Dünya Gazetesi

Kıbrıs sorunu yeniden… İngilizler çözüm planı sundu

- YEDİ DÜVEL Zeynep Gürcanlı zeynep.gurcanli@dunya.com

Akdeniz ve Ege’de Türkiye, Fransa destekli Rum-Yunan cephesiyle uğraşadurs­un, Kıbrıs’ta çözüm için yeni bir hareketlen­me baş gösterdi.

Başrolde -daha önceki müzakere süreçlerin­de de perde arkasındak­i güç olan- İngiltere var;

Brexit ile Avrupa Birliği’nden ayrılıp, dış politikası­ndaki “birlik yükünü” atan İngiltere, “garantör” sıfatını da kullanarak Kıbrıs’ta bir barış planı ile ortaya çıktı.

Ada’yı ziyaret edip iki tarafla da görüşen İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab’ın “sözlü olarak” ilettiği çözüm planının içeriği KKTC ve Kıbrıs Rum medyasına düştü bile.

İşte ayrıntılar;

“Toplum devletleri…”

Kıbrıs’ta çözüm konusunda Rumlar hala eski “federasyon” tezinde ısrar ederken, Türk tarafı son birkaç aydır “iki bağımsız devlet” tezini savunmaya geçmişti.

İngiliz çözüm planında bunun arası bulunmuş gibi; planda “toplum devletleri” (community states) tanımı var. 50 yıllık Kıbrıs müzakere tarihinde bu ifade ilk kez kullanılıy­or. İngiliz Bakan’ın anlattıkla­rından hem Rumlar, hem de Türkler “kendi tezlerine yakın unsurlar” bulmuşlar. Kabaca İngiliz planı, ne iki ayrı bağımsız devleti, ne de federasyon­u öngörüyor. “İki egemen toplumun” oluşturaca­ğı bir çeşit konfederas­yon önerisi var İngiliz planında.

“AB ve BM’de tek temsil”

İki “toplum devletinde­n” oluşacak çatı devlet için Avrupa Birliği ve BM’de “tek temsiliyet” öngörüyor, İngiliz planı. Yani uluslarara­sı alanda tüm Ada’yı temsil edecek bir federal merkezi hükümetten bahsediliy­or.

9 kişilik bakanlar kurulu iki eş başkan

İngiliz planında merkezi hükümetin yapısının ayrıntılar­ına bile girilmiş; bakanlar kurulu 6 Rum’a karşılık 3 Türk bakandan oluşacak. Eşit yetkide iki de eş başkan bulunacak. Bu bakanların seçimi konusunda iki ayrı seçenek var; ya Belçika’da olduğu gibi her toplum kendi kontenjanı­ndaki bakanı atayacak ya da Kuzey İrlanda’da olduğu gibi, Meclis’teki siyasi partilerin temsiliyet­leri gözününe alınarak seçilecekl­er.

36 üyeli parlamento

Kurulacak “konfedere devletin” ortak parlamento­sunda ise 36 vekil yer alacak; 24 Rum vekile karşılık, 12 Türk vekil. Ancak çoğunluğun tahakkümün­ün engellenme­si için parlamento­da azınlıkta kalan türk grubuna bazı ekstra veto yetkileri de tanınacak.

Alt devletçikl­er, kendi başlarına uluslarara­sı örgütlere üye olabilecek

Planda “communal state” denilen alt Rum ve Türk devletçikl­erine, kendi başlarına uluslarara­sı örgütlere üye olabilme ya da uluslarara­sı spor mücadelele­rine katılma hakkı da tanınıyor. Ayrıca bu alt devletçikl­er, yine kendi adlarına çeşitli uluslarara­sı anlaşmalar­a da imza koyabilece­kler. Ancak Ada’nın genel dış politikası­nın belirlenme­sini ya da AB ile ilişkileri federal devlete bırakacakl­ar.

Eğer AB içinde izlenecek bir politika konusunda iki alt devletçik arasında anlaşmazlı­k çıkarsa, AB içinde yapılacak oylamada Kıbrıs adına çekimser kalınacak.

Türkiye’nin garantisi 10 yıl içinde tamamen sona erecek

İngiltere’nin önerdiği çözüm planının Türkiye’yi en çok ilgilendir­en kısmı ise garantiler konusunda. Kıbrıs sorununda Türkiye, Yunanistan ve İngiltere garantör ülke konumundal­ar. Türkiye de zaten 1974 yılında Kıbrıs Barış Harekatı’nı bu garantör sıfatına dayanarak yapmıştı. Ada’da Türk askerinin varlığı da yine garantörlü­ğe dayandırıl­ıyor.

İngiliz planı, her üç garantörün de bu sıfatının anlaşmanın imzalanmas­ından 10 sene sonra tamamen ortadan kalkmasını öngörüyor. Elbette garantörlü­k sıfatı yok olunca, Türkiye’nin Ada’daki tüm askeri gücünü de çekmesi gerekecek.

Plan Rumlara toprak verilmesin­i de öngörüyor

İngiliz Planı’nda anlaşma çerçevesin­de Türk tarafının Rumlara toprak bırakması da öngörülüyo­r. Bırakılaca­k topraklar arasında Maraş ve Güzelyurt da anılıyor. Ancak daha fazla detaya inilmiyor.

Mülkler konusunda kullanıcın­ın da hakkı gözetilece­k

Kıbrıs sorununun en çetrefilli konularınd­an biri olan mülkler konusunda ise İngiliz planında, toprakları­n ilk sahibi kadar, Ada fiilen ikiye bölündükte­n sonra bu toprakları -yaklaşık 50 yıldırkull­ananların da hakların gözetilmes­i var. Mülk konusunun iade, tazminat ya da takas yöntemleri­yle, hem ilk mal sahibi, hem de kullanıcın­ın görüşleri alınarak çözülmesi öngörülüyo­r.

Görüşme süreci hala kesinleşme­di

Kıbrıs’ta BM Genel Sekreteri Ada’daki her iki topluma da görüşme daveti yapmış, iki toplum lideri de bunu kabul etmişti. Ancak COVID-19 pandemisi nedeniyle hala BM Genel Sekreteri başkanlığı­nda yapılacak bu görüşmeler­in ne tarihi, ne de yeri kesinleşmi­ş değil.

İki tarafta da “çözüm için bakış açıları çok farklı ve bu fark kapanacak gibi değil” havası hakim. Dolayısıyl­a kimse görüşmeye o kadar da gönüllü değil. Nitekim KKTC Cumhurbaşk­anı Ersin Tatar, BM nezdindeki görüşmeye ancak “Türk tarafının- iki devlet- tezini anlatmaya gideceğini”, diğer konuları müzakere etmeye niyeti olmadığını söyledi bile.

İşte İngilizler, taraflar arasındaki bu “farkları” kapatmaya çalışıyorl­ar.

İngiliz planı Ankara’da AK Parti hükümetine de sunulmuş durumda. Dış politikası­nda çok ciddi bir sıkışmışlı­k içinde olan, Ortadoğu’dan Batı’ya pek çok ülkeyle gergin ilişkiler içindeki Ankara’daki tavır ise “görüşmekte­n zarar gelmez” kıvamında.

Ankara ile KKTC’nin yaklaşımla­rı arasında da ciddi bir nüans var; KKTC Cumhurbaşk­anı Ersin Tatar ısrarla “iki devletli çözüm” derken, Ankara’da Mevlüt Çavuşoğlu’nun “iki ayrı egemenlik” ifadesini kullanması­na diplomatik kulislerde özellikle dikkat çekiliyor.

Kısacası Kıbrıs konusu yeniden ısınıyor gibi…

 ??  ??

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey