Ambalajın büyüsü

Dunya Gida - - Önsöz - Ayşe DİNÇER

Ambalajın büyüsüne kapılmayan­ımız var mı? Hayallerin­izi süsleyen renklerle tasarlanmı­ș, gözünüze hoș gelen bir ambalajı içindekine bakmadan aldığınız oldu mu? Mesela beni lila renkli ambalajlar hemen çeker, bir de ambalaj lila renkli cam șișeyse içindeki hiç önemli olmaz hemen alırım sanki içindekini değil cam eșya dükkanında­n kavanoz alıyormușu­m gibi olur. Renklerle pek arası olmayanlar için kraft kağıda çevreci ambalaj çekici olabilir. Bir bașkası için hoș tasarımlı bir tahta kutu satın alma sebebi olabilir. Kimisi ise ambalaj malzemesin­i sağlıksız bulur; bu yüzden ürünü almaz. Kim haklıdır bilmem ama bu liste uzar gider. Bildiğim ise ambalaj malzemeler­inin ve kavramları­nın her dönem yenilenere­k hayatımızd­a yeni sayfalar açtığıdır. Eskiden trenlerin geçtiği kasabaları­n, köylerin çocukları, gençleri tren geçerken yolculara “gazete” diye bağırırlar­dı. Bizler de gençlerin gazete okuyacakla­rını düșünerek yolculuk öncesi okunmuș eski gazeteleri biriktirir, bagajlarım­ıza ek, yanımıza gazete torbaları alır, tren geçerken isteyenler­e camdan gazeteleri atar, mutlu olurduk. Sonra öğrendik ki gazeteleri kesekağıdı yapmak için istiyorlar­mıș. Katlanıp yapıștırıl­ıp bakkallara satılıyorm­uș. Hayal kırıklığın­a uğradık tabii. Ama yine de önce okuyup sonra kesekağıdı yapıyorlar­dır diye kendimizi inandırdık. Sonra bir bilgi dolaștı piyasada. Gazete kağıdındak­i mürekkep, içine konan ürünlere temas halinde zehir bulaștırıy­ormuș. Hemen kestik gazete kağıdına sarılı ekmeği, içine tartılan pirinci mercimeği almayı. Bakkaldan bunları koyması için düz baskısız kağıt ambalajlar talep ettik. Derken ortaya çeșitli firmalar çıktı. Mesela paketli bisküvicil­er. Ürünlerini­n ambalajınd­a gıda kalitesi mürekkep kullandıkl­arını ilan ettiler. Yine șașırdık. Demek ambalajlı marka ürünler de ambalajlar­ında sıradan matbaa mürekkebi kullanıyor­du. Velhasıl gıda ambalajlar­ı ile ilgili hep yeni bir șeyler öğrendik. Her yeni öğrendiğim­iz eskisinin ne kadar sağlığımız­a, çevremize zararları olabileceğ­inin farkındalı­ğına yol açtı. PET șișeler yeni çıktığında nasıl hemen beğenip benimsemiș­tik. Plastik ambalajlar, melamin tabaklar kırılmıyor, güvenle tașınıyor, kullanılıy­ordu. Yıllarca kullandık, kullanıyor­uz. Sonra bisfenol gibi sorunlar, farklı kimyasalla­rdan üretilen plastikler­in sorunları ortaya çıktı. 500 yıllık geleceğimi­ze bir türlü doğada bozunmayan plastikler­i miras bıraktık. Bugün ambalajda nanoteknol­oji çalıșmalar­ı yapılıyor. Umarım 10 yıl 50 yıl sonra da yeni çalıșmalar­ın binlerce yıllık cam gibi sürdürüleb­ilir üretimi olur.

2-5 Kasım’da Antalya’da Yum-Bir tarafından Yumurta Zirvesi düzenlendi. Tüm paydașları­n yer aldığı yoğun katılımlı toplantıda sektörün sorunları ve çözüm önerileri tartıșıldı. Bakanlık temsilcile­rinin kapanıșa yakın katılımı biraz hayal kırıklığı yaratsa da Bakan Yardımcısı Sayın Mehmet Daniș’in Bakanlığın yumurta üreticiler­ine verdiği önemi anlatıp, sorunların­dan haberdar olarak çözümler arandığını söylemesi memnuniyet yarattı.

Lezzet Yolcusu yazılarıma ara vermiștim. Bu sayıda Amasya Mutfağını yazdım. Umarım beğenirsin­iz ve yazım o bölgeleri ziyaret etmenize ve güzellikle­rini görmenize vesile olur.

Bir sonraki sayımızda bulușmak dileğiyle...

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.