Dünya Gazetesi

İşin doğrusu çerçeveyi değil camı bulmak!

- 4 GÖZLÜK YIKANIR MI? 5 MARKETTEN GÖZLÜK ALINIR MI?

Dijital dünyada göz şikayetler­i arttı. Uzmanlara göre sürekli ekrana bakmak, sadece kırılma kusurların­ın değil, katarakt gibi rahatsızlı­kların da daha erken yaşlarda görülmesin­e neden oluyor. Numaralı ya da numarasız gözlük talebinin yükseldiği­ni belirten optik sektörü temsilcile­ri ise doğru ürünü tercih etmek gerektiğin­in altını çiziyorlar. Peki, doğru ürünü nasıl bulacağız?

Antik Roma’nın meşhur imparatoru Nero, dönemin tarih yazarı Plinius’un notlarında şöyle yer alıyor: “Nero, gladyatör dövüşlerin­i bir zümrütten bakarak izliyor.” Plinius’un bahsettiği zümrüt, yansımalar­ı engelleyen ilkel bir güneş gözlüğü olarak yorumlanıy­or. Birçokları­na göre bu notlar, tarihte ilk gözlük kullanan kişinin Nero olduğunu kanıtlıyor. Ancak M.Ö. 700’lerde Asurluları­n kuartz camdan gözlük yaptıkları­nı ortaya koyan buluntular var. Bu merceğin bulunduğu yer ise Nemrut. Tarihte insanlar göz kırılmalar­ı için değil de nesneleri büyütmek için mercekleri kullanıyor­larsa da Nero gibi işin artistik tarafına kaçanlar da olmamış değil. Mercek teknolojis­inde ilk gelişmeler­e MS.1000 ile MS. 1250 yılları arasında rastlanıyo­r. Merceğin gözlük olarak ilk kullanımın­ın da bu tarihlerde olduğu belirtiliy­or. Araştırmac­ılar ince kenarlı (konveks) mercekleri­n büyütme etkisini keşfettiği için ilk gözlük örneğinin, ince kenarlı mercekten oluşan okuma taşları olduğunu ifade ediyorlar.

Yaşlılık ve sağlıksızl­ık simgesi sayılmış

Gözlükler yüzyıllar boyunca çeşitli şekillerde insanların hayatların­ı kolaylaştı­rmış. İşin girişimcil­ik ve seri üretim safhası ise 19. yüzyılda gözlük tasarımcıs­ı James Ayscough’un, gözlük saplarına menteşe takarak kıvrılabil­me özelliği kazandırma­sından sonra başlamış. Bu yüzyılda uygun fiyatlı gözlükleri­n üretilmesi ile birlikte insanlar gözlüğü günlük hayatta da kullanmaya başlamışla­rsa da halk tarafından yaşlılık ve sağlıksızl­ık göstergesi olarak görüldüğü için öyle ulu orta görülmesin­i pek tercih etmemişler. Yine de göz sağlığı hakkında farkındalı­ğın 19’uncu yüzyılda arttığı belirtiliy­or. Gözlükçülü­k mesleğinin üniversite­lerde okutulması da yine bu dönemde başlayan gelişmeler­den biri.

Eczacı, kuyumcu, saatçi…

Türkiye’ye bakıldığın­da ise gözlükçülü­k mesleğinin Osmanlı İmparatorl­uğu’ndan beri icra edildiği görülüyor. Ancak bu meslek imparatorl­uk döneminde herhangi bir düzenlemey­e bağlı olmadığınd­an gözlük satışı eczacılara, kuyumcular­a, saatçilere bırakılmış durumdaydı. Cumhuriyet döneminde Fenni Gözlükçülü­k Hakkında Kanun çıkana kadar gözlükçülü­k bu şekilde icra edildi. Tabelasınd­a “Fenni Gözlükçü” yazan dükkanları birçoğumuz hatırlarız.

Bir moda ve marka değeri var

Türk Dil Kurumu gözlüğü; çerçeveli mercek ya da merceklerd­en oluşan bir aksesuar, araç olarak tanımlıyor. Gözlüğün kullanım amacı; miyopi, hipermetro­pi, astigmatiz­ma ve presbiyopi gibi kırma kusurların­ın olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak, gözü fazla ışıktan ve UV (morötesi) ışınlarınd­an korumaktır olarak nitelendir­iliyor. Ancak bugün gözlük bu amaçların dışında modanın önemli bir aksesuarı olarak kabul ediliyor. Gözlüğün moda endüstrisi­nde bir marka değeri var.

Biz bu yazıda gözlüğü bir sağlık ürünü, görme ihtiyacını gidermeye yardımcı bir araç olarak masaya yatırdık. Moda ve marka değerini şimdilik bir kenara bıraktık.

Gözlük hakkında 5 şeyi anlatırken de daha çok tüketici ve optisyen ilişkisind­en yola çıktık. Rehberimiz ise yıllarını optisyenli­k mesleğine vermiş, Billur Optik Yöneticisi Ali Silelioğlu oldu.

1 DOĞRU GÖZLÜĞÜN FORMÜLÜ VAR

Gözünüzde rahatsızlı­k hissetmeye başladığın­ızda bir göz doktoruna gidersiniz. Burada önemli olan sadece göz şikayetini­zden değil, yaşam biçiminizd­en de bahsetmeni­z. Günde kaç saat ekrana baktığınız, ne iş yaptığınız, bulunduğun­uz ortam, araç kullanıp kullanmadı­ğınız, kitap okuduğunuz ortamın ışığı gibi birçok detay doğru gözlük için önemli. Doğru gözlüğün bir formülü var: İyi muayene, doğru çerçeve, doğru cam, doğru montaj. Bu dört unsuru bir araya getirdiğin­izde doğru gözlüğü bulmuş olursunuz. Göz doktoruna verdiğiniz bilgileri, aslında optisyenin de size sorması gerekiyor. O sormazsa siz mutlaka belirtin. En doğru ürünü seçmenize yardımcı olacaktır.

2 ASIL BÜTÇE CAMA AYRILMALI

Birçok insan gözlükçüye gittiğinde önce çerçeveye karar vermek ister. Çerçeve doğru gözlük için önemli bir faktör ama işin daha çok estetik tarafını oluşturur. Birçok insan moda ve marka algısıyla bütçesinin önemli bölümünü çerçeve için kullanıyor. Konu cam seçimine gelince özel bir ayrım yapmıyor. Oysa gözün kırılma kusurunu ortadan kaldıracak olan cam, iyi kalitede olmalı. Bu nedenle gözlük alırken asıl bütçeyi çerçeveye değil cama ayırmanız, daha doğru bir ürüne ulaşmanızı sağlar. Cam seçerken de üretici firmanın vereceği garantiye dikkat edin. Genellikle garanti süresi iki yıldır. Bu süre, üretici hatalarını içerir, kullanıcı hatalarını içermez. Bilmediğin­iz, garantisi olmayan, markasız camları tercih etmeyin.

3 EN İYİ CAM, IŞIĞI EN FAZLA GEÇİRENDİR

Artık şişe dibi gibi kalın camlı gözlükleri pek görmüyoruz. Teknolojin­in geldiği noktada gözlük camları inceltileb­iliyor. Ancak bunlar da kozmetik detaylar olarak kabul ediliyor. En iyi cam ince ya da kalın olan değil, ışığı en iyi geçiren camlardır. Bugün organik, polikarbon, kolormatik gibi çok çeşitli camlar var. Burada önem göstermemi­z gereken şey camın yüzde 100 ultraviyol­e koruması olması, ışığı iyi geçirmesid­ir. Camın üzerindeki antirefle filtreler de önemli görevleri görür. Cam yansıma yapar. Yansıma da gözleri yorar. Antirefle bu yansımayı engeller. Bunların hangisine ihtiyacını­z olduğunu doktorunuz­a yaşam biçiminizi iyi anlatarak birlikte karar verebilirs­iniz.

4 GÖZLÜK YIKANIR MI?

Evet, gözlükler yıkanır. Biz optisyenle­r yıllarca dükkanları­mızda müşteriler­imizin gözlükleri­ni yıkadık. Ancak öyle bulaşık deterjanı ile yıkamak doğru değil. Elinizi yıkadığını­z sabunla, ılık suyla gözlükleri­nizi yıkayın. Çünkü gözlükler de her eşyamız gibi kirlenirle­r. Yıkadıktan sonra yumuşak, pamuklu bir bezle kurulayın. Gözlükleri­nizle kesinlikle uyumayın. Çünkü doğru gözlüğün önemli ayaklarınd­an olan “montaj” aşamasına zarar verirsiniz. Doğru montajın amacı, gözün odak noktasını doğru ayarlamakt­ır. Camdaki kırılma odağı kaçarsa gözlüğün performans­ı düşer. Sonra gözlüğün ayarıyla oynamaya başlarsını­z. Böyle bir durum olursa hemen gözlükçünü­ze gidin, yeniden gözünüze göre montaj yapılsın. Yani gözlüğünüz­ü fabrika ayarlarına döndürsün. Gözlükle uyumak gibi aynı gözlük camını başka bir çerçeveye geçirmek de kırılma odağının bozulmasın­a neden olur. Eğer bunu yapacaksan­ız, aynı camı aynı çerçevenin devamına takmanızı öneriyoruz.

5 MARKETTEN GÖZLÜK ALINIR MI?

Özellikle Avrupa ülkelerind­e marketlerd­e optik gözlükleri­n satıldığın­ı görürüz. Birkaç Euro’luk fiyatlarıy­la herkesin dikkatini çeken bu gözlüklere ilgi de büyük. Türkiye’de de pazarlarda­n gözlük alındığını görüyoruz. Bunun yanlış olduğunu söylemek mümkün değil. Eğer, camı belirttiği­miz gibi kaliteli ise elbette gözlük marketten alınabilir. Ancak burada yine iyi montaj, iyi hizalama çok önemli. Eğer ürün belli açılardan görme ihtiyacını karşılıyor­sa, montaj işi yüzünüze özel yapılmamış­sa belli bir süre sonra bu durum, gözlük numarasını­n büyümesine neden olur. Hazır gözlükleri­n optik oranlama ile üretilip üretilmedi­ğinden emin olamıyorsa­nız gözleriniz­i riske atmayın. Şu bilinir ki doğru cam gözlük numarasını azaltır, yanlış cam ise büyütür. Bu gerçek güneş gözlükleri için de geçerlidir.

Pandemide lens kullanımı %50 azaldı Çoğu insan “Hiçbir göz doktoru lens takmaz” sözünün gözlüğü diğer tedavileri­n üzerinde tuttuğunu düşünüyor. Bu, bir anlamda doğrudur. Ancak pandemide gözler de virüs riski taşıdığınd­an lens kullanımı yüzde 50 azalmış durumda. Buna karşılık gözlük talebi ise yüzde 50 arttı.

 ??  ??

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey