalıştırmayı da umuyor.

Johnson, Walmart’ın ayrıca İK ve finans uygulamalarını da Azure geçireceğini, böylelikle onları daha çevik hale getireceğini ve firmanın 2,3 milyon çalışanının daha akıllı kararlar vermesine yardımcı olacağını söylüyor. “Hepsi Azure’a dayanıyor,” diyor Johnson ve Microsoft bulutunun her iki firma içinde inovasyonu teşvik etmesini umduklarını ekliyor. “Biz onlardan öğreneceğiz, onlar da bizden.”

Walmart aynı zamanda Microsoft’un Myanalytics raporlama aracını kullanıyor. Söz konusu araç Office 365 e-posta kullanıcılarının toplantılar ve e-posta üzerinde harcadıkları zamanı kontrol etmelerine yardımcı oluyor. Araç bununla birlikte anahtar görevlerde çalışanların bölünmeksizin kaç saat çalıştıklarını, çalışırken en fazla zaman geçirdikleri iş arkadaşlarını ve dışarıda ne kadar zaman çalıştıklarını da gösteriyor.

Walmart’ta bir sonraki adım: Microsoft’un Cortana iş zekası yazılımını temel olan bir sohbet robotu inşa etmek. Firma çalışanların kurumsal bilgileri bulmasına ve toplantıları otomatik olarak ayarlamasına yardım etmek üzere bu araçtan zaten yararlanıyor.

Johnson’un ipucu: Bir işletme bir kez buluta geçiş yaptıktan sonra, Cio’lar bağlı sistemlerden akan verileri yakalamak ve analiz etmek için bir yola sahip olduklarını temin etmeli. Yoksa yeni değerler üretme fırsatını riske atarlar. “Bu işte daha fazla verimlilik oluşturmak için o verinin nasıl kullanılacağıyla ilgili,” diye konuşuyor Johnson.

Bulut zahmetsiz ödemeleri besliyor

Exxonmobil, kendisinin Speedpass+ mobil ödeme uygulamasını tasarlamak, inşa etmek ve barındırmak için IBM’I seçti. Uygulamada IBM’LE yakından çalışan Exxon dijital uygulama geliştirme yöneticisi Devin Miller’a göre bu akaryakıt devinin 11 bin Amerikan istasyonunda müşterilerin bilgi girme gereksinimini ortadan kaldırıyor.

Devin Miller, dijital uygulama geliştirme yöneticisi, Exxonmobil

Exxon için müşteri deneyimini öne çıkartmak önemliydi. IBM genel bulutunda barındırılan uygulama firmanın kendisini rakiplerinden ayrıştırmaya yönelik dijital dönüşüm gayretlerinin bir parçası, diyor Miller. Posta kodu girme, yıkama isteme veya sadakat puanları iadesi dâhil olmak üzere pompada bir dizi adımı atmak yerine müşteriler Speedpass+ uygulamasındaki bir butona basarak yakıt alımını başlatabilir. Onlar aynı zamanda araba yıkama için ödeme yapabilir ve uygulamadan ödül puanı toplayabilir. Söz konusu uygulama Apple App Store ve Google Play’den 1 milyondan daha fazla download edildi.

Yakıt alma sürecini hızlandırmanın yanı sıra Speedpass+ daha güvenli zira temassız. Kullanıcıların bir kredi kartı çekmeye ihtiyacı yok. Miller böylelikle müşterilerin ödeme bilgilerini çalmaya çalışan pompaya iliştirilmiş dolandırıcı aletlerden korunabildiğini söylüyor. Şimdi iş Speedpass+’ın 7/24 her yerde çalışmasını sağlamak, diyor Miller.

Miller aynı zamanda IBM bulut sisteminin uygulamanın ulaşılabilirliğini temin edecek biçimde fazlasıyla güvenilir olduğunu kanıtladığını söylüyor. Exxon kendi

veri merkezlerinde de uzun süredir IBM sistemlerinden yararlanıyor. “Sistem müşteri sadakatini artırma hedefimizde bize yardımcı olurken aynı zamanda müşterilerin seyahatlerindeki olası sıkıntı ve ihtilafları ortadan kaldırmamıza yarıyor,” şeklinde konuşuyor Miller.

Miller’ın tavsiyesi: Yeni bir dijital servis kanatlandığından, geri dönüş yoktur ki bu yüzden uygulamanın üzerinde durduğu platformun esnek ve her zaman ulaşılabilir olması şart, diyor Miller. Müşteriler tüm dijital etkileşimlerde Amazon.com benzeri bir deneyim bekliyor ve bu olmadığından markaya olan inanç ve sadakatleri sarsılabilir, diyor Miller. “Bu deneyim bir dijital platformdayken varsayılan olarak beklentiler artıyor.”

Bakkaliye dağktkmk bulutun ellerinde

Dört yıl önce bakkaliye dağıtım firması Ocado, donanım ve yazılımların yönetimi üzerindeki zaman, kaynak ve maliyet yükünü azaltma lehine sanallaştırılmış sistemleri aşama aşama durdurmaya başladı, diyor Ocado Genel Müdürü Chris Dabrowski.

Amerika’daki erişimini genişletmek için Kroger’la büyük bir anlaşma imzalayan firma bugün ambar ve tedarik merkezlerini destekleyen Docker konteynırlarının orkestrasyonu için büyük oranda Openstack sistemi ve Kubernetes’den yararlanıyor. Mobil uygulama ve e-ticaret sistemlerine güç sağlamak içinse AWS’YI kullanıyor, diye konuşuyor Dabrowski. Halen perakende işinin eski sistemlerinin migrasyonuna devam eden Ocado bunların yanı sıra sistemlerinden gelen verilerin analizi için Google Cloud Platform’dan yararlanıyor, diyor Dabrowski. Fakat Kubernetes Ocado’ya bir başarısızlık yaşadıklarında iş yüklerini yeni konteynırlara aktarma yeteneği veriyor.

Yeni bir dijital servis kanatlandkğkndan, geri dönüş yoktur ki bu yüzden uygulamankn üzerinde durduğu platformun esnek ve her zaman ulaşklabilir olmask şart.

Dabrowski’nin anlayışı: Buluta geçiş Dabrowski’nin konteynır ve bulut sistemleriyle çalışacak yeni yetenekleri görevlendirmesini gerektirdi. Geçiş aynı zamanda firma genelinde kültürel bir değişimi de gerektirdi; bu migrasyonun kendisi kadar güç olabilen bir görev. “Bu gerçekten faydaların tüm paydaşlara kabul ettirilmesi durumuydu,” diye ekliyor.

Operasyonlarkn modernizasyonu

2015’te DHI grup CTO’SU Klavs Miller, uzun yıllar içinde gerçekleşen birleşmeler sağ olsun kendisini merkezi olmayan IT varlıklarıyla mücadele ederken buldu. Söz konusu varlıkların her biri farklı bir tedarikçi tarafından barındırılan yeni bir platformla gelmiş. Bu ayrı platformlarla mücadele, IT yeni teşebbüslere odaklanmaya çalışırken işleri aksatıyordu, diyor Miller. DHI kariyer kaynak sitelerini işletiyor, bunlardan en bilineni Dice.

Klavs Miller, CTO, DHI Group

Miller, IT üzerinde daha iyi bir kontrol sağlamak üzere yeni ürünleri barındırmak ve mevcut iş yüklerini aktarmak için Amazon Web Services’a yöneldi. O ve teknik ekibi AWS için belirli uygulamaları nasıl yapılandıracaklarını anlamak için bir görev gücü oluşturmaya karar verdi.

DHI ilk olarak onları geçen yıl satmadan evvel Hcareers ve Health ecareers’ı yeni sisteme geçirdi; ardından mevcut varlıkları Clearancejobs, efinancialcareers ve Dice’ı AWS’YE geçirdi. Son migrasyon Oracle veritabanı sistemlerinden AWS RDS yazılımına geçişi de içeriyordu.

“Ticari olarak servislerimizin performansını iyileştiren ses getiren bir başarıydı,” diye konuşuyor Miller. “Ekip işe yaraması için kendini adadı.

Miller’ın ipucu: Bulut oturumlarının servis ücretlerinin katlandığını fark eden Miller oturumları seçip onaylayacak ve kullanımı görüntüleyecek bir bulut uyumluluk yöneticisi belirledi. Bu mühendis örneğin bulut bilgiişlem gereksinimleri konusunda geliştirici ekiplerle görüşüyor ve onların sorumlu seçimler yapmalarına yardımcı oluyor. “Bu tam olarak uğraştığımız bir sorundu,” diyor Miller. “Bazıları otomatik bazıları manuel olmak üzere maliyetleri çokça takip ediyoruz.”

Doküman yönetimi buluta geçiyor

Liberty Mutual çalışanları eski bir dosya sisteminden büyük dosyaları indirmenin angarya olduğu konusunda şikâyet edince, CIO Mojgan Lefebvre Amazon Web Services üzerinde çalışan bir bulut tabanlı içerik yönetim sistemini benimsedi.

Şimdi dünyanın 18 ülkesine yayılmış 46 ofiste faaliyet gösteren 1,600 sigortacı, hesap uzmanı ve diğer çalışan dünyanın herhangi bir yerinden kabaca 500,000 dijital dosyayı download edip paylaşıyor, diyor Lefebvre. Liberty çalışanları AWS bölgesel veri merkezleri üzerinde çalışan bulut doküman yönetim sistemi Alfresco’dan içerik- lere erişim sağlıyor. Bu türden bir yerelleştirme dokümanların hiç ya da çok az bir gecikmeyle dokümanlara hizmet ediyor, bu sayede Liberty Mutual kâğıt, baskı ve depolama maliyetlerinden yaklaşık 21 milyon dolar tasarruf ediyor.

“Bu, işbirliği yapabilen ve dünya çapındaki ölçeğimizden yararlanabilecek, bunu efektif bir şekilde yapacak ve teknolojiye gidilecek bir yoldan çok fırsat sağlayıcı olarak sahip olan global verimlilik ekipleri yaratmakla ilgiliydi,” şeklinde konuşuyor Lefebvre.

Liberty, AWS üzerindeki Alfresco uygulamasını sigorta ve hasar organizasyonlarının diğer bileşenlerine de genişletiyor. Lefebvre 2018 yılı sonu itibariyle Liberty’nin bu şekilde yaklaşık 300 milyon dokümanı saklayacağını umuyor.

Lefebvre’nin öğrendiği ders: Çalışanları önceden değişim hakkında bilgilendir ve ihtiyaç oldukça eğitim sağla. Aynı zamanda “son kullanıcılara kesintisiz bir mesaj ve beklentileri belirlediğinizden, son kullanıcıları destekleyecek süreçlere sahip olduğunuzdan emin olun,” diyor Lefebvre.

Live Nation’kn bileti bulut

Bir bulut migrasyonunun CEO zorladığı için gerçekleşmesi nadirdir ama bu tam da Live Nation bulut servisleri başkan yardımcısı Jake Burns’un yaşadığı şeydi. 2015’te firmanın CEO’SU tamamen genel bulut geçmelerini istedi. “Bizden modern, çevik bir firmama olmamızı istedi,” diyor Burns.

Zaten veri merkezlerini kapatan ve hibrit bir buluta geçiş yapmakta olan Burns için bu ferahlatıcı bir şeydi. CEO tarafından cesaretlendirilen Burns, Oracle veritabanları ve SAP uygulamaları dâhil olmak üzere Live Nation’ın kurumsal operasyonlarını AWS’YE geçirmeden evvel 20 kadar mü-

hendisin bulut çözümleri konusunda yeteneklerini güçlendirdi. “Gezegenler hizalandı ve bürokrasinin etrafından dolaşabildik,” şeklinde konuşuyor Burns.

Birçok kişi bulutu altyapı cehenneminden kurtuluş olarak görüyor. Fakat Burns sanal makinelerin, görüntülerin ve yedeklerin idaresi dâhil olmak üzere bulutun yeni bir karmaşıklığı getirdiğini ifade ediyor; maliyetlerin kontrol çıkmadığından emin olmak için. “Ne istediğinizde dikkatli olun zira siz bir kez oraya ulaştığınızda mücadele etmeniz gereken yepyeni problemleriniz olacak,” diyor Burns ve başarısız olan bulut migrasyonlarına şahit olduğunu çünkü insanların maliyetleri dizginleyemediğini ekliyor. “Dolayısıyla maliyet etkin bir yoldan tam anlamıyla buluta geçmek gerçekleştirilebilir ve biz bunun deliliyiz.”

Burns’ün tavsiyesi: Bulut teknolojilerinin kullanımıyla bağlantılı maliyetleri anlayabilen teknik ve iş bilgisine haiz insanları görevlendirmeyi düşünün. Bu sizin fatura şokundan korur. “Teknolojiyi anlayan ve maliyetlerden sorumlu olan birisine ihtiyacınız var,” diyor Burns. Burns hâlihazırda Live Nation’da bu rolü üstleniyor.

Bulutta süreç kontrolü

Honeywell International, petrol ve gaz üretimindeki süreç kontrol sistemlerinin idaresi için IBM’ıN genel bulut çözümlerini benimsedi. Bu güvenilirlikten ödün vermeden müşteriler için maliyetleri düşüren bir hareket, şeklinde konuşuyor Honeywell’in süreç çözümleri işinin başkan yardımcısı ve genel müdürü Jason Urso.

Daha önce Urso’nun IT ekibi imalat tesislerinde yerinde çalışan yazılımları yönetiyordu. Bugün onun ekibi kontrol sistemi uygulamalarını Vmware’da “paketliyor” ki o da IBM bulutunda çalışıyor. “Kontrol sistemlerimizi buluta konuşlandırarak o kuyuları güvenli ve verimli bir biçimde çalıştıracakları araçlar verebiliyoruz, ihtiyaç duyabilecekleri IT altyapısını ortadan kaldırıyoruz,” şeklinde konuşuyor Urso.

Honeywell aynı zamanda çeşitli işleme tesislerinden gelen verileri toplayıp analiz etmek için Microsoft Azure kullanıyor. Bu enformasyon müşterilere sonucu, çalışma süresini ve ekip konuşlandırmayı nasıl geliştirecekleri hususunda yardımcı oluyor.

Urso’nun yaşadığı güçlükler: Buluta geçiş yerinde yazılım ve donanımların yönetimine alışkın olan bir ekip için değişim yönetimi güçlüklerini ortaya çıkardı. “Tamamen yeni IT ve uygulama yeteneklerine ihtiyacımız vardı, bu yüzden oldukça büyük bir organizasyonel geçiş yapmamız gerekiyordu,” diyor Urso ve takımının aynı zamanda bulut ortamlarında siber güvenlik ve esnekliği rahatça idare edebilmesi gerektiğini ekliyor.

Genel bulut hkz ve çevikliği temin ediyor

Genel bulut Metlife’ın bir parçası; Latin Amerika merkezli sigorta firmasının baş teknoloji mimarı ve CIO’SU Alex Seidita, Metlife’ı müşteriler için farklılaştırmak ve operasyonları iyileştirmek için bulut yazılımı kullanıyor. Metlife’ı buluta taşıyan en büyük nedenler hız ve iş çevikliği ama bulut aynı zamanda “otomasyon üzerinden tasarruf getiriyor,” diyor Seidita.

Metlife çağrı merkezi yetenekleri ve Infinity dâhil olmak üzere mikroservislerine güç vermek için Microsoft Azure kullanıyor. Infinity, müşterilerin fotoğraf, doküman ve diğer içerikleri saklamak için kullandığı bir uygulama. Sonuç olarak Metlife yeni sanal makinelerin konuşlandırılması süresini ortalama yüzde 83 düşürdü. Firma ayrıca servis olarak felaket kurtarma için IBM Softlayer kullanıyor. Azure ve Softlayer’a geçişin ikincil yararı vardı; Seidita ekipleri Metlife’ın kendi veri merkezlerini ilgilendiren bulutun en iyi uygulamalarını getirmişti. “Otomasyon için aynı türden imkânlarda içeride ve dışarıda yararlanabildik ki bu hız ve çevikliği teşvik ediyor,” şeklinde konuşuyor Seidita.

Seidita’nın tavsiyesi: Cio’lar, bilhassa denetimlere tabi olan endüstrilerdekiler, hangi yazılım servislerinin buluta aktarılmasının uygun olacağını ciddi biçimde değerlendirmeli. Metlife, hangi uygulamaların buluta geçirilebileceğini, bunun yanı sıra güvenlik ve yönetim gereksinimleri temelinde hangi yeni uygulamaların bulut içerisinde geliştirilmesi gerektiğini belirlemek için uygulama envanterinin ayrıntılı biçimde incelendiği bir “bulut uyum değerlendirmesi” oluşturdu.

Cio’lar bağlk sistemlerden akan verileri yakalamak ve analiz etmek için bir yola sahip olduklarknk temin etmeli. Yoksa yeni değerler üretme fkrsatknk riske atarlar.

Bir bulut migrasyonunun CEO zorladkğk için gerçekleşmesi nadirdir ama bu tam da Live Nation bulut servisleri başkan yardkmcksk Jake Burns’un yaşadkğk şeydi. 2015’te €rmankn CEO’SU tamamen genel bulut geçmelerini istedi. “Bizden modern, çevik bir €rmama olmamkzk istedi,” diyor Burns.

Cio’lar, bilhassa denetimlere tabi olan endüstrilerdekiler, hangi yazklkm servislerinin buluta aktarklmasknkn uygun olacağknk ciddi biçimde değerlendirmeli.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.