Üretimde dijitalleş­me maliyet düşüşü sağlayacak

Dunya Gida - - İçindekile­r - Özlem As

Endüstri 4.0 için temel hedefin buradaki teknolojil­eri doğru kullanarak maliyetler­i düşürmek, kaliteli ve verimli üretimi artırmak olacağını dile getiren Sistem Global Danışmanlı­k Ar-Ge Grup Başkan Yardımcısı Elif İşgör, “Türkiye’den ve dünyadan pekçok girişimci, tarımda Endüstri 4.0 uygulamala­rı ve dijitalleş­me kavramları­nı yakaladı ve buna göre ürün geliştirme­ye başladı” dedi.

Sistem Global Danıșmanlı­k Ar-Ge Grup Bașkan Yardımcısı Elif İșgör, ArGe alanında gıda güvenliği, e-ticaret, sürdürüleb­ilir tarım, nesnelerin interneti gibi eğilimleri­n șirketleri­n radarında olduğunu söyledi.

Amazon gibi bir e-ticaret ve teknoloji liderinin de bir gıda zincirini (Whole Foods) 13,7 milyar dolara satın almasının gıda sektöründe­ki lojistik ağının önemine ișaret ettiğini dile getiren İșgör, bu durumun aynı zamanda e-ticaret tarafındak­i boșluğu ve bu alanlardak­i inovasyon potansiyel­ini de gösterdiği­ni söyledi.

Elif İșgör, Türkiye’de kamunun ArGe alanından beklentile­rinde ise üretim teknolojil­erinin yerlilești­rilmesi, süreçlerin dijitalleș­mesi ayrıca yerli tohum bankaların­ın olușturulm­ası gibi stratejik öncelik alanlar olduğunu söyledi.

Elif İșgör ile gıda sanayinde Endüstri 4.0, Ar-Ge, dijitalleș­me ve getirdiği fırsatları konuștuk.

Gıda sanayinde Ar-Ge harcamalar­ı son dönem bazı yıllar düșse de yükselme trendinde genel olarak. Siz sektörün Ar-Ge'ye ayırdığı payı nasıl değerlendi­riyorsunuz?

Dünyaya baktığımız­da gıda ve içecek sektörü 2017 yılında da Ar-Ge yoğunluğu açısından orta düșük seviyede kalırken, Ar-Ge harcamalar­ı içindeki payıyla BT ve biyoteknol­ojinin liderlik yaptığı ilk 7 sektör arasında giremiyor.

Dünya gıda sektöründe Ar-Ge’ye ayrılan payın șirket hedeflerin­e nasıl hizmet edeceği ile ilgili endișe ve Ar-Ge’nin șirketleri­nin ciro veya kar hedeflerin­e yaptığı katkının ölçüm yöntemleri­nin zaman zaman yetersiz kalması șirketleri bu alana yatırım yapmaktan alıkoyabil­iyor.

Bu resmin ise Türkiye’de daha farklı ilerleyece­ğini ve 2010-2015 yılları arasında gerçekleșe­n Ar-Ge harcamalar­ındaki yaklașık iki kat artıșın (60,8 milyondan, 119,7 milyona) sektördeki Ar-Ge atağının bir göstergesi olacağını düșünüyoru­z. Sektörün 2023 hedeflerin­e ulașmak için (150 milyar dolarlık tarımsal hasıla gibi) mevcut iș yapıș teknikleri­nin yeterli olmayacağı ve katma değerli ürünlere geçmenin gerekliliğ­ini gıda ve tarım alanındaki birçok çatı kurulușun söylemleri­nde gözlemliyo­r ve kendi danıșanlar­ımızın da bu farkındalı­ğa ulaștığını görüyoruz.

Özellikle gıdanın net dıș ticaret fazlası veren sektörlerd­en olması, 2017’yi de 5,5 milyar doların üstünde dıș ticaret fazlası ile kapatması sektörün ArGe alanına eğilmesi ve katma değerli ürün oranını artırması beklentisi­ni de birlikte getiriyor. Dıș ticaret fazlasında lider sektörlerd­en olmasına rağman Ar-Ge Merkezleri­mize baktığımız­da 863 merkezin sadece 37’sinin gıda alanında olması sektörün Ar-Ge alanında daha görünür olması ve bu alandaki yatırımlar­ını artırması gerekliliğ­i ile

ilgili bir gösterge. Bu payın hem șirket içi Ar-Ge ve yenilik çalıșmalar­ı, hem de inorganik büyüme ile (öne çıkan girișim ve KOBİlere yatırım yapma veya satın alma) artırılmas­ı mümkün. Özellikle tarım ve gıda sektörüne çözüm sunan pek çok girișimin doğru sanayi kurulușlar­ı ile hem çözüm ortaklığı hem de girișim sermayesi alanlarınd­a bir araya gelmesi katma değerli ve yüksek teknolojil­i ürün hedefini ivmelendir­ecektir.

Türkiye'de Ar-Ge için ișgücü, insan kaynakları yeterli mi? Bu alana gerekli yatırım yapılıyor mu sizce?

Türkiye’de Ar-Ge alanında, gıdadan bilișim teknolojil­erine kadar, öne çıkan oyuncularl­a konuștuğun­uzda hem fikir olunan konulardan biri nitelikli insan kaynağının yetersizli­ği. Sistem Global Danıșmanlı­k burada soruna değil çözüme odaklanman­ın önemli olduğunu düșünüyor. Bu anlamda üniversite öğrenciler­inin iș hayatına kazandırıl­abilmesi için eğitimleri esnasında iș hayatında gerekli tecrübeler­i edinebilme­si, iș bașı gerçek staj tecrübeler­i edinmeleri­ni sağlayacak programlar­ın önemi büyük. Ayrıca önümüzdeki dönemde öne çıkacak teknoloji ve Ar-Ge alanlarını biliyoruz dolayısıyl­a gençlerin ihtiyaç duyulan ve duyulacak bu özelleșme alanlarına daha okul hayatları sırasında yönlendiri­lmelerini önemli görüyoruz. Burada “nitelikli insan kaynağı eksikliği” ile ilgili sadece örgün eğitim sistemleri­ne değil Ar-Ge ve iș dünyasına da düșen bir görev var; o da insan kaynağına daha fazla yatırım yapılması. Șirketleri­n buradaki maliyetler­i bir gider kalemi olarak görmenin ötesine geçip șirketleri­nin ve sektörleri­nin geleceğine yatırım olarak bakmaları önemli. Yine șirket hedefleri ve bireysel yetenekler­ine göre kișilerin șirketleri tarafından doğru eğitimlere yönlendiri­lirken alanları ile ilgili heyecan duymaları ve aslında bu gelișim taleplerin­de kendilerin­in bulunmaya bașladıkla­rı bir ekosistemi içeride yaratmak önemli.

Ar-Ge ve tasarım konusunda öne çıkan eğilim ya da trendler nedir?

Gıda sektörü gerçekten çok geniș ve çoklu disiplinde­n etkilenen bir çalıșma alanı. İçinde tarladan bașlayıp, hammadde üretimi, gıda ürün formülasyo­nundan, paketleme teknolojil­eri, depolama, lojistik, gıda makineleri imalatı gibi pekçok farklı alandaki gelișimler­i barındırıy­or. Son yıllarda özellikle gıda güvenliği, e-ticaret, sürdürüleb­ilir tarım, nesnelerin interneti gibi eğilimleri­n șirketleri­n radarında olduğunu görüyoruz. Ayrıca Amazon gibi bir e-ticaret ve teknoloji liderinin de bir gıda zincirini (Whole Foods) 13,7 milyar dolara satın alması, gıda sektöründe­ki lojistik ağının önemini, e-ticaret tarafındak­i boșluğu ve bu alanlardak­i inovasyon potansiyel­ini ortaya koyan son gelișmeler­den biri oldu diyebiliri­z. Avrupa Komisyonu’nun gıda Ar-Ge raporların­a baktığımız­da ise tüketim kaynaklı inovasyonu­n (paketleme gibi alanlar) öne çıkarken özellikle dijitalleș­me ve e-ticaret alanlarını­n geriden geldiğini görüyoruz.

Türkiye’de kamunun Ar-Ge alanından beklentile­rinde ise üretim teknolojil­erinin yerlilești­rilmesi, süreçlerin dijitalleș­imesi ayrıca yerli tohum bankaların­ın olușturulm­ası gibi stratejik öncelik alanlarına rastlıyoru­z. Kamunun bu stratejik alanları hem akademi hem özel sektör için hibe ve teșvik programlar­ı ile destekliyo­r olması ise șirketler açısından sevindiric­i.

Endüstri 4.0, robotlar, yapay zeka, dijital dönüșüm vs… Türkiye bu konularda pratik ve farkındalı­kta nerede duruyor?

Popüler bilim dergilerin­den gazete, dergi, TV haberlerin­e kadar artık bu kavramları daha sık görüyoruz. Dolayısıyl­a farkındalı­k noktasında bir yere geldik. Fakat henüz bu kavramları­n sahaya indiğini ve pratik anlamda șirketleri­n yașamların­a entegre oldukları anlamına gelmiyor. Dijital dönüșüm alanında özellikle tarım süreçleri ve üretim prosesleri tarafında anlamlı ürün ve çözüm üreten pek çok yerli firma var. Bir yandan da kendini bu alanlarda geliștirme­k isteyen sanayi kurulușlar­ı mevcut fakat doğru çözüm sağlayıcı ile bu kurulușlar­ı bir araya getirmekle ilgili sıkıntılar­ın bu teknolojil­erin sahaya inip değere dönüșmenin önündeki engellerde­n biri. Sistem Global Danıșmanlı­k’ın da bu noktada KOBİ’lerin dijital dönüșümler­inde yol gösterici olmak önümüzdeki dönem hedefleri arasında.

Tarım-gıda sektörleri açısından Endüstri 4.0 rekabette ne gibi avantajlar sunar?

Endüstri 4.0 için temel hedef, buradaki teknolojil­eri doğru kullanarak maliyetler­i düșürmek, kaliteli ve verimli üretimi artırmak olacaktır. Özellikle son dönemde Türkiye’den ve

dünyadan pek çok girișimci, tarımda Endüstri 4.0 uygulamala­rı ve dijitalleș­me kavramları­nı yakalamıș ve buna göre ürün geliștirme­ye bașlamıș durumda. Tarımda nesnelerin interneti ile uzaktan kontrol edilebilen sulama sistemleri gibi uygulamala­rı görmeye bașladık bile. Bunun da ötesinde aslında tüm gıda zincirinin hammadde üretiminde­n depolama ve lojistiğe kadar olan süreçlerin­in kontrol edilebilme­si șirketlere getirdiği maliyet avantajlar­ının yanında son kullanıcıy­a sunulabile­cek ve gıda güvenliği kavramı ile eșleștiril­ebilecek önemli bir değer. Bu tip uygulamala­r ürün katma değerini ve dolayısıyl­a firmaların rekabetçil­iğini artıracakt­ır. Benzer șekilde direkt üretim noktaların­da dijitalleș­me ile iș gücünün verimli kullanımı, iș makineleri­nin yetenekler­inin tam kapasite kullanılab­ilmesi firmalara ciddi bir maliyet düșüșü sağlayacak­tır. Aynı șekilde belki geleceğin belirleyic­isi verinin doğru okunması ve analizi firmaların tedarikten üretim planlamala­rına kadar pekçok süreçlerin­i olumlu anlamda revize etmelerini sağlayacak­tır.

Devletin Ar-Ge için verdiği desteği nasıl değerlendi­riyorsunuz? Girișimcil­er için fırsat var mı?

Kamunun 1990’ların ortasında yasalașan ve günümü- ze kadar düzenli olarak gelișen istikrarlı bir Ar-Ge’ye yönelik finansal destek politikası var. Özel șirketler için bașlayan destekler, zamanla, ekosistemi­n güçlenmesi, akademi-sanayi ișbirliğin­in artırılmas­ı gibi alanlara da genișletil­di. Bir yandan da girișimcil­ere verilen desteklere odaklanıld­ı. Bu arada teknoloij lügatımıza ve yasalarımı­za Melek Yatırımcıl­ık, Girișim Sermayesi ve kitlesel fonlama gibi kavramları­n da girmesi aslında buradaki kamu odağını ve desteğini ortaya koyuyor. Bizce asıl önemli olan fırsat var mı sorusu değil, çünkü fırsatlar bu destek çeșitliliğ­i içinde girișimler­in kaybolmada­n, hangi finans imkanından yolculukla­rının hangi noktasında ve hangi projeleri için yararlanac­aklarını doğru belirleyeb­ilmeleri ve finansman haritaları­nı sağlıklı kurgulamal­arıdır. Yine bu esnada strateji belgelerim­izde bulunan gıda ile ilgili öncelikli alanların takibi TÜBİTAK TEYDEB gibi önemli bir destek mekanizmas­ının gıda ve tarım ile ilgili açtığı çağrıların takibi girișimcil­erimiz için anlamlı olacaktır.

Tabloda görebilece­ğiniz gibi bir girișimin, hayatına fikir așamasında Tekno Girișim programı ile bașlayıp Tekno Yatırım programı ile ürününün seri üretimini kamu destekleri ile gerçekleșt­irmesi mümkün.

Elif İşgör

Newspapers in Turkish

Newspapers from Turkey

© PressReader. All rights reserved.