Çin malına kayıt zorunluluğu tartışması...

Türkiye’nin Çin ürünlerine karşı planladığı kayıt belgesi zorunluğu uygulaması kapıda. Perakendeciler, Ocak 2019’dan sonra Çin’den Türkiye’ye mal getirmenin zorlaşacağını söylerken sektör temsilcilerinin uygulamanın yerli üretime ve markalara neler getire

Dünya Gazetesi - - GÜNCEL - İSTANBUL - DÜNYA

Ticaret savaşlarının etkisi her geçen gün artarken, Çin’e karşı bir koruma tedbiri de Türkiye’den geliyor. Ocak 2019’dan sonra Türkiye’ye mal getirmenin zorlaşacağını belirten bazı perakende sektörü temsilcileri, markaların alternatif pazar arayışına başladıklarını söylüyor. Perakende sektörünün temsilcileri uygulamanın neler getirip götüreceği konusunda kararsız. Kimeleri Çin yerine başka ucuz işgücü ülkelerinin devreye gireceğini belirtirken bazılarına göre bu sayede yerli üretim yüzde 40 artabilir. Alternatif pazarlar arasında ise Vietnam, Bangladeş, Malezya ve Hindistan gibi ülkeler yer alıyor.

Konuyla ilgili DÜNYA’ya açıklamalarda bulunan İstinye Park AVM Genel Müdürü Uğur Berk, Çin’den mal getirecek global firmalar için bir takım dökümantasyon talep edildiğini söyledi. Bu kararın dışarıdan gelecek ithal ürünün önünü kesmek ve iç pazarda üretimi artırmak adına tedbir amaçlı alındığını belirten Berk, sürecin bu şekilde devam etmesi durumunda Türkiye’den birçok markanın çıkmasının söz konusu olduğunu kaydetti. Berk, “Türkiye’de kaos ortamı yaratılacak. Perakende için ciddi şekilde tehdit. Hem vergi hem de sevkıyatlarda inanılmaz belge talebi var. Bu durum işi zorlaştırıyor. Perakendeciler bu durumun işlerini zorlaştırdığını ve ana markalarla iş yapamayacaklarını söylüyor. Bir de global markalar bu zorluklara nasıl bakar? Yatırım dediğiniz şey kolay yapılamaz. Bu bir süreç olur gibi geliyor bana” diye konuştu.

6- 7 GTİP faslında uygulanacak

Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel,

Çin’den yapılan ithalatla ilgili kayıt belgesi zorunluluğunun yanında farklı belgelerin isteneceğini söyledi. Sadece bu belgeleri veren ithalatçıların mallarını gümrükten çekebileceğini belirten Öncel, 6-7 GTİP faslında bu zorunluluğun uygulanacağını kaydetti. Belgelerde üreticinin mahrem bilgisinin paylaşılması istendiğini ifade eden Öncel, “Bu evrakları temin etmek imkansız. Üreticiler özel bilgilerini paylaşmak istemez” dedi.

Normalde 30 Haziran’dan itibaren geçerli olacak bu zorunluluğu bakanlığa yaptıkları talep üzerine 30 Ocak 2019’a ertelediklerini vurgulayan Öncel, geçerli olması durumunda bürokrasinin artacağını fakat belgeleri temin edemeyen markaların da belirtilen fasıllarda ithalat yapamayacaklarını ifade etti. “Her ürün her yerde üretilemez” diyen

Öncel, global markaların ancak Türkiye’de üretebilecek ürünü olursa üretim yapabileceklerini aktardı.

Çin’den ürün getiren global markalara yönelik kayıt sistemi hakkında konuşan İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz ise hazır giyim, deri ve ayakkabıda ihracat yapan firmaların kayıt altına alınacağını söyledi. Bu durumun ek vergi ile karıştırılmaması gerektiğinin altını çizen Öksüz, üreticinin ürünü kendisinin ürettiğini beyan edeceğini aktardı.

Yüzde 10 Çin’den ithal ediyorlar

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği’nin (TGSD) eski Başkanı Cem Negrin, birçok markanın zaten Bangladeş, Vietnam, Malezya ve Hindistan gibi alternatif pazarlara kaydığını vurgula- yarak, “Onlar için Çin olmazsa başka yerler var. Sonuçta diğer Uzakdoğu ülkelerinde Çinlilerin açtığı fabrikalar var. Onlar da Çin gibi iyi mal yapıyor. Çin’in alternatifi var” diye konuştu.

Birçok Türk markasının imalatını yeniden Türkiye’ye kaydırdığını söyleyen Negrin, bu markaların Çin’den yüzde 10 ithalat yaptıklarını belirtti. O malların da özellikle Türkiye’de yapılamayan mallar olduğunu anlatan Negrin, şöyle devam etti: “Bu durumda yerli markalar ithalat pazarlarını Çin’den başka yere çevirirler mi bilemem? Çok büyük döviz açılımı var. İthalatı kesmeyi düşünüyorlar. Ama hazır giyim olarak ihracatımız ithalatın oldukça üstünde. Dolayısıyla ihracatı yapılamayan malları ithal ediyoruz. Bu bir anlamda zorunlu çünkü Türkiye’de yeteri kadar yatırım yok. Kapasite açığımız söz konusu.”

“Üretim yüzde 40 artar”

Laleli Sanayici ve İşadamları Derneği (LASİAD) Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca ise bu durumun Türkiye’ye olumlu yansımalarının olacağını söylüyor. Çin ürünlerinin Türkiye’ye girmesinin zorlaştırılması halinde iç pazardaki üretimin en az yüzde 40 artacağını belirten Eyyüpkoca, ithalatın azaltılıp, üretimin harekete geçeceğini ifade etti.

Yabancı olup Türkiye’de mağazası olan markaların durumunda ise bir handikap olduğunu belirten Eyyüpkoca, bu durumun önüne geçilemezse bir anlam ifade etmeyeceğini aktardı. Eyyüpkoca, başka bir soruna da dikkat çekti. LASİAD Başkanı Mango, Zara gibi Türk tekstil sektörünün üretim yaptığı birçok firmanın Avrupa’da ürünü millileştirip Türkiye’ye getirmesinin bir anlam ifade etmeyeceğini kayderek, “Bu durumda içerideki firmalarımıza zulüm etmiş oluruz. Orada asıl konu ürünün üretim ve millileştirme merkezinin karşılaştırıp kanuna dahil edilmesi. Ancak zaman her şey çözülmüş olacak” ifadelerini kullandı.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.