Rakamlarla hayvancılık sektörü

Canlı hayvan ihracatında dünyada Fransa, Hollanda ve Kanada yüzde 31 pay ile önde gelen ilk üç ülke olurken, hayvansal ürünler ihracatında ise ABD, Almanya ve Hollanda yüzde 25 pay ile önde gelen ilk üç ülke arasında bulunuyor.

Dunya Gida - - İçindekiler - Özlem As

Dünyada canlı hayvan, genetik materyal, et, süt, ham deri, yün ve ipek gibi sektörlerin ticarete konu olan ürünlerinin toplam ticaret değeri yaklașık olarak 257 milyar dolar. Bu değer AB üyesi 28 ülke için 126 milyar ABD doları ihracat, 105 milyar ABD doları ithalat olarak gerçeklești.

Canlı hayvan ihracatında dünyada Fransa, Hollanda ve Kanada yüzde 31 pay ile önde gelen ilk üç ülke olurken, hayvansal ürünler ihracatında ise ABD, Almanya ve Hollanda yüzde 25 pay ile önde gelen ilk üç ülke arasında bulunuyor. AB üyesi ülkeler hayvansal ürünler ihracatında 109 milyar ABD Doları ile yüzde 50’ye yakın paya sahip. Genetik materyal ihracatında ise yine Hollanda, Almanya ve ABD önde gelen ilk ülkeler.

Türkiye ise genetik materyalde, canlı hayvan ticaretinde ve hayvansal ürünlerde net ithalatçı konumda. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarımsal Ekonomi ve Proje Yönetimi Daire Bașkanı Doç. Dr. Cengizhan Mızrak ile dünyada ve Türkiye’de hayvancılıktaki son tabloyu konuștuk.

Genetik materyal

AB üyesi ülkelerin genetik materyal ihracatında 1,04 milyar dolar ile önemli bir payı olduğunu belirten Mızrak, bu alanda önemli bir rekabet gücüne sahip olduklarını söyledi.

Mızrak, “Dünyada genetik materyal olarak değerlendirilen dondurulmuș sperma (sığır), damızlık canlı sığır ve domuz ticareti yüzde 0,67 paya sahiptir. 2016 yılında 1,7 milyar ABD Doları olarak gerçekleșen ihracat değerinde Hollanda, Almanya ve ABD önde gelen ilk üç ülke olurken Türkiye bu kalemde ihracat konusunda çok gerilerde kalmaktadır. AB üyesi ülkeler genetik materyal ihracatında 1,04 milyar ABD Doları ile önemli bir paya sahip olup bu alanda önemli bir rekabet gücüne sahiptir. Genetik materyal ithalatında ise ülkelerin sıralamaları önemli oranda değișmektedir. 2016 yılında 1,6 milyar ABD doları olarak gerçekleșen ithalat değerinde Çin, Türkiye ve İtalya önde gelen ilk üç ülke olmuștur. Yıllara göre dalgalı bir seyir olmasına rağmen ülkemizin genetik materyal konusunda dünyadaki konumunu çarpıcı bir șekilde ortaya koymaktadır. AB ülkeleri yaklașık 566 milyon ABD doları ile ithalatın yüzde 35’ini gerçekleștirmektedir” diye konuștu.

Canlı hayvan ticareti

Damızlık dıșındaki canlı hayvan ticaretinin sektörün dıș ticaretinde yüzde 6,1 paya sahip olduğunu belirten Mızrak, “2016 yılında 15,7 milyar ABD Doları olarak gerçekleșen ihracat değerinde Fransa, Hollanda ve Kanada yüzde 31 pay ile önde gelen ilk üç ülke olurken, Türkiye genetik materyal ile benzer durumda ve ihracatta çok gerilerde kalmaktadır. Alt kalemler bazında canlı sığır ihracatı yaklașık 6,91 milyar ABD Doları, domuz 3,8 milyar ABD doları, tavuk 2,4 milyar ABD doları, koyun 1,8 milyar ABD doları ve keçi 0,4 milyar ABD doları olarak gerçekleșmiștir. AB üyesi ülkeler canlı hayvan ihracatında 8,6 milyar ABD Doları ile yüzde 50’den fazla paya sahiptir. İthalatta ise ABD, Almanya ve İtalya yüzde 33’lük payla ön sıralarda yer almaktadır. Türkiye özellikle 2012 ve 2016 yılı rakamları ile önemli ithalatçı ülkeler arasında yer almaktadır. AB ülkeleri ise ithalat içerisinde 6,8 milyar ABD Doları ile önemli bir paya sahiptir” dedi.

Hayvansal ürün ihracatı

Hayvansal ürün ihracatında ABD, Almanya ve Hollanda’nın yüzde 25 pay ile önde gelen ilk üç ülke olduğunu kaydeden Mızrak, șu bilgileri verdi: “Sektörün dıș ticaretinde en büyük paya sahip olan hayvansal ürünler ihracatı 2016 yılında yaklașık 230 milyar ABD Doları olarak gerçekleșmiș olup ABD, Almanya ve Hollanda yüzde 25 pay ile önde gelen ilk üç ülke olmuștur. AB üyesi ülkeler hayvansal ürünler ihracatında 109 milyar ABD Doları ile yüzde 50’ye yakın paya sahiptir. Türkiye ise hayvansal ürün ihracatında 1,3 milyar ABD doları ile 29. sırada yer almıștır. Alt kalemler bazında sığır eti (41 milyar ABD Do- ları), domuz eti (27,6 milyar ABD Doları), peynir (26,8 milyar ABD Doları), kanatlı eti (23,8 milyar ABD Doları), süt ve krema (23,5 milyar ABD Doları) ihracatta en yüksek paya sahip ürünlerdir. Diğer hayvansal ürün ihracatının ise, 2016 yılında toplam 41 milyar ABD Doları civarında olduğu, bunların; ham deri (26,3 milyar ABD Dolar), yün ve kıl (12,6 milyar ABD Doları) ve ipekten (2,1 milyar ABD Doları) oluștuğu görülmektedir. İthalatta ise Çin, Almanya ve İtalya yüzde 23’lük payla ön sıralarda yer almaktadır. Türkiye yıllar itibariyle azalan bir ithalat ile 2016 yılında 51.sırada yer almıștır. AB ülkelerinin hayvansal ürün ithalatı 2016 yılında 90,8 milyar ABD Doları olarak gerçekleșmiștir.”

Türkiye genetik materyalde ithalatçı

Türkiye’nin özellikle sığır ve tavuk genetik materyallerinde önemli bir ithalatçı ülke olduğunu belirten Mızrak, Türkiye’ye sığır sperması ihracatı yapan bașlıca ülkelerin Almanya, ABD ve Kanada olduğunu söyledi. 2016 yılı toplam ithalatın 11,4 milyon TL olduğunu kaydeden Mızrak, “Türkiye’nin sığır sperması ithalatı 2002 yılında 490 bin doz düzeyinde iken 2016 yılında 4,7 milyon doz olarak gerçekleșmiștir. Türkiye’nin sığır spermasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) dıșında ihracatı bulunmamaktadır. Türkiye’nin 2016 yılı toplam damızlık sığır ithalatı yaklașık 65 bin baș olup 169 milyon ABD Doları değerindedir. Damızlık sığır ithalatının yüzde 45’i Almanya’dan (28.786 baș), yüzde 19’u Avusturya’dan (12.061 baș) ve yüzde 12’si Çek Cumhuriyeti’nden (7.609 baș) gerçekleștirilmiștir. Aynı yıl damızlık küçükbaș hayvan ithalatı ise 5.266 baș olup toplam değeri 971 bin ABD dolarıdır. Türkiye’nin bu alanda ihracat yaptığı tek ülke Azerbaycan olup toplam ihracat değeri 29 bin ABD Doları tutarındadır” diye konuștu.

2016 yılı toplam damızlık kanatlı ithalatının (damızlık yumurta dahil) tutarı 28 milyon ABD Doları’dır ve büyük oranda Almanya (yüzde 25,8) ve İngiltere’den (yüzde 58,5) temin edilmektedir.

Canlı hayvan ithalatı

Türkiye’nin 2010 yılından 2016 yılına kadar toplam 4 milyon bașa yakın canlı hayvan ithal ettiğini ve bunun karșılığında 3,6 milyar ABD Doları ödediğini dile getiren Mızrak, “Türkiye’nin damızlık dıșındaki ticareti incelendiğinde, ithalatta sığırdan sonra koyun ve kanatlının (damızlık olmayan kuluçkalık yumurta dâhil) geldiği, ihracatta ise, büyük oranda kanatlı hayvanların olduğu görülmektedir. Türkiye kanatlı ihracatında damızlık olmayan kuluçkalık yumurta ile civcivi Orta Doğu ülkelerine pazarlamaktadır

ve özellikle son yıllarda Suriye pazarda çok büyük pay almaktadır” dedi.

Hayvansal ürün ihracatında ne durumdayız?

2017 yılında canlı hayvan ve hayvansal ürünler ihracatının 1 milyar 608 milyon, ithalatının ise 774 milyon ABD Doları olarak gerçekleștiğini belirten Mızrak, “Son yıllarda Türkiye’nin hayvansal ürünler ithalatında azalıș söz konusudur. Özellikle 2011 yılında zirve yapan kırmızı et ithalatı sonraki yıllarda büyük ölçüde azalmıștır. 2017 yılında canlı hayvan ve hayvansal ürünler ihracatı 1 milyar 608 milyon, ithalatı ise 774 milyon ABD Doları olarak gerçekleșmiștir. 2017 yılı itibariyle hayvansal ürünler ihracatında etler ve sakatatlar, yumurta, yün ve kıl ile dokumaları ve süt ve süt mamulleri toplam yüzde 80’lik pay almıștır. Hayvansal ürünler ihracatında diğer önemli ürünler arasında bașta çam balı olmak üzere bal da yer almaktadır. Türkiye’nin bașlıca hayvansal ürün ihracat pazarları ise Asya, Orta Doğu, Arap Yarımadası ve Avrupa’dır” diye konuștu.

Mızrak, Türkiye’nin bal hariç diğer ürünlerin verimliliğinde dünya ortalamasının üzerinde olduğunu; büyükbaș karkas etinde AB seviyelerini yakaladığını ancak büyükbaș süt verimi açısından 3.143 Kg/B.Baș ile AB’nin oldukça gerisinde olduğunu kaydetti.

Kombine verimli ırklara doğru kayma

Kırmızı et talebinin artıș eğiliminde olduğunu belirten Mızrak sözlerine șöyle devam etti: “Ülkemizde nüfusun birçok AB ülkesinin tersine hala artıyor olmasının, insanların refah seviyelerindeki artıștan dolayı kırmızı ete olan talebin artması, turizm sektöründeki olumlu gelișmeler ve barındırdığımız mülteciler gibi nedenlerden dolayı kırmızı et talebi artıș eğilimi göstermektedir. Süt üretimimizde ise arz sorunu olmadığı için özellikle kombine verimli hayvanların sayılarının artması kırmızı et açığının azaltılmasında etkili olabilir. Zaten son dönemlerde kombine verimli ırklara doğru bir kayma eğilimi olușmaktadır. Burada et-süt arz ve talep oranlarının dikkate alınması gerekmektedir. Ama et arzının karșılanması için sadece kombine verimli

ırkların kullanılması yeterli olmayabilir. Ülkemizdeki büyükbașların karkas verim dünya ortalamasının üzerinde ancak AB ortalamasının bir miktar altındadır. Islah faaliyetleri artırılarak ve hayvan beslemede kullanılan hammaddelerin miktarı ve kalitesi artırılarak birim hayvandan elde edilen et miktarı arttırılabilir.”

İșletmelerin yüzde 75’i 10 baș ve altı hayvan varlığına sahip

Türkiye’de yaklașık bir milyon 200 bin büyükbaș hayvancılık ișletmesi olduğunu kaydeden Mızrak bunların yüzde 75’inin 10 baș ve altı hayvan varlığına sahip olduğunu söyledi. Mızrak, “Bunun yanı sıra son yıllarda özellikle TKDK ve benzeri kurumların destekleri sayesinde çok büyük kapasiteli ve modern ișletmelerin sayısında ciddi artıș meydana gelmiștir. Bu sayede de büyükbaș hayvan varlığında sürekli bir artıș trendi devam etmektedir. Ancak hayvancılık sektörünün devamlılığı ve kırsal nüfusun muhafazası açısından çok önemli olan küçük aile ișletmelerinin varlıklarını devam ettirebilmeleri oldukça önemlidir. Bu sebeple bu ișletmeleri, hayvan varlıklarını ve hayvan kalitelerini bir miktar da olsa artırmaları için desteklenmeye devam edilmelidir. Ayrıca kırsal nüfusun yașlanmasını azaltabilmek için genç nüfusun tarıma yönelmesini destekleyecek politikaların artırılarak geliștirilmesi gerekmektedir” dedi.

Hayvan hastalıklarıyla mücadele

Gelișen ve değișen dünyanın en önemli sorunlarından birisinin güvenilir ve yeterli gıdaya erișebilmek olduğunu belirten Mızrak; hayvan hastalıklarının halk sağlığı, hayvan sağlığı, çevre boyutları ve ülke ekonomisine etkilerinin gittikçe önem kazandığını söyledi. Mızrak, “İnsanlarda görülen hastalıkların bir kısmının hayvanlardan kaynaklandığı düșünüldüğünde, gıda güvenilirliği ve sürdürülebilir gıda güvenliği ancak hayvan sağlığı ve refahının güvence altına alındığı ve sürdürülebilir hayvan yetiștiriciliğinin tesis edildiği bir ortamda temin edilebilir. Hayvan sağlığının doğrudan insan sağlığını etkilediği ve hayvansal ürünlerin insan beslenmesindeki tartıșmasız önemi düșünül- düğünde, insan sağlığının hayvan sağlığına bağlı olduğu sonucuna varılmaktadır. Zoonozlar yani hayvanlardan insanlara geçen hastalıklar ve halk sağlığı giderek ön plana çıkmaktadır. Bu nedenle bugün dünyada tek sağlık konseptinin önemi her geçen gün artmaktadır. “Sağlıklı İnsan İçin Sağlıklı Hayvan” gerekliliği üzerine kurulu “Tek Sağlık Konsepti” yaklașımında, hayvan sağlığı ve refahı, gıda güvenilirliği ve halk sağlığı konuları da önem kazanmaktadır” dedi.

Hayvan sağlığı alanında kaydedilecek ilerlemelerin dıș ticaret alanında da belirleyici unsur olarak öne çıktığını belirten Mızrak, “Bakanlık tarafından 2023 yılına kadar, “șap, tüberküloz, sığır brusellozu, koyun ve keçi brusellozu, kuduz, kuș gribi, șarbon, mavidil, koyun keçi vebası, sığırların nodüler ekzantemisi, newcastle vb. hayvan ve hayvansal ürün ticaretine engel olan hayvan hastalıklarının ülkemizden yok edilip, insan ve hayvan sağlığı güvence altına alınarak ülkemizin ihracat üssü haline getirilmesi hedeflenmiștir.

Șap hastalığına yönelik olarak “Bölgesel Risklerin Kademeli Azaltılmasına Dayalı Șap Hastalığının Kontrolü ve Eradikasyon Eylem Planı” hazırlanmıș ve 2014 yılı Ocak ayından itibaren uygulamaya konulmuștur. Plan çerçevesinde yapılacak çalıșmalar ile Trakya’nın așılı ariliğinin sürdürülmesi, Anadolu’da ise Ülkemizin șap hastalığından așılı ariliğinin hedeflendiği, Orta/Batı Karadeniz, Güney Marmara, Ege, Batı Akdeniz ve İç Anadolu bölgesinde yer alan illerin șap hastalığından 2020 yılına kadar așılı ari hale getirilmesi ve 2023 yılına kadar Ülkenin tamamında așılı ariliğinin sağlanması hedeflenmiștir. Diğer hayvan hastalıkları ile ilgili de bakanlık tarafından kontrol ve eradike çalıșmaları devam etmektedir” dedi.

Cengizhan Mızrak

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.