'girişim' Bavuldan çıkardı

Dunya Extra - - İYİLİK SAĞLIK -

kirdek’te ödül aldık. Daha sonra farklı projelere yöneldim, daha farklı bir şeyler yapmak istiyordum.

Peki asıl istediğiniz neydi? İnsanlara dokunan, somut olarak değer yaratan bir iş yapmak istiyordum. Gördüm ki sebat eden, aklına koyduğunu yapan, bıkmayan başarıyor. Yaptığım her şeyde insanların hayatını kolaylaştırmayı hedefledim. Aslında hayatımın tüm alanlarında öyleyim, bildiklerimi, imkânlarımı paylaşmaktan yanayımdır. Kurumsal anlamda rekabetçi olamadım hiç, rakibimle paylaşmayı seçtim imkânları, anlayışım böyleydi. Elimde bir miktar birikimim vardı, bir süre iletişim, pazarlama danışmanlığı yaptım büyük şirketlere. 6 ay cepten yedim. ABD’YE gittim, kadın girişimcilikle ilgili organizasyonları takip ettim. 500 start-up’a katıl- Bu arada gayet fitsiniz, spor ve yemeklerle aranız nasıl? Aileden gelen bir kaliteli beslenme alışkanlığım var zaten ama benim şu sıralar günde 20 saat gibi bir çalışma tempom var, bu yüzden evde yemekleri eşim yapıyor. Yıllarca Vedat Milor’la çalışınca bu konuda işinin kolay olduğunu söyleyemeyeceğim. İyi yemekten anlarım, en çok da deniz ürünlerine meraklıyım. Spora gelince sıkı koşucuyum. Adım Adım kapsamında iyilik peşinde koşuyorum. Bu yıl Lokman Hekim Vakfı için koştum. Eşimle Belgrad Ormanları’nda düzenli olarak koşuyoruz. Geçen yıl TEV için koşmuştum. Spor hayatımda hep vardı. Lisede tenis, üniversitede squash oynadım. dım. Orada Garage Technology Ventures’in kurucusu, girişimcilik gurusu Guy Kawasaki’nin sunumunu izledim ve sonunda kendimi sahneye atıp önce selfie çektim ardından da dönüp ona, “Ben İstanbul’dan buraya senin için geldim. Girişimci olmak istiyorum, bana sadece bir öğüt ver, yol göster” dedim. Bana şunları söyledi: “Eğer 90’larda gelseydin sana donanıma gir derdim, 2000 yılında gelseydin sosyal medyayla ilgili bir şeyler yapmanı söylerdim ama şimdi diyorum ki paylaşım ekonomisine yönelik bir iş yap. Tıpkı Uber gibi.”

Bu müthiş kıymetli bir bilgi, ayrıca çok da çılgınca... Ne yaptınız peki sonra?

Aslında bir şeyler kafamda şekillenmişti, sadece netleştirmiş oldum. Çok seyahat ettiğim için bavulların yaratacağı sinerjiyi hayal etmem zor değildi. Founder Institute adında San Francisco merkezli bir kuruluştan eğitim aldım. 3.5 ay sürdü ve oldukça zor bir programdı. Hem sınavla öğrenci kabul ediyor hem de kolay kolay mezun vermiyor. Ben Women in Tech adında bir kuruluştan burs alarak gittim. Burs almak konusunda iyiyimdir, girişimciliğin birinci kuralı utanmamak, doğru kişilerden inandığın şeyleri istemek. Bu kurs bitince Pabbler oturmuştu.

Anladığım kadarıyla bir tür kuryelik yaptırıyorsunuz insanlara. En yalın haliyle anlatır mısınız Pabbler sistemini?

Pabbler biraz edebiyatçı tarafımın ürünü. Hansel ve Gratel’in yolunu bulmasını sağlayan “pabbler stone”dan yani “çakıl taşı”ndan geliyor. Bavulları bu çakıl taşlarına benzettik, bir sürü çakıl taşımız olsun dedik. Büyük taşıma sistemleri yerine bir sürü insan para kazansın istedik. Yine DHL gibi firmalarla çalışıyoruz ancak paketleri onlara gezginler götürüyor. Bavullarınızda yer açın, para kazanın diyoruz insanlara.

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.