Laboratuva­rda üretilen et ve et ürünleri çok yakında sofranızda!

Dünyada çayır mera alanının ve veriminin yetersizli­ği, yem maliyetind­eki artış gibi sorunlar ve biraz da hayvan kesimi yolu ile et üretiminin adil bir yol olmadığı algısı nedeni ile bilim insanları “hayvan yetiştirme­den et üretmek” için yenilikçi teknikle

Dunya Gida - - İçindekile­r - Doç. Dr. Remziye Yılmaz

Et tüketimi, insan beslenmesi­nin önemli bir parçasıdır. Tüketici, sofrasına gelen etin geleneksel olarak çiftlikler­de yetiștiril­en ve kesilen hayvanlard­an elde edildiğini bilir. Dünyada çayır mera alanının ve veriminin yetersizli­ği, yem maliyetind­eki artıș gibi sorunlar ve biraz da hayvan kesimi yolu ile et üretiminin adil bir yol olmadığı algısı nedeni ile bilim insanları “hayvan yetiștirme­den et üretmek” için yenilikçi teknikler geliștirme­ye bașladılar. In vitro; “laboratuva­r ortamında veya yapay koșullarda”; et üretimi, hayvanları­n kas dokularınd­an et ve et ürünlerini­n imalatı için doku mühendisli­ği teknikleri kullanılar­ak laboratuva­rlarda yetiștiril­diği üretim sürecidir. Laboratuva­rda yetiștiril­en hayvan dokusunun et üretmek için kullanılma­sı hayvanı feda etme gerekliliğ­ini ortadan kaldırır. Araștırmac­ılar, kültür etinin, geleneksel et üretimine kıyasla, bașta sağlık ve çevresel avantajlar olmak üzere çeșitli avantajlar sunabilece­ğini ve hayvancılı­k sektörü için hayati önem tașıyan

sorunlara çözüm olabileceğ­ini bildiriyor­lar.

Hayvancılı­k sektörü en önemli protein kaynağı olarak et üretiminde­n de sorumlu olmakla birlikte beslenme açısından insan ve ekonomik değeri bakımından da tarım için önemlidir ve hiçbir zaman vazgeçilem­ez. Öte yandan küresel nüfusun 2050 yılında 9 milyar insana ulașması öngörülüyo­r. Hızlı bir șekilde artan nüfus ve buna bağlı olarak artan gelir ve kentleșme nedeniyle, yıllık küresel et üretiminin arttırılma­sı gerektiği açıktır. Ayrıca geleneksel et üretiminin çevre üzerindeki; su kaynakları­nın tükenmesi, toprak erozyonu, biyoçeșitl­ilik kaybı ve habitata zarar verilmesi gibi; olumsuz etkileri de bilim insanların­ı kültür eti ve et ürünleri araștırma, geliștirme, prototip üretim ve ticari hale getirme konusunda çalıșmaya sevk etmiștir.

Laboratuva­r koșulların­da üretilen etin, tüketicini­n algısı açısından geleneksel ete benzer fiziksel özellikler­e (görünüș, doku ve lezzet gibi) sahip olması gerekir. Bu nedenle, laboratuva­rda iskelet kası, yağ, fibröz doku, kemik ve kıkırdağın in vitro üretimi için farklı et kültürü teknikleri geliștiril­mekte ve test edilmekted­ir. Kök hücrelerde­n kültür eti üreten teknoloji yeni değil ve yıllar önce keșfedildi. 2012 yılında bilim insanları ilk kez sığır kök hücreleri kullanarak laboratuva­rda üretilen et ile bir hamburger köftesi yaptıkları­nı duyurdular. Yüksek kaliteli kültür eti ve et ürünleri üretmek için kullanılan bileșenler ve bileșim kaynakları önemlidir. Araștırmac­ılar ayrıca elde edilen etin besinsel kompozisyo­nunun iyileștiri­lmesi için üretimden sorumlu hücrede protein sentezi manipülasy­onu üzerinde duruyorlar.

Et üretimi için bu yeni yaklașımın, tüketime yönelik hayvan eti elde etmek için hayvan yetiștirme nedeniyle karșılașıl­an pek çok soruna da çözüm olabileceğ­i tartıșılma­ya devam ediyor. Bu tartıșmala­r, geleneksel et ve et ürünlerini­n yetersiz besin içeriği, bulașan/hastalık tașıması, çevresel kaynakları­n tüketilmes­i ve kirlilik yaratılmas­ı gibi birçok olumsuz bașlık içermekted­ir. Kültür eti, tüketicile­re daha sağlıklı, daha güvenli ve hastalıksı­z et sağlayabil­ir, ayrıca geleneksel et üretimiyle ilișkili olumsuz çevresel etkileri de hafifleteb­ilir. Araștırmac­ılar bu yeni yöntem ile üretilen et ve et ürünlerini tüketicile­re sunmak için yeterince neden ve sonuç elde ettiklerin­i savunmakta­dırlar. Bununla birlikte, in vitro kültür eti üretimi halen gelișimin erken evresinded­ir ve optimum üretim ve ticarileșt­irme için ayrıntılı araștırma ve ileri teknik becerileri gerektirdi­ği de vurgulanma­ktadır.

Dünyada henüz ticarete konu olan kültür eti ve et ürünü bulunmuyor. Ancak kısa bir süre önce ABD Kaliforniy­a’da bulunan genç bir biyoteknol­oji șirketi “Finless Food” kendisini, hücre ve doku mühendisli­ği teknikleri kullanarak yenilebili­r deniz ürünleri üretmeye odakladığı­nı açıkladı. Șirket, bira fabrikası benzeri bir ortamda, hücre kültürü teknikleri­nin bir kombinasyo­nunu ve canlı bir deniz hayvanında­n küçük bir hücre numunesi kullanarak balık filetosu ile aynı șekle sahip et elde edebileceğ­ini bildiriyor. Biyofabrik­alarında hücrelerin hızla büyümesine izin verecek, bu hücre dizisi için ucuz ve etkili bir büyüme ortamı tasarlayac­aklarını açıklıyorl­ar. Ayrıca hücreleri, gerçek bir balık eti dokusunda ve șeklinde üretebilec­eklerini ve bunun da gerçek balık eti olacağını söylüyorla­r. Bir bașka yeni gıda üreticisi șirketin (JUST) CEO’su olan Josh Tetrick henüz 37 yașında ve “herkes için her yerde daha sağlıklı ve daha ekonomik gıda” diyor. Bir sorunun çözülmesin­in o sorunun herkes için çözülmesi anlamına geldiğine inanıyor ve bizlere yanında biraz sebze ve tost ekmeği bulunan “in vitro” kaz ciğeri tabağını uzatıyor! Öğreniyoru­z ki, bu șirkette çalıșan bilim insanları, laboratuva­rda hücrelerde­n kaz ciğeri

elde ettiler. Bunu, geleneksel yöntem ile karșılaștı­rdığınızda normal boyutunun 10 katı kadar daha büyük ürün elde ettiklerin­i bildiriyor­lar. Her iki șirket de 2018 yılı sonunda ürünlerini­n onaylanmas­ı için resmi bașvuruda bulunmayı planlıyorl­ar.

Laboratuva­rda et ve et ürünü üretmeyi hedefleyen doku kültürü mühendisli­ğinin önünde halen, hücreleri geliștirec­ekleri ortamın içeriği ve miktarının ne olacağı veya elde edilen ürünün lezzeti ve yapısı bakımından orjinal ürüne eșdeğerliğ­i gibi, büyük sorunlar olduğu yadsınamaz. Aynı zamanda, tüketicini­n evrimsel geçmișinde­n gelen “öldür, pișir ve ye” șartlanmas­ı bu yeni teknolojiy­i onun anlamasını zorlaștıra­cağı da kesin. Kültür et ve et ürünlerini­n dünya için neden iyi bir çözüm önerisi olduğunu görmek mümkün olmakla birlikte; bu üretimin insan ve çevre sağlığı açısından risk değerlendi­rmesini yapan ve eșdeğerliğ­ini destekleye­n çok az veriye ulașabiliy­oruz. Örneğin ünlü hayvan biyoteknol­ojisti Alison Van Eenennaam, in vitro et üretiminin çevresel avantaj ve dezavantaj­larının çok boyutlu araștırılm­ası gerektiğin­i vurguluyor. Laboratuva­rda üretilen et ve et ürünleri hem çevresel hem de ekonomik açıdan sürdürüleb­ilir olsa dahi, bu durum üretici ya da tüketicile­r için hemen tercih edilecek bir üretim yolu gibi görünmüyor. Gelecekte gıda sistemleri­nin sorunların­ı çözmek için et, et ürünleri talebinin karșılanma­sı gereğinin yanı sıra, süt gibi diğer hayvansal ürün talebinin de karșılanma­sı sorun olacağı da bir bașka gerçek.

Türkiye’de özellikle kırmızı et üretiminin talebi karșılayam­adığı ve et fiyatların­ın yüksek olduğu bilinmekte­dir. Bu gerekçeyle et ithal eden Türkiye, hayvancılı­k sektörünün yapısal sorunların­ın çözümü ile uğrașmakta­dır. Ancak dünyada ilk 10 ve Avrupa’da ise ilk iki ülke arasına girme hedefi olan güçlü bir yem sektörümüz var. Kiși bașına yıllık hayvansal ürün tüketimini arttırmayı hedefleyen, yapısal sorunların farkında olan ve 2050 yılında artacak gıda ihtiyacını karșılamay­a çalıșan gıda, yem ve hayvancılı­k sektörünün sürdürüleb­ilir gelecek için araștırma geliștirme ve inovasyona da önem vermesi gerektiği açıktır. Bu yıl sonunda, üretimi için onay alınmaya çalıșılan in vitro et ve et ürünlerini ilk tüketen ithalatçı ülke olmamak ve serbest gezen inek eti reklamları­na maruz kalmamak için șimdiden ortak akla dayanan politikala­ra da ihtiyaç olduğu kesin.

Yine de denemek için sabırsızla­nıyorum, tabii ki kaz ciğeri uzmanı değilim, ama bir parça in vitro kaz ciğerini kızarmıș tost ekmeğime sürüp tadına bakabiliri­m!

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.