Limanahayatta herkesinihtiyacı bir var

Dunya Extra - - İYİLİK SAĞLIK -

Genç yaşta oldukça havalı bir Cv’ye sahip Timur Topalgökçeli... Michael Bloomberg, Emmanuel Macron gibi liderlerin desteklediği Hello Tomorrow’u 2016’da Türkiye’ye getirdi. O zamandan beri de genç bilim girişimcilerini keşfedip dünyaya açmak için çalışıyor. Daha önce Uluslararası Enerji Ajansı’nda, Fatih Birol’un ekibinde enerji ekonomisti olarak görev yapan Topalgökçeli, “Bu benim kendimi ve dünyayı keşif yolculuğum. Bir anlam yaratmanın peşinde modern Jules Verne gibi görüyorum kendimi. Türkiye ise benim için hem memleket hem de liman” diyor.

Artık start-up yarışmalarına alıştık. Yeni fikirleri bulup fonlamak hem fikrin sahibine hem de yeni ekonominin getirdiği fırsatları paraya dönüştürmek isteyenlere iyi geliyor. Bunların arasında tüm dünyada son birkaç yıldır öne çıkan “deep-tech” dalgası işi birkaç seviye öteye taşıdı. Deep-tech derken bilime, Ar-ge’ye dayalı girişimlerden bahsediyoruz. İki yıl önce genç bir enerji ekonomisti olan Timur Topalgökçeli’nin Türkiye’ye getirdiği Hello Tomorrow da dünya çapında bilim temelli genç girişimleri keşfeden büyük bir organizasyon. Michael Bloomberg, Emmanuel Macron, Nasa eski Başkanı Dan Goldin gibi önemli isimler destekliyor. Türkiye’de “Geleceğe Merhaba Derneği”ni kuran Timur Topalgökçeli'nin gen haritasına bakıldığında gerçek bir “international” profil çıkıyor karşımıza. Anne tarafından İtalyan, Avusturyalı ve Çek; baba tarafından ise Karadeniz ve Adana karışımına sahip. Viyana’da doğup büyüyen Topalgökçeli’nin hikâyesinin temelinde bitmek bilmeyen merak yatıyor. Açık denizde yelken, dağlarda snowboard yapmaya düşkün olan 31 yaşındaki girişimciyle Fenerbahçe’deki İstanbul Yelken Kulübü’nde bir araya geldik.

▶henüz

31 yaşındasınız ama Cv’nizi yazsam duble yol olur. Neyin peşindesiniz?

Bence yanıtların peşindeyim. Çocukluktan beri çok meraklı bir insanım. Bitmek bilmez sorularım vardı. Aslında bir yolculuktayım. Jules Verne gibi, sürekli hareket halindeyim. Bir anlam yaratmak istiyorum. Bu benim mantram. Bir anlamın arkasından gitmiyorsam çalışamam. En büyük şansım ise çok sevilerek büyü- tülmem ve keşif yapabileceğim tüm imkânlara sahip olmam.

▶bunda

yurtdışında doğmuş olmanın bir etkisi var mı?

Bilemiyorum. Viyana’da doğdum ama yürümeyi İstanbul’da öğrendim. 5 yaşında Fransız okuluna gönderildim. Almanca, Fransızca, İngilizce ve Türkçe biliyorum. Rüyalarımı bile dört dilde görüyorum. Avusturya’dan dolayı dağlara, Türkiyeli kanımdan dolayı da denize çok düşkünüm.

▶BU

meraklı çocuk büyüyünce ne olmayı hayal ediyordu?

Çocukluğumda tarih ve arkeolo- jiyle çok ilgiliydim ama asıl fiziğe çok meraklıydım. Sistemlerin nasıl çalıştığını çok merak ediyor ve bununla ilgili bir şeyler yapmak istiyordum. Zaman geçtikçe daha işletme, yönetim gibi şeyler ilgimi çekti. London School of Economics’e (LSE) burslu olarak kabul edildim.

▶fatih

Birol'la Uluslararası Enerji Ajansı'nda çalıştınız. Lse’den enerjiye geçiş nasıl oldu?

Yenilenebilir enerji, fizik, kaynakların sürdürülebilirliği gibi konular ilgimi çekiyordu. Londra’da öğrenciyken enerji sistemleriyle ilgili araştırmalar yapmaya başladım. Bu sırada Muhammed Yunus’la birlikte Bangladeş’te çalışma fırsatım oldu. 21 yaşındaydım ve elektriksizliğin ne demek olduğunu gördüm. İnsanoğlunun yaşayabileceği en kötü şeyler listemi şöyle oluşturdum: Savaş ve hastalıklar, susuzluk, açlık ve elektriksizlik. Bu arada Uluslararası Enerji Ajansı’na girmek için Fatih Birol’a birçok kez başvurdum ve sürekli reddedildim. İnatçıyımdır, peşini bırakmadım ve sonunda başardım.

▶BU

kadar emek verip neden bıraktınız?

Orası müthiş işler yapan bir kurum. Gerçekten küresel ısınma için samimi çalışan insanlar var ama devletler tarafında işler aynı samimiyetle yürümüyor. Hayal kırıklığı diyelim. O sıralarda Sandbox diye bir girişimcilik birliğine katıldım ve hayatım değişti. Orada bundan sonraki hayatımda yanıtını arayacağım soruya karar verdim.

▶hello

Tomorrow bu sorunun yanıtını mı arıyor?

Sayılır. Dünyayı teknolojiyle ve yenilikçi iş modelleriyle kurtarmanın yolları var. Akıllı şehir sistemleri gibi. Hello Tomorrow’un kurucusuyla tanıştığımda hayalimdeki çıkış yolunun gençlerin bilime dayalı girişimleriyle olacağını gördüm. Zaten girişimcilik yarışmaları düzenliyorlardı, ben de enerji kategorisinin oluşturulmasında çalıştım. Bilim odaklı girişimcileri keşfetmek ve fonlamak üzere kafa yoran bir platform burası. "Deep-tech start-up" diyorlar bu sisteme. Bu ekosistemi Türkiye’de de inşa etmek istiyorum. Şu anda 11 ülkedeyiz. Türkiye’de 3 bin kişiye ulaştık. 15-20 kişilik akademisyen, 20 kişilik de yatırımcı ekibi var. 60’tan fazla Ar-ge ve kuluçka merkeziyle sözleşme imzaladık. Hedefim Türkiye’deki bilim tabanlı girişimcileri NASA’YA kadar uzanan uluslararası inovasyon kitlesiyle entegre etmek.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.